Yabancı-3


| 27 Mart 2009 | 0 yorum | Array gosterim
turku_k

İnsanların kendileri dışında birileri ile bu kadar çok konuşabiliyor olmalarına duyduğu şaşkınlık, uzun zamandır kadını gözlemediği düşüncesi ile bölündü. Aklının onu nerelere götürdüğünü bile bilmiyordu.


İnsanların kendileri dışında birileri ile bu kadar çok konuşabiliyor olmalarına duyduğu şaşkınlık, uzun zamandır kadını gözlemediği düşüncesi ile bölündü. Aklının onu nerelere götürdüğünü bile bilmiyordu. Bütün bu düşüncelerden uzaklaşıp kadına tekrar baktığında kadının çehresinin değişmiş olduğunu hisseti. Adeta bir ışık huzmesi kadını çevrelemişti kadın şimdi çok daha net görünüyordu. Bunun bir açıklaması olmalı diye içinden geçirse de, diğerleri gibi o da büyülenmiş bir biçimde kadına manyetik alanına kapılmıştı. Bir girdabın içerisinde dönüyormuş hissi veren bu duygudan kurtulamıyordu. Dört beş saniye süren bu bakış zamanı saatler sürmüş gibiydi. Yeter artık baktığımı fark edecek diye düşünken kadın birden bire başını çevirdi ve o çok yaşlıymış gibi duran gözlerini göz bebeklerine mühürledi. Adam biraz mahcup biraz utangaç biraz da ifşa olmuş bir ruh hali içerisinde tıpkı yaramazlık yapan çocukları andırıyordu şimdi. Bir an çıplak olduğunu hissetti. Bu kadın onun içindeki bütün saklamaya çalıştıklarını görmüştü. Bunu biliyordu. Biliyordu çünkü başka türlü bu kadar utanmasına imkan yoktu. Zaman hızla geçmiş, gurupta tekrar bir hareketlenme başlamıştı. Müzisyenler sahneye doğru ilerlerken kadın yerinden kalktı, izninizle hazırlanmalıyım dedi. Yarım metre yükseklikteki oturma bölümünden aşağı atladı. Yukarıdan bakıca daha da küçük görünüyor diye düşündü adam. Ufak tefek görünüşlü bu kadının gerçekte göründüğü kadar küçük olmadığını fısıldadı bir ses içinden.  Masaların arasındaki boşluklardan süzülerek geçen kadını izlerken acaba tekrar göz göze gelirler mi diye içinden geçirmiş olsa da, kadın bir kez daha bakmadı. Bir köşeyi döndü ve gözden kayboldu. Bu sırada dinlenilmesi için yerleştirilen müzik albümü çıkarıldı Ozan bağlamasını eline aldı ve son bir kontrolden sonra hafif hafif müzik başladı. Birkaç dakika sonra müzik olması gereken yüksekliğe ulaşmış ve melodi kendisini hafifçe belli etmeye başlamıştı. Ara namelerinden sebep henüz eser tam anlaşılmıyordu ancak hissettirdiği duygu özlemek gibiydi. Eğer tahmin ettiği türküyse bu türküyü çok severdi. Bu türkü ona annesini ve annesinden defalarca ayrılmak zorunda kalışını hatırlatır ve bir el yüreğini sıkıp bırakırdı. Acaba aynı türkümü diye düşünürken ara name kesildi ve bir ses duyuldu. Tam da düşündüğü türküydü bu. Uzun zamandır cesaret edip dinleyememişti bile.  O el yine yapışmıştı boğazına sıktıkça sıkıyordu sanki. Bir an nefes alamadığını bile hissetmişti. Zaten doktor panik atak teşhişini koymuş tedavi olması gerektiğini söylemişti. Off Selda…. ben bu türküyü çok severim dedi arkadaşına dönüp. Ama sanki nefes alamıyor gibiyim.dışarı çıkmalıyım. Kısa bir süre yürürsem daha  iyi geleceği hissedeceğim. Dışarı çıkmak düşüncesiyle yerinden kalktı. Gördüğü olay karşısında adeta dili tutulmuş hatta ki kalktığı gibi geri oturmuştu. Biraz sakinleşince, yanlış gördüğünü düşünüp tekrar baktı. Kesinlikle doğru görmüştü. Biraz önce yakın gözlem altına aldığı kadın, şimdi elinde mikrofon sahneye doğru ilerliyor ve içini en çok acıtan türküyü söylüyordu. Bu kadar benzerlik çok fazlaydı.

illüzyon

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız