Oyunun adı : Kacan kovalanır


| 18 Haziran 2006 | 8 yorum | 13469 gosterim

Hep adım atan hep ilgi gösteren kişi olmak sanki benim değerimi azalttı neden çünkü o benım nerde ne yaptığımı ve kalbimde onun yer aldığını biliyor o merak etmiyor cazip insan o oldu bu oyunla !!!!

Aslında aşk hakkında mılyonlarca yazı yazıldıgı ve yorum yapıldıgı ıcın yazmak ıstemıyorum ama… Uzun yıllar sonra bu duyguyu yogun olarak ilk kez hıssettıgım ıcın paylaşmak ıstedım.

Ne kadar mantıklı olursanız olun, ne kadar aklı basında bırı olursanız olun bu duygu sıze rastladıgı andan ıtıbaren butun dunyanız değişiyor . Benım de son bır kac aydır tamamen dunyam degıstı.

Onla muhabbetlerımız sırasında anladım kı ne cok ortak noktamız varmıs!!!!! bu ortak noktaların, esprılerın hoşca vakıt gecırmelerın aşk denen duygunun ıcıne suruklenecegımın habercısıymıs meger!!!! Ve anladım kı bu aşk duygusunu kamçılayan olgu sadece bır oyundan ıbaretmıs ne oyunu mu : Oyunun adı : KACAN KOVALANIR mışşşşşş. hep duyardım adını ama ilk defa bu yasımda uygulamak zorunda kaldım neden mı ? Çunku karsımdakı ınsan bu oyuyu oynamaya coktan başlamıs oyunu bu şekılde tercıh etmıs.

Ben hep şöyle düşünurdum ıkı ınsan bırbırınden hoşlanıyorsa ve aşk varsa kalpler de acık yureklı olmalıdır dıye dusunurdum. Halbukı aşkın uzay boyutu oyle demıyormus. Kacarak, benı sureklı aramayarak benım aşkımı daha da kamcıladı o az konustukca , az aradıkca onu daha cok merak etmeye basladım, ask denen tutkunun boyutu o ulasılmaz oldugu ıcın daha da arttı. Bu oyunu oynamıyormus bılerek yapmıyormus gıbı gorunup kendını cazıp hale getırmeye basladı Bulunmaz hınt kuması sankı……

Hep adım atan hep ılgı gosteren kısı olmak sankı benım degerımı azalttı neden cunku o benım nerde ne yaptıgımı ve kalbımde onun yer aldıgını bılıyor o merak etmıyor cazıp ınsan o oldu bu oyunla !!!! Icımı bu durum yakıp kavuruyor. Onun bana uzüntuden baska bısey vermedıgını ve vermeyecegını bılıyorum ama bu duygulardan kurtulamıyorum. onu beynımden cıkarmak ıstıyorum bazen de bu oyunu ben oynuyorum o zaman da bana yaklastıgını hıssedıyorum Bu gel gıtlerden o kadar yoruldum kı Ya acı cekmeden aşk olmazmı yaw Hep mesafelermı , ulaşılmazlıklar mı aşkı buyutur ? anlamıyorum .

Bana deger veren seven ınsanları gozum gormez … neden dır bu zıtlık anlamam. Sanırım işin ozetı soyle : ZOR OLANI SEVIYORUM, ZOR OLUNCA DA SEVILIYORUM!!!!!!

Forumdan Yorumlar (8)

  1. orhan mutlu 07 Aralık 2011

    aynen benim taktiğim herzman geçeridir bu taktik bende eskiden hep peşinden koşardım kızların ama onlar benden kaçtıkça zevk aldıklarının farkıa vardım ve onları onların silahlarıyla vurmaya başladım ve geçerli bir durum bu ama bunu yaparken az biraz kendine bağlamasını bileceksin kültür meselesi yani çoğu şey hakkınd bilgim var ve insanları etkieyecek şeyler yapabiliyorum ve insanların beynini okuyabiliyorum nerde ne zman ne yapacaklarını çözebiliyorum kndimi geliştirdim çünkü zamanında çok ezildim bu satten sonra ezen taraf benim beyler size tavsiyem dizginleri elinizden kaçırmayın

  2. kursun_kalem 21 Kasım 2011

    @ağlayan kız. ben de senin karakterine yakın birisiyim ama neden bu kadar karamsarlığa düştüğünü anlamıyorum. Sen topluma giremiyorsan kimse seni arasına almıyorsa bunu kendindeki farklılıkları yetenekleri ortaya çıkararak ve sonuna kadar bununla savaşarak yenebilirsin. Unutma herkes popülerdir. Onlar maddi güzellikleriyle popüler olsun sen dürüstlüğünle popüler ol daha güzel değil mi. Ben de çok taktım bu konuları ki hala da oluyor aynı şeyler. Yazını okurken de zaten yaşadığım şeyler geldi aklıma. Umarım kurtulursun bu psikolojiden.

  3. Berke 16 Ekim 2010

    bu yazıya tamamen katılıyorum.Malesef aşkın içinde küçük oyunlar gerekiyormuş. ben kendimle hep gurur duydum ilişki anlamında. Hayatım buyunca hiç aldatmadım aldatanlarada şiddetle karşı çıktım zaten bir insan fiziki olarak değil beynen bile aldatma pozisyonuna geldiği anda o ilişki bitmiştir başka arayışlara girmiştir ruh..ozaman bitirceksin sonra ne halt etceksen et..Hep derdimki bu küçüktaktikleri kendine güveni olmayan ,ilişkinin temelini küçük zeka oyunlarıyla atan tamamen yüzeysel ilişkiyaşayan bir gurup insanın ne denli ayağı yere sağlam basan bi ilişki kuracakları konusunda şüphelerim vardıbana hep saçma gelirdi. ya insan severse hissettiği gibi yaşar içinden haykırmak geliyorsa ki çok basitte olsa artık bu kelimeyi 2 günlük ilişkilerde bile rahatça sölenebilir halede gelsede SENİ SEVİYORUM diye ifade eder..Ama artık anladımki işte gerçek aşkı buldum dediğin insan bile bu küçük oyunları oynarmışideal erkek veya kadın die bi kavram yok artık ..."imkansızım ulaşamazsın gerçek aşkı sadece romanlarda ararsın"....

  4. Kendi söküğünü dikemeyen terzi 10 Eylül 2010

    Burda çok fazla detaya inilmemiş. Ben daha uzun bir yazı bekliyordum...İki türlü kaçan vardır. Biri bilerek yapan, biri de istemeden yapan...Bilerek yapan, elbet bir gün birini kovalar. İstemeden yapansa o an yaşadığı hislere göre hareket ederek "bilmeden" kaçar. Ne kadar süre, nasıl kaçacağını ayarlayamadığı için de bir yerden sonra karşısındakini kaybeder ve sonra oturup haline yanar.İşbu olayda insanların düşüncesizliği çıkar ortaya. İki taraf için de... Kaçan taraf, gerçeği gördükten sonra geri dönmeyi ve kabul edilmeyi bekler. Vaktinde kafasını yormadığı, uğraşmadığı için kaybedildiğinde bir süre üzülür ve pişman olur fakat sonra yine pişkinlik yapıp "onun suçu!" diyerek bütün karşı cinse göre hazırlar kendisini. Bundan sonraki aşk kavramı değişir onun için. İntikam peşinde koşar. Ama bilmez ki hata kendisindedir...Bir de kovalayanın hatası vardır. İlişki iki kişiliktir. Bu yüzden herkes eşit derecede sorumludur. İşi bir kişi bile yapsa, iki kişiye mâl edilmek zorundadır. Bu yüzden kaçan kişi oturup düşünmedi diye kendini haklı sananlar tamamen yanılırlar... O yapmadı, sen de aşkını bahane ederek onun anlayacağı dili öğrenmedin. Sen de suçlusun! O kaçıyorsa, sen de bu oyunun kendisini öğren ve onu peşine tak. Kaçma ama mesafe koy. Hayır diyebilmeye başladığın zaman zaten biraz olsun kaçmış olursun. Kaybetme korkusu oluştuktan sonra bünyede kendisi gelecektir...Kaybetme korkusu da önemli bir parçadır bu resimde. Olmazsa olmaazdır hatta. Genelde kovalayan insan güruhu daha dikkatli, zeki veya bir şeyleri önemseyen insanlardan oluşur. Oturup gözlem yaparak önce bir plan kurun. Bu konuda arkadaşlardan destek alınabilir. Ama dikkat edin, o arkadaşlar sizi beğenmediğiniz kişiye de dönüştürebilir...İşte bu yüzden bir iplerin kovalayan kişinin yani düşünen ve önemseyen kişinin elinde olması gerek. Tabii hepsinden önce bir özeleştri yapmanız şart! Kendinize şu soruları sorun:1- İlişkiyi yönetebilecek kapasiteye sahip miyim?2-İlişkiyi yönetmeyi başardım, peki sıkılıp ondan kaçacak yani onun şuan beğenmediğim konumunu alacak mıyım?3-Bu insan bana, ben bu insana layık mıyım? Yani tüm bu uğraşların sonunda "iyi" olan bir şeyler olacak mı?Bunun gibi sorular sorun kendinize. Yapmanız gereken şeyler basit aslında. Kovalanmak istiyorsanız evde durmayacaksınız, yanınızdan arkadaş eksik etmeyeceksiniz... İşte esas fark burda ortaya çıkıyor...Onun gibi olmak mı istiyorsunuz, onu mu istiyorsunuz? Önce buna karar verin...

  5. hayatın felsefesi 26 Şubat 2010

    ben bu yaşıma kadar hep bu yüzden acı çektim.ben de oynamaya çalıştım ama yapamadım.kovalanmak için kaçınca daha da uzaklaştı insanlar benden.neden böyle neden.çocukuluktan beri kimse beni arasına almazdı.bende mi sorun var.hep bu soruyu sordum kendi kendime.sordum ama cevabı alamadım.peşime çok düşen hatta yüzüme bakan yok.herkesin canı yanımda sıkılıyor.ama bi kız arkadaşım var.o hiç kendini zorlamaz.herkes de peşine deli gibi düşüyor.kimseye yüz vermiyo bile.o kadar canını acıtıyoki insanın sözlerle anlatamam üzüntümü.biliyor musunuz.ben bebekken boğazımda et kalmış.zor kurtarmışlar.merdivene çıkıp imdat istemişler.zor kurtarmışlar.keşke kurtulamasaymışım.keşke ölseymişim.bukadar üzüleceğime keşke şimdi bunları yazamamış olsaydım.annemle babam beni düşünselerdi dünyaya getirmezlerdi zaten.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız