Bir Uzay Romanı


| 23 Nisan 2006 | 0 yorum | 6312 gosterim

Uzay! Ne idüğü belirsiz engin boşluk! Astronotlarımız Zalim ve Selami’nin her türlü tehlikeyi göze alarak çıktıkları cesur yolculuğun hikayeleri bunlar!…


Bir Uzay Romanı -1.bölüm

Yıldız tarihi 2134. Turan Federasyonu lider kadrosu diğer galaksilerdeki yaşam koşullarının incelenmesi ve irtibata geçilebilecek canlılarla bilimsel, politik, kültürel, telepatik, ve de hatta deneme maiyetinde cinsel bir ilişki kurulması amacı ile Dalyan-3 adlı son model uzay aracını henüz keşfedilmemiş Takiyüddin-2 güneş sistemine gönderir. Federasyonunun mandasındaki Amerikan eyaletinden bir teknik uzmanla beraber yola çıkan astronotlar Zalim Sever ve Selami Karabaş 2135 yılının karlı bir kasım akşamında Takiyüddin-2 sisteminin en dıştaki gezegeni DKZ (Dağlar Kızı Reyhan: e ne bekliyonuz yani? Bi şekilde isimlendirilmesi lazım bu gezegenin cartın curtun!) gezegenine ayak basarlar. DKZ gezegeni atmosfer koşullarının elverişli olmasına rağmen evriminin başında olduğu için sadece bitkisel sinek böcek türü yaşam formlarını içermektedir. Baş astronot Zalim Sever ve 2. kaptan Selami Karabaş DKZ’de 48.2 epok (bir hafta) kaldıktan sonra sistemin ikinci gezegeni olan GE (gözlerinin esiriyim) gezegenine doğru yola çıkarlar…

– Selami, atmosfere giriş için gerekli önlemleri aldın mı?

– Aldım koçum. Atmosfere giriş için gerekli önlemleri al tuşuna bastım demin. Ne zaman giriyoruz?

– Tahminen 15 dakika içinde. Nalan’a işlemleri yaptırdım, yörüngeye girmeden 30 saniye önce haber vericek.

– Eline sağlık!

– Amerikalı’yı nasıl bıraktık DKZ’de! Uyanınca acayip dumur olucak!

– Lan adam da yatmadan önce rica etmişti bi de pislik yapmayın diye! Ben seni bırakıp aliim geliim herifi. Yazık valla koskoca gezegende tek başına! Adam bak fakir ülkeden gelmiş o kadar gözümüze girmek için bi dediğimizi iki etmedi ne zamandır..

– Boşveer! Muhabbetin içine ediyodu zaten! Dönüşte uğrarız!… Lan Selami!

– Ha?

– Lan bari bu gezegende hatun bulsak be!

– Valla ben hiç ümitlenmiyorum! Hem zaten bizim zevkimize göre karı yok bu kainatta be abicim!

– Lan doğru dedin Selami. Şerefine içiyorum.

– Çin çin!

– En kötü günümüz böyle olsun koçum, hadi fondip! Bardakları rakıları kaldırmamız lazım, yörüngeye girecez.

– Neydi bu gezegenin adı?

– GE. Kaç defa söyliycem, öğren şunu yaw!

– Beynim döndü valla oturmuyoz ki oturduğumuz yerde!

– Yaw sen nasıl görev aldın bu misyonda?

– Sen nasıl aldın?

– Benim tıp, fizik, kimya, elektronik, finans, psikoloji, astronomi, origami, poligami, görsel sanatlar, duysal sanatlar ve daha bir sürü konularda doktoralarım, tezlerim, makalelerim, asistanlarım var oğlum!

– Beni telepatik güçlerim var diye seçtiler. Bi de uzay bakanlığında çalışan emmi oğlu torpil yaptı.

– Senin neren telepatik len? Hmm! .. Anaaa, bak dışarda kuş var!

– Hani? …. Ula dur! … Lan Zalim kaç defa söyledim böyle el şakası yapma diye! Ayıp yaw!

– Telepatini yiyim senin! Artiz! El şakasını bile göremiyon gelecekte. Hem zaten uzayda kuş ne arasın? Neyse muhabbetin fena değil de idare ediyosun. Kemerini bağla artık yörüngeye giricez! Hem kaç defa söyledim şu kemerini açma diye, göz zevkimin içine ettin insafsız!

– Pantolon daralmış abi, naapiyim?

Zalim önündeki içki sofrasını kenara kaldırdıktan sonra önündeki konsola doğru konuşur.

– Nalancığım, güzelim, hadi üzme bizi, yumuşak bi iniş zahmet olmazsa!

Seksi bir kadın sesiyle cevap verir Dalyan-3’ün ana bilgisayarı.

– Öl de öliyim Zalimim!

– Ah canııım!

Dalyan-3 sallantılı bi şekilde atmosferden geçer ve bol yeşilliği olan ağaçlık bir alana iner. Zalim ve Selami aceleyle kapıları açıp dışarı çıkarlar!

– Lan Selami, kesin senin sindirim sisteminde bi yamukluk var ha! Ne bu yaw her iniş kalkış aynı hikaye!

– Zalim pardon valla, ne diyim. Rakıyla piyaz yiyince oluyo boyle! Piyazssız da rakı olmuyo be anam yaw! Acaba bundan sonra her iniş kalkışı böyle kutlamasak mı?

– Selami baksana bi etrafına! Ne biçim bi yere düştük böyle yaw?

– Yaw abicim naapacaz şimdi?

O anda karşıki çalılıkta bir kıpırdaşma olur ve karşılarına insan görünümlü ama mor renkli bir yaratık çıkar.

– Ana! Lan bu moruk nerden çıktı Zalim? Telepati diyodun da bak ben dün seni rüyamda mosmor görmüştüm, demek bundanmış.

– Lan Selami. Bu bizim gibi insan nerdeyse yaw! Biraz morarmış fakat. Birileri pis bi şaka yapmıştır belki!

– Yok abi belki bu gezegende herkes seks düşkünüdür, bu herif de seksten morarmıştır!

– Saçmalama be Selami be! Hem nerde bizde o şans! Anaa bak bi tane daha çıktı ortaya. Gidip bişeyler söyliyelim.

– Ne diycez?

– Böyle mal gibi birbirimize bakmakla olacağı yok bu işin! Merhaba falan diyelim.

– E iyi, söyle.

– Niye ben söylüyorum?

– Senin ağzın laf yapar Zalim. Hani diyodun o kadar doktora verdim diye! He he! Hem de bir sürü vermişsin!

– Hay senin proleter espri anlayışına!.. Hadi bismillah!

Zalim iki mor yaratığa doğru bi adim atar.

– Aleyküm selam hemşerim, biz buraların yabancısıyız da, var mı buralarda şöyle bi şeyler yiyecek içecek bi yer?

– ∞?Ω&^@3∑!@#∏5^*9

– Selami lan anladın mı ne dedi?

– Yok valla! Bi de şöyle eski unutulmus dillerden birini dene. Mesela İngilizce.

– E hadi bari. Yo yo yo! Vassap yo! Havzit henging dawg?

– 3%0€∫√₣╘╔₣∆◊ΨΞ8$5@ǚΦǼǾ

– Helal valla nerden öğrendiysen şiir gibi söyledin ha! Ne dedin?

– Bilmem! Aklımda kalmış bi yerden.

– Anlamadılar ama bi de Fransızca dene!

– Yaw onu da bilmiyom be! Bütün devrialem Türkçe konuştuğundan lazım olmuyo ki bunlar! Du bakiim, şöyle bişey kalmış aklımda Vulevu kuşe avek mua sesua?

– Lan Davar adama yatma teklif ettin! Ibnelik olsun diye mi geldik bunca yolu!

– Bilmiyoz dedik ya! Hem madem biliyodun sen niye söylemedin? Nerden kalmış bu da aklimda ki? Kesköse deseydim keşke! Aman neyse ki anlamadı.

– ΐΏΨש√⌂∂Ě><↕∞℮≈∩₣₫@#!

– Bunlar acayip bişey konuşuyorlar yaw!

– Matematik için evrensel dil derler, onu dene!

– Ne demek la dene? Sen matematikçe konuşmayı biliyon mu?

– Amaaan, lan Zalim beceremedin bişeyi be! Boşuna vermişsin sen doktora! He he! Çekil, aman! Bak hemşerim, e= mc2, 2+2=4, bi işçi bi işi 4 günde yaparsa 2 işçi aynı işi 2 günde yapar, d(x2) = 2x, ve de son olarak elimizde 3 yeşil 2 kırmızı top var, bi çekişte2 kırmızı çekme ihtimali nedir? E yani hala anlamadıysanız mor olduğunuz kadar da krosunuz! İnsan bi evren dili öğrenir be!

– @#$%^&┐╒*2$5^∩∟↔&()

– Selami, kızma adamlara yaw! Sakin görünüyorlar ama şimdi kavga falan çıkmasin. Amma asabi adamsın yaw sen!

– Bırak abi bu işgüzarları! Bunların hatunları da mordur zaten! Ben sevmedim burayı abicim! Hadi dönelim, ne halleri varsa görsünler bu mor … bak durduk yerde ağzımı bozucaktım nerdeyse!

Mor humanoidler aralarında kısa bi konuşurlar ve geldikleri yöne doğru geri hareketlenirler.

– Yaw adamlar gidiyorlar be Selami. Hadi takip edelim.

– Yok abi ben kıl oldum bunlara. Sen git, ben burada oturup türkü falan söylerim, geçer vakit.

– Abicim hadi naz etme, hadi başka hiç bi insanın gitmediği yere cesurca gidelim!

– Zalim valla kaptan Körk senin yaninda halt emiş! Seni mi kırıcam. Yürü!

1. bölümün sonu.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız