Platonik Aşkın Dokunulmazlığı


| 08 Temmuz 2005 | 0 yorum | 4954 gosterim

Aşk için çok şey söylendi. Biz söylenilenlere hep inandık.Peki ya kendi inandıklarımız. Kendi kendimize yaşattıklarımız?

Onu gördüğümde kalbim yerinden fırlıyor benim önüme bir duvar örmüş gibi. Heyecanım elimi ayağımı kitliyor. Gözlerine baktığımda ise ne kadar kızardığımı alev alev yanan yanaklarımdan hissetmemek mümkün değil.

Herşey iki yıl önce gözgöze geldiğimizde başladı. O an içim hop etti. Şimşek çaktı sanki. Ama arkasından yağmur yağmadı…

Herşeye onun bana ilgisi olduğunu sanmakla başladım. Her sabah onunla uyanır oldum. Düşüncemden hiç çıkmadı. Hayaller kurdum. Hasreti hissettim. Bana her bakışından binbir mana çıkarmayı, her sözünde mesaj aramayı adet haline getirdim. Şarkılar tutttum. Bana söylemesini istediğim şarkıları dinledim. İstemediklerimde ise sonraki şarkı diye değiştirdim.

Günler geçtikçe bağlandım. Onunla aramızda hiçbir zaman bir ilişki olamayacağını biliyordum. Aramızda oldukça büyük uçurumlardan vardı. Tabi ki aşk söz dinlemiyor? Ben düşlediklerimden hiç vazgeçmedim.

Kalbimin ve düşüncelerimin istediği yerinde duruyordu. Beni kendinden soğutacak hiç birşey yapamıyordu ki. Mesela eve geç gelip beni kızdırmıyor, kıskançlığına yenilip beni rencide edemiyordu.

Canı istediğinde beni yanına çağıramıyor, menfaatleri doğrultusunda davranamıyordu. Hiç yıpranmamıştık. Hiç dokunanamıştık birbirimize. O ahenkli sözleri söyleyememiştik.

İşte bu yüzden hala onu her gördüğümde domates gibi oluyorum. Kalbim yine kaçmak istercesine hop oturup hop kalkıyor. Elim ayağım titriyor. Hala ilk günkü o heyecanı iliklerimde hissediyorum.

Çünkü hep özlem çektim. Özlem heyecanı yaşatıyor.

Ara sıra kendime kızdığımda onu terketme yetkisi tamamen bana ait. Onun gideceğinden hiç korkmuyorum. Hayaline bazen rest çekiyorum. Gurur yapmıyor. İki saniye sonra yine karşımda, yanımdan hiç ayrılmıyor..

Bu aşk benim eserim. Canım nasıl isterse öyle yaşıyorum. Hayatıma başka bir insanda girse, o benim yüreğimde saklı bir ateş. Hep yanan bir lamba. Olumsuzluklardan uzak, korkulardan uzak, dokunulamaz biri. Kendim bile dokunmaktan korkuyorum.

Kendime anlamadan vermiş olduğum bu hediyeye hıyanet edemem. O benim duygularımın ifade şekli…Güne başladığımda heyecanıma start veren biri. Bana hiçbir zaman nankörluk edemeyecek biri.

Gerçekten hayale çevrilen, ve gönülde tekbaşına hiçbirşeyden habersiz yaşanan bir aşk en güzel şey olsa gerek.

Bu benim ilk ve son platonik aşkım olacak. Ve ömrüm boyunca ona dokunamayacağım.

Demek ki heyecanımı ve özlemimi hiç yitirmeyeceğim.

Bu insanı kendi istediğim gibi seviyorum. Öncesi gerçek sonrası hayal. Tam istediğim gibi tek benim içimde.

ÇÜNKÜ O BENİM ESERİM , KİMSE BİLMİYOR…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız