Med – Cezir


| 04 Aralık 2005 | 0 yorum | 2951 gosterim

Kendimi kötü hissettiğim günlerde yolları değiştiriyordum , hatta bir keresinde benzincinin içinden gitmiştim …

O sabah sıkıntılıydım , küçük montumu giydim apartmanın kapısından çıktım.Bir nebze olsun açılmış gibiydim.

Az ilerdeki pastanenin yolundan değil ,karşı yoldan gitmeyi tercih ettim.Çünkü hep aynı yoldan gitmek istemiyordum.

Kötü günlerde hep böyle yapıyordum.Yolları değiştiriyordum.Hatta bir keresinde benzincinin içinden gitmiştim değişiklik olsun diye.

Simit aldım , markete uğradım.O hep, market sahibi diye düşündüğüm benimle yaşıt kadına selam verdim.Gülümseyerek neden üzgün olduğumu sordu.Ben de oruçtandır , yatıp yatıp kalkıyoruz , uyku düzenim bozuldu , dedim.

Oysa oruç tutmuyordum , inşallah iyileşirim diyerek ayrıldım.Marketteki kadın orada çalışan bir kadın dı yeni ev almıştı şimdi de memleketinde arsa almış mış , bana anlatırdı.Onun kadar olamadım diye hayıflandım.

Market ,minik bir kavşakta dört yol ağzındaydı.Küçücük bir üçgen , küçük iki ağaçtan oluşan üçgen bir parsel, kavşağı dörde bölüyordu.

Ordan geçerken içimden hep dua ederdim.Dilek falan tutardım.Çünkü dört yol ağzında dilek tutarsan gerçekleşirmiş.Acaba marketteki kadın ? Hadi be deyip ilerledim.

Yine pastanenin önünden eve doğru adımladım.Bu yol , yokuştur ama belli olmaz.Ancak pazardan gelirken anlayabiliyordum çünkü elimdeki pazar şeyleri en az 15 kg gelirdi.

Derken;

Rahmetli tekelci amca , elinde bastonuyla siyah bıyıkları , belki de boya siyahı saçlarıyla önümden tintintin yürüdü gitti ( Saçını siyaha boyayan erkekler ilgimi çeker , hani ben daha ölmedim gibi …)

İki üç adım attım …

Rahmetli ,adını bilmediğim,karşı apartmanda oturan ”eşofmanlarıyla diyalize giden amca ” yı gördüm.Elinde diyaliz çantası , her zamanki nefti yeşil eşofmanları ve siyah saçları ile hemen ardımdan benimle beraber yukarı doğru yürüyordu.

Biraz hayret , biraz iç daralmasıyla on metre kadar yürüdüm.Ama devam edemedim.

Birden ” Allahım ben nerdeyim ” diyerek arkama baktım.

Pastanenin önünde mantolu bir kadın çocuğuna poğaça almış , beslenme çantasına koymaya çalışıyordu.

Yani …Hayat öyle yada böyle devam ediyordu.

Yavaş yavaş ilerledim , karşı apartmanın en son katına baktım , orda sakallı bir adam otururdu, hoşuma giderdi .Daha uyuyor olmalıydı.Uyusun deyip kilidi çevirdim içeri girdim ki…

Hemen orda hacı teyzeyle karşılaştım , sağlık ocağına ilaç yazdırmaya gidiyordu.Ayrıca ev kokusunun yedek şişesini alacakmış , maxi’de vardır diyecek oldum.Gözlerime baktı ”yavrum neyin var ?” der demez içten , zehirli bir yaş aktı gözlerimden sanki lavlar boşaldı.İnşallah iyileşirim dedim , ikinci kata iç çekerek çıktım.

Şimdi mi?

İyiyim.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız