İçerdekiler ve Dışardakiler


| 30 Ocak 2006 | 0 yorum | 2989 gosterim

Kalın kristalden bir fanusun icinden, gözlerini bazen olabildiğince açarak, bazende olabildiğince kısarak bakıyordu, bakıyor. İçine ne zaman nasıl girdi, gireli ne kadar zaman geçti bilmiyor, artık düşünmüyorda.


Asıl buraya kimin tarafından sokulduğunu merak ediyordu, ama kimseye soramıyordu ki. Bir kaç denemeden sonra sormaktan vazgeçti, yanıtlar farklı ama aslında aynıydı.

“Yok canım sana öyle geliyor, pardon ya şimdi meşgulum az.. ”
“Sahimi öylemi hissediyorsun? niyeki? ”
“Saçma sapan konuşmayı bırakda kalk hayata karış”
“Seyahate çık düzelirsin…. ”

Düzelmem düzelemem işte, denedim olmuyor, bir kürenin içinden bakıyorum dünyaya sanki, etrafimdaki küreyi görebilen kimse yok, var diyorum anlatıyorum anlayan yok. Kim soktu beni buraya ne hakla? Allahın belası kimsen nerdesin? Çıkar beni buradan lanet olası …Yardım yardım almalıyım ….

David yardım et bana çıkamıyorum burdan

“İstemiyorsun ki çıkmayı”
“İstiyorum ama yapamıyorum, ağır bu küre hemde çok kalın”
”Çıkmak için ne yaptın şimdiye kadar? ”
“Çok şey sence az olabilir ama bence elimden geleni ne bahasına olursa olsun”
“Sahimi mesela? ”

İçinde yokmuşum gibi davrandım hani şu şey felsefesi gibi…. algılamayla ilgili varya hani, bakmazsan yok sayılır yoktur diyen. Bide realist oldum, var ve kırmak gerek dedim, kırmaya uğraştım. Olan kalbime, gururuma gücüme oldu, sonra benimsemeye çalıştım ama farklı olduğumu hep hissettim, içten içe katlanamadım kendimi kandırmaya. Bi keresinde kıpırdatmayı başardım yerinden ama babama benzeyen bi adam sıkı sıkı oturdu üstüne, hava bile girmedi içeri boğuluyordum ‘niye yapıyorsun?’ diye çok bağırdım ama cevap vermedi, sanki onu birisi yollamıştı, çıkmama engel olsun diye. Hiç konuşmadan oturdu yıllarca, hiç yorulmadan engelledi beni. Tam o sıralar bir kaç fanus daha farkettim etrafta, onlarda aynı benim gibiydiler. Benzer fanuslarda tek fark bazı fanuslar daha büyük ve renkli bazılarıysa daha küçüktü. Şaşırdım bazılarına umarsızca nefes alıp vermeye devam edip gülümsemeyi bile başarıyorlardı hemde. İçlerinden biri yuvarlana yuvarlana benim fanusuma yanaştı önce beni izledi sonra

“Boşuna çabalama kader bu! bunu büyük usta senin için, sana özel yaptı, çıkamazsın o işini iyi bilir dedi. ”

İnandım, bir süre sindim fanusumun dibine sustum ama içimden bi ses susmadı hiç bak, fanussuz gezenlere bak, onlardan olmalısın onlardan diye.Yeniden sallamaya başladım fanusumu eskisinden daha hızlı daha güçlü ama daha çok acıyarak, ellerim kanadı ayaklarım su topladı, kollarım çürüdü,başka fanusların alaycı ve zavallı bulan bakışları ağırlık yaptı üstüme ama bir sabah yuvarlamayı başardım onu, işte olmuştu hareket etmişti yaşasındı iyi ama nereye doğru gidip neye çarpmalıydımki kırılsındı, hala içindeydim yuvarlanmaya başlayınca kontrolden çıkıvermişti olanca ağırlığı ve hızıyla yer çekimine meydan okur gibi hızla yuvarlanmaya başlamıştı öyle hızlı öyle durmaksızın yuvarlanıyordum ki içinde canım yanmaya korkamya başladım acaba haklılarmıydı öteki fanuslular yerimden kıpırdamamalımıydım yoksa? Nereye yuvarlanıyordum şimdi acaba nerede duracakdım? Eyvah işte bu felaket korkunç bir inişe doğru yaklaşıyordum korkuyla terafa bakındım beni durduracak birileri olur belki diye birden başka fanusları gördüm yani başımda onlarda inişe yaklaşmışlardı bazıları korku içinde çırpınıyor bazıları benzi atmış sesiz bazıları sanki daha tecrübeli sakin ve olacaklardan emin.emin görünenlerden bir kaçı diğerlerine korkmayın her şey güzel olacak diyordu gerisini duyamadım en uca varmıştım benden önce yuvarlanmaya başlamış olanlar hızla aşağıya kadar inip…göremedim sonlarını kahretsin yuvarlanmaya başlamıştım hiç bir şey göremeyecek kadar hızlı hemde öyle hızlı ki olduğum yerde çakılıp kalmış gibiydim yuvarlandığımı hissetmiyordum bile. ….Ne kadar sürdü bilmiyorum ,ne zaman durduğunuda anlamadım ama hala içindeydim çarpmamıştı bir yere ,kırılmamıştı etraf milyonlarca fanusla doluydu durduğum yerde aman yarabbi ne çok varmış benim gibi!!! Kimi bilerek isteyerek kimisi itilerek gelmişlerdi buraya dek .Özgür olan birileri fanuslular arasında dolaşıp onlara bir şeyler anlatıyorlardı ve sonra onları incitmeden dikkatle yuvarlamaya başlıyorlardı başka yönlere doğru.Biri bana yaklaştı çıkmayı isteyip istemediğimi sordu, evet istiyorum hemde çok dedim, eminmisin? herşey değişecek dışarının kanunları var bildirmekle görevliyim iyi dinle dedi.

Dışarı çıktığında artık fanusda ki kadar güvende olmayacaksın başına gelebilecek iyi kötü herşeyden sadece kendin sorumlu olacaksın kendine iyi davranmak iyi bakamak sadece senin görevin olacak,sorumluluk alacaksın, önce kendine karşı ve sonra diğerlerine karşı,soğuktur dışarısı üşümemek için sürekli koşturman hareket etmen gerekiyor, acımasızdır iklimi dışarının durduğun anda donarsın katılaşırsın bir daha asla hareket edemezsin sana kimse yardım etmez ,dışarının kuralları vardır uymak zorundasın düzeni bozanlar kovulur dışarıdan, kendi içlerine hapsedilirler ve asla çıkmalarına izin verilmez kaçmaya çalışanı vururlar yada ezerek yok ederler.Bu fanusda olmakdan bile daha kötüdür.

Ürkütücüydü anlattıkları ama içimdeki özgür kalma isteğine gem vurmak imkansızdı artık buraya dek gelmek için çektiklerimi anımsadım olsundu kurallar ve sonuçlar ne olursa olsundu çıkmak şansımı denemek istiyordum .Tamam dedim anladım çıkmayı istiyorum kurallara uymak için elimden geleni yapacağım.Öyleyse seni yuvarlamaya başlıyorum ,bu fanusları sadece özel kişler kırabilir seni onlardan birine götüreceğim şimdi dedi ve buraya sana getirdi

“ David .Hadi artık soru sormayı bırakda kır şunu çıkayım . ”

“Bunu sen yapacaksın bu senin fanusun eğer gerçekden istiyorsan kırabilirsin ve çıkarsın ben sana sadece yapman gerekeni anlatacağım anlattıklarımı anlayıp uygulamak sana kalmış, sadece yeterince zeki ve istekli olanlar kırabilirler ,bir çoğu yorulup vaz geçer zordur acı verir, hazırmısın? İstersen sana geldiğin yere dönmen içinde yardım edebilirim”

“Geri dönmekmi??? Hayır hayır! bunu asla istemiyorum, hele buraya kadar gelmişken asla..Denemeliyim kendime karşı sorumlu olmayı öğrenmeliyim .Öğrenmeliyim ki özgür kaldığımda donmadan üşümeden hareket edebilecek gücüm ve amacım olsun. ”

“Hımm pek ala öyleyse başlayalım hadi.Bana çocukluğundan söz et….”

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız