Anoreksiya Nervosa


| 10 Temmuz 2005 | 25 yorum | 24450 gosterim

Anoreksiya aşırı diyet yapma sonucu oluşan önemli derecede kilo kaybıdır.


Tanım

Anoreksikler kiloları ne olursa olsun kendilerini şişman hissederler. Çoğu kez anoreksikler normalden daha zayıf olduklarını farketmezler ve 45 kg olsalar bile kendilerini şişman kabul ederler. Dahada zayıf olma çabaları içinde anoreksikler, her koşulda yemek yemekten ve kalori almaktan kaçınırlar. Bu hastalığın %10-20 oranı, oluşan çeşitli komplikasyonlar nedeniyle ölümle sonuçlanır.

Anoreksikler genelde mükemmeliğe ulaşmaya çalışırlar. Oldukça yüksek hedefler belirlerler ve kendilerini sürekli olarak ıspatlamak zorunda hissederler. Genelde başkalarının ihtiyaçlarını hep kendi ihtiyaçlarının önünde tutarlar. Anoreksik bir hasta yaşamda kontrol edebildikleri tek olayın yemek ve kiloları olduğunu düşünürler. Her sabah tartı üzerindeki sayı, zayıf olma hedeflerinde başarılı olup olmadıklarını belirler. Kilo kaybetmeyi başardıklarında kendilerini güçlü ve kontrolde hissederler. Genelde kalorilerine ve kilolarına yoğunlaşmaları istemedikleri duyguları bloke etmenin bir yoludur. Anoreksikler için, problemlerle direk olarak baş etmektense kilo vermek daha kolaydır. Genelde bu kişilerin kendilerine güveni çok azdır ve bazen yemek yemeyi haketmediklerini düşünürler. Çoğunlukla bir sorun olduğunu inkar ederler. Açlık duygusunu sürekli olarak inkar ederler. Kendilerine yardım edilmeye çalışıldığında şiddetle direnirler çünkü terapi onlar için sadece yemek yemeye zorlanmak demektir. Problemleri olduğunu bir kere kabul ettikten sonra ve yardım almayı kabul ettikten sonra tedavi edilebilirler. Bunun için hem psikolojik, hem tıbbi hemde beslenme açısından yaklaşılan kombine bir tedavi yöntemi uygulanır.

Belirtiler

  1. Gözle görülür kilo kaybı
  2. Gittikçe içe kapanma
  3. Aşırı derecede egzersiz yapma
  4. Kilo almaktan şiddetle korkmak
  5. Yorgunluk
  6. Sürekli üşümek
  7. Kaslarda güçsüzlük
  8. Yemeklere, kaloriye ve yemek tariflerine obses olmak
  9. Yemek yememek için sürekli bahane bulmak (ör: daha önce yedim, kendimi iyi hissetmiyorum gibi)
  10. Alışılmadık yemek yeme alışkanlıkları (ör: Yemekleri minik parçalara bölmek)
  11. Yiyecek yanında farkedilebilen bir rahatsızlık
  12. Çok ince olmasına rağmen aşırı şişman olduğundan yakınmak
  13. Başkaları için yemek pişirme ama kendisinin yememesi
  14. Sadece diyet yiyecekleri ile yemekleri sınırlamak
  15. Yemek yediği için utanç yada suç hissetmek
  16. Depresyon, Depression, sinirlilik, ani duygu değişimleri
  17. Kusarak, müshil ilacı yada diet hapı kullanarak kilo kontrolü sağlama
  18. Düzensiz adet görmek
  19. Adetin durması
  20. Kilo kaybını saklamak için bol kıyafetler giymek
  21. Sürekli tartı üzerinde kilo kontrolü yapmak
  22. Baş dönmesi ve bayılma
  23. Topluluk arasında yemek yemekte zorlanma
  24. Yemek yeme düzeni konusunda oldukça ketum
  25. Neredeyse beyaza kaçan solgun bir yüz
  26. Başağrıları
  27. Mükemmelliyetçi yaklaşım
  28. Kişisel değerini ne yiyip yemediği ile belirlemek
  29. Kilo kaybını açıklayabilecek hiç bir fiziksel sorunun olmaması

Bedensel/Tıbbi Komplikasyonlar

  1. Yorgunluk ve enerji eksikliği
  2. Adetin durması
  3. Cilt problemleri
  4. Saçların ve tırnakların zayıf olması ve kolay kırılması
  5. Baş dönmesi ve baş ağrısı
  6. Aşırı su kaybı
  7. Nefes darlığı
  8. Kalp atışında düzensizlik
  9. Ellerin ve ayakların soğuk olması
  10. Şişkinlik
  11. Kabızlık
  12. Saç kaybı
  13. Mide krampları
  14. Metabolizmanın yavaşlaması
  15. Vücudun su toplaması (Ödem)
  16. Karaciğer ve böbrek yetmezliği
  17. Kemik kaybı (Osteoporoz)
  18. Uykusuzluk (İnsomniya)
  19. Kansızlık (Anemi)
  20. Kısırlık
  21. Depresyon
  22. Potasyum eksikliği
  23. Infertility
  24. Depression
  25. Kalp krizi ve ölüm

Nedenleri

Doktorlar tam olarak bu hastalığın neden oluştuğunu bilmemektedir. Araştırmalar aile yaklaşımı, kültürel etkenler ve genler gibi pek çok etkinin hastalığın oluşmasına yol açtığını göstermektedir.

Nedenlerden bir tanesi, modern ve ekonomik olarak gelişmiş toplumlarda medyanın genç insanlara özellikle kadınlara gönderdiği mesajlardır. Bu mesajlarda ana tema aşırı inceliğin çekici olduğudur. Modeller ve bazı ünlü kişiler gibi ince olabilmek bazı insanların sağlıklı olmayan bir kiloya inmelerini gerektirir. Bazı kişiler hem sağlıklı hemde ince olabilir fakat sorun pek çok gencin sağlıklarını yitirmeden o inceliğe ulaşmalarının mümkün olmamasıdır.

Bazı genç insanlar medyanın incelik ile ilgili mesajlarına bakarak yanlış fikirler geliştirebilirler. Örneğin, 14 yaşındaki bir genç kız, 1.60m boya sahip birinin ideal kilosunun 40 kg. olması gerektiğine inanabilir, oysa sağlıklı kilo 50kg. olmalıdır. Sonuç olarak yavaş yavaş öğünleri atlamaya başlar ve sağlıklı olmak için ihtiyacı olan besini almayı reddeder. Gittikçe zayıflar fakat kendini genede şişman hisseder. Sonunda öyle bir hale gelir ki gıdasızlıktan dolayı hastaneye kaldırılması gerekli olur.

Fakat yeme bozuklukları basitçe yemek ve incelme ile açıklanamaz, sorun bundan çok daha karmaşıktır. Yeme Bozukluğu olan kişiler ümitsizce başkaları tarafından onaylanmayı ve kabullenilmeyi arzu ederler ve bazen bu duyguları kısa vadede ince olmakta bulabilirler yada yemek yiyerek kendilerini rahatlatabilirler. Yeme bozukluğu aslında temelde vücudun açıklanmayan duygularını, kendisini ve karşılanmayan ihtiyaçlarını ifade etme şeklidir.

Tıbbi Yardım Ne zaman alınmalı?

Aşırı derecede kilo kaybı varsa yada aşırı yemek yemek ve aşırı diyet yapmak arasında gidip geliniyorsa bir doktor ile konuşmak önemli olabilir. İnkar etmek yeme bozukluklarının bir belirtisidir, dolayısıyla kişi çoğunlukla bir aile bireyinin yada arkadaşının ısrarı sonucu doktora gitmeyi kabul eder. Eğer aile bireylerinden birinde yada bir arkadaşınızda yeme bozukluğundan kuşkulanıyorsanız, bir doktora görünmesi konusunda ısrar etmelisiniz, beklemekle zaman kaybetmeyin ve sorunun kendi kendine çözümlenmesini beklemeyin.

Tedavi

Genel olarak kabul edilen bir gerçek yeme bozukluklarının tedavisinde, psikoterapist, doktor, yeme uzmanı ve hemşire gibi farklı alandan çeşitli klinisyenlerin tedaviye katılmasıdır

Çoğu hastada yeme bozukluğunun yanısıra aynı zamanda tedavi edilmesi gereken depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer psikiyatrik sorunlarda mevcuttur.

Yeme bozukluğu, hem fiziksel hemde ruhsal olarak insanı tahrip eder, dolayısıyla bu tür rahatsızlığı olan insanların hemen doktora başvurması gerekir. Erken teşhis ve önlem almak kişinin daha çabuk iyileşmesini önemli ölçüde etkiler. Erken zamanlarda teşhis edilmeyen ve geç kalınan durumlarda yeme bozukluğu kronik bir hale gelebilir ve hastanın yaşamını tehdit edebilir.
En etkili tedavi yöntemi bir doktor ve yeme uzmanı ile birlikte psikoterapi yada psikolojik danışmanlık almaktır. Tedavi kişiye özel olarak belirlenmelidir, çünkü tedavi hastalığın şiddetine ve hastanın özel sorunlarına, ihtiyaçlarına hitap etmelidir.

Psikolojik terapi hastanın hem yeme bozukluğuna hemde hastalığın altında yatan kişisel ve kültürel psikolojik etkenlere eğilmelidir. Hastanın hem kendisiyle hemde yiyeceklerle barış içinde ve sağlıklı bir şekilde nasıl yaşayacağını öğrenmesi gerekir.

Çiğdem Alper, MA


Psikoterapist

İstanbul:


İlişki Psikoterapileri Enstitüsü



Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8


Nişantaşı – İstanbul


0212 233 70 73

İzmir:

1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1


Alsancak – İzmir


0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (25)

  1. irem 08 Temmuz 2012

    hepiniz salaksınız yazık size insan vücuduna bu eziyeti yapar mı emanet o can



    Diyen arkadaş. merak etme kimse isteyerek ben anorexia olim eziyet edeyim kendime diye başlamıyor zaten bu öyle bişey ki bi başmışsın içindesin.

  2. meral büyükkurt 04 Şubat 2012

    benim kardeşimde aynı durumda.ankara yenimahalle devlet hastanesi sami ulus bölümünde yattı.şimdi biraz daha iyi

  3. ebru:( 20 Aralık 2011

    benim kuzeniimde aynı durumda we doktora gitmemek için bisimle direnio 26 yaşında 36 kilo 1.55 boyunda nası ikna ediceğimis hakkında en ufak bi fikrimis yok:(

  4. yürekli 04 Ekim 2011

    slm ben ve 35 kiloyum 153 boyum burdaki 54 belirtini 33 bende var ama ben aneroksiya değilim çünkü ben hep zayıftım ve zayıflama gibi bir çabam olmadın benim bünyem kolay kilo verir zor alır bunu yılardır farkındayım ve dayanamıyorum bu hayata ben kendime ne yaptığımı biliyorum bu hastalığı farkındayım sadece 5 kilo daha ondan sonra hayati tehlike başlıyor biliyorum ve o 5 kiloyu vermek için ellimden geleni yapacam...

  5. Özge Pamukçu 08 Ağustos 2011

    Bu rahatsızlığı 6 yıldır yaşıyorum fakat bendeki etkilerinin birçoğu burada yazılanlardan farklı.bundan 6 sene önce sebepsiz bir şekilde başladım kilom da normalden biraz zayıftı (1.70 boy 45 kiloydum)ama ben aşırı zayıflığı (sıskalık derecesindeki)sevdiğim için diyet yapmaya başladım normalden sadece birazcık az yiyordum ama günün her dakikası yemeği düşünmekle ve kalori hesaplarıyla geçiyordu asla karbonhidratlı,unlu veya şekerli gıdaları fazla tüketmiyordum çok nadiren bunları yiyor fakat soslu salata ve yağsız sebzeleri bir de meyveyi aşırı büyük miktarlarda günde 2-3 öğün yior kahvatlıda da yarım light tost mutlaka yiyordum.buna rağmen 3 ayda 10 kilo verip 34 kiloya ulaşaildim(tabi günde bir saat yürüyüş bisiklet gibi egzersizlerle de destekledim)Anoreksiya başlangıcım böyleydi fakat son 2 yıldır durum tamamen değişti şu an 21 yaşında 1.68 boyunda ve 38 kiloyum.kilomdan memnunum fakat şimdilerde o eskiden kazandığım sağlıklı yeme alışkanlığıın tam tersi var günde 5-6 kez yiyor ve tat alma dürtümü kontrol edemeyip tatlı,dondurma vs çok büyük miktarda yiyorum böyle yaptığım zamanlarda 40a kadar çıkıyorum ve sonra kendimden nefret edip eve kapanıyorum kimseyle görüşmeyip hiç bir sosyal etkinliğe katılmıyorum hatta okula bile devam edemiyorum,giysiler beni rahatsız ediyor.kendimi deli gibi hissediyorum.40 kilo normalden az biliyorum fakat ben anoreksia görünümünde ve davranışlarında olmak istiyorum.ne yazık ki bu rahatsızlık iştahınızı,tat alma dürtülerinizi kontrol edemediğiniz zamanlarda hayatınızı cehenneme ceviriyor.kilo verdiğinizde ise herşey mükemmel oluyor..bundan kurtulmayı asla istemiyorum aksine bu düşünceden vazgeçmekten bi gün normal insanlar gibi ortalama kilolarda sıradan görünümde bir hayat yaşamaktan çook korkuyorum..anoreksiya iyidir,güzeldir..fakat eğer yeme isteğinize engel olamayıp kısa zamanda verdiğiniz kiloları geri alıp büyük bir üzüntü yaşamaktansa hiç başlamayın derim ben..

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız