Anne Bağımlılığı ve Ayrılık Korkusu


| 24 Eylül 2007 | 11 yorum | 27845 gosterim

Ayrılık korkusu sanıldığının aksine sadece çalışan annelerin çocuklarında görülmez. Uygun bir dille anlatıldığında çocuklar annelerinin işe gitmeleri gerektiğini ve akşam eve geri döneceklerini anlar ve kabullenir.


Yaşamın ilk yılı bebeğin anneye her yönüyle bağımlı olduğu bir dönemdir. Çocuk yürümeye ve koşmaya başladığında ise kendi başına hareket etme, bağımsız olma isteği içinde olmasına rağmen anneyi etrafında görmekten, onun yanında olmaktan hoşlanır. Sosyalleşme becerisinin kazanıldığı 3 yaşa kadar çocuklar bir taraftan anneden ayrışmaya çalışırken bir taraftan da bağımlılığı devam ettirirler. 3 yaşa kadar görülen bu bağımlı ilişkinin bu yaştan sonra azalması, ilişki boyutunun bağımlılıktan bağlılığa dönüşmesi beklenir. 3 yaş itibariyle azalması beklenen bağımlılığın toplumumuzda uzun yıllar devam ettiğini, hatta çocuk sahibi birçok yetişkinin kendi annelerine olan bağımlılıklarının sürdüğünü görüyoruz. Ayrışma sürecinin beklenen zamanda gerçekleşmemesi, bağımlılığın devam etmesi durumunun anne baba tutumlarından kaynaklandığı söylenebilir. Bağımlılık geliştiren çocukların annelerinin aşırı koruyucu, babalarının ise daha uzak davrandıkları ya da her iki ebeveynin de aşırı korumacı tutum sergiledikleri bilinmektedir. 2 yaşından itibaren çocuklar bazı işleri kendi başlarına yapmak isterler ve bu konuda ısrarcı davranırlar. Yaşına uygun olarak çocuğun bazı işleri kendi başına yapması için fırsat tanımak ve çocuğu desteklemek gerekir. 3-4 yaş çocukları kendi başlarına ya da az destekle yemek yemek, giyinmek, oyuncaklarını toplamak, el yüz yıkamak, tuvalet ihtiyacını uygun şekilde gidermek gibi işleri yapabilirler. Bu becerilere sahip olan bir çocuğa işini kendi başına yapması konusunda izin vermemek, onun yerine her şeyi yapmak çocuğun anneye olan bağımlılığını arttırdığı gibi özgüvenini de olumsuz yönde etkiler. Bağımlı çocuk annesinin eteğinden ayrılmaz, annenin tuvalete gitmesine bile dayanamaz, kısa süreli de olsa yalnız kalamaz, güvensiz ve ürkek davranır, yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorlanır, sürekli ağlayan, mızıldanan bir çocuk haline gelir.

3 yaşa kadar normal kabul edilen bağımlılığın bu yaştan itibaren azalması beklenir. Bu yaştan sonra devam eden bağımlılık durumlarında anne babaların her şeyden önce çocuklarının artık bakıma muhtaç bir bebek değil de büyümekte olan bir birey olduğunu kabul etmeleri gerekir. Kendi başına yapabileceği işler konusunda desteklemek, yol göstermek, yapabileceği konusunda ona güven vermek, isteklerini dile getirmesi konusunda fırsat vermek gerekir.

Çocuklar bebeklik döneminden itibaren kısa sürelerle anneden ayrı kalabilirler. 3-4 yaşlarında ise gün boyu anneden ayrı kalabilir, hatta zorunlu durumlarda birkaç haftalığına bile anneden ayrı kalmaya dayanabilirler. Bağımlılık özelliği gösteren çocuklar ise ev içerisinde bile anneden ayrı bir odada durmakta, kendi başına oyun oynamakta zorlanır. Ayrılık korkusu sanıldığının aksine sadece çalışan annelerin çocuklarında görülmez. Uygun bir dille anlatıldığında çocuklar annelerinin işe gitmeleri gerektiğini ve akşam eve geri döneceklerini anlar ve kabullenir. Her çocuk annesinin yanından ayrılmasından huzursuz olur, geri dönüp dönmeyeceği konusunda endişe yaşar. Bağımlılık özelliği devam eden çocuklarda bu endişe diğer çocuklara oranla daha yoğun yaşanmaktadır. Çocuğun kısa sürelerle tanıdığı, güvendiği kişilerle kalmasını sağlamak, nereye gidileceği ve ne zaman dönüleceği konusunda doğru bilgi vermek, gerekirse bunu saat üzerinde göstermek, koşullar uygunsa sizi arayabileceğini söylemek çocuğun anneden ayrı kalmayı öğrenmesini kolaylaştıracak yöntemlerdir.

Anneden ayrılmakta zorlanan çocuklar yuvaya gitmekte ve uyum sağlamakta da zorlanmaktadır. Yuva çocuğun sadece bakıldığı ya da oyun oynadığı bir ortam değil, sosyalleşme becerisinin geliştiği, kurallara uymayı, yaşıtlarıyla ilişki kurmayı, paylaşmayı öğrendiği sosyal bir ortamdır. Özellikle bağımlılık özelliği devam eden çocukların yuvaya gitmeleri bu bağımlılığın azalmasını sağlamaktadır. Ancak burada yine anne baba tutumları önemli rol oynar. Anne babalar öncelikle yuvanın sosyal öğrenme ortamı ve çocuğun sosyal gelişiminde önemli rolü olduğunu kabul etmelidirler. Annesinden hiç ayrı kalmamış bir çocuğun bir anda hiç tanımadığı bir ortama girmesi ve orada kalması çok zordur. Yuvaya başlama düşüncesi oluştuğunda en azından birkaç ay öncesinden çocuğun kısa sürelerle tanıdığı kişilerin yanında kalmasını sağlayarak işe başlayabilirsiniz. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise yine birkaç ay öncesinden çocuğa yuva ortamını, orada yapılacak faaliyetleri anlatmak, yuvaların önünden geçerek nasıl bir yer olduğunu göstermek, farklı yuvaları ziyaret ederek kısa sürelerle oynamasını sağlamak çocuğun yuvayı tanımasını sağlayacak etkinliklerdir. Yuvaya başladığı dönemde de onu ne zaman yuvaya götüreceğinizi, ne zaman ve kimin alacağını etkinliği belirterek söylemek, gün içerisinde yuvada neler yapacağını anlatmak önemlidir. Özellikle yuvadan alma saati konusunda doğruyu söylemek ve buna mümkün olduğunca uymak çocuğun güven duygusunun gelişmesi açısından çok önemlidir. Ayrılma korkusu yaşayan birçok çocuk yuvaya gitmemek için çeşitli yollar dener. Ağlama, karın ağrısı, kusma bu yaşlarda en sık görülen belirtilerdir. Bu tepkiler karşısında çocuğu yuvaya göndermemek yuvaya alışmayı zorlaştıracağı gibi bağımlılığı da pekiştirecektir. Bu noktada kararlı ve sakin olmak, ağladığı ya da kustuğu için tepki göstermemek, fiziksel bir problem olmadıkça yuvaya gitmesini sağlamak, yuvanın kapısında yaşanan ayrılma törenlerini uzatmamak gerekir. Ayrılık endişesinin okul öncesi dönemde halledilmediği durumlarda benzer durumların okul döneminde görüleceği unutulmamalıdır.

Anne babalar kendilerine bağımlı çocuklar yetiştirmek istiyorlarsa şunları yapmalıdırlar:

  • Her işi çocuğun yerine yapın.
  • O dile getirmeden isteklerini anlayın ve yerine getirin.
  • Büyüdüğünü kabullenmeyip hala bir bebekmiş gibi davranın.
  • Becerilerinin gelişmesi için fırsat tanımayın.
  • “Yapamazsın, beceremezsin” diyerek kendi başına yapmakta ısrar ettiği etkinlikleri (yemek yemek gibi) engelleyin.
  • Yürüyebildiği halde bebek arabasında ya da kucağınızda taşıyın.
  • Sürekli “aman, dur, düşersin” gibi ibareler kullanın.
  • Yanınızdan hiç ayırmayın, tanıdığı kişilerle kalmasına izin vermeyin.

Bunları yaptığınızda emin olun ki çocuğunuz ömür boyu size bağımlı olacak, siz olmadan hiçbir şey yapamayacaktır.

Duygu Çalışır

Pedagog

Forumdan Yorumlar (11)

  1. istanbul34 17 Kasım 2011

    bizdede sorun bağımlılık yazın 3 yaşına girdi o ana kadar herşey normaldi anneannede bir gün bir gece kalıyordu sorun yoktu .bir gün babası ile tartıştık ve ben evden çıktım hava alıp geldim sonra da anneannede kaldık 1 hafta o zamandan sonra bana çok bağlandı beni hiç bırakmıyor zaten bana bağlıydı ama bu kadar çok değil. ben daha çok ilgiliyim herşeyiyle baba daha uzak , bir yerde okudum buda bağımlılık yapıyormuş, şimdi anaokuluna gidiyor 2 ay oldu hala beni bırakamdı ben bırakıp gidecem diye her gün ağlıyor ve ben hala sınıfta onunla oturuyorum . çok zoor çook.

  2. akrep 17 Kasım 2011

    ben 28 yaşında çocuk gelişimi mezunu bir anneyim. içinde bulunduğum durumla ilgili de yüzeysel de olsa eğitim aldım ve bilgim var. ama insan bazı şeyleri yaşarken teoride öğrendiği şeyleri uygulayamıyabiliyor. benim 3 yaşını 4 ay geçmiş bir kızım var. o dünyaya geldikten sonra hiç çalışmadım çünkü yakın çevremde güvenip bırakabileceğim kimsem yoktu. yaklaşık 1 ay öncesinde benim diş hastalıklarından dolayı sürekli hastaneye gitmem gerekti ve bu süreçte sürekli anneanneye bıraktım. şu anda anneanneyi görmek dahi istemiyor. üstelik toplamda 6 defa gittim ve bunlar ortalama 5 saatlik ayrılıklardı. inanın bana o zamandan beri nefes dahi almama izin vermiyor. ne tuvalete gidebiliyorum, ne mutfağa gidebiliyorum ne de yemek yapabiliyorum. artık bensiz ne oyun oynuyor, ne boya yapıyor, ne çizgi film izliyor.. yaptığı herşeyde beni yanında istiyor. son 3 gündür kucağımdan dahi inmiyor. bir odadan diğer odaya gidemiyorum. inanılmaz bir sesle ağlamaya ve çığlıklar atmaya başlıyor. asabım çok bozuldu, ona ilk defa dün vurdum. kendimden utanıyorum ama snir krizi geçirmiştim ve poposuna bi kaç şaplak attım. ve bunun vicdan azabıyla tüm gece uyuyamadım. çıkmaz bir sokaktayım. ne yapacağımı bilemiyorum. yalvarırım bana yardım edin. 1 ay öncesine kadar normal olan, herşeyi kendi başına yapan, yemeğini yiyen, ellerini yıkayan, oyununu oynayan, tuvaletini yapan çocuğum gitti. sanki biri elleirni bağladı. bensiz hareket bile etmiyor. ve ben çok korkuyorum. bunların kalıcı hale dönüşmesi ve kişiliğine oturması korkusu içindeyim. ne yapmalıyım, nasıl bir yol izlemeliyim. lütfen bana yardım edin..

  3. AYSE AYDIN 07 Ekim 2011

    benimde 5 kasım 2007 doğumlu bir oğlum var.Bana çok fazla bağlı bana nefes bile aldırmıyor.Geçenlerde hasta oldu iğne yapıldı beni görünce yürümüyor naz yapıyor babasına öyle yapmıyor.Birara tuvalete bile gidemiyordum.Banyo yaptığımda banyoda bekliyor arkasını dönerek tabi ne yapmalıyım acaba bunlara ben mi sebeb oldum bende ona çok bağlıyım çünkü yardım ederseniz çok sevinirim.

  4. güli 14 Haziran 2011

    benim ilk evliligimden 1oğlum var eylülde 4 yaşına giriyor allahın iznile,şu an 2nci evliligim oglumu babasına verdim,babası vanda yaşiyo biz ankarada,1 ay oluyo görmiyorum oglumu sadece kreşte tel kamerasında izledim,o beni görmedi 1aydır,dayanamiyorum onsuz çok düşkündük bir birimize,babasında ayrı 1.5 sene yaşadık hep beraber uyuduk beraber kalktık,babasınıda seviyordu ama bu kadar degil,kreşte anne anne gelicek deyip duriyormuş,ama şartlar beni ogluma kavuşmama yol vermiyor,şimdiki eşim beni daha önce evlenip ayrıldıgımı çocugum oldugunu söylemedi ailesine,nikah hıyılı resmi nikahi bekliyoruz,ben dayanamayip evden çiktim arkadaşima gittim oglumu özledim dedim iyi düşün dedi,eşim gelip ordan aldı beni,bana yardım edin nolur naapmalıyım,oglum beni unuturmu,unutsada ilerde affedermi

  5. tlymry 26 Şubat 2011

    cok güzel acıklamışsınız teşekkürler ama bu cocukla sürekli konuşun olayı varya yapıyorum ama sani beni takıyor ve anlamıyor gibi aşırı benci tuvalete bile gidemiyorum calışmayı planlıyorum ne yapcam bilmiyorum burda yazılan herseyi yapıyorum bilgili bi anneyim asla herşeye yapma demiyorum şuada 2 yaşında ewi bile topluyor yani hiç bi problem yokken son 15 gündür beni hiç biryere salmıyr yardımcı olun nasıl davranmalıyım tedavilerim var benm nasıl doktra gidicem onu bırakıp bilemiyorum aklım hep onda kalcak lütfen yardım edin bana

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız