Süreyya Türkoğlu'nun en çok okunan yazıları
| Bir insan bir kaç hayat |
|
|
|
| Süreyya Türkoğlu tarafından yazıldı | |||
| Cumartesi, 28 Şubat 2009 10:47 | |||
Tersinden okunan hayatlar yazıyorum.Paramparça hayatlar , yarım kalmış umutlar düşler. Nerde ne zaman biteceği bilinmeyen yarım kalan ayrı düşen yaşamlar Bazen bir intikamın girdabında ,bazen anlık öfke ya da kaza .. Demir parmaklıklar arkasında ömür çürürken, zamanı geriye asla alamazlardı.Yolları aynı adreste keşişti...Adına kader kurbanı dediler... Zaman geçip bitmek bilmedi. Güneş taşı yaktı , susuzluk toprağı çatlattı..Fırtınalar koptu , ağaçlar kurudu , yağmur dereleri taşırdı. , komşunun kızı evlendi çoluk çocuğa karıştı. Onun hiç haberi bile olmadı.. Nasıl olsundu.. Ayrı düşmüştü , kopup gitmişti yaşamdan. Tutsaktı.. Sebeb her ne olursa olsundu , birşeyler olmuştu..Ve hatasının suçunun bedelini ödüyordu şimdi.. Henüz mahkeme bitmemişti...Odasının soğukluğundan , şiltenin serttliğinden şikayet ederken birgün bir hapisanenin koğuşunda ranzada yatacağını aklından geçirmemişti. Düşlerinde gardiyan , hapisane , demir parmaklıklar ranza yoktu. Zamana tutunarak yaşarken , ... Söylemek istediklerini artık söyleyemeycek olmak . Dört duvar arasında , belki bir hücrede , yağmura dokunmadan geçecek bir ömür.Geri dönüşümü olmayan hataların bedeli ağır olur Pişmandı , ölesiye pişmandı .Ne değişecekti , pişmanım dese... Ölmek istedi , ardında bıraktığı utanç silinebilecek gibi değildi. Kaç yıl vereceklerdi.. Suçu ağırdı.... Vicdanı onu rahat bırakmıyordu. Kızgınlığın öfkenin yerini kahredici bir üzüntü aldı. Üzgündü , pişmandı , yorgundu... Ölmek istedi , mahkemeyle avukatla uğraşmaya takati yoktu.. Ranzanın yanındaki duvara ondan önce yatan duvara bir sürü çizik atmıştı .. Duvarı boyamayı düşündü , yepyeni bir sayfa , şimdi sıra ondaydı hergün duvara bir çizik atacak tı... ,tarihler vardı orda.. bir sürü tarih, her yatan kendine ait tarihleri yazmıştı. Cebinden bir kalem çıkarıp duvara uzandı yazmaktan vaz geçti.. Ne yazacaktı , oraya yazılacak isim tarih kendine bir sürü olayı hatırlatacaktı en önemliside pişmanlığını.Kendinden sonra gelecek olanın haberi olmasın istedi..Belgelemek istemedi orda oluşunu.. Zamana tutunarak yaşarken , ... Söylemek istediklerini artık söyleyemeycek olmak . Dört duvar arasında , belki bir hücrede , yağmura dokunmadan geçecek bir ömür. Ranzaya uzanıp gözlerini tavana dikti. Düşünceleri durdu. Hafif bir hırıltı duyuldu, göğsüne bir ağrı saplandı , nefes alamadı ve gözleri kayıp giderken , başı yana düştü ..Ölmüştü ..Bu strese , kalbi dayanamamıştı..Duyduğu pişmanlık , utançca yenik düşmüştü. İşlediği suç üçüncü sayfadaydı , üç gün sonra ayni sayfada ölümü yayınlanmıştı ,Kendi çekip gitmişti gitmesinede geride kalan ailesine utancı kalmıştı. Süreyya Türkoğlu
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 2214 Geridönüş(0)
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|




Tersinden okunan hayatlar yazıyorum.