Suskunluğun


| 23 Haziran 2006 | 0 yorum | 687 gosterim

İnsanlar bazen insan olduklarını unutuyorlar. Neden mi? Çünkü yaşam insanların algılayabileceği kadar basit değil de ondan. Ama algılayabildiklerimizi de idrak edemez duruma geldiğimizde işte o zaman utunuyoruz insanlığımızı…

Suskunluğun; zorba adamların gücünü taşır. Suskunluğun darmadağın eder yüreğimdeki yangın yerini. Ve artık suskunluk; yalnızlığımla müthiş bir kavgaya dönüşmeli. Dağ taş, bütün yaşam sese bürünmeli. Akşam çırpınıyorsa yüreğim ve umarsızca ve tutarsızca yırtılıyorsa bakışlarım, ne anlamı kalır sır olan tutkuların. Utancım boğazımdan geçiyor. Bir yiğidin öfkesiyle yutkunuyorum. Yutkunmak… ve hep yutkunmak, ardından ihanet dolu bir sessizliğe inat büyük bir haykırış patlatıyorum. SUSMA, ÖLDÜRÜYORSUN BENİ!

Senin ağır suskunluğuna karşın her zaman yazacağım. Seni yüceltenin, seni SEN yapanın mürekkep renginde bir çığlık olduğunu her defasında bir usta gibi işleyeceğim beynimin sana benzeyen duvarlarına. Sen her sustuğunda, ben daha da büyüteceğim haykırışlarımı. Suskunluğuna neden olan her bir nedeninle amansız çatışacağım ve her deviremediğim nedenin için yüreğime dikenli tellerden duvarlar yapacağım. Dikenli teller çoğaldıkça, ben eksileceğim ve yüreğimin bana benzeyen yanları kanayacak. Kucağımda taşıdığım ölüme sunacağım bütün duygularımı. Teker teker yakacağım biriken ve beni aşmaya başlayan yangınlarımı. Ses sustukça ben öleceğim; ben öldükçe sen ölemeyeceksin.

Gözlerindeki yangınla ısınmaya başladığım günden beri, içimde yanıp tutuşan ne varsa kül olmaya başladı. Bildiğim bütün masal kahramanlarına ihanet ettim ve hepsini teker teker  teslim ettim kötülüklere. Masallarımın her yerine seni yerleştirirken, kötülüklere yenik düşürdüm kahramanlarımı. Senin için yaptım demeyeceğim, çünkü içimdeki küllerde ben de kaybolmaya başladım.

Ben sana neden bahs ediyorum biliyor musun? Yağmurdan, rüzgardan, denizden, gülden ve dikenden değil; ben sana gülü ve dikeni usulca doğuran topraktan bahs ediyorum. Sevgiden bahs ediyorum. İnsanların en büyük günahlarından, yüzyıllardır yaşanamayan bir duygudan, yani sevgiden bahs ediyorum.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız