Borderline Kişilik Bozukluğu


| 31 Mayıs 2005 | 209 yorum | 34273 gosterim
borderlinekisilikbozuklugu_k

Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu…


Nedir?

Borderline kişilik genelde çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele yada duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Oldukça yaygın görülen bir hastalıktır, toplumun yüzde 2 yada 3 ünün sahip olduğu tahmin edilmektedir.

Eğer Borderline Kişilik Bozukluğunuz varsa, sürekli olarak terkedilme duygusunun yarattığı panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranışlarınız değişken ve ani hareketlerden oluşur. Duygularınız sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileriniz ise yoğun ve fırtınalıdır.

Büyük ihtimalle, değer verdiğiniz insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarfederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için önemsizleştirmeye çalışırsınız. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevrenizi insanlar ile doldurursunuz, hatta sevmediğiniz yada anlaşamadığınız insanları bile kabul edersiniz. İnsanlar ile olan ilişkilerinizde strese yol açan olaylar, örneğin maddi zorluklar, ilişkide yaşanan problemler vs genelde hastalığı daha da kötüleştirir.

Borderline kişiliğe sahip kişilerin kendine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye yada reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Eğer bu hastalığa sahipseniz, bir ilişkiniz olsa bile kendinizi dışlanmış ve yalnız hissedersiniz. Olası bir kayıp, ayrılık yada terkedilme ihtimali karşısında kendinizi tehdit altında hissederseniz ve genelde hiddet, aşırı öfke, aşağılama yada sözlü saldırılar ile tepki verirsiniz. Borderline kişiliğe sahip insanların duygularını kontrol etmekte zorlandıkları yaygın olarak bilinmektedir. Ayrıca bazı durumlarda yalnızlık ve terkedilmişlik duygularından kurtulmak için alkol, uyuşturucu, yeme bozuklukları, kendine zarar vermek yada intihara teşebbüs etmek gibi davranışlar görülebilir

Belirtiler

  1. İdealleştirme ile aşağılama arasında sürekli değişen bir ilişki
  2. Tehlikeli boyutlarda kendine güven eksikliği ve dengesizlik
  3. Ruh halinde sürekli ve büyük değişimler.
  4. Aşırı ve yoğun öfke
  5. Kızgın ve saldırgan patlamalar
  6. Ayrılıkta yada kayıp anında panik duygusu
  7. Sürekli olarak kendini boş hissetme.

Tedavi

Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kişinin kökleşmiş davranış şekline, yaklaşımlarına, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kapasitelerine değinilmesi gerekir. Genelde kişilik problemleri psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun zaman içinde yerleşmiş olan bu duygu, düşünce ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sürekli tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.

Örneğin, uzun vadeli psikoterapi Borderline kişiliği olanlar için oldukça etkili olabilir. Fakat ilişkilerde yaşadıkları problemleri düşünürsek, terapi sürecinin oldukça değişken olduğunu ve sabit bir iyileşme eğrisi çizmediklerini belirtmek gerekir. Terapi sırasında devamlı değişen duygulara, aşırı ilgi ihtiyacına ve sürekli tekrarlanan krizlere terapistin dayanması gerekir. Her şey yolunda gitse ve terapist her şeyi doğru yapsa bile, Borderline kişilik bir süre sonra terapiyi ve terapisti aşağılamaya başlayacak ve kızgınlıkla aniden tedaviyi sonlandıracaktır. Bir kaç ay sonra yeniden terapiye dönmesi ile aynı süreçler yeniden yaşanacak ve bu şartlar altında tedavi en azından 2-5 yıl arasında sürecektir.

Bazı zamanlar, özellikle kriz anlarında kişi intihar teşebüssünde bulunabilir. Bu durumda hastanın kısa bir süreliğine hastaneye yatırılması gerekebilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlerse ve evde ihtiyacı olan bakım ve ortam sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.

Araştırmalar bazı kişilik sorunlarının kişide devam ettiğini ama bazılarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile birlikte hasta karakterinin temel özelliklerini değiştirmeyi öğreniyor. Tedavi uygulandığı zaman ise hastalığın iyileşmesi hızlanıyor. Özellikle kişi tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek için çaba sarfediyorsa ve problemlerinin sorumluluğunu üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Ama diğer tarafta kişi sorunlarının başkalarından yada çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, sorumluluğunu üstlenmeyi reddediyorsa ve problemlerini çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun zaman alıyor.

Çiğdem Alper, MA


Psikoterapist

İstanbul:


İlişki Psikoterapileri Enstitüsü



Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8


Nişantaşı – İstanbul


0212 233 70 73

İzmir:

1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1


Alsancak – İzmir


0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (209)

  1. ılknur_21 24 Şubat 2012

    Ben 21 yaşındayım. yaşadıklarıma ve şuanki ruh halime nakınca kendi teşhisimi koydum. Bende bir borderline olmalıyımKararsızlıklıklarım sürekli boşluklara düşmelerim amaçsızlaşmalarım ben ne diye gedm diye sormalarım.3 yıl önceki sağlıksız ilişkim. aialişki bitimiyle yaşadığım buhrani dönemler. Kendimi tokatlamalarım beynime zarar vermeye çalışmalarım. İntiharlar korku lar arası gidip gelen olaganüstü durumlar. İnsanların beni kullanma çabaları. Anlık dugulara kapılıp yenik düşmem sonrasındaki büyük pişmanlıklar.Üniversitede yalnız kalmam. Okula gimemelerim sabahlara kadar ağlama nöbetlerim. Bi paket sigara ve akabildiğince gözyaşlarıyla geçen günlerim. Her an bir yeni oyuncağı daha elinden alınmış çocuk ruhum. Ve şimdi...Korkularım endişelerim cesaretsizliklerim anlık değişimlerim. Karma karışık bi dünyadan çıkıp sonsuza kadar uyuma isteğim Bulunduğum yerden hemen sıkılmalarım ve sonrasında getirdiği antisosyallikler.İstediğim herşeyden anlık dürtülerim yüzünden vaz geçmem.((( Ve sonunda hani olur ya bş magazada her çeşit elbiseyi denersin hiç birin beğenmezsin bi kuzur bi hata ve zazgeçiş. Tezgahtar döner sana: Başka bişeyimiz kalmadı der ya))) işte öyle amaçsız seçimsiz.ve kimseye anlatamama.çok iyi görünüp sahte maskeyle dolaşma. Ve anlık tepkiler. Çevreden gelen sesleri duyar gibiyim.. ''DENGESİZ MİSİN NESİN'' OFF KELİMELER BİLE BİRBİRİNE GİRDİ.. ACİL TERAPİYE GİTMEM GEREK.arkadaşlarımın dediğine bakar mısınz..Aman ya senin doktorluk neyin var saçmalama.. Benim beynim ölüyo yaa kimse görmüyo ama ben görüyorm. Artık taşıyamıyorum. Boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum..

  2. Gökhan B. 19 Şubat 2012

    gokhan.boraj@hotmail.com

  3. Gökhan B. 19 Şubat 2012

    merhaba arkadaşlar,yazdıklarınızın bir kısmını okudum. bir arkadaş hastaysanız hastasınız gidin kndinizi düzeltin yoplumu bozmayın gibi şeyler yazmış. burada bulunanların en büyük sorunlarından bir tanesi fazla empati kurması ve karşısında ki insanlaarın ne kadar art niyetli olduklarını görmesi ve reaksiyon göstermesi, bunu yazarken empati yeteneğin kadar gelişmiş olsaydı bizi daha iyi anlayabilirdin, neyse ki senin anlamanın bizim için bir değeri yok. arkadaşlar çeşitli şikayetlerle yazmışsınız, benim en büyük sorunum bazen çok aklı başında ve özgüveni yüksek, ışık saçarcasına davranırken bazende bunların tam tersine karamsar ve içine kapanık olabiliyorum , kadınlara karşı enteresan bir zafım var onlarla konuşmak sohbet etmek çok iyi hissettiyor anneyle küçük yaşlarımdayken ayrıldık sebep bu olabilir tanrıçalaştırıyorum adeta. toplumun gereklerinin dışında davrandığımı düşünüyorum. bazen bir arkadaşa, beni anlayabilecek bir insana o kadar çok ihtiyaç duyuyorum ki. yanlız hissetmek ve derin düşüncelerimi kimsenin anlamayacağını bilmek beni dahada öldürüyor. bu düşüncelerden artık kurtulmak istiyorum bende tam anlamıyla gülmek ve normal br insan olarak hayatıma devam etmek istiyorum. konuşmaya ihtiyacı olanlar eklesin karşılıklı paylaşım gibisi yoktur. hepinize iyi forumlar

  4. eflatunn 11 Şubat 2012

    aslında tüm insanlarda bulunur kaybetme duygusu.ama bunun ayrımına varmak çok zor dr.ile görüştüm bir dönem bana asosyalsin dedi.ama kişisel ilişkilerime değinmedi.bir dönem hatunum beni terkettiğinde intihar etmişliğim var fakat, bu dönem ise benim için intihar edecek bir kadının suratına gülecek kadar iğrençleştim..yaşayacak mıyım?

  5. blackbart 30 Ocak 2012

    aynı sıkıntı bendede var aynı şekilde ne yapmamız gerekyo hem çok sevyrm hemde anide bırak git diyrm

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız