22:38:40

cigdemadd41
Psikoloji: Kim Normal, kim Anormal?
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 475
ZayıfEn iyi 
Psikolojik rahatsızlıklar, çeşitli nedenlerle kişinin düşüncesinde, ruh halinde yada davranışlarında sorun olması halidir. Ruh sağlığı ile Ruh hastalığı arasındaki fark nedir? Bazen cevap açıktır, bazen ise değil. Örneğin kafalarının içinde sesler duyan kişiler Şizofren olabilir. Yüce fikirleri olan kişilerde - Hiç bir tecrübesi yada eğitimi olmadan Türkiye’yi yönetebileceğine inanmak gibi - Bipolar rahatsızlık olabilir. Fakat çoğu zaman cevap bu kadar açık değildir. Topluluk içinde konuşamıyorsanız, bu durum bir hastalığınız olduğunu mu gösterir, yoksa sadece aşırı heyecanı mı? Üzgün ve umutsuz hissediyorsanız, bu sadece kısa süreli bir bunalıma mı işarettir yoksa ilaç almanızı gerektirebilecek bir depresyona mı?

Zaten Normal nedir ki?

Normalliği tanımlarken kültürün ve bilimin rolü

Neyin normal neyin anormal olduğunu tesbit etmek zordur. Bilim insanları, araştırmacılar ve ruh sağlığı uzmanları (Psikologlar, Psikiyatristler, Terapistler, Rehber Danışmanlar vb) bu konu ile yüzlerce yıldır uğraşıyor olmalarına rağmen hala normal ve anormal arasındaki çizgi belirsizdir.

Neyin normal olduğu genelde kimin tanımladığına bağlıdır. Normallik belirsizdir ve genelde belli bir kültürün yada topluluğun değer yargılarına göre değişir. Ve hatta aynı kültürde bile normallik zaman içinde değişebilir, özellikle değişen sosyal değerler ve beklentilerden etkileniyor ise. Örneğin 50 yıl önce boşanmak kavramına büyük bir tepki ile bakılırken, bu gün boşanmak daha normal bir kavram haline gelmiştir.

Psikolojide normal olanı anormal olandan ayırt etmekteki en büyük güçlük ise test edilememesinden kaynaklanır. Obsesif-kompulsif için her hangi bir MRI yada kan testi yoktur, Depresyon için her hangi bir ultrason yada Bipolar rahatsızlık için röntgen bulunmamaktadır. Bu tabiki psikolojik hastalıkların biyolojik nedenleri olmadığı anlamına gelmez, çünkü beyindeki kimyasal maddelerde oluşan değişimler ile bağlantılıdırlar ve bilim insanları bu değişimleri harita üzerine koymaya başlamışlardır. Fakat psikolojik hastalıkları teşhis edebilecek testler hala mevcut değildir.

Peki Psikolojik Rahatsızlık nasıl tanımlanır?

Psikologlar ve psikiyatristler, testler yerine, belirtilere, semptomlara ve ortaya çıkan işlevsel bozukluklara bakarak teşhis koyarlar.

İşlevsel bozukluklar, banyo yapmak yada işe gitmek gibi belli rutin işleri yada temel günlük görevleri yerine getirememektir.

Belirtiler, her objektif gözlemcinin farkedebileceği işaretlerdir, örneğin aşırı sinirlilik yada hızlı nefes alıp verme gib.

Semptomlar, mutsuzluk yada ümitsizlik gibi hasta tarafından algılanan yada hissedilen duygulardır.

Belirtiler, semptomlar ve işlevsel bozukluklar. Tanı ve İstatistik Rehberinde (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders - DSM) detaylı olarak tanımlanmıştır. Buna göre 300’den fazla değişik Psikolojik hastalık sınıflandırılmıştır. Amerikan Psikiyatri Kurumu tarafından çıkarılan DSM rehberi, Psikologlar ve Psikiyatristler tarafından, anoreksiyadan tutunda röntgenciliğe kadar her tür hastalığı teşhis etmekte kullanılır. Tanı rehberinin ilk basımı 1952 yılında yapılmış ve bu güne kadar sürekli olarak güncellenerek yayınlanmaya devam etmiştir.

Neden normal ve anormal arasında bir ayırım yapmak ve damgalanmaya yol açabilecek isimler getirmek gereklidir? Neden özel bir teşhis gerekir? Bunun bir sebebi, Amerika’da sağlık sigortası endüstrisinin DSM kitabında açıklanan teşhislere bakarak, sigorta kapsamını ve ödenecek miktarları tespit etmesidir. Diğer bir neden ise, doğru tedaviyi önerebilmek için neyin tedavi edilmesi gerektiğini (ve bu hastalığın tedavi edilip edilemeyeceğini) bilme gerekliliğidir.

Belirtiler, semptomlar ve işlevsel bozukluklar nasıl belirlenir?

Psikologlar ve Psikiyatristler sahip olduğunuz belirtilerin, semptomların yada işlevsel bozuklukların normal mi yoksa anormal mi olduğunu nasıl belirlerler? Uzmanlar çoğunlukla aşağıdaki yaklaşımları kullanırlar:
  1. Kendi algıladıklarınız. Düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve işlevselliğinizi nasıl algıladığınız, sizin için neyin normal olduğunu belirlemek için kullanılır. Bazı konularla başa çıkamadığınızın farkında olabilirsiniz. Yada daha önce yapmaktan zevk aldığınız günlük aktiviteleri artık yapamadığınızı yada yapmaktan zevk almadığınızı düşünebilirsiniz. Eğer depresyonunuz varsa, günlerce bulaşıkları yıkamayabilir, banyo yapmayı bırakabilir, sosyalleşmekten kaçınabilir, hobilerinize olan ilginizi yitirebilir yada ailenize normalden çok daha fazla bağırmaya başlamış olabilirsiniz. Kendinizi üzgün, ümitsiz, cesareti kırılmış ve vazgeçmiş hissedebilirsiniz. Bu davranışların normalden farklı olduğunu farkedebilir, bir şeylerin yanış olduğunu düşünebilirsiniz.

  2. Başkalarının algıladıkları. Kendi algılarınız objektif olmayabilir ve davranışlarınız, düşünceleriniz yada işlevselliğiniz konusunda yeterince doğru bilgi vermeyebilir. Oysa tarafsız gözlemciler bunu sağlayabilir. Size göre yaşamınız gayet normal gelebilir. Fakat çevrenizdeki kişilere garip ve anormal gelebilir. Bu genelde Şizofren durumlarında geçerlidir. Eğer şizofrenseniz, sesler duyuyor olabilirsiniz ve başka bir insan ile iletişim kurduğunuzu düşünerek bu seslerle konuşmaya devam edebilirsiniz. Bu durumu gözlemleyen dışardan birisi için davranışınız anormal gelecektir.

  3. Kültürel ve etnik normlar. Çoğu kez, neyin normal neyin anormal olduğu içinde bulunduğumuz kültür tarafından belirlenir. Fakat bu sizin kültürünüzde normal kabul edilen bir davranış başka bir kültürde anormal olarak karşılanabilir demektir. Sadece kendi duyduğunuz seslerle konuşmak Batı dünyasında Şizofreni belirtisi olabilir, fakat diğer kültürlerde bu tür halüsinasyonlar dinsel deneyimin bir parçası sayılabilir. Ve bazı davranışlar ailenizde normal karşılanabilir ama dışarda düzeltilmesi gereken anormal davranışlar olarak düşünülebilir. Örneğin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite aşırı kontrollü bir okul ortamında kabul edilmezken, daha az kontrollü ev ortamında normal sayılabilir.

  4. Süre ve semptomların şiddeti de dikkate alınır.

Bir insanın Psikolojik rahtsızlığını belirlemekte, genelde bu dört alan göz önüne alınır. Psikolog yada Psikiyatrist size nasıl hissettiğinizi sorabilir, başkalarının davranışlarınızda yada ruh halinizde bir farklılık görüp görmediklerini sorabilir ve aile yapınızı sorabilir. Ayrıca psikolojik testlere cevap vermenizi steyebilir.

Göz önüne alınan diğer etkenler:
  1. Semptomlarınız ne kadar süredir devam ediyor

  2. Semptomlarınızın ne kadar şiddetli olduğu

  3. Semptomların sizin için ne kadar rahatsız edici olduğu

  4. Semptomlarınızın normal yaşantınızı ne kadar etkilediği


Değer verdiğiniz bir ilişkiden sonra kendinizi üzgün hissetmeniz normaldir. Fakat aşırı üzgün haliniz haftalarca devam ediyorsa ve işe gitmek, ev işlerini yapmak yada arkadaşlarınızı ziyaret etmek gibi günlük aktivitelerinize olan ilginizi kaybetmiş iseniz Depresyonda olabilirsiniz. Aynı şekilde, önemli bir müşteriye prezentasyon sunmadan önce heyecanlanıyorsanız ama genede hızlı nefes alış verişlerinizi kontrol altına alıp devam edebiliyorsanız sizinkisi sosyal fobi (sosyal kaygı rahatsızlığı) değil, sadece sahne korkusu olabilir.

Ve trafikte birisinin önünü kesmişseniz, yada dükkandaki satıcıya bağırmışsanız, sadece kötü bir gün geçiriyor yada genel olarak huysuz biri olabilirsiniz. Fakat sürekli olarak saldırgan, şiddete eğilimli, manipülatif (başkalarını kendi çıkarı için sömüren), başkalarını kullanan, sorumsuz yada kanunlara karşı gelen biri iseniz antisosyal kişilik bozukluğunuz (sosyopat) olabilir.

Psikolojik Sağlık gelişen ve değişen bir kavramdır

Bütün bu kriterlere rağmen, sağlıklı yada normal psikolojinin ne olduğunu net olarak tanımlamak oldukça zordur. DSM bu zorluğun farkındadır ve Psikolojik rahatsızlıkları strese, işlevsellikte soruna yol açan yada sağlığı aşırı derecede bozan (ölüm, keder yada sakatlığa sebep olan) psikolojik sendromlar, ve davranışlar ile sınırlı tutmaktadır. Ayrıca bu sendromlar kültürel olarak normal kabul edilmiş ve bir olaya bağlı olarak beklenen tepkiler olmamalıdır. Örneğin sevilen birinin kaybı sonucu yas tutmak gibi.

Psikolojik rahatsızlıklar, aşırı stres, acı çekmek yada işlevsellikte bozukluklar ile bağlantılı olarak kişinin düşüncesinde, ruh halinde yada davranışlarında değişiklikler olması halidir.

Fakat normallik kavramının sürekli olarak değiştiğini hatırlamak gerekir, tıpkı fiziksel hastalıkların teşhisinde olduğu gibi. Örneğin, yıllarca kan basıncının 120/80 olması normal sayıldı. Fakat 2003 Mayısında bu durum birden değişti. Şimdi bu kan basıncı ile prehipertansiyon teşhisi koyulabilmektedir.

Tıpkı kan basıncında olduğu gibi, yeni tıbbi bilgiler Psikolojik rahatsızlıklar konusunda da değişikliklere yol açmaktadır (yeniler eklenirken, geçersiz olanlar çıkarılmakta yada belirtiler ve semptomlar yeniden düzenlenmektedir.) Örneğin bu gün bazı uzmanlar regl öncesi sancıların ve semptomların Psikolojik rahatsızlık olarak tanınması gerektiğini öne sürmektedirler (Regl öncesi disforik rahatsızlık)

Bu gözden geçirmeler ve yenilenmeler aynı zamanda sosyal ve kültürel yaklaşımıda yansıtabilir. Örneğin eşcinsellik önceleri Psikolojik bir rahatsızlık olarak görülmekteydi, fakat 1973 yılında DSM kitabından çıkarıldı.

Tedavi etmek yada etmemek: Terapi her zaman gerekli değildir

Gerçekten teşhis edilebilecek bir Psikolojik rahatsızlığınız olsa bile, günlük yaşamınızda tedavi gerektirecek kadar önemli bir problem yaratmıyor olabilir.

Örneğin örümcekleri düşünün. Bu hayvanlara karşı aşırı bir korkunuz olabilir, fakat hiç bir zaman örümcekler ile karşılaşmamış olabilirsiniz, yada örümcek gördüğünüzde birisini çağırıp yardım istiyor olabilirsiniz. Dolayısıyla bu fobinin yaşamınıza çok az etkisi olabilir ve normal yaşamınızda hiç bir aksaklık yaratmayabilir. Bu tür bir durumda terapiye gerek var mıdır? Hayır. Kişinin durumuna bir teşhis koyulabilir ama terapi gerektirmez. Sonuç olarak Psikolojik tedavi sadece kişinin günlük hayatını sürdürmesine engel olan durumlarda düşünülür.

 

Çiğdem Alper, MA
Psikoterapist

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü
Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83 D:8 Kat:2 Nişantaşı - İstanbul
0212 233 70 73
0531 576 6756

Geridönüş(0)
Yorumlar (21)add comment
kotuyum cok kotuyum yardimci olun
yazar kerim , August 31, 2010

oncelikle bu mesajima kisa zamanda cvp ve yanit verirseniz sevinirim hemen kisadan detaya girmek istiyorum doktorbey lutfen ciddiye alarak yardimcii olursaniz benim icin cok buyuk bir hediye olcakk lutfen yardimci olun ben 1990 dogumlu turkiyede dogdum ve yaklasik 4 senedir fransadayim ve psikolojikim cok bozuk oldukundann eminm kendimi toparlamiorumm demir gibiyimm fizik olarakk ama beynimii bu turlu yorgunlugunu atiramiorumm kendi kendime doktorlukk yapamiorum depresyondayimm doktor beyy bazen dunyada kendimi yanliz hissediorum hayatt bana cok siyahh kozukuor bide konusamiorummm son 2 senedir icime kapandim ve kendimi acamiorumm ve buda bana cok unutkanlik yapior tipki balik gibi gitigimm yerlerii unutuorumm biryere bises vebiseyy gorim yarim saate kalmaz unutuorumm dalginlik cok oluor bunlarii yapmamakk istiorumm ama kendiligindenn oluor bu turlu kendimii kontrol edemiorum ve buda benii yoruor ben bekarim 20 yasindayim ve bu psikolojik durumu bende 5 senedir var ve kimseye bisey demek istemiorumm cunkuu cok gururluyumm hafif bi laf duysamm bana karsii sanki dunya ustume cokuorr lutfenn en kisa zamanda bana yardimci olursaniz cok sevinecegim lutfen acill yoksa bu azaba fazla dayanamacam en kisa zamanda yanitinizi bekliycemm simdiden tssekurler bunlarin sebebii kucukleyin yasadikim tuzsuz hayatann oldu kuru hayatann olduu lutfen yardimci olun ne olur yoksa kendimiin katili olmak istemiorum
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

Ders Notları
yazar ders notları , August 23, 2010

ben hasta değilim benim hiç bir şeyim yok diyin smilies/smiley.gifkendi elinizde iyileşmek bunu unutmayın
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

selam
yazar ders notları , August 23, 2010

psikologları sevmiyorum yalnız bazı şeyler anlattığın zaman insana salak muamelesi yapıyorlar rahatça anlatamıyorsun derdini ki hanismilies/sad.gifinsan gidip rahatlayacağına daha kötü oluyor.bazen hiç gitmeyin en iyisi aklınıza sahip çıkın
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

selam
yazar ders notları , August 23, 2010

psikologları sevmiyorum yalnız bazı şeyler anlattığın zaman insana salak muamelesi yapıyorlar rahatça anlatamıyorsun derdini ki hanismilies/sad.gifinsan gidip rahatlayacağına daha kötü oluyor.bazen hiç gitmeyin en iyisi aklınıza sahip çıkın
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

hastalık hastası
yazar ayşe filiz , July 01, 2010

eşim hastalık hastası biri gırtlak kanseriyim dese gırtlağı ağrımaya başlıyor.apandisim patlamıştı dese kasıkları ağrımaya başlıyor ölüm korkusu yaşıyor .başı çok sık ağrıyor doktora gittik tomografi çektiler. birşey olmadığını duyunca bi kaç ay rahatladı ama şimdi yine başladı.kalbi sıkışıyor bazen kalp ritmi artıyor panik atak denemez tam olarak ama galiba biraz panik atak da var ne yapmamız gerekiyor bilmiyorum önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

@NILI cevaplarsan sevinirim
yazar isimsizmis , June 28, 2010

gerçekten tüm bunları hissederek mi söylüyosun, o kadar coşkulu ve içten söylemişsin ki dedim biran benim de kendimi aptalca avuturken söylediğim sözler bunlar. hissederek söylemek çok çok zor olsa gerek onları
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

Herşeye rağmen...:)
yazar Nili , June 15, 2010

Valla hayatta takmaya değer hiçbirşey yok!Rahat olun arkadaşlar takıntı yapmayın hiçbirşeyi,size zarar veren kolunuzsa kesin gitsin,hastalıklıysa ilişkiniz öldürün gitsin kangırene çevirmeden...!Hastalığın nedir diye düşünmeyin ya manyak mısınız. İlk önce işe kuralları yıkmakla başlayın din,siyaset,toplum bilinci gibi ayıpları,günahları ilk önce silin kafanızdan inanın rahatlayacaksınız.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

çok sıkılıyorum
yazar menekşe , May 31, 2010

sanki hayat anlamsız çevremdeki herkes boş geliyor sürekli tek başına olmak istiyorum
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

rahatsızım
yazar serhat hazar , April 17, 2010

slm ben günlük hayatım da en ufuk bır sıkıntıyı günlerce kendıme sıkıntı yapıyorum ve bu neden le günlerım zehır oluyor herkese normal gelen bır sorunu kendıme çok büyütüp sıkıntı yapıyorum ben psikolojık ilaç ta kullanıyorum rısperdal 1 mg paxil 20 mg kullanıyorum bun ların etkısı olabılırmı ve kendı kendıme insanlar nasıl bu kadar rahat ola bılıyorlar dıye düşünüyorum ama mantık olarak düşün düyüm zaman hiçte büyütecek sorunlar olmadıyını bılıyorum ama bunu beynıme bır türlü anlatamıyorum bu yüzden hep mutsuzum ne yapmam gerektınını anlatır sanız çok sevınırım şim diden cevabınız ıçın teşekürler iyi çalışmalar
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +4

sorunum eşim
yazar arzu akar uslu , March 05, 2010

Esimin her sözu yalan dört senedir cekiyorum, aklina koydugu biseyi ne pahasina olursa olsun yapiyor sonra özurle bitsin diyor, özur lafindan, esimden nefret ediyorum ne ayrilabiliyorum nede yardimci olabiliyorum artik kene gibi yapisti bu hastalikmidir?

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

cıldırcam
yazar muratppp , February 25, 2010

meraba ben asırı sinirli bi insanım ama herzaman sinirlenmıyorum karsımdakı insan bağlı beni sinir etmek 1 lafa bile bile hemen sinirtlenıp akşama kadar bitkisel hayatta gibi geziyorum basımı alıp biyerlere gitmek istiyorum böyle dağ evi falna tek basıma yasamak istiyorum cok sıkıldım hayattan yasım 22 olmasına ragmen insanları sevmemeye basladım
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +7

cok stresliyim
yazar hacer isik , February 24, 2010

ben cok sinirli bir insanim bazen cok sinirlendigim zaman bayiliyorum doktorlar bunun pisikolojik oldugunu soylediler herseyi kafaya takip sinirlenen bir insanim ne yapmam gerekir
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

herkes ölsün
yazar güner , February 11, 2010

hayat sanki durmuş kafamın içinde sessizlik istiyor kaçmak ve yanlız kalmak bir şey sesine doğru beni çagırıyor her gece yenı doğum sabahları anlamısız en ufak gurultu benı katıl etmeye yetecek kadar dehset verıcı .....yardımm edın yoksa allah sonumu hayr etsın
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

yazar hüzünn:(:(
yazar saime , February 04, 2010

meraba ben toplumda sınıfta toplantıda konuşamayan heyecanlanan biriyim ayrıca bir iilişki içersine giremyorum insanlara güvenim bitti özellikle erkeklere evlenememe korkusu başladı bende. gayet güzel akıllı hanım birisi olduğumu söyleyen çevrem neden bi sevgilim olmadığı konusunda sorular sormasından sıkıldım smilies/sad.gif.( bana yardımcı olursanız sevinirim
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +4

sorunum Esim
yazar Arzu Akar Uslu , January 01, 2010

Esimin her sözu yalan dört senedir cekiyorum, aklina koydugu biseyi ne pahasina olursa olsun yapiyor sonra özurle bitsin diyor, özur lafindan, esimden nefret ediyorum ne ayrilabiliyorum nede yardimci olabiliyorum artik kene gibi yapisti bu hastalikmidir?
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

iyi günler
yazar ahmet35 , October 21, 2009

aşırı sinirli ve saldırganım her defasında pişman oluyorum karamsarım yardım almam gerektigine inanıyorum ama bı uzmana gitmeye kalktım seans başı 200 tl ıstedi doktor degilde daha çok paraya aç bi insana benziyordu bu eknamik şartlarda yardım almakta zor
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

...
yazar selma su , October 20, 2009

bazı geceler tuaf kabuslar görüyorum bunlarn birer rüya olduğunun farkındayım ve rüyadan uyanmak için çırnpınıyorum bu rüyaları sık aralıklarla yaşıyorum uyandığımda bazen aglama krizene giriyorum hep aynı şeyler oluyor ben uyanmak için direnirken sanki bişiler beni engeliyor.......
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

yanlızlık
yazar sevgi , October 08, 2009

ben sorunum kimseyle oturup konuşamıyorum sıkılıyorum kelimeler bogazımda dögümleniyo ve bu halmi hiç sevmiyorum ama baş edemiyorum eşimle oturup problemlerimi konuşamıyorum anlatamıyorum eşim anlayışlı ama bende var bi problem
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +4

danışmak istedim
yazar irva , April 25, 2009

kimseyi sevemiyorum bunda yaşadıklarımın etkiis çok,kimseye güvenmemiyorum tek güvendiğim ailemm..kimseye kendimi tanıtma fırsatı evrmiyorumm bunlar nedenolabilir psikolojikk rahatsızlığımm pşabilir mi

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +4

Teşhis
yazar admin , March 21, 2009

Sayın Oorhan
Bu sitede verilen bilgiler sadece fikir vermek amacı taşır. Her hangi bir teşhis konulabilmesi için mutlaka bir uzman ile görüşmenizi öneririm.

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

merhabalar
yazar oorhan , March 21, 2009

ben konuşurken goz goze konuşamam iletişim kurmakta zorluk çekerim.sosyal alanda bie lafa atlayamam yanlış anlaşılır dıye unanırım acaba benım hasatlığım asperger midir
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1


Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Obsesif-Kompulsif Bo...
öncelikle merhabalar Benım cok takın...
Obsesif-Kompulsif Bo...
4yıl once basladı bu hastalık once ba...
Obsesif-Kompulsif Bo...
cok kotu gunler gecırıyorum kolumu kı...
Obsesif-Kompulsif Bo...
Bende OKB hastasıyım. Yaklasık bir y®..
Anoreksiya Nervosa
yardımcı olabileceğimi düşünüyoru...

En Çok Yorum Yapılan Yazılar

En Çok Yorum Yazanlar

  admin
(113 comments)
  sibel_1987
(26 comments)
  tolga22
(19 comments)
  iilhan
(15 comments)
  ayşe
(14 comments)