Erkeğe Bağlı Yaşam!


| 08 Eylül 2008 | 4 yorum | 5610 gosterim

Değerlerimiz kişiliğe ve öncelikle kendi aile içinde uyguladığımız çifte standarda hep beraber son vermeliyiz… Bu konularda birlik ve beraberliği uygularsak başarılı oluruz


Merhaba Arkadaşlar

Öncelikle hepinizi en içten sevgilerimle selamlıyorum. Tesadüfen bulduğum sitenizi ilk görüşte "işte tam benim aradığım yer" dedim ve hemen aranıza katılmak için başvurumu yaptım. Baktımki içeriği muteşem ve bizlere bir çok faydası olabilecek unsurlarla dolu. Şimdi aranızdayım ve bundan da çok mutluluk duyuyorum.

Ben yazmaya daha yeni başladım ve yazılarımı başka yerler de olmak suretiyle sizinlede paylaşmayı istedim. Çünkü aranızda öğrenecek çok şeylerim olacağını biliyorum. Yazmak ve paylaşmak inanın çok güzel!

Paylaşımlarımızın verici ve kalıcı olması dileğimle!

Saygılar.

Aysen Aydın.



Erkeğe Bağlı Yaşam…

Bu başlığı okuyunca sakın beni aşırı bir feminist falan sanmayın… alakası yok… Yazımı okuyunca bunun böyle olmadığını anlayacaksınız!

Biz kadınlar toplumumuz da hep ataerkil örf ve adetlerimizle büyüdük. Yaşamımızda hep erkek-kadın ayrımı yapıldı. Hatta benim çocukluğumda erkeği bizlere öyle bir gösterdiler ki her şeyin önceliği onlarındı… yemek mi yenecek önce onlar oturmalıydı…el mi yıkanacak önce onlar yıkamalıydı.. Çarşıya pazara mı gidilecek onlar gitmeliydi… Bir topluluğa mı gireceğiz onlar önden, biz arkadan gitmeliydik…

Bu öncelikler benim hayatıma taa o zamanlar ters bir antipati etkisi yapmıştı… Erkeğe karşı içimde hep bir hırs oluştu… Oysa kimseyle bir alıp veremediğim yoktu… ama gösterilen bu öncelikli yaşama statüleri beni nedense çok rahatsız ediyordu!… Çünkü biz kız evladıydık…

Bu gibi öncelikleri gördükçe hep kendimi değersiz kişiliksiz ikinci hatta üçüncü kalitede, bir varlık gibi görüyordum! Sanırım toplumumuz da benim gibi hissedenler de çoktur.

Evlenirken de kocanın büyük üstünlüğünü öğrendik… Aman onlara saygı gösterin önce onların gönlünü hoş edin! Aman sakın yatakta kocanıza arkanızı dönmeyin, dönmeden önce izin alın… Günahtır… Gibi söylene gelen sözler! İnanın böyle daha birçok şey sayabilirim size!

Eğitimde de hep öncelik erkek evlatlarımızın oldu… Kızlarımız hep ikinci planda kaldı… Kimi okuyamadı kocaya verildi, koca bakardı çünkü!Kimisi ise okudu evlendikten sonra eşi izin vermeyince çalışmadı, evinde oturup çocuklarına baktı…

Peki ya sonra? sonra ne oldu?

İşte sonuç ortada birçok kadın kocaya bağımlı kaldı… Eşiyle sorunları da olsa sesini çıkaramadı!.. Nasıl çıkaracaktı ki? Maddi gücü yoktu… Ona kim bakacaktı… Ne kadar mutsuz olsa da susup oturdu oturduğu yere… Derdini anasına bacısına açtıysa da “aman yuvanı bozma” sözleriyle sesini duymazlığa geldiler! Çevre ne demezdi… Öyle ya bizler kendimiz için değil çevre için yaşıyorduk!Evdeki huzursuzluğu ne kadar zor olursa olsun çekmek zorundaydık!

İşte ben bu anlayışa bir “durun” demek istiyorum!

Zamanında okumaya yada çalışmaya teşvik edilmeyen kızlarımız ileride hayatı boyunca bir erkeğe mahkum olacaktırlar!…

Evde değerleri olmayacak,zamanla kişilikleri kaybolup gidecek ve onun yetiştirdiği evlat kendisinden farklı olmayacaktır! Eğer kızlarımızı bu konuda bilinçli ve eğitimli bir birey olarak yetiştirirsek çok daha mutlu bir yaşam süreceklerine eminim. Hatta toplumun daha da mutlu bir ortamı paylaşacağına eminim. Çünkü kadın evli ya da bekâr çalışacak kimseye boyun eğmeden kendi ayakları üzerinde olacak ve daha sağlam çocuklar yetiştirecektir.
Bilinçli Olmak Demek Neyi Neden Yaptığını İyi Bilmek Demektir!

Benim de kızm var ve inanın onun oğlumdan daha çok okumasını istiyorum!.. Çünkü hiçbir kul başka bir kula kul değildir. Allah katında hepimiz eşitiz bunca erkeği bizlere üstün kılmak nedir?

Onlar duygularına ne kadar değer veriyorsa bizlerde vermeliyiz!

Hepimiz insanız bu eşitliği topluma yaymak içinde önce kadınlarımızın eğitimli olması ve toplum olarak bu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor!

Evet Arkadaşlar bu gerçekleri iyice görüp önce kendimizi bilinçlendirip sonrada bunu yetiştirdiğimiz çocuklarımıza uygulayalım..! Bence kadınlarımızın isteyip de yapamayacağı şey yoktur… bu düzen sadece ve sadece bilinçli bir eğitimle değişebilir! Ama her şeyden önce ne durumda olursak olalım kendi kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Bunun için bir okul gerekmiyor gündemi takip edip toplumdaki ve çevremizdeki yanlış anlayışları fark etmek ve çorbada birazcık bizimde tuzumuzun olması yeterlidir inanın… İşte toplumdaki anlayışı değiştirmek bizlerden geçiyor! Sen… Ben… O… Bizler Hepimiz!
Kadın-Erkek bir bütünüz toplum hayatında…

Değerlerimiz kişiliğe ve öncelikle kendi aile içinde uyguladığımız çifte standarda hep beraber son vermeliyiz… Bu konularda birlik ve beraberliği uygularsak başarılı oluruz diye düşünüyorum!

Ne olur bilinçlenelim… hem de her konuda…

Herkese Saygılar Ve Sevgiler.
Aysen Aydın.

Forumdan Yorumlar (4)

  1. sevi 30 Kasım 2011

    ben siteye yenı kayıt oldum..zaman yorum yapmayı ısterim.guzel bir site .Kişisel gelişim ilgı alanım.bu konuda devamli kitap okuyorum..ve okuduklarımı günlük yaşama uyguluyorum.cok faydasını görüyorum.kısaca şöyle yazabilirim: "kadın erkek kişi kendi enerjisi ve kişiliği ile evrende yer almaktadır. her sey bizim tercihlerimizle oluşmaktadır.Kendimizin değerini bilirsek evren de bize değer verir."

  2. sany 14 Nisan 2011

    Ayšen arkadašimiz ćok guzel bir konuya degendi , maalesef bir ćok kesimde bu tur olaylar olmaktadir, ćok iyi anliyorum fakat, eskilerde bunlar birer saygi ćešidi olarak bilinirdi, hala da devam etmektedir, ama heršeyde oldugu gibi bunda da abartmaamk lazim. bizde ise tam ters bir durum vardi, biz de kiz evladiydik ama annem veya babamdan hić bir zaman duymadik ayirt edici sozler. hatta annem derdi tek bir kišinizin karšiligina 10 erkek evladi verseler kabul etmezdim, sizleri dunyalar degištirmezdim, derdi, bizi ćok sevgi ile buyuttuler tešekkur ediyorum onlara, babamda bize deri, okuyun evladim okuyun da, kendinizi kimselere ezdirmeyin hakkiniz korumasini bilin derdi sagolasin, kendini yetištirmek ćok onamlidir, okumanin yaši yoktur... bašarilar dilerim....

  3. Aysen Aydın 07 Haziran 2009

    Canım benim bunları yaşamış olman sana dahada güç katarak geri dönmüş polmalı ki kendini toplayabilme gücüne sahipmişsin.Bu anlamada seni kutuluyorum ve bana ulaşman için sana yazı yazdığım gazetenin linkini veriyorum sevgi ve saygılarımla!http://www.duzcedamla.com/index.php?option=com_content&task=view&id=13131&Itemid=123

  4. calikusu1335610761 07 Mart 2009

    benim yarama parmak bastınız!avrupada yetişmeme rağmen bahis eddiğiniz şekilde yetişdirildim.yapdığım evlilikde kendimi onlara kabul etireyim diye 12 yıl sonra 32yaşımda kendi kişiliğimden bir şey kalmayıp onların beklentisi ve istekleri doğrultusunda kişiliksiz bir monoton hayat yaşadığımın farkına vardım ve sirkelenip kendime gelşeye calışdim.ve benim yaranmaya calışdığım insanların gercek yüzünü gördüm hepsi karşıma cıkdı ve ben onların dediklerini yapdıkca iyidim kendi mutluluğum icin talepde haklı olan talepde bulunmama rağmen kendi ev ve düzenimi isdediğim icin suclandım ve bunalımlara girmeme rağmen ne anlayış nede hoşgörü gördüm cok yıprandım kocam bile beni sevdiğini söyleyen kocam bile bana yapancı gibi davrandı.herşeyimi suc yapdı üzerime cok geldi şiddet bile gösderdi üzülüp ağladığımda alaylı bakıp benim kenisini böyle davranmaya yidiğimi söyleyerek umursamaz davrandı v.s.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız