Vakit kendinle yüzleşme vaktidir.


| 17 Aralık 2005 | 2 yorum | 513 gosterim

Yeni tanıştığımız bir insana kullandığımız itina ile seçilen kelimeler, en sevdiklerimiz ile konuşurken nerelere giderler.

Neden bir yabancıya kıyasla daha özensiz davranırız en değerli varlıklarımıza.

Kimi daha çok önemsiyoruz.

Şimdi kendimizle yüzleşme vaktidir.

“Ömürden gidiyor” der kimileri, güneşin batışı ile biten gün için.

Ne kadar da yerinde bir söz

Ömrümüzden ömür gidiyor, takvimden kopardığımız her yaprakla

Neler yaşadık kim bilir bu güne dek.

Çocuktuk

ilk okul öğretmenizi unutmadık,

Kırdığımız vazonun ardından kalbimizin nasıl çarptığını da.

Dizimizi kanatan kaldırımlar, yüreğimizi kıpırdatan ilk aşk

Karne heyecanı, babamızın kucağında duyduğumuz güven duygusu.

Annemizin bir yeri acıdığında içimizdeki yürek sızısı,

Komşunun kızı belki de oğluydu en iyi arkadaşımız

Harçlıklarımız, çikolatalı dondurma ve lunapark…

Büyüdük

Okula giderken daha bir dikkatli baktık aynaya

Daha bir özen gösterdik saç şeklimize

Değişti bizi mutlu eden şeyler

Tıpkı bizim gibi büyüdü isteklerimizde

Bir çikolatalı dondurma doldurmadı içimizdeki boşluğu

Anne babamızın aldıklarını giymez olduk

Ve avutmadı babamızın saçımızı okşaması

Kırılan ya da yitirilen bir şey için çarpmadı kalbimiz korkuyla

Mutlaka bir bahane bulduk yaptığımız hatalara,

ya da bir yalanın ardına sığındık, kendimizi savunmak adına

Kendi doğrularımız oldu,

Karışılmasından hoşlanmadık arkadaş seçimimize

Ve yalnız kalmak istedik odalarımızda

Çatıştı fikirlerimiz ebeveynlerimizle

Evet büyüyorduk

Beğenmez olduk kimseleri

Eleştirdik, eleştirilmeye ise tahammül edemedik.

“Herkes fikrini kendine saklasın” oldu anlayışımız

Mutluluk için yetmedi

Ailemiz ile sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek

Kolay harcar olduk, hem parayı, hem dostları.

Hayattan hep daha çok şey bekledik.

Emek vermeden bizim olsun istedik her şey

Kim bilir bu güne dek kimleri kazandık kimleri kaybettik.

Bundan sonrası için fikri olan var mı?

Biliyor muyuz ne zaman toprağa karışacağımızı,

Ne zaman son görüşümüz olduğunu, gözlerinde hayat bulduğumuz insanı

Acaba son muydu

geçen gün kardeşime sarılıp ona, onu çok sevdiğimi söyleşim

Yoksa bir sonraki bayramda babam olamayacak mıydı yanımızda

O hafta kendimi kaybedip sinirle ağzımdan çıkan o kelime

nasılda üzmüştü eşimi.

Telafisi var mıydı pişmanlık duyulan geçmişin

Bir daha annem diyememek ve onun yokluğu fikri bile ne kadar da acıtıyordu insanı.

Geçen her dakika aleyhimize işliyor

Ve bize ne olursa olsun hayat devam ediyor.

O çok sevdiğimiz anne babamız, eşimiz, arkadaşımız bizden sonra

Yine nefes alıyor, yemek yiyor, gülüyor, ve gelecekten bir şeyler umut ediyor.

En yakınımızı kaybediyor ama ona da alışıyoruz.

Ah şu alışkanlıklar, alışmakla bitmiyor

En sevdiğimiz arkadaşımıza alışıyor sonra onu uzaklara göndererek unutmaya alışıyoruz, Kolaylıklara alışıyor her şey mücadelesiz bizim olsun istiyoruz.

Aşkı zamanla alışkanlığa çeviriyor, sonra da aşkı nasıl tükettiğimiz fikrinin içinden çıkamıyoruz.

Rahatlığa alışıyor zora gelemiyoruz.

İlgiye alışıyor, bulamayınca depresyona giriyoruz.

Alıştıkça alışıyoruz.

Kimi vakit çekemiyoruz kimseleri, kendi yaşam mücadelemizi verirken

Sizce de ihmal etmiyor muyuz bir şeyleri

Bizi yetiştirmek için onca emek harcayan ve tek dileği mutlu olmamız olan

Melek annemizin boynuna sarılıp ona nedensiz bir çiçek götürmeyi,

Tüm gününü dışarıda belki de zor şartlarda çalışarak , ailesinin geçimi ve istekleri için didinen o koca yürekli adamın babamızın, elini öperek bu güne dek bizi kimselere muhtaç etmediği için teşekkürümüzü dile getirmeyi.

Hasta dedemizi ziyarete ne sıklık da gittiğimizi düşündünüz mü

Ya eşimizi

Onu ihmal etmiyor muyuz

Tüm ömrünü yanımızda geçirmek için kendini bize adayan,

yaşam yolculuğumuzdaki yol arkadaşımız, her koşulda bize destek olmaktan vazgeçmeyen ve

yanında kendimiz olabildiğimiz o insanı hayatını bizimle paylaştığı için en iyi seçimi yaptığı fikri ile her sabah uyandırabiliyor muyuz.

Asansörde karşılaştığımız insanlara, İş arkadaşlarımız, esnafımız ya da komşularımıza her koşula bir merhaba diyebiliyor muyuz.

Yeni tanıştığımız bir insana kullandığımız itina ile seçilen kelimeler, en sevdiklerimiz ile konuşurken nerelere giderler. Neden bir yabancıya kıyasla daha özensiz davranırız en değerli varlıklarımıza.

Kimi daha çok önemsiyoruz.
Şimdi kendimizle yüzleşme vaktidir.

Forumdan Yorumlar (2)

  1. Y.S.K. 25 Şubat 2010

    Peki Ya Sen Kendinle Yüzleşebildinmi Hiç Benden Sonra???

  2. e.a 01 Şubat 2009

    Belkide n istediğimizi n hak ettiğimizi ve gerçek yerimizin neresi olduğumuzu bilmiyoruzdur.Belki de bir ego tatminliği içinde dönüp duruyoruz belkide yaradılışımızdaki her şifre yaratanın çeşitli varyasyonlarıdır.Bu yazılmışı yaşayanlar belkide senaryoyu beğenmiyorlardır.içinde bir umut taşımak belkide gelecek bölümü merak ettiklerindedir.pemebe dizi tadında bir kaderi izlemek istemeyenlerin sonudur ölüm yada yüzleşme ama bir gün herşey geldiği gibi gider..eline sağlık güzel birpaylaşım.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız