Bağımlı Kişilik Bozukluğu


| 31 Mayıs 2005 | 14 yorum | 16112 gosterim

Başka birinin desteği yada yardımı olmadan hiç bir şey yapamama


Nedir

Bağımlı Kişilik Bozukluğu, başka birinin desteği yada yardımı olmadan hiç bir şey yapamama olarak tanımlanabilir. Ergenliğin ilk zamanlarında ortaya çıkan bu rahatsızlığın temelinde kişinin başkası tarafından korunma ihtiyacı ve bağımsız olmaktan korkması yatar. Bağımlı kişiler genelde yalnız kaldıklarında aşırı derecede rahatsızlık hissederler, çoğunlukla depresyonda ve gergindirler.

Bu kişiler kendi yeteneklerine güvenmezler ve başkalarının her zaman daha iyi fikirleri olduğunu düşünürler. Birisinden ayrıldıklarında yada kaybettiklerinde çok büyük acı yaşarlar ve ilişkilerini devam ettirebilmek için her tür koşula ve duruma katlanabilirler.

Bağımlı kişilik bozukluğu olan bireyler genelde pesimist, kendini küçük gören kişilerdir. Başkalarının eleştirilerini kendi değersizlikleri olarak algılarlar. Başkalarının kendilerini yönetmesine ve korumasına ihtiyaç duyarlar. İş hayatlarında sorumluluk gerektiren görevlerden, yöneticilik yapmaktan yada yaratıcılık gerektiren işlerden kaçınırlar.

Bu kişiler genelde bir başkası için kendi ihtiyaçlarını bir tarafa bırakır, kendilerine yönelik kötü davranışlara katlanır ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Çoğunlukla kontrol eden, zorba, aşırı korumacı ve çocuk gibi davranan insanarla birlikte olurlar. Birlikte oldukları kişiler kendilerine zarar verse bile (şiddet kullanma, sözlü saldırıda bulunma, küçük düşürme, aşağılama vs..) ilişkiye devam ederler çünkü tek başlarına yaşayamayacaklarına inanırlar. Bütün yaşamları boyunca başka insanları rahatsız etmemek yada kızdırmamak için çaba sarfederek geçirirler. Kendi varlıklarından, bağımsızlıklarından ve bireyselliklerinden vazgeçerler.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir ama başlangıcının ergenliğin başlarında geliştiği tespit edilmiştir. Araştırmalar anne – çocuk ilişkisinde aşırı otoriter yaklaşım ile aşırı korumacı davranışların hastalığın oluşumunda büyük etkisi olduğunu göstermektedir. Bu iki yaklaşım şekli kişinin kendi başına hareket edemeyeceğine, başkalarının korumasına ihtiyacı olduğuna ve insanlar ile ilişkisini devam ettirebilmek için her zaman başkalarının isteklerine beklentilerine ve taleplerine uyması gerektiğine dair inancın oluşmasını sağlamaktadır.

Belirtiler

  1. Kendi başlarına karar verememek
  2. Pasiflik
  3. Kişisel sorumluluktan kaçınmak
  4. Yalnız kalmaktan aşırı derecede korkmak
  5. Bir ilişki bittiğinde büyük acı çekmek ve çaresizlik hissetmek
  6. Normal yaşam gereklerini yerine getirememek
  7. Terkedilme korkusundan başka bir şey düşünmemek
  8. Kritize edilme, kınanma, onaylanmama gibi yaklaşımlarda kolaylıkla incinme
  9. Başka insanlara aşırı derecede bağımlı olmak
  10. Uzun süreli bir ilişki içinde olma ve aşırı derecede sevgi gösterilmesine ihtiyaç duymak
  11. Aynı anda birden fazla insana bağımlı olmak (biri giderse diğerlerini devreye sokmak)

Tedavi

Bağımlı kişiler psikoloğa yada psikiyatriste kendi başlarına gelirler fakat şikayetleri aşırı bağımlı olmaları yada kendi kararlarını vermemeleri değildir. Bu kişiler çoğunlukla bağımlı olduklarını bilirler fakat bunun bir problem olduğunu düşünmezler, aksine bağımlı olmaktan hoşlanırlar. Tedaviye genelde sinirlilik, gerginlik yada depresyondan şikayet ederek gelirler.

Bazı hastalar için sakinleştirci yada antidepresan gibi ilaçlar önerilebilir fakat bu tip hastalar ilaca karşı bağımlılık geliştirebileceklerinden dolayı zararlı olabilir. Hasta insanlara bağımlı olmak yerine bu sefer ilaca bağımlı hale gelebilir.

Psikoterapi bu hastalar için tercih edilen tedavi yöntemidir ve Psikoterapi ile hastanın yavaş yavaş kendi yaşamlarını etkileyen kararlar almaları sağlanabilir. Sonuçlar genelde uzun süreli tedavi sonucunda gerçekleşir. Başlangıçta bu hastalar tedavisi kolay gibi görünebilirler çünkü bu kişiler ilgili, işbirliği yapan ve minnettar davranan kişilerdir. Tedaviye harfi harfine uyarlar ve doktorun söylediği her şeyi yaparlar. Fakat bir süre sonra hastanın sadece terapiste yada tedaviye bağımlılık geliştirdiği ve her hangi bir şekilde sorumluluk almaya yanaşmadığı görülür. Bu nedenle kişinin tedavi sırasında daha aktif olması gerekir. Bu değişim oldukça zordur ve bağımsız olmanın getireceği tehlikeler ile ilgili fantaziler geliştirmesine yol açabilir.

Bu kişiler için belli hedeflere yönelik kısa vadeli terapi faydalı olabilir. Kişinin kendine güven geliştirmesi ve daha bağımsız olmaya yönlendirilmesi tedavinin temel hedefidir.

Çiğdem Alper, MA


Psikoterapist

İstanbul:


İlişki Psikoterapileri Enstitüsü



Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8


Nişantaşı – İstanbul


0212 233 70 73

İzmir:

1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1


Alsancak – İzmir


0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (14)

  1. düşünceli 06 Kasım 2011

    benimde erkek arkadaşımda sanırım bu hastalıktan var:(çok harika biri fakat çevresindeki herkesi mutlu edebilmek için kendini paralıyor(buna bende dahilim)hayatında öncelik hep başkalarının,hatta yeni farkettim arkadaşlarının beğendiği eşyaları beğeniyor,onların duygularını bile yaşıyor.yani birisinin babası ölmüştü çok tanımamasına rağmen onunla ağladı ,akşama kadar ruh gibiydi,sanırsınız kendi babası öldü.ben mi abartıyorum bilmiyorum ama bence kişilik bozukluğu var,başka bir fikri olan var mı?

  2. emircenkalp 04 Temmuz 2011

    Eşimden ayrıldıktan sonra kendimi uzun sure eve kapadım ve surekli alkol almaya başladım. Gunden gune daha kotu oldugumu dusundugumde antidepresan kullanmaya basladım bu sayede kendimi dışarı atmaya başarabildim. Psikologuma danışıp ilacları kestim okulumu ve askerligimi bitirdikten sonra bu sefer insanlar karsısında tedirginlik, kendime güvenememek, karar verememek, konsantre olamamak , unutkanlık ve panik atak basladı.. Sizce eski halime donebilmem icin neler yapmalıyım ?

  3. zynax 23 Haziran 2011

    Bende aynı hastalıktan muzdaribim.Hep başkalarını mutlu etmeye çalışıyorum.İlk zamanlar çok ezildim ama daha sonra baktım ki ben ne kadar başka insanlara muhtaçsam onlar da o kadar bana muhtaç ve bunu değerlendirmek istedim. Dikka edin sizi kullanmak isteyen insanlar her şekilde kullanmak isteyecektir buna kişisel egolarını paylaşmak yada kısaca dertleşmek diyelim çünkü sizi öyle görürler ki siz onlar için dert küpüsünüzdür ama sizi dinlemeye tahammül edemezler işte olay burda başlıyor. Uyanık olun sadece ve sadece Allahın size verdiği beyninize doğuştan verilmiş aklını kullanın. Şunu hiçbir zaman unutmayın kimse sizden daha akıllı değil sadece nerde ne yapacağını biliyorlar. Ne ezikliğin ne de hayatı başkaları uğruna zehir etmenin hiç bir anlamı yok.Sadece kendinize gelin yeter.Allah şahit ben öyle yaptım ve hep kazanıyorum.Zamanında beni kullanmaya çalışanlar şimdi köpek gibi peşideler ama hiç biri umrumda bile değil.Sadece sevdiklerimin yanındayım.Kimi seveceğimi yalnızca ben belirliyorum. " camkara@mynet.com "

  4. soner 19 Eylül 2010

    Ben sonradan böyle oldum normalde kendinden emin ciddi bir insandım işsizlikten dolayı eve çok kapandım tabi bununla beraber gerisi geldi şimdi ne yapıcam geleceğim elden gidiyor diye bir telaş bir tepresyondur gidiyor anti deprasanlarla yaşıyorum.

  5. engin tekyürek 10 Eylül 2010

    abicim hep saçma şeyler yazılmışş ne bu yaa mesela ben yarın doktora gtcem bağımlılık testi için varmı yokmu bılmıyorum mesela nasıl var oldugunu anlarım onu yazın

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız