İllüzyon'un en çok okunan yazıları
| Yabancı-2 |
|
|
|
| Selma Şahin tarafından yazıldı | |||
| Çarşamba, 18 Mart 2009 16:08 | |||
Kardeşi böyle ise Caner kimbilir nasıl birisiydi. Sohbet ilerledikçe kadına karşı haksızlık etmiş olabileceğini ve sandığı kadar sevimsiz olmayabileceğini düşündü. Belki ona bir şans verebilirdi.
Oldukça hazır cevap birine benziyordu. Her yerde kulağı varmış gibi her söze cevap veriyor ve taşı gediğine koymak dedikleri şeyi hakkını vererek yapıyordu. Adam kadının dinlemeyi bildiğini ve bu denli yerinde cevapların ancak akıl ürünü olabileceğini biliyordu. Ancak kadının zeki olup olmadığını anlaması için, küçük sınavlarından geçer not alması gerekiyordu. Aptal birisi ile geçirecek bir dakikası bile olamazdı ve umarım göründüğü kadar aptal değildir diye geçirdi içinden. Bütün düşünceleri kadının üzerinde odaklanmaya başlamış, garip bir şekilde kadını göz hapsine almıştı. Acaba kadın fark etmişmiydi incelendiğini. Fark etmiş olsaydı en azından bir kez göz göze gelmeleri gerekmez miydi. Ara ara göz teması olmasına rağmen kadının kiminle konuşursa onun gözlerine bakıyor olmasını gözden kaçırmamış ve bu durumun onun hallerinden biri olduğuna karar vermişti. Kadın çok uzun zamandır tanışıyorlarmış gibi onu da sohbetin içine çekmiş ve tatlı bir akış başlamıştı bile. Bu kadar kolay teslim olmak yeniden rahatsız hissetmesine sebep olmuştu. Lakin içinde her dakika daha da yükselen merak heyecan karışımı bir duygunun bedenini sarmaya başladığını hissetti ve rahatsızlığı büsbütün arttı. Bütün bu rahatsızlıklara rağmen bir türlü kadından düşüncelerini koparamıyor, onu tanımak için yoğun bir istek duyuyordu. Anlayamadığı ise bu kadınla neden bu kadar alakalı olmuş olduğu idi. Bu kadın kesinlikle onun tipi değildi. Ufak tefekti ve ufak tefek kadınlardan hoşlanmazdı adam. Ayrıca güzel de değildi. Çok daha güzel sevgilileri olmuştu yaşamında.Her zaman istediğini elde eden, kadınların hayranlıkla baktıkları çekici bir yanı vardı. Bunu biliyordu ve sonuna kadar kullanmaktan çekinmemişti. . Peki şimdi bu kadın neden bu kadar ilginç belki de çekici gelmişti. Sohbet devam ederken müzisyenler ön hazırlıklarını yapmak üzere sahneye geldiler. Ozan bağlamasını eline aldı. Daha hafifçe tellere dokundu ki kadın, “Aman Allah’ım korkunç bir ses diye haykırdı. Ozan hafifçe gülümseyerek “tamam tamam cırlama, senin sesinden daha korkunç olamaz, şimdi ayarlayacağım” dedi. Repertuar defteri, mikrofonlar, tabureler derken ön hazırlıklar tamamlanmış müzisyenler program saatini beklemek üzere kendi köşelerine çekilmişlerdi. Kadın bir ara yerinden kalkıp bir yere gidecekmiş gibi davransa da bir şey hatırlamışçasına tekrar yerine oturdu ve yanında duran arkadaşının kulağına bir şeyler fısıldadı. Arkadaşı yerinden kalktı ve bir süre sonra elinde bir liste ile geri döndü. Kağıtta neler yazdığını merak etmiş olsa da, bulunduğu yerden seçilemeyecek kadar küçüktü yazılar. Kadın güzel, kolay bir iş olacak dedi. Müzisyenlerin program saatine kadar dinlemesi için bıraktıkları albüm ufak ufak yoluna devam ederken sohbet hiç hız kaybetmeden sürüyor ve adam insanların konuşacak bu kadar çok şey bulabiliyor olmalarına şaşırıyordu. Çocukluğundan başlayarak yaşadıkları onun güven, paylaşım gibi diğerleri ile kaynaşma sağlayan duygularını çalmıştı. Her zaman tetikte olması gerektiğini ve kimseye güvenmemesi gerektiğini söyleyen bir ses vardı içinde. Bu sesi susturamıyordu. Hatta durumu daha da ileriye götürmüş, içinde bir hayvan yaşadığına dair inanç geliştirmişti. Ne zaman köşeye sıkışsa o hayvanı ortaya çıkarır, onun hayvanlığına sığınırdı. İçindeki seslerin varlığına öyle alışmıştı ki kendisi ile konuşmadan bir an bile geçiremez olmuştu . illüzyon
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 2935 Geridönüş(0)
Yorumlar (2)
![]() Yorum yaz
|




Kardeşi böyle ise Caner kimbilir nasıl birisiydi. Sohbet ilerledikçe kadına karşı haksızlık etmiş olabileceğini ve sandığı kadar sevimsiz olmayabileceğini düşündü. Belki ona bir şans verebilirdi.
