Şizoid Kişilik Bozukluğu


| 31 Mayıs 2005 | 85 yorum | 33266 gosterim

Sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk


Nedir?

Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür. Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.

Bu kişiler direk olarak kışkırtıldıkları zaman bile öfkelerini yansıtmakta zorlanırlar. Çoğunlukla önemli yaşam sorunlarına yada negative olaylara tepki vermezler ve pasif bir tavır gösterirler.

Şizoid kişiler bireyselliğe, yalnızlığa ve kendi başına olmaya değer veren kişilerdir. Kendi duygularını inceleme konusunda hiç bir arzuları yoktur. Başkalarından farklı olduklarını algılamalarına rağmen bu konuda her hangi bir rahatsızlık hissetmezler. Bu kişiler başkalarından nefret etmezler sadece çevrelerinde insan olmadan daha rahat olduklarına inanırlar.

Araştırmalar bu kişilerin evlenebildiklerini ve değer verdikleri insanlar olmadığında kendilerini kaybolmuş hissettiklerini göstermektedir. Fakat bu kişiler çevrelerinde olduğu zaman bu sefer de kendilerini baskı altında hissederler. Dolayısıyla Şizoid kişiler fazla yakınlık aramayan ve duygusal ilişki istemeyen insanlar ile daha rahat hissederler. Diğer bir deyimle bu kişiler için evlilik ev arkadaşı edinmek gibi bir anlam taşır. Eğer özel bir ilişki geliştirmezler ise çoğunlukla kardeşleri yada başka akrabaları ile fazla yakınlık kurmadan yaşarlar.

Belirtiler

  1. Güçlü duygular yaşamazlar
  2. Arkadaşlık ilişkisi kurmayı istemez yada zevk almaz
  3. İnsanlarla iletişim gerektiren bütün sosyal aktivitelerden kaçar
  4. Başka insanlara yabancılaşma yada duygusal olarak soğukluk
  5. Hiç bir arkadaşı yoktur
  6. Övgü yada eleştiriye karşı hiç tepki vermez
  7. Soğuk ve umursamaz davranır
  8. Duygularında hemen hemen hiç değişim olmaz

Tedavi

Bu hastalığa sahip kişiler çok ender olarak tedaviye gelirler. Her hangi bir insan ile iletişim kurmayı istemedikleri için terapi oldukça problemli olabilir. Bu nedenle bir psikolog yada psikiyatrist ile yapılan bireysel terapinin pek başarılı olmadığı ortaya konmuştur. Zorlayıcı olmayan bir destek grubunun yalnızlık duygularını iyileştirmede ve insanlar ile ilişkiye girme korkusunun aşılmasında daha faydalı olduğu görülmüştür.

Bireysel terapinin başarılı olabilmesi için uzun zamanlı güven ilişkisinin oluşturulması gerekir ve ancak bu şekilde terapist hastanın ilişkiler konusunda ki gerçekçi olmayan inançlarını değiştirmesine yardımcı olabilir. Terapist ile iletişim geliştikçe kişi başkaları ile olan ilişkilerine yeni bir bakış getirmeye başlayabilir.

İş, ev yada aile bireylerinden birinin kaybı kişinin ciddi hastalıklar geliştirmesine yol açabilir. Bu hastalarda ilaç kullanımı önerilmez, fakat kısa zamanlı tedavilerde aşırı depresyon ile alakalı semptomların giderilmesinde kullanılabilir.

Çiğdem Alper, MA


Psikoterapist

İstanbul:


İlişki Psikoterapileri Enstitüsü



Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8


Nişantaşı – İstanbul


0212 233 70 73

İzmir:

1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1


Alsancak – İzmir


0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (85)

  1. zlh 06 Mart 2012

    Merhaba,ben 36 yaşında 10 yıldır evli bir bayanım.Eşimin şizoid olduğunu düşünüyorum.Anlatılan belirtilerin hepsini taşıyor çünkü .Sadece çocuklarına ve anne babasına karşı duygusal yakınlık besliyor.Ben ise onun tam tersine çok duygusal bir insanım.Kendisinden hiçbir şekilde duygusal bir yakınlık göremediğim için hayatı kendime de ona da zindan ediyorum.İki çocuğumun babasız büyümemesi için boşanmak istemiyorum ama artık dayanacak gücüm kalmadı.Yıllarca antidepresan kullandım ancak sorunlarıma çözüm bulamadım.Kendisiyle duygusal ihtiyaçlarımı gidermek amacıyla konuşmaya çalışıyorum,adeta yalvarıyorum çoğu zaman ağlıyorum ancak hiçbir tepki vermiyor.Yüzünün ifadesi bile değişmiyor.Aylarca kendisiyle konuşmasam konuşma ihtiyacı bile hissetmiyor.Beni bir eş olarak değil ev arkadaşı olarak görüyor.Bir aile danışmanına veya psikoloğa gitmeyi de kabul etmiyor.Çünkü ona göre kendisi normal bir insan ondan sevgi beklentisi içine olan ben hastayım.Sizce ben bu acıları boşuna mı çekiyorum?Eşimin hiç değişme ihtimali yok mu?Lütfen bana yardım edin.Ne yapabilirim?

  2. eflatunn 11 Şubat 2012

    öncelikle çok açıklayıcı bilgiler teşekkür ederim.okuduğumda işte benden bahsediliyor dedim..umursamaz, soğuk, ilgisiz, arkadaş edinmek istemeyen, insanlardan kaçmayan ama muhabbetin devamını da getirmeyen, farklı olduğunun farkında olan bunu sık sık duyan..kesinlikle imzamı atarım..ama dr.a gitmek diğer arkadaşlarım gibi bana göre de değil..geçmiş olsundur.

  3. mertt 25 Ocak 2012

    çok utangacım mutlu olamıyorum sevgiyi yaşayamıyorum herkese soğuk davranıyom istenmiyo gibi oluyom sevgilim var ama benim yüzümden hiç mutlu değiliz 5 yaşından beri hayatım çok kötü yaşamayı haketmiyom böyle düşünceler geliyo aklıma bi ara kendimi öldürmeye kalktım ama olmadı yapamadım ama bir gün yapacam cümle kuramıyom biriyle konuşurken kızarıyom terliyom utanıyom yukarda yazanların hepsi bende var ne yapmam lazım ?

  4. kız 24 Aralık 2011

    dünya o kadar saçmaki

  5. kız 24 Aralık 2011

    dünya o kadar saçmaki

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız