Süreyya Türkoğlu'nun en çok okunan yazıları
| Rüzgarlı bir gün |
|
|
|
| Süreyya Türkoğlu tarafından yazıldı | |||
| Salı, 30 Aralık 2008 20:25 | |||
Bir deli rüzgar esti ,Önüne kattığı herşeyi savurdu...Ağacı hırpaladı , yaprağı kopardı , meyveyi döktü...Sokağı kirletti...Bulutu dağıttıYine sabah oldu. Dışarda deli bir rüzgar önüne kattığı çöpleri , sarı yaprakları savuruyor.Başımı yastığın altına koyup rüzgarın sesinden kaçmak istiyorum..Duymamak için kendimi zorluyorum. O ise şiddetlendikçe şiddetleniyor adeta ıslık çalıyor.. Uyumalıyım... Ama ne mümkün , gözüm saate ilişiyor...Saat dokuz ..Ne çabuk sabah olmuş... Rüzgara kızıyorum, hem beni uyandırmış hemde bulutları dağıtmış.. Şimdi bekle ki yağmur yağsın... Hava durumunu dinlerken sevinmiştim... Yağmur yağacaktı ... Ben pencerin önünde oturup yağmuru seyrederken çayımı yudumlayacaktım... Gözlerimi sıkıca kapatıp ,bahçenin başına gelenleri düşünmek bile istemiyorum. sessiz bir yolculuğa çıkıp ruhumu hem dinlendirmek , hemde huzur bulmak istiyorum.Bunları düşünürken , kızım seslendi.. Anne kahvaltı hazır... Günaydın canım kızım günaydın iyiki varsın... Kızım yanıma gelip bana sarıldı , günaydın anneciğim , hadi kalk birlikte kahvaltı yapalım dedi.. Yavaşça yataktan kalkıp , hergün yaptığım gibi tanrıya şükrediyorum.Yataktan kalkabildiğim için bana verdikleri için.. Bir yandan rüzgar uğulduyor bir yandan da bahçeden kedilerin sesleri geliyor. Kediler homurdanıyor , adeta konuşurmuş gibi sesler çıkarıyorlar.Kimbilir birbirlerine ne anlatıyorlar. Kediler bizim değil , sokak kedisi bazen beş altı tane oluyorlar. Sokak kapısın önündeki pas pasa oturup güneş varsa güneşleniyorlar yada kaza ara yiyecek atarız diye bekliyorlar. Sokak ..kedileriyle başım dertte , kedi deyip geçme , saksıdaki , bahçedeki çiçekleri söküyolar...Bir elime geçirirsem diyorum.. Nerden çıktı bu kediler , torbaya koyup uzak bir yerlere atsak mı diyorum... Annem işin mi yok diyor.... Peki ya çiçeklerim onların ne suçu var diyorum?? Oturma odasının penceresinden dışarı bakıyorum.. Dışarısı felaket , mahallenin tüm çöpleri bizim kapının önünde...poşetler ,yapraklar, boş su şişeleri , meşrubat kutuları , Limon , mandarin ağacının durumu içler acısı..Rüzgarın şiddetine dayanamayan meyveler yerlerde . Sokak kapısına yöneliyorum...Rüzgar olanca şiddetiyle devam ediyor. Adeta öfke kusuyor.Hafta sonunu zehir edercesine savuruyor .Önüne kattığı kinini ,tozu dumana katarak her yeri talan ediyor.. Sokak kapısını açıyorum , aman allahım kapını önü yangın yeri.. Sapık kedi , çiçeklerimi taciz etmiş yine. Saksıdaki topraklar hercai menekşeler yerlerde. Kediye kızıyorum ... Görüürsün sen alacağın olsun diyorum.. Kızım içerden sesleniyor anne kiminle konuşuyorsun diyor.. Kediyle diyorum , Kızım şaşırıyor kediyle mi diyor , Evet diyorum kediyle , şimdi meydanda yok ama o gelecek nasılsa eli mahkum.. Her zamanki gibi çiçekleri talan ettikten sonra bir müddet kayboluyor , ortalık sakinleşince ortaya çıkıyor...Bu gece abbas yolcudur diyorum.. Rüzgar gün boyunca, zaman zaman sakinleyerek, zamanda zamanda şiddetlenerek devam ediyor. Akşam üstü rüzgar diniyor , kızım sokak kapsının önünü süpürüp çöpleri toparlayıp attıktan sonra sakıları yeniden düzenleyip hırpalanmış hercai menekşeleri özenle tekrar toprağa ekip onları suluyor. Dışardan kızım sesleniyor , anne senin ki gelmiş , gözün aydın diyor.. İrkiliyorum , benim ki kim diye düşünüyorum ve yerimden kalkıp , kimin geldiğini görmek için dışarı çıkıyorum... Sokak kapısının önünde paspasın üzerinde kediyi görüyorum..İçimden alacağın olsun diyorum. Kedinin yana gidip kafasını okşuyorum.. Kimler gelmiş kimler diyorum...Canım benim diyorum. Ben okşadıkça kedi mayışıyor , kızıma balkonda duran torbayı getirmesini söylüyorum.. Kediyi torbaya koyuyorum. Kızıma arabayla uzak bir yere gidip kediyi bırakmasını rica ediyorum... Kızım torbayı alıp gidiyor , Gece karanlığında uzak bir mahalleye kediyi bıraktıktan sonra geri geliyor. Süreyya Türkoğlu
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 3063 Geridönüş(0)
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|




Bir deli rüzgar esti ,Önüne kattığı herşeyi savurdu...Ağacı hırpaladı , yaprağı kopardı , meyveyi döktü...Sokağı kirletti...Bulutu dağıttı