Bu Hayat Kimin?


| 20 Ocak 2007 | 0 yorum | 2459 gosterim

Bu ülkenin gençliği kendi seçimini kendi yapamıyor kendi hayatını kendi kuramıyor ve yönetemiyorsa bu ülke için değilde kendileri için kendi menfaatleri peşinde koşmaya zorlanıyorsa bunları kim istiyor bu hayatları kimler yaşıyor ve BU HAYAT KİMİN?

Masamda oturuyorum önümde kitabım var bakıyorum çünkü yarın sınavım var kitabın içine sıra sıra dizilmiş kelimeler, cümleler, satırlar paragraflar içine dalıp kayboluyorum. Cümlelerle hayaller alemi arasında öyle bir köprü kurmuşumki harfleri hatta satırları kullanarak hayaller aleminin ta derinliklerine yolculuk ediyor gibiyim. Karşımdaki satırlar görevini yerine getirip geri çekilen bir hizmetkar misali gözlerimin önünden yavaş yavaş kayboluyorlar. geleceğimi düşünmeye hayaller kurmaya başlıyorum. Ah o kurduğum hayaller, hepsi de çok güzel, tek tek gözümün önünden bir film misali geçiyor öyle bir film ki hiç bir yönetmen henüz bukadar güzelini çekmedi hiçbir aktör bukadar güzel bir rolde oynamadı çünkü bu filmin yönetmenide başşrol oyuncusuda benim sahne ise beynim. İşte böyle bir ruh halinde geleceğimi düşünüp hayaller kurarken arkamdan gelen ses bulunduğum durmdan daha güzel olmayan gerçek hayata dönmeye zorladı beni. Arkama dönüp baktığımda kendimi gülümserekn buldum yüzümde mutlu bir ifade vardı demekki hala güzel olan birşeyler vardı hayal bile olsalar ama birden farkettimki karşımda arkadaşım vardı. Bir anda irkilerek kendime geldim.

Arkadaşımın arkası bana dönüktü ne ara gelmişti nezamandan beri ordaydı hiçbir fikrim yoktu ama yaptığı işten büyük bir haz aldığı belliydi. "Bayılıyorum şu Ankara’nin manzarasına" deyiverdi. Bunun üzerine bir merakla neyi hatırlatıyor sana neden bukadar çok seviyorsun diye sordum. "Bilmiyorum" dedi ve ekledi "ama burada bu manzarayı seyrederek hayatımı düşünmek hoşuma gidiyor"

-Geleceği mi düşünüyorsun geçmişi mi?
-İkisini de ama gelecek çoğunlukla
-Düşüncelerin iyimser mi karamsar mı?
-Net değil ikisini de hissettiğim oluyor.
-Gelecekten beklentilerin neler?
-Mutlu bir yuva (eşim ve çocuklarım)
-İş?
-İyi kazanmak isterim
-Planların var mı?
-Evet ama inancım çok az
-Neden?
-Hayat yüzünden.

Acaba neyi kasdetmişti hayat derken diye şöyle bir düşündüm ve hakvermeye de başlamıştım.

Televizyona baktığımızda bize syretirilen insanların hiçbiri ama hiçbiri dört dörtlük olmadığı gibi ünlü olmalarının sebepleri de çoğunlukla içinde bulundukları sansayonel yaşam tarzlarıydı. Hal böyle oluncada bizim hayal gücümüz baltalanmış ve biz kötüler içinden iyiyi seçmek zorunda kalmıştık. Aslında istediğimiz örnek o değildi ama zatn bizim hayallerimzin orda yeri yoktu çünkü birileri istemiyordu orda onları görmeyi bizim onların istediği şey olmamızı istiyorlardı.

Yanlızca bu değil elbette ODTÜ ye gelmişti pek çok kişinin yapmak istediği şeyi gerçekleştirmişti amayinede mutlu değildi ve üstelik gelecekten de çok fazla ümitli değildi. Neden durum bundan ibaretti?

(Bu arada ben dalmış bunları düşünürken arkadaşımın beni rahatsız etmemek için sesizce çıkıp gittiğini farkettim.)

Acaba şu an bulunduğu konuma gelmeyi kendisi mi istedi, özentiden dolayı mı bu konuma geldi, yoksa gelecek kaygısı yüzünden bu konumu kendisi için bir mecburiyet olarak mı gördü yada onun yerine başakası (ailesi) mi bu seçimi yapmıştı. Karşılaştığım insanların arasında bulundukları konu kendi öz iradesi ile seçenlerin sayısı yok denecek kadra az. Sizin içinde öyle değil mi? Birde öyle bir kesim var ki bulundukları konuma öyle bir adepte olmuşlarki kendilerinini bu hayatı kendi seçtiklerine inandırmışlar ve yaşamı öyle görmeye başlamışlar ancak bunlar yaşamlarındaki ta derindeki acıyı yoketmeyi mutsuzluklarını gidermeyi başamamışlardır çünkü bunlar benliklerinden vazgeçmiş insanlardır.

Şu an içinde bulunduğumuz durum okadar karamsar bir hal aldı ki gençlerin elinden hayallerini gerçekleştirme hakkını çok çok önceden alanlar şimdide onların hayal kurma güçlerini elinden almaya çalışıyorlar. Bu bir heyelan misali gençlerimizin üzerine göçerken ülkenin geleceğinide alıp götürüyor. İşte hal böyleyken yani suçlu ve mağdur içi.e geçmiş birbirinden ayrılamazken gençlerin geleceği için ülkeyi mi sorgulamalıyız yoksa ülkenin karamsar geleceği için gençleri mi sorgulamalıyız soruyorum size.

Ve yine soruyorum bu ülkenin gençliği kendi seçimini kendi yapamıyor kendi hayatını kendi kuramıyor ve yönetemiyorsa bu ülke için değilde kendileri için kendi menfaatleri peşinde koşmaya zorlanıyorsa bunları kim istiyor bu hayatları kimler yaşıyor ve BU HAYAT KİMİN?

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız