Bulimia Nervosa


| 10 Temmuz 2005 | 42 yorum | 7638 gosterim

Kişi kendini yemek ile doldurtan sonra yediklerini kusarak istenmeyen kalorilerden kurtulmaya çalışır.


Tanımı

Bulimia’nın karakteristik özelliği kişinin kendini yemek ile doldurmasından sonra yediklerini kusarak istenmeyen kalorilerden kurtulmaya çalışmasıdır. Aşırı yemek yemek kişiden kişiye göre değişir. Birisi için 1000-10000 kalori aşırı sayılırken, bir başkası için bir kurabiye bile fazla olabilir. Midenin temizlenmesi genelde kusma yada laksatifler gibi müshil yapıcı ilaçların kullanımı ile sağlanır. Kişi ayrıca aşırı egzersiz, oruç tutmak, diyet hapları kullanmak, yada lavman yapmak gibi yöntemlerde kullanabilir.

Bulimikler genelde kendilerini değersiz hisseden kişiler arasında görülür. Başkalarının onaylamasına ihtiyaç duyarlar. Başkalarını mutlu edebilmek için ellerinden geleni yaparlar ve bu arada kendi duygularını gizlerler. Bu kişiler için yiyecek tek rahatlama alanı haline gelir. Bulimia kişinin duygularını bloke etmesini ve dışarı çıkmasını önlemesini sağlar. Anoreksiklerden farklı olarak, Bulimikler bir rahatsızlıkları olduğunun farkındadırlar ve kendileri için yardım arama ihtimalleri daha yüksektir.

Belirtileri

  1. Aşırı yemek
  2. Gizli yemek (öğünleri kaçırmak)
  3. Yemekten hemen sonra banyoya gitmek
  4. Kusmak
  5. Laksatif, diyet hapı yada vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan haplardan kullanmak
  6. Ani kilo değişimi
  7. Boğazların şişmesi
  8. Damar çatlaması
  9. Aşırı egzersiz rejimleri
  10. Oruç tutma
  11. Duygularda ani değişimler
  12. Depresyon
  13. Aşırı derecede kendini eleştirme
  14. Ağırlığa bakarak kendi değerini belirleme
  15. İsteyince yemeyi bırakamayacağından korkma
  16. Yedikten sonra kendini küçük ve aşağı görme
  17. Yorgunluk
  18. Kas Yorgunluğu
  19. Diş çürümesi
  20. Kalp atışlarında düzensizlik
  21. Restorantlardan, planlı yemeklerden yada sosyal toplantılardan kaçınma
  22. Boğazın ağrıması
  23. Başkalarının onayına ihtiyaç duyma
  24. Madde kullanımı

Bedensel ve Tıbbi Komplikasyonlar

  1. Yorgunluk ve enerji kaybı
  2. Adet görmemek yada görmekte düzensizlik
  3. Baş dönmesi
  4. Baş ağrıları
  5. Dehidrasyon (Su kaybı)
  6. Kabızlık ve ishal
  7. Nefes darlığı
  8. Kalp atışlarında düzensizlik
  9. Depresyon
  10. Boğazda yırtılma
  11. Saç Kaybı
  12. Mide ağrısı ve şişme
  13. Diş minesinde aşınma
  14. Kronik boğaz ağrısı
  15. Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları
  16. Kulak altı tükürük bezlerinin büyümesi
  17. Ellerde ve ayaklarda şişme (ödem)
  18. Tansiyon düşüklüğü
  19. Göğüs ağrıları
  20. Mide ülseri ve Pankreasta şişme
  21. Midede genişleme ve yırtılma
  22. Elin üstünde ve eklem yerlerinde yıpranma
  23. Kansızlık (Anemi)
  24. Kalp krizi ve ölüm

Nedenleri

Doktorlar tam olarak bu hastalığın neden oluştuğunu bilmemektedir. Araştırmalar aile yaklaşımı, kültürel etkenler ve genler gibi pek çok etkinin hastalığın oluşmasına yol açtığını göstermektedir.

Nedenlerden bir tanesi, modern ve ekonomik olarak gelişmiş toplumlarda medyanın genç insanlara özellikle kadınlara gönderdiği mesajlardır. Bu mesajlarda ana tema aşırı inceliğin çekici olduğudur. Modeller ve bazı ünlü kişiler gibi ince olabilmek bazı insanların sağlıklı olmayan bir kiloya inmelerini gerektirir. Bazı kişiler hem sağlıklı hemde ince olabilir fakat sorun pek çok gencin sağlıklarını yitirmeden o inceliğe ulaşmalarının mümkün olmamasıdır.

Bazı genç insanlar medyanın incelik ile ilgili mesajlarına bakarak yanlış fikirler geliştirebilirler. Örneğin, 14 yaşındaki bir genç kız, 1.60m boya sahip birinin ideal kilosunun 40 kg. olması gerektiğine inanabilir, oysa sağlıklı kilo 50kg. olmalıdır. Sonuç olarak yavaş yavaş öğünleri atlamaya başlar ve sağlıklı olmak için ihtiyacı olan besini almayı reddeder. Gittikçe zayıflar fakat kendini genede şişman hisseder. Sonunda öyle bir hale gelir ki gıdasızlıktan dolayı hastaneye kaldırılması gerekli olur.

Fakat yeme bozuklukları basitçe yemek ve incelme ile açıklanamaz, sorun bundan çok daha karmaşıktır. Yeme Bozukluğu olan kişiler ümitsizce başkaları tarafından onaylanmayı ve kabullenilmeyi arzu ederler ve bazen bu duyguları kısa vadede ince olmakta bulabilirler yada yemek yiyerek kendilerini rahatlatabilirler. Yeme bozukluğu aslında temelde vücudun açıklanmayan duygularını, kendisini ve karşılanmayan ihtiyaçlarını ifade etme şeklidir.

Tıbbi Yardım Ne zaman alınmalı?

Aşırı derecede kilo kaybı varsa yada aşırı yemek yemek ve aşırı diyet yapmak arasında gidip geliniyorsa bir doktor ile konuşmak önemli olabilir. İnkar etmek yeme bozukluklarının bir belirtisidir, dolayısıyla kişi çoğunlukla bir aile bireyinin yada arkadaşının ısrarı sonucu doktora gitmeyi kabul eder. Eğer aile bireylerinden birinde yada bir arkadaşınızda yeme bozukluğundan kuşkulanıyorsanız, bir doktora görünmesi konusunda ısrar etmelisiniz, beklemekle zaman kaybetmeyin ve sorunun kendi kendine çözümlenmesini beklemeyin.

Tedavi

Genel olarak kabul edilen bir gerçek yeme bozukluklarının tedavisinde, psikoterapist, doktor, yeme uzmanı ve hemşire gibi farklı alandan çeşitli klinisyenlerin tedaviye katılmasıdır

Çoğu hastada yeme bozukluğunun yanısıra aynı zamanda tedavi edilmesi gereken depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer psikiyatrik sorunlarda mevcuttur.

Yeme bozukluğu, hem fiziksel hemde ruhsal olarak insanı tahrip eder, dolayısıyla bu tür rahatsızlığı olan insanların hemen doktora başvurması gerekir. Erken teşhis ve önlem almak kişinin daha çabuk iyileşmesini önemli ölçüde etkiler. Erken zamanlarda teşhis edilmeyen ve geç kalınan durumlarda yeme bozukluğu kronik bir hale gelebilir ve hastanın yaşamını tehdit edebilir.

En etkili tedavi yöntemi bir doktor ve yeme uzmanı ile birlikte psikoterapi yada psikolojik danışmanlık almaktır. Tedavi kişiye özel olarak belirlenmelidir, çünkü tedavi hastalığın şiddetine ve hastanın özel sorunlarına, ihtiyaçlarına hitap etmelidir.

Psikolojik terapi hastanın hem yeme bozukluğuna hemde hastalığın altında yatan kişisel ve kültürel psikolojik etkenlere eğilmelidir. Hastanın hem kendisiyle hemde yiyeceklerle barış içinde ve sağlıklı bir şekilde nasıl yaşayacağını öğrenmesi gerekir.

Çiğdem Alper, MA


Psikoterapist

İstanbul:


İlişki Psikoterapileri Enstitüsü



Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8


Nişantaşı – İstanbul


0212 233 70 73

İzmir:

1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1


Alsancak – İzmir


0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (42)

  1. sağlıklı olmak nasıldır? 07 Şubat 2013

    evet kurtulan kesinlikle var ve bende artk onlardan biriyim bn ankarada ailemden uzakta yasıyorum gerecekten bende cok yalnızdım ve hic kmise bilmiyodu kimseye anlatamıyordum tıp ogrencisiyim etrafım doktor doluydu ama ben utanıyodum kendimden hocalarıma danıstım tum sorunlarımı anlattım ama o kısmı bi turlu soleyemedim ve hergün içimde büyuyordu o sekilde yasamak istemiyordum ama yinede kusmayı bırakmak ölüm gibi geliyodu yani tek o an rahatlıyodm sıkıntılarm katlanarak donse de. yeni yıla güzel girmek istedim kimse bilmeden internette arastırmaya basladımonce cok iyi bir diyetsyene gittim arkdslar kan degerlerm berbat bi durumdaydı ve bilmediim bsey vardı her kusmada beyin kanaması gecrme riskim vardı sizde hssetmssnizdir basınızda zonklama vcudn ttrmesi bnları ogrendigmde cok sükrettm henüz banabsey olmadıgna. olay hicde yiyıp cıkarma gbi basit bsey deilmş.ama onmli olan pskytristti baslangcta diyetsyenm cok tatlı bi pskytrstle tanstırdı bni ilaca basladm ve en onemlisi bendim artık bunu istememdiyeni yıl yni bi hayat olacaktı onu istiyodum 4 gn hic yapmadım yine basladı ama ben devam ettm sürekli düssemde tekrar dogruluyodm.ilaclarma devam ettm ve diyetsyenm cok byuk destekleryle arkadaslıgla pskiyatrstmle kimseye söyleyemesemde onlardan aldıgım gücle simdi cok iyiym 5 hafta bitti bile artık boyle bseye asla donmem hayat o kadar gzel ki hastayken göremediim okadar harika seyyler varki sıradan bi gün yasamanın verdiği huzur için bile bence denemeye deger en kısa zamanda ilk adımınızı atın kimse bilmesin istedigimizden en büyük yardımcımız basta internet oluyor bunu anladıgım içn tekrar yardım aldıgım yerden bende biseyler soleyip biraz da olsa yardım etmek istedim brde tavsiye edcegim bir kitap var BULUMİA SOKAGI hepimize gecmis olsun

    sizinle konuşmam lazım .. sanrım konuşmuştuk ama tekrar konuşmak iştyorum

  2. b.s. 16 Temmuz 2010

    Kusmayı bırakmadan (en son) 56 kiloydum hayatımdan çıktığında 62 oldum en fazla.oda tekrar lezzetli şeyleri tadına vara vara yemenin keyfine varıp zevkle ucunu kaçırmamdan oldu.söyleyeyim şuan 57 kiloyum ve diyet bile yapmadım 2 senedir.Bünye zayıf olmaya alıştıktan sonra istesenizde verdiğiniz kiloların tümünü geri alamıyorsunuz.Burda bişeyi daha belirtiyim bence bi foto çekin iç çamaşırlarıyla hatta.başlamadan yapın bunu.hani bi türlü düzleşmeyen çıkıp duran göbeğiniz varya.iyileşip kilo aldığınızda çok daha düzgün duracak.Bu hastalık fena bişimde göbekde tuhaf bir şişlik yapıyor!spor geçirmez uğraşmayın.bunun nedenlerini,nasıllarını doktorlara sorabilirsiniz.inanılmaz bir fark oluyor gerçekten.Ve yüzünüz.O suratınızın aydedeye benzeyen şekli var ya.yeme bozukluğunun kaderi adı bile aydede yüzü diye geçiyor hatta.çeneye doğru hafif şiş yanaklar.İşte o fazla çabalayan tükürük bezleriniz.çirkin.eski fotoğraflarıma bakıyorum.47 kiloya kadar indim 62kiyken çektirdiğim resimlerimde suratım bariz bir şekilde daha zayıf,zarif.Evden suratımda bi ton makyajla çıkma sebebim;sanki gözlerimin altımı çökmüş?evet.Eskiden tenim daha açıktı sarımsı olmuş?evet.arkadaşlar gerçekten kötü görünme olasılığınız yüksek.Özellikle bu iş 3-4 sene sürdüyse.bildiğin yaşlı göstereceksiniz.Birde benim çok çektiğim belin yan taraflarına biriken yağlar var.Bunuda hastalık yapıyor.Hatta bazılarında dizlein yanlarında.Vücudunuz size şekilsiz geliyor ya.çünkü muhtemelen şekilsiz.kusma alışkanlı bunu yapar çünkü.vücudunuzun açlığa karşı aldığı yağ biriktirme önlemi.sporda yapsanız kaybedeceğiniz kas olucak gene çünkü beyin açlık-ölüm tehlikesi altında olduğunu düşünür ve vücudun belli bölgelerinde yağ depolar.Yani iyileştiğinizde değişen vücut ölçüleriniz olacak temin ederim çok daha şekilli estetik bir vücudunuz olacak.en önemlisi bariz daha güzel bir yüz.

  3. b.s. 16 Temmuz 2010

    ama geçecek tüm bu sıkıntılar.Benim hastalığımın zamanla ulaştığı boyutlar bulimianın en ağır seviyesindeydi.bende geçtiyse herkeste geçer inanın.Artık aşırı yemek isteğim olmuyor.Meğer kusmaymış yapan o dinmek bilmeyen tatlı ihtiyacımı.Pekde sevmiyormuşum bile tatlıyı.Yediklerim beni rahatsız değil tok ve mutlu hissettiriyor.Çok daha dinç enerjik ve sağlıklı hissediyorum.Biliyormusunuz?Bu sanırım beni daha çekici yapıyor.Arkadaşlarımla yemeğe gidebiliyorum ve eğlenebiliyorum.Aklım ne yemeklerde nede ne kadar kalori alıp almadığımada.Stres.İyileşince anladım ancak.Ben hep büyük bir stres altındaymışım.Çok daha hafif hissediyorum.Asıl istenilen,özde,bu değilmi zaten?Hafif özgür hissetmek.Başkaları siz böyle hissettikçe,gerçekten,sizi beğeniyorlar zaten.Sevilmek,onaylanmak,beğenilmek için mükemmel olmaya gerek yok.Eminim ki bunu sizde biliyorsunuz.En başından beri bende biliyordum zaten.Bilmek ayrı gerçekten inanmak ayrı.Terapi şart derken bunu kastettim.Bu hastalıkta kalıcı iyileşme böyle oluyor.Zaten bildiğiniz şeylere yürekten inanabilmek.Ben nedenleri çok daha karmaşık ve çoklu olsada bu içten içe sevilme,onaylanma,mükemmellik arayışının çok etkili olduğunu düşünüyorum.Bu hastalığın sebebinde yatan her ne sorununuz varsa bu sizi çok mutsuz ediyor olmalı.Yalnız şuda var hastalığın kendisi kısa süreli rahatlamalar sağlasada sizi mutsuzluktan kendinizi öldürmeyi düşündürecek kadar mutsuz eder.En basitinden fizyolojik olarak mutlu hissettiren hormonları açlıkla savaştığını düşünen beyin salgılayamaz.Mantıken hayatınızda her şey istediğiniz gibi bile gitse mutlu olamazsınız.Bu arada aç olup olmadığınıza kalori sayıları karar vermiyor arkadaşlar.Amaç zayıf-güzel olup mutlu olmak ama tam tersine neden oluyor.Vücudunuzun doğal estetiğini bozuyor ve çok daha mutsuz ediyor.zaten bunu adını hastalık-bozukluk yapan nedenlerden biride bu.bu bu iş en baştan amaca ters.Ben genede şuan hastalığın doğal yapısı nedeniyle 1.planda olan fiziksel güzellikte neler kaybedeceklerinizin biraz ayrıntısını vereyim.

  4. b.s. 16 Temmuz 2010

    1)Bir diyetisyene gidin ve onu az kalori için ikna edip bezdirmeden mantıklı hatta bence doyurucu,sevdiğiniz şeylere uygun bir diyet listesi hazırlatın.Az kalorili olandan başlamak çook büyük hata!!Diyetisyeni sayesinde iyileşen hastalar tanıyorum.2)ilk yapılan kendinizi diyetin ayrıntılarıyla kandırmadan saatleriyle kesinlikle oynamadan öğünün tamamını tüketin.ama tek lokma fazlasını değil.kendinizi tahrik etmiş olacaksınız bildiğiniz gibi(diyetisyenler size neyin daha iyi geleceğini sizden daha iyi biliyor.ve inanın diyet hazırladığı ilk bulimik asla ve asla olamazsınız:)Not:hastanelerde denk geldiğim kadarıyla aşırı yemeyen bulimiklere de aynı tarzda tedavi uygulanıyor.çok fazla zayıf olan anoreksilere sadece diyet az kalorili olarak başlanıyor.ama gene aynı hesap.İlk sıkıntı öğün bittiğinde durmak.bana öğün süresini en az 7 en fazla 15 dk tutmuşlardı.çok hızlı yemeyin ve çiğnemeye çalışın.doyduğunu hissetmenin önemi çok.İkinci sıkıntı bi süre yedikleriniz otomatik olarak ağzınıza geri gelse bile asla çıkarmayın.-tükürmeyinde-Bu süre en fazla 1.5 saat sürecek.sonrasında Kendinizi uzun süredir hissetmediğiniz kadar tok,enerjik hissedeceksiniz.bu süre içinde fazla hareket etmeyin bi süre uzanmak faydalı hatta.en zor süre budur ama emin olun 5-6 gün sonra bu kadar zor olmayacak.4.sıkıntı,olası kabızlık,gastrit gibi mide sorunları.Asla ve asla laksatif, idrar söktürücü almayın.Laksatifi kısa dönem bile alsanız bağırsaklarınız buna alışacak ve bıraktığınızda daha büyük bir sıkıntı yaratacak.Kusmadan hiç bir farkı yoktur.Aynı zararları veriri,üstüne bağırsak tembelliği yaptığından bıraktığınızda çok daha fazla sıkıntı yaşarsınız.Zaten sürekli almanız ve birde yanında kusmaya devam etmeniz ölüm fermenınızı imzaladığınız anlamına gelir.İdrar söktürücü içinde öyle,onun sürekli kullanımında vücudunuza etkileri daha bile acı olabilir.Zayıflama hapları için yorum bile yapmıyorum.Ben hepsini-yardımcı- olsun diye denedim.Uzun süre kullanıpta beni öldürmelerine izin vermediysemde iyileşme sürecim ciddi bir zaman emek kaybına neden oldular.Çünkü bıraktığınızda tüm fiziksl sorunlar aynı oluyor.Geçmeleri için işi vücudunuza yöneten beyninize bırakın.Vücut kendini toparlayacaktır zaten kısa sürede.Sindirimle ilgili yaşadığım sorunlar azalarak 1 ayda tamamen bitti.kabızlığın -tamamen- çözülmesi 2-3 ayımı aldı.İyileşme dönemim hep yardım aldığımdan bi açıdan senelerce sürmüş görünsede,ben gerçekten karar verip elimden geleni yapmaya başlamamla beraber en sıkıntılı 1 ay,çok daha az sıkıntılı 2. ve 3. ay olmak üzere 4.ayda tamamen iyileştim.yani kendimi sürekli kontrol etmem gerekmiyordu artık. Unutmayın zayıf olmak nasıl sözde bir özgürlükse tok hissetmek gerçekçi ve daha mutlu bir özgürlük.3.fizikler zorluklar(ki olursa o da)geçti şimdi zorlayan kilo alıcam la başlayan cümleler.kendinizi oyalamaya bakın diğer öğüne kadar.Şunu hatırlatayım; siz ek bir şey yemediğiniz sürece alıcağınız kilo gerçek ideal kilonuza kadar olucak en fazla.çevreyede şişman görünmeyeceksiniz.bir süre bu düzene ayak uydurmakta çok zorlanıcak bünyeniz.yedikleriniz sanki çok fazla gibide gelecek ayrıntılı kalori hesapları uykunuzu kaçıracak.Daha fazlasını yemek isteyecek öğünlerde bünyeniz(midenizin genişlemiş olma olasılığı ve aşırı yemenin verdiği psikolojik kısa süreli rahatlamaya bağımlılık yüzünden)tabiri caizse kıvranıcaksınız bir süre.

  5. b.s. 16 Temmuz 2010

    En etkili yöntem bence bilişsel davranışçı terapi.Ki her türden terapi aldım.Benim kadar inatçı değilseniz,uyum sağlayabilirseniz garanti ve gayet kısa süreli bir yöntem.Doktorunuza danışın uygun görürse bir süre hastanede yatmak iyileşince size şans gibi gelecektir.Yok asla asla diyorsanız kendiniz kontrol edin.Ama bu hastalığın sizde olduğuna eminseniz hatta şüpheniz varsa mutlaka ve mutlaka terapi alın.uzun bir süre faydasını görmediğinizi düşüneceksiniz.ilaçlarında.Bu zaten kanun gibi bişeydir.Ne ilaçlar antibiyotik nede beyin böbrek kadar basit bir organ.Sabırsız olmayın arkadaşlar bu ciddi bir rahatsızlık sandığınız kadar asla çabuk ve kolay olmayacak.Ama terapi aldığınızda kendiliğinden daha mutlu olacağınızı,birden aşırı yeme isteğinizin geçeceğini ve kusmanızada gerek kalmayacağını düşünüyorsanız çooook yanılıyorsunuz.Dediğim gibi ilk başlarda farketmesenizde terapi çok büyük bir yardımcı ve olası bir tekrarlama,daha mutlu,-memnun-bir hayat için en mantıklı hareket olur.Burda bir ek:çok doktor değiştirmeyin tanıdığım hastaların da anlattığı kadarıyla terapi ve terapistiniz hakkında olumsuz yada değişken duygular-düşünceler çok doğal.Çünkü siz farketmesenizde terapide yapılan bu tür şeylere zaten sebep olur,hatta olması bile gerekir.İlk yapacağınız şey gittiğiniz terapist bırak demedikçe terapiyi bırakmayın.Zaten o size yardımcı olamayacağını düşünürse sizi başka birine yönlendirecektir.İnanın insan psikolojisi sanıldığı kadar karmaşık ve bilinmeyen bir alan değil.Ve ancak 10 sene sonra yürekten inanarak söyleyebiliyorum ki terapi göründüğü gibi birinin seni dinleyip arada 2 laf ettiği bir çaresiz bir tedavi yöntemi değil.Çok yönlü çok bilimsel çook etkili bir alan.gereken sadece sabır ve terapistin önerdiklerini yapabildiğiniz kadar yapmak.Zaman geçtikçe değişime inanamayacaksınız.Benimki bu kadar uzun sürdüyse bir çok doktor değiştirmem bir dediklerini yapmayı yani bi süre sıkıntıya katlanmayı inatla reddetmem oldu.Sıkıntı diyip durdumda neler bunlar söylemedim tam.Olabildiğince çok ayrıntı vermek istiyorum o yüzden bölmek zorundayım.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız