22:46:23

cigdemadd41
Hayatınızdaki Zor İnsanların Yaşamınıza Etkisi
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 151
ZayıfEn iyi 
zorinsanlar_kHayatınızdaki “zor” insanlar ile yaşarken, sürekli her an patlayacak bir mayın tarlasında yürür gibi hissedersiniz.  Yaşamak bazen öyle zor bir hale gelirki, onları memnun etmenin, onları anlamanın, onları sevmenin yada tolere etmenin imkansız olduğuna inanırsınız fakat bir türlü onlardan kopamazsınız. Yaşamınızda ki bu zor insan anneniz yada babanız gibi bakımınızı üstlenmiş biri ise, büyüme sürecinde sizin kendiniz ile ilgili düşüncelerinize ve duygularınıza büyük etkileri olmuş olabilir.  

Herkes zaman zaman zor olabilir fakat bahsettiğimiz kişiler, çeşitli duygusal problemleri (kişilik bozuklukları, stres bağlantılı sorunlar, anksiyete sorunları vb)  olan insanlardır.  Duygusal sorunların, sadece hastalığın sahibine değil aynı zamanda çevresinde bulunan insanlara da büyük etkileri vardır.   Bu kişiler zeki, eğlenceli, yaratıcı, empatik, keyifli olabilirler ama genede “yaşanması zor”  insanlardır.  Oldukça hassas ve alıngan olabilirler, kendi duygularını anlamakta ve duygularını kontrol etmekte zorlanabilirler.  Bu durumda olan kişiler kendilerini iyi hissetmek için çeşitli savunma mekanizmaları kullanmaya başlayabilir ve bu nedenle birlikte yaşadığı diğer insanlara sıkıntılı anlar yaşatabilirler.

Küçük bir çocukken yetersiz olduğunuzu, ailenizi hayal kırıklığına uğrattığınızı, hiç bir şeyi doğru yapamadığınızı, hep hatalı olduğunuzu, ne yaparsanız yapın annenizi yada babanızı asla memnun edemediğinizi düşündünüz mü? Ailenizin mutluluğundan kendinizi sorumlu hissettiniz mi? Mutlu olduğunuz zaman suçluluk duygusu yaşadınız mı? Öylede suçlu, böylede suçlu olduğunuzu, ne söyleseniz yada yapsanız hep hatalı oldunuza inandınız mı? Yapmadığınız şeyler için suçlandınız mı? Manipüle edildiğinizi hissettiniz mi? Bir an takdir edilip ardından suçlandınız mı? Annenizin yada babanızın davranışları ve tepkileri mantıklı gelmediği için kendinizi “çıldırıyormuş” gibi hissettiniz mi? Bir şeyleri yanlış anladığınız yada hatırladığınızı düşünüp kendi iç güdülerinizi, yargılarınızı yada hafızanızı sorguladınız mı? Aileniz ile yaşayacaklarınızı önceden kestiremediğiniz için hep kendinizi savunmada hissettiniz mi? Bütün bunlar sizde bir sorun olduğuna işaret gibi görünebilir yada delirdiğinizi  hissedebilirsiniz.  Aslında deliriyormuş gibi hissetmenize yol açan içinde yetiştiğiniz yaşam koşullarıdır ve Borderline Kişilik Bozukluğuna sahip yada bu hastalığın belirtilerini taşıyan bir ebeveyn tarafından yetiştirilmiş olma ihtimaliniz yüksektir.

Hiç kimse ailesini seçmez.   Ve bir kere bu dünyaya geldikten sonra, küçük bir çocuk olarak aileniz ile ilişkilerinizi sonlandırabilecek bir pozisyonunuz olmaz.   Hatta aşırı derecede onlara ihtiyaç duyarsınız – barınak ve yiyecek için, eğitiminiz için, toplum içinde yolunuzu bulmak için, bakımınız için,  ilgi ve şefkat için, ve koşulsuz sevgi için.  Sizde hiçbir sorun yada eksiklik olmamasına rağmen duygusal sorunu olan bir ebeveyn ne yazıkki bütün bu ihtiyaçlarınıza tutarlı olarak cevap veremeyebilir.  Aynı şekilde anneniz yada babanız sağlıklı bir yetişme koşullarına sahip olmamış ve kendi ihtiyaçları asla temin edilmemiş olabilir.   Bu nedenle küçücük bir çocuk olmanıza rağmen, sizi kendi ihtiyaçlarını sağlamaya, bakımını yapmaya ve duygusal destek vermeye yönlendirmiş olabilir.  

Aşağıdakiler size tanıdık geliyor mu?

Aşağıdakilerden hangisi büyürken anneniz/babanız ile yaşadıklarınıza benziyor.  

_____ Anneniz/babanız sürekli, fiziksel özellikleriniz, zekanız, aklınız, alışkanlıklarınız yada diğer kişisel özellikleriniz konusunda bazen acımasızlaşan, şakalar yaptı

_____ Geçmişte yaşanan olayları ve konuşmaları ailenizin anlattığından daha farklı şekilde hatırlıyorsunuz.  

_____ Anneniz/babanız sizinle özel sırlarını, hatta uygun olmayan detayları sizinle paylaştı ve sırrını saklamanızı yada onun tarafında yer almanızı bekledi.

_____ Size bir çocuk gibi değil, küçük bir yetişkin gibi davranıldı, annenizin/babanızın üstlenmesi gereken görevler sürekli size verildi, örneğin duygusal olarak ailenizi desteklemek, onları rahatlatmak, cesaret vermek, sürekli yemek pişirmek, temizlik yapmak, küçük kardeşlere bakmak gibi.  

_____ Duygularınız kritize edildi, göz ardı edildi, önemi-değeri olmadığı hissettirildi.

_____ Öfke gibi güçlü duyguları ifade etmeniz yasaklandı yada engellendi.

_____ Annenizden yada babanızdan fiziksel yada duygusal olarak fazla sevgi almadınız. Büyürken ender olarak kucaklandınız, öpüldünüz, yada sevildiğinizi duydunuz.

_____ Büyürken aileniz tarafından genelde çok yüksek, hatta ulaşılması imkansız standartlarda tuttuldunuz.  Çoğu kez bu standartlar o kadar hızlı değişti ki sizden ne beklendiğini anlamakta güçlük çektiniz.

_____ Dış görünümünüz yada davranışlarınız konusunda karışık mesajlar gönderildi

_____ Kendi fikir ve görüşlerinizi geliştirmek için araştırma yapmanız, tecrübe etmeniz yada keşif yapmanız aileniz tarafından desteklenmedi.

_____ Özel hayatınıza ve size ait özel eşyalarınıza saygı gösterilmedi.


Büyürken nasıl hissettiniz?

_____korkmuş
_____kafası karışmış
_____öfkeli
_____suçlu
_____sorumlu
_____yaşıtlarınızdan çok daha yaşlı
_____ilgisiz ve kayıtsız
_____görünmez
_____sevgiyi haketmeyen

Şimdi bir yetişkin olarak nasıl hissediyorsunuz?

_____Mutlu olamadığınız, kötü muamele gördüğünüz yada sağlıksız ilişkiler içindesiniz
_____Başkalarına güvenmiyor ve savunma kalkanlarınızı asla indiremiyorsunuz
_____Ailenizden ve arkadaşlarınız dahil tüm insanlardan hep en kötüyü bekliyorsunuz.
_____Başkalarının ruh hali, duyguları yada davranışları için kendinizi sorumlu hissediyorsunuz.
_____Başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızın önüne koyuyorsunuz.
_____Ne istediğinizi bulmakta güçlük çekiyorsunuz
_____Kendi duygularınıza ve tepkilerinize güvenemiyorsunuz
_____Başarılarınız karşında kendinizi rahatsız hissediyorsunuz yada basitçe yaşamdan keyif almayı başaramıyorsunuz.
_____Yeni durumlarda yada sosyal ortamlarda fazlasıyla huzursuz hissediyorsunuz
_____Her alanda ama özellikle ilişkilerde risk almaktan korkuyorsunuz.
_____Kendinizi neredeyse mükemel olmak için zorluyorsunuz
_____Kendinizi değersiz, ümitsiz yada depresyonda hissediyorsunuz.

Eğer bu durumların bir çoğunu yaşamışsanız, duygusal sorunu olan bir ebeveyn tarafından yetiştirilmiş olma ve çocukluğunuzdan itibaren yaşadıklarınızın etkilerinin hala yaşamınızı etki ediyor olma ihtimali yüksektir. Yaşadıklarınız, muhtemelen kim olduğunuzu, başka insanlar ile olan ilişkilerinizi, kimle arkadaş olacağınızı, kimi kendinize eş olarak seçeceğinizi, kimle zamanınızı geçirmeyi tercih edeceğinizi önemli bir oranda etkiledi ve hala etkilemeye devam ediyor.

Tedavi:

Duygusal sorunu olan bir ebeveyne sahip olmak yaşanılan hastalığa ve kişiye özel bir tecrübe olmakla birlikte çocuklar büyümeye ve yaşadıklarını anlamaya başladıkça geçirdikleri aşamalar genel olarak birbirine benzerdir.  Fakat bu süreçler aynı sırada ve sürelerle yaşanmaz.  Uzun yıllar sonra, kendi iç barışınızı sağlasanız ve ailenizi affetseniz bile duygularınızda iniş çıkış yaşayabilirsiniz; çok yoğun duyguların gidip geldiğini hissedebilirsiniz.  Tam her şeyin geçtiğini düşündüğünüzde bir kelime, bir görüntü, bir yorum yada bir etkileşim sizi duygusal karmaşanızın içine geri götürebilir.    Sonu asla gelmeyen, çok uzun süren bir yolculuğa çıkmış gibi hissedebilirsiniz.  Genelde yaşadığınız bu karmaşa, hayal kırıklığı, mutsuzluk hissinde yalnız olmadığınızı bilmek ve anne/babanızın hastalığını öğrendikçe, yeni beceriler geliştirdikçe , büyüdükçe her şeyin daha iyi olacağını bilmek daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.  Değişim konusunda pozitif ve umutlu olmak zaman zaman zor olabilir fakat kendinize gerçekçi hedefler belirlemeniz, değişime açık olmanız, ya hep ya hiç türünde düşünce şeklinden kaçınmanız ve kendinize karşı sabırlı olmanız çok önemlidir.

Tedavi, birilerini suçlamak yada kendine acımak için ortam anlamına gelmez – her insan bozuk aile yapısından çok daha fazlası ile şekillenir ve herkes bir noktada istediği yaşamı yaratabilmek için sorumluluğu üstlenmek zorundadır.  Elbette hayatınızdaki duygusal sorunu olan kişinin size nasıl etki ettiğini belirlemeniz ve farkında olmanız önemlidir.  Fakat aynı zamanda geçmişte yaşadıklarınızın sizi tanımlamayacağını yada kaderinizi belirlemeyeceğini farketmenizde bir o kadar önemlidir.  Çözüm aslında iki kavramı başarmanıza bağlıdır: Anlamak ve Değişmek.

Duygusal sorunu olan bir ebeveynin çocuğu olarak, bebekliğinizden beri belli bazı inançları ve davranışları devam ettiriyorsunuz.   Şimdi hatırlamayabilirsiniz fakat bebekken çevrenizdeki insanların öfkesini, karmaşasını ve korkularını onların dokunuşlarında, ses tonlarında, nefes alış verişlerinde ve havanın gerilmesinde hissettiniz. Aşırı yoğun ve değişken duyguların bulunduğu bir ortamda büyümek size bir takım refleksler geliştirmeyi öğretti.  Bu refleksler tıpkı isminiz çağrılınca bakmanız gibi ani ve otomatiktir.  Uzun zamanda ve defalarca yaşayarak öğrendiğiniz bu tepkiler çocukken kendinizi fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak korumanıza yardım etmiş olabilir fakat muhtemelen şu anda yaşamınıza o kadar iyi hizmet etmiyor – hatta kendinizi tam olarak anlamanızı ve kabul etmenizi, başka insanlar ile sağlıklı ilişkiler kurmanızı engelliyor olabilir.  Bilmelisiniz ki, savunma mekanizmalarınız, kendinize ve başkalarına olan bakış açınız, sizin duygusal birikiminizin bir parçasıdır ve çok ender olarak durup bu kavramları sorgularsınız. Bu birikim tıpkı renkli bir gözlük gibi dünya görüşünüzü etkiler, dolayısıyla dünyayı nasıl gördüğünüze ve nasıl ilişki kuracağınızı belirler.

Peki geçmişin gözlükleri olmadan, yaşamınıza dönüp gerçekçi bir şekilde bakmaya nasıl başlayabilirsiniz? Kendinizi nasıl tanıyabilirsiniz?  Kendi içgüdülerinize, duygularınıza ve düşüncelerinize nasıl güvenmeyi öğrenebilirsiniz?  Sizi çevreleyen savunma duvarlarınızı nasıl indirmeye başlayabilirsiniz? Yeni ve daha iyi bir yaşamı nasıl tasarlayabilirsiniz? İnsanların içindeki iyiliği nasıl görebilirsiniz? Sağlıklı ilişkileri ve sizi mutlu edecek bir yaşamı hakettiğinizi nasıl görmeye başlayabilirsiniz?  Ne yazık  ki bu soruların kolay ve kısa bir cevabı yok.  İyi bir sporcu olmayı yada mesleğinde yükselmeyi hedeflemek gibi, insanın kendi sınırlarının ötesine geçmesi için çok çalışması ve istikrarlı olması gerekir.  Bu kendi içinizde çıkacağınız bir yolculuk gibidir, kendinizi keşfetme yolculuğu diyebilirsiniz: başarınız, zamana, pratik yapmanıza, beceriler geliştirmenize, hatalar yapmanıza ve ders almanıza, yeni tecrübeler edinmenize ve her düşüşte yeniden ayağa kalkmanıza bağlıdır.  Bir terapist ile birlikte çalışmak size önceden denenmiş bir takım yol haritaları ve rehberlik hizmeti kazandırabilir.  Bu yolculuğu size destek olan biri ile geçirmeniz özellikle zor zamanlarda, ayağa kalkacak gücünüz kalmadığında size destek olması açısından faydalı olabilir.  Fakat temelde bu sizin yolculuğunuzdur ve içinizdeki güçlükleri sizin aşmanız gerekmektedir.

Psikoterapi Nasıl Yardım Eder

Tedavi sırasında terapistiniz yaşadıklarınızı dinler ve tecrübelerinizin gerçek olduğunu, yaşamınıza nasıl etki ettiğini ve hala bu etkilerin nasıl yaşamınızı yönlendirdiğini anlamanıza yardım eder.  Terapi süresince çocukluğunuzdan itibaren öğrendiğiniz negatif düşünceler, inançlar, duygular ve davranışlar yerine daha pozitif alternatifler geliştirmeye başlarsınız.  Terapi aynı zamanda yaşamak istediğiniz geleceğinizi hayal etmenize ve kendinizi hayal ettiğiniz yönde geliştirmenize  yardım eder.

Profesyonel yardım almaya karar verdiğiniz zaman, terapistiniz yaşamınızda pozitif değişimler yapmaya karar verdiğinizi düşünür.  Diğer bir deyimle, yaşamda sizin için, ailenizde öğrendiklerinizden daha fazlasının bulunduğunu görebiliyorsunuz ve bütün korkularınıza rağmen, içinizdeki sesi takip etmek istiyorsunuz demektir.  Bunu sağlayabilmek için ailelerde yaşanan duygusal sorunların etkileri konusunda uzman bir terapist, kendi iç dünyanızı keşfetmenize ve yapmanız gereken değişimleri gerçekleştirmenize yardımcı olabilir.  Bilgili bir terapist sizi aceleye getirmeden, düşünmeniz ve özümsemeniz için gereken zamana saygı duyarak size yardımcı olur.  Ödülünüz, yavaş ve küçük adımlarla gelse bile, sonunda çok büyüktür.

 

Çiğdem Alper, MA
Psikoterapist

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü
Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83 D:8 Kat:2 Nişantaşı - İstanbul
0212 233 70 73
0531 576 6756

Geridönüş(0)
Yorumlar (15)add comment
yorulduuum
yazar sevdaa , August 25, 2010

bende mutsuz bir evlilik yaptım mutsuz bir çocukluktan sonra.mantığımı kullanamadığım yıllarda yaptığım bu evlilikte hiç iletişim kuramadım eşimle.şimdi boşanmak üzereyiz.yaşadığımbütün hataların en başında ailem geliyo şimdi 2 tane evladım var ben onlar için çok üzülüyorum.çünkü kendimin yaşayamayıp onlar için hayal ettiğim hayatı onlara veremedim.çok üzülüyorum kendimi suçluyorum.çıkmazdayım.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: -1

Annem
yazar şengül , August 10, 2010

Ben de boşanmış bir ailenin çocuğuyum üstelik annem sinir hastasıydı hala da öyle.Hayattan zevk almıyorum ,sıkılıyorum. İnsanlar aptal ve salak geliyor.Her şeyi boş boş yapıyorlarmış gibi geliyor.Ve en iyi benmişimde insanlar bunu anlamıyormuş gibi bu ne yaa..Böyle bir şey mümkün değil biliyorum.. biliyorum yanlış bir düşünce ve yalnızca benim düşüncelerim önemli gibi hissediyorum ruhum sıkılıyor.Lohusalıkta ise dahada beter oldum gece imdaat diye uyanmalar salak salak intihar etme düşünceleri bebeğime bişy olacak korkusu ve paranoya neyseki o zor günlerdeki gibi değilim ama iyide değilim.Daha önce c..pra .lex kullanmıştım o zamanlar süperdim her şey çok güzeldi kşke hep öyle hissetsemsmilies/sad.gif(Allahtan bebeğim kafamı meşgul ediyor sizede tavsiye ederim meşguliyet bulun yoksa daha çok düşünüp kafaya takıyoruz..
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

...
yazar kızılyıldız , April 08, 2010

Hayatınızdaki zor insanların hayatınıza etkisi.
Böyle bir şeyi yaşayan biri olarak söylüyorum.Gerçekten de zor.Yaşadığım ortam da çok yalnızım.Kendim yatılı okumuş biriyim ve kendimi yetiştirdiğime inanıyorum dahada çabalıyorum. Ne yazıkki; çok yalnız olduğum için beraber gezdiğim ve ya konuşmak zorunda olduğum kişiler çok cahil.Toplum içinde oturup, kalkmasını bilmeyen kesim. Çoğunluk böyle olduğu için seç içinden seçebildiğini.Almanyada başka seçeneğin yoktur.Onlarla gezmek bile bana en büyük eza. biraz geri çekiliyorum. Ama yalnız olmuyor ,insanların konuşmaya intiyacı oluyor.Tekrar yine görüşüyorum ama hiç zevk almadan kendimi çok yalnız hissediyorum,bunalımdayım ne yapacağımıda bilmiyorum.Yeni olmama rağmen sizlerle paylaşmak istedim.Tartışır açılırım umuduyla da yazıyorum.Yeni girdim umarım faydalı şeyler üzerine olur tartışmalar,

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

Yrdımm
yazar Melika , March 15, 2010

Bende bu davranışları sevglimde görüyorum. Onunla evlenmeyi düşünüyoruz ama bu davranısları beni cok bunaltıyor. Ona göre hep onun davranısları dogru ben yanlısım. Gözünde yanlısı yapan hep benim. Kendisini hiç hatalı olarak görmüyor. Kafasnda biseler kuruyor onun gercekliğine inanıyor ve sonra bana surat asıyor sanki ben ona kötü bse yapmısım gbi bide yoruldum yaptıkalrından diyor oysa ben ona hiçbse yapmıyorummm
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

babam ve ben
yazar mevbugu , February 12, 2010

Öncelikle yazınızı çok beğendiğimi belirterek sözlerime başlamak istiyorum.Kişinin hayatındaki zor insan annesi veya babasıysa hayat daha çekilmez oluyor.Çünkü onlara gerçekleri anlatmak veya nasıl bir insan olunması gerektiğini anlatmak imkansız gibi birşey.Yapılan her yanlış davranışa ve harekete boyun eğerek yaşam sürdürmek yaşanılan veya ileride yaşanılacak olan psikolojik bozukluklara kişiyi davet ediyor.Fakat yaşanılacak olan bu psikolojik bozukluklara yardım alarak ve okuyarak hafifletmekte mümkün olabilir.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

kendini bulmak
yazar burcukosar , November 20, 2009

bende yasadim senelerdir esimi anlamak icin fakat sonunda kendimi kaybetmeye basladigimi anladigim gun evliligime nokta koymaya karar verdim.cunku onu bulmak ve birseyleri duzeltmek isterken kendimi kaybetmeye basladim.su anda ayrilma asamasindayiz.benimbutun sizilarim ve agrilarim gitti.cunku artik onceligim ben ve cocuklarim.fakat esim su anda kotu.ama onemi yok artik benim icin.kendi kendine yurumesini ogrenmek zorunda. sevgilerimle
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

nefret ediyorum
yazar esra 42 , November 03, 2009

ben evliyim ve hayatimda sürekli esimin kiz kardesi var ve ben ondan nefret ediyorum hic birseyimiz uyumlu degil onunla kavalarimiz bir türlü uyusmuyor hergün bizimle beraber kirmamak icn birsey diyemiyorum cok bunalimdayim..............
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

...
yazar suyagmur , October 02, 2009

kişilerin iç dünyalarını tanımak harika bazanda ürkütücü...yazılan herşeyin yaşanmışlığına o kadar çok rasladımki.her yaş grubunda ve her ortamda.özgüvenli ve sevgiyle bilinçli büyütülen kişileri ayırt etmek kolay oldu.diğerlerinin iç dünyalarına sızıp problemleri tesbit edip uğraşmaktı aslolan insanlık kazancı.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

Ne yapmalıyım?
yazar admin , May 25, 2009

Leyla Hanım
Kızınızla yaşadığınız probleminin kolayca çözülebilecek, net ve kısa bir cevabı olan bir sorun olmadığını anlıyorum. Aklınıza gelen her yolu denemişseniz, o zaman profesyonel bir yardım almayı düşünme zamanı gelmiş olabilir.

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

kızım ve ben
yazar leyla salcı , May 25, 2009

yazdıklarınızı okudum.dogrusu cok etkilendim.hem kendimi hemde kızımı gordum yazılarınızda.bana gore kızım cok zor bir insan.belki de ben onu anlıyamıyorumdur.hic mutlu degil.hicbir sey onu mutlu etmiyor.bizden hep uzak.onun icin karsısındakini kırmak yada uzmek hic onemli degil.bizimle beraber hic birsey yapmak istemiyor.devamlı bir agız dalası.herkesle kavga edebiliyor.ona nasıl davranmam gerektigini bilmiyorum.konustum olmadı,kustum oda fayda etmedi.anlayacagınız cıkmazdayım.ne yapmam gerek , nasıl davranmam gerek hic bilmiyorum.isin kotu yanı ben ondan soguyorum.sevgim gitgide azalıyor.bazen kendimi suclu hissediyorum ama cok yoruldum.devamlı aklımda.niye bu kız boyle diye.ne yapabilirim ,cıkmazdayım anlayacagınız.sizce ne yapmalıyım?
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

bu şekilde davranan bir annem vardı
yazar Tuna , May 01, 2009

Yazınız için teşekkürler, kendi içimde hissettiklerimi bir bilenin kaleminden okumuş oldum. Bir daha düşünüp hayatıma sahip çıkacağım artık.

Böyle bir annem vardı, onun duygularından sorumlu olduğum, sürekli eleştirildiğim, hibir şey olamadığım, beni çok seven ama paylaşmak istemeyen, kararlarımda olumsuz düşünen, engelleyici, çoğunlukla hastalık, duygusallık ile beni tutan. Ona beni kıran şeyleri söyleyemezdim, farklı düşünsem, hayatımda bir karar alsam müdahale eder, hep yanlışı seçmiş olurdum, ağlar, üzülür, öfkelenir, ama beni çok sevdiğinden olurdu bunlar.

Bence ben bir hapisteydim ama bırakıp çıkarsam orada annemi bırakmış olacaktım, çıkamadım. Ondan farklı hissedip ondan farklı düşünmemin onu sevmemek olmadığını anlatamadım. Hatta kendisinin de yaşadığı üzüntülerinin benim hayatımda da olabileceğini bazı yaptıkları ile beni üzmüş olabileceğini de anlatamadım. Duygularıma karşı "Ne var ki" dediğinde yüreğime hançer saplanmış gibi olurdu. Ne yazık, annem onunla paylaşım içinde olamadan, bir türlü bırakamadığı kızını ölüme yenilerek bıraktı. Ona annesi ablası ile geçinmesi gerektiğini öğretmiş, ne olursa olsun kardeşsiniz geçineceksiniz demiş ama hayatlarına, kişiliklerine sınırlar koymalarını öğretmemişti. Ben de bunu yaşadım. Şimdi teyzem arkada kaldı. Annemi aşağılayıp, kendi kalıpları içinde sevip ama kişilik tanımayan haline benim de aynı şekilde kabul eder davranmamı bekliyor.

Ben artık kendi hayatımı istiyorum. Uzaklığım onu üzer de hasta olursa sorumluluğu ile suçluluk duygusu yaşatılmayı istemiyorum. Bu tavırları onun seçimi, sebebi ne olursa olsun, ben kendi seçimlerimin hayatımın kişiliğimin sahibi olmak istiyorum. Saygı ile ama kesin bir dille artık bu tavırları ile onunla yakın, fazla görüşen bir kişi olamayacağımı anlatamıyorum. Hep ziyaret etmeliyim, hayatındaki zorluklarını dinlemeli ve çocukluğumdan yetişkinliğimden bildiğim olayları onun gözünden dinlemeliyim, ben hiçbir şeyim kabul etmeliyim. Ben bu beklentileri karşılayamam. Şimdi bir fırtınadan çıkmış gibiyim. Henüz teyzeme karşı tavrımdaki kararlılığımı o tam kabullenip kesinliğini anlamış değil. Ama hayatımda değişiklikler başladı. Ev içinde bile değişiklikler yapıyorum, burada yaşadığımı bile yeni hissettemeye başladım. Çiçekler yetiştiriyor, insanlarla evde ne duyacağım diye korkmadan konuşuyorum. İş hayatımda bile değişikliğe karar verdim.

Sonuçları ben yaşadığıma göre seçimleri de ben yapmak istiyorum.

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +8

harikasınız ciğdem hanım
yazar calikususen , March 19, 2009

sanki icimi okudunuz
son cümlenizde, benim derğermi bu ilişkiyi sürdürmek diye kendime sorduğum sorunun cözüm anakdarı oldu sözümüz iyi gündede kötü gündede birbirimize destek olmamız icin idi.
ben uykudan uyanıp gercekleri görmeye başlayınca olaylar başladığına göre onunda uyanması icin elimden geleni ve desdeyimi göstermek istiyorum.söz konusu bizim geleceyimiz en önemli etgende benim iyi bir anne olmaya calışdığım birbirinden güzel ruhlu oğullarım.yaşamak cok güzel ben buna inandım oğularımada ellimden geldiğince bunu yaşatacağım bunu sağlayabilecek yine bizleriz allahın yardımı ile inşallah öyle değilmi?

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

Calıkususen
yazar admin , March 19, 2009

Merhaba Calıkususen
Ne büyük bir dilema içindesiniz. Bir tarafta kendiniz olma ihtiyacınız, diğer tarafta bir başkasının istediği kişi olma mecburiyetiniz... Ek olarak hissettiğiniz korkularınız: Hayatınız boyunca bir başka insanın uzantısı gibi yaşamaya mecbur olan birisi nasıl kendi olabilir? Nasıl tek başına ayakta durmayı başarabilir?

Güçlü ve kendi olmayı başarabilen birisi için sorunuzun cevabı çok kolay: Terk et, bırak ve kendine yeni bir yaşam kur... Oysa siz bu sistem içinde bir çözüm bulma mücadelesi veriyor gibisiniz...

Yaşamınızı değiştirmeden kendiniz olmak istiyorsanız maalesef sorunuzun kolay bir cevabı bulunmuyor... Yaşadıklarınızın kolay olduğunu, bu mücadeledenin çabuk olacağını, kendiniz olmanın hızlı ve acısız bir yolu bulunduğunu ne yazık ki söylemem mümkün değil. İnsanın kendi olması her ne kadar en doğal hakkı olsa bile, içinde bulunduğunuz koşullar size bu özgürlüğü ne yazıkki vermiyor. Tarih özgürlük mücadelesi veren kadın ve erkeklerin hikayeleri ile dolu...

Sizi kurtaracak tek kişi sizsiniz... Önce gerçekten ne istediğinizi bulun. Herşeyi elde edemezsiniz. Yani hem kocanız mutlu olsun, hem siz, hem aileniz gibi bir yaklaşım sizi sadece çözümsüzlüğe itecektir. Seçim yapmak zorundasınız ve bu seçimde birilerinin isteklerinin olmayacağı gerçeğini kabul etmeniz gerekiyor. Eğer kendiniz olmaya karar veriyorsanız o zaman bunun için tüm gücünüzü toplamanız, tüm enerjinizi hedefe yöneltmeniz, uğrunda acı çekmeyi göze almanız ve risk almanız gerekiyor. Yeri geldiğinde doktora kendiniz gitmelisiniz ve size yardım edecek insanlara ulaşmalısınız.

Eşinizin korkularını göz ardı etmemeye çalışın, olayları kontrol edememek, beklemediği ve istemediği sonuçların başına gelmesi ihtimali ve ödeyeceği bedelleri kestirememek onu çok rahatsız ediyor olabilir. Sizi kaybetmekten korkuyor olabilir, değişimi kabullenemiyor olabilir, kendini değiştirmek istemiyor olabilir... Kısaca sebep ne olursa olsun, eşinizi sadece sizi köle etmeye çalışan karanlık ve gücü sınırsız biri gibi düşünmek yerine, korkuları ve duyguları olan bir insan ile karşı karşıya olduğunuzu düşünmek daha güçlü olduğunuzu hissettirecektir.

Kolay gelsin
Çiğdem

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2

ben bu durumları daha cok evlilikimin 15,yıllına kadar kocamın ailesi ve kocam dan dolayı yaşadım
yazar calikususen , March 19, 2009

cocukluğum gayet rahat gecdi Viyannada taki 14 yaşımda nışanlana denk,ne yaşadıysam sorun olarak ozamandan sonra başlamışım fakat daha yeni yeni farkına varıyorum sorunların bana bugünkü getirimlerini görünce.ben 30 yaşıma kadar daha cok mantıklı, bildiğim bilgiler ve benden beklenenler doğruldusunda yaşıyordum taki duygularımı keşf edinceye kadar ne olduysada ozamandan sonra oldu kocam benim dirilişime anlam veremedive büyük bir ihtimale kendime yanlış bir örnek secerek kendisine karşı gelmeye başladığımı ve benden istediklerini artık sorgulamaya başlayıp kendisine güvenimi kayıp etdiğimi öne sürerek bana karşı kendiside tavır alıp beni yola gedirmeye capa göstererek hertürlü savaşı mübah saydı ve olanlar oldu.bana daha dar sınırlar cizdi,tehtitler yağdırdı,fiziksel ve psikolojik sidett uygulamaya başladı.bunun üzerine ben cok farklı ruhhaleri ile tanışdım ve olmaz kriz ve şok atlatdım,halen benimle uğraşmakdan vazgecmiyor seni ben dümdüz yapacam diye telkinlerde bulunuyor.uğraşma benimle ne olur aklımı kayıp etmekden korkuyorum benbir psikiloga götür dememe rağmen ve bana bir aralar götüreceyine söz vermesene rağmen karar değişdirdi ve bana gerek olmadığını söylüyor kendisi görüşüp sormuş ben nezaman kendisinin sözünü tutarsam iyileşirmişim bunun icin doktor birşey yapamazmış.bana yardımcı olursanız sevinirim şu anbile heycandan titremeye başladım.öfke krizleri veya ağlama krizleri yaşıyorum,ben öfkelenince kendisi daha cok öfkelenip bağrıp siddet göstermeye başladı artık beni susturup üste cıkmak icin,ağlama krizine girdiğimde hic oralı olmuyor umursamıyor bile,halbuki beni sevdiğini söylüyor beni kazanmaya calışacağını söylüyor.bir türlü bu kısırdöngüden cıkamıyoruz benimde artık gücüm tükendı parmaklarıma ve kollarıma kramplar giriyor imdaaat!
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: -2

entersan
yazar Selma Güvenc , March 04, 2009

bunlari hepsini yasadim simdi nedeni daha iyi biliyorum ,sagolun ammen sinir hastasi ve simdi daha net ögrenmis oldum sayenizde ama cok birsey yazamicam türkcem iyi olmadi icin .

saygilarimla
selma

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0


Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Obsesif-Kompulsif Bo...
öncelikle merhabalar Benım cok takın...
Obsesif-Kompulsif Bo...
4yıl once basladı bu hastalık once ba...
Obsesif-Kompulsif Bo...
cok kotu gunler gecırıyorum kolumu kı...
Obsesif-Kompulsif Bo...
Bende OKB hastasıyım. Yaklasık bir y®..
Anoreksiya Nervosa
yardımcı olabileceğimi düşünüyoru...

En Çok Yorum Yapılan Yazılar

En Çok Yorum Yazanlar

  admin
(113 comments)
  sibel_1987
(26 comments)
  tolga22
(19 comments)
  iilhan
(15 comments)
  ayşe
(14 comments)