Yaşıyorum


| 01 Ağustos 2005 | 0 yorum | 1050 gosterim

Yaşamak, yaşıyorum diyebilmek ne güzel…

Geçen gün çok ilginç bir diyalog yaşandı kız kardeşimle eşi arasın da aslında sıradan bir karıkoca çekişmesi diyebilirim ama kızkardeşimin kullandığı bir cümle beni iki gündür gerçek ten çok düşündürdü.

Kız kardeşim başka şehirde yaşıyor, beni ziyarete geldi. İki hafta inanın su gibi geçti, acısı tatlısıyla, her güzel şey gibi oda çabucak bitti.

Onu yollamaya otogara giderken yolda eşinden bebek için bir şeyler istedi. Otogara geç kalmışız, otobüsün kalkmasına 10 dakika var. Bir telaş bir telaşki hiç sormayın. Tabi bunlar tatlı sert bir tartışma içerisindeler. Neyse kardeşim istedi bir şeyler, eşide kızgın bir şekilde “Of isteklerin hiç bitmiyor“ dedi. Kardeşimde tabii ki isteyeceğim çünkü “YAŞIYORUM” dedi. (Ha kardeşimi size biraz tanıtırsam eğer; kendisi çok şen şakrak, hayat dolu, çok minik şeylerle mutlu olmasını becerebilen, sevdiklerini çok önemseyen hayatta yaşadığı mutlulukların tadına sonuna kadar varan birisidir) Tabi biz bu cevaptan sonra bastık kahkahayı. Ama inanın bu cevap beni gerçekten çok düşündürdü. O an için güldüm ama içinde ki anlam beni çok düşündürdü.

Hangimiz yaşadığımızın farkındayız acaba? Aldığımız nefesin ne kadar kıymetli olduğunun, o nefesin durduğu anda her şeyin de bizim için duracağının, biteceğinin farkındamıyız? Aslında içimizde büyüttüğümüz sıkıntılarımız, acılarımız, kırgınlıklarımız ne kadarda basit geliyor o anda …

Yaşamak acaba ne demek? Sadece nefes almakmı? Sadece yiyip, içmek, uyumak mı? Yada evlenip çoluk çocuğa mı karışmak? İyi bir eş, iyi bir kariyer, mutlu bir aile mi? Tabiki bunlar bütün insanlar için ideal mutluluk reçetesi, ama hayat hiçte öyle değil. Hayat bazen çok acımasız olabiliyor, insana hoyratça davranabiliyor… İşte insan galiba bu anlarda yaşamın, yaşamanın anlamını daha da sorguluyor.

Aslın da dörtdörtlük mutluluk yok hiçbir zaman. Bizler dörtdörtlük mutlulukları berklerken hayat bitiyor zaman tükeniyor ve bizler yine mutsuz ve hep şikayetçi… Hep arkaya dönüp keşkelerle geçiriyoruz zamanı. Düşünürsek yapabileceğimiz bir şey yok artık… O an yaşandı ve bitti, iyi veya kötü bitti. Bence artık bu hesapları bir tarafa bırakıp geleceğe daha bir umutla bakmak gerekiyor… Bir arkadaşımın dediği gibi yaşadığımız tecrübeler bize verilen eşsiz hediyelerdir, bu hediyelerin kıymetini bilerek ama bunlara fazla takılmadan aynı yerde saymadan hep ilerleyerek…

Yaşıyorum diyebilmek ne büyük bir mutluluk…Yaşadığının farkında olarak hayatı devam ettirebilmek her türlü zorluğa rağmen, inatla,coşkuyla ne güzel …

Coşkuyla yaşamayı, hayatı anlamlandırmayı, yaşadığımız küçük güzel anları büyüterek, tadını çıkarak, içimize iyice sindirerek yola devam etmeyi öğrenmemiz gerekiyor…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız