Kurtlarla Koşan Kadınlar


| 09 Eylül 2006 | 2 yorum | 7258 gosterim

Geçtiğimiz hafta doğum günümde, benim için özenle seçilmiş, beni ve benim gibi kadınları, işin aslı tüm kadınların içinde var olan arketipi anlatan doyumsuz bir kitap… Kurtlarla Koşan Kadınlar.

Geçtiğimiz hafta doğum günümde, benim için özenle seçilmiş, beni ve benim gibi kadınları, işin aslı tüm kadınların içinde var olan arketipi anlatan doyumsuz bir kitap…

Clarissa P. Estes tarafından 1971 de yazılmaya başlanıp, 20 yılı aşan bir süre içinde bitirilen bir eser.

Vahşi kadının hikayesi, irdelemesi…

‘’Sağlıklı kadın tıpkı bir kurt gibidir: sağlam, kunt, diri, hayat verici, konumunun bilincinde, yaratıcı, sadık ve göçebedir.

Bir kadının olmaya ve bilmeye gerek duyduğu her şeyi taşır. Her şeyin dermanını taşır. Öyküler ve düşler, sözcükler ve şarkılar, işaretler ve simgeler taşır. Hem araç hem amaçtır.

Vahşi kadın; bilinçaltımızın arketiplerinden biridir. İz sürebilir, koşabilir, emir verebilir ve başından savabilir. Hissedilebilir, saklanabilir ve derinden sevebilir. Sezgisel, tipik, normatiftir.

İçgüdüsel doğayla yan yana olmak; hayat alanını belirlemek, kendi sürüsünü bulmak, yetenek ve kusurlarına bakmaksızın güven ve gurur duyarak bedeninin içinde olmak, sezgi ve algının doğuştan gelen dişil güçlerine dayanmak, kendi döngülerine girmek, ait olunan yeri bulmak, vakarla yükselmek, mümkün olduğunca yüksek bilinç düzeyini korumak demektir.

‘’…O, Hayat/ Ölüm/Hayat kuvvetidir, yaşatma gücüdür, kuluçkadır. Sezgidir, uzağı görendir, derin dinleyicidir, sadık yürektir.

Haksızlıklar karşısında tehditler savuran odur…

Aramak için evi terk ettiğimiz odur. Eve gelmemiz onun içindir. Bütün kadınların gübreli köküdür. İşimizin bittiğini düşündüğümüzde bizi gitmekten alıkoyan güçtür…’’

Bu inanılmaz kelime dizimini okuduğumda, hissettiğim temel duygu içimde hızla koşmakta olan kurttu. Gülümseyerek, bir nehir boyunca koşuyordu, kaynağına ulaşabilmek, yeni yerler, yeni canlılar bulabilmek, avlanabilmek, türün devamını sağlayabilmek, güneşin bir sonraki tepenin ardındaki batışını izleyebilmek için: çakıl taşlarının ayakları altında çıkarttığı sesleri, doğanın tüm seslerini, görüntülerini, içine sindirerek…

Çocukluğumdan anılar, hayatımdan zamanlar canlandı. Kadının içindeki kadını keşfi bitmek bilmeyen, bitmesi istenmeyen uzun bir yolculuktu. Biraz Colomp olmaktı. Bulsan bile aramaktan vazgeçemediğin bir kayıp kıtayı aramak gibi… Öyle yoğun, öyle derin, öyle üretken ve dişil.

Türkiye’ de kadınların pek çok sorunu var. Kabul edilmek, önemsenmek, saygı görmek adına…

Kadının temel görevi ve bilinci kendini tanımlamak, keşfetmek ve üretken olmaktır. Yaşamın her alanında, bedeninden, teninden, dişi oluşundan utanmadan var olabilmek, ayakta kalabilmektir.

Ezilmiş, söz dinler, neredeyse bir ev köpeği konumundan çıkmalı, pencereden olanları izleyen, dışarıdaki daha özgür hemcinslerine havlayan değil; tüm tasmalarından, toplumun yavan dayatmalarından kurtulmuş birey haline gelmelidir.

Türkiye’ de kadının sorunu başörtüsü değildir; olmamalıdır. Mecliste olabilmek, gecenin bir yarısı sahilde yürüyebilmek, sevdiği erkekle, eşiyle yan yana yaşama karşı durabilmektir.

Bu aydınlanmayı bize, bizi yönetmekle kendini görevli hisseden karşı cins vermeyeceğine, vermek istemeyeceğine göre, kadının kendini keşfi ancak kendi sorumluluğundadır. Ben olabilmenin, benliğimizi keşfetmenin, onu tüm özellikleri ile tanıyabilmenin tek yolu yine kendi içimizde, başka birine can verebilen, karnımızda yaşatıp dünyaya bir mucizeyi getirebilen güçtedir.

Kadın, kendini yaratma ve yaşatma gücünü keşfinde bilinçli olduğunda, gerçek yaşanılan sıkıntılar ortaya çıkacak ve ancak böyle bir durumda sorunlar çözülebilecek ve kadın özgürleşecektir.

Yeniden içimizdeki vahşi kadına dönebilmenin, yaşamın içinde, yaşama çıplak ayakla basabilmenin, gören gözler, işiten kulaklar, yorumlayan algılayabilen beyin olabilmenin tek ve gerçek şartı budur.

Sonrasında içimizdeki o gizil güç serbest kalacak, mutlu gülümseyen kadınlar, kendiyle, toplumuyla barışık kadınlar, özgür ve etken ve üretken kadınlar olabilmemiz mümkün olacaktır.

Evlerimizden çıkmanın vahşi kadını bulmanın, yine evlerimize o kadın için dönmenin, yaşamın özünü, belki de kendi içimizde hep ertelediğimiz arayışın, başlamasını istemeliyiz.

Gelecekten, yaşanılandan korkmadan, hata yapmayı göze alarak hatta isteyerek yola çıkmalıyız. Yaptığımız her hata bize değer katacaktır. Yaşamı, doğayı, içimizi anlamamızı sağlayacaktır. Korkmadan bu keşfe başlamalıyız. Unutmamalıyız ki hata yapmaya herkes kadar hakkımız var. İyi kız, iyi eş, iyi kadın, iyi anne olmak için eğitildik. Haksızlıklara nezaketle gülümsememiz ve çenemizi kapatmamız öğütlendi, içimize işlendi…

İyi olmak zorunda değiliz, nazik olmak ya da boyun eğende olmak zorunda değiliz. Varız yaşamın içindeyiz. Yaşayacak ikinci bir hayatımız ise yok. Kendimize bir yaşam borçluyuz. Kendinize karşı bu borcunuzu ödediniz mi?

Erteliyor musunuz?

Emin misiniz?

Forumdan Yorumlar (2)

  1. Nurhayat81 16 Ağustos 2011

    sadece neleri yapmamız ve yapmamaız gerektiğinden ibaret aslında. Bir yaşam görüşü, güzel olabilir ama dili ve anlatımı beğenmedm. ne bir roman ne de bir felsefe sadece yaşam tarzı... bunlara varmak için bazı evrelerden geçmiş bir başka kadının hayatı anlayışından ibaret... yok ders kitabıymış yok psikolojik tedavi unsuruymuş... kendini tam bulamamış fakat yazanlara yakın hisseden bir kadın için sanki kutsal bir kitapmış gibi kendi hayatını ve yaşadıklarını eleştireceği ve bundan sonrasını da değiştirebileceği kadar güçlü olabilir ama kendini bilen bir insan için o kadar cılız ki. arketip miş ))))

  2. murvet 13 Eylül 2009

    kadın olmak ötesinde insan olmak, kişisel gelişim açısından okunabilecek kitap listesinin başında gelecek kitaptır...özellikle kendini yanlız zayıf hisseden kadınların okuması gerekir..Yıllardır inlediğimiz masallardan farklı olarak beyaz atlı prensi yada iyilik perisini beklemek yerine kendi içimizdeki kurdu canlandırıp uçan süpürgemizle vahşi doğaya uçmak için güzel bir kılavuz olarak kullanılabilir...

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız