Kurnazlığın Böylesi!


| 30 Mayıs 2006 | 0 yorum | 605 gosterim

Kadın anlıyor yakında bu işten de çıkacak.Neymiş efendim kendi mesleğiyle ilgili daha iyi bir iş bulmuş. Mesleği de chat yapmak proğram indirmek değilmiydi?

VIII.BÖLÜM

Adam kadının istediği özelliklerden daha iyi şartlarda bir iş buluyor .Üstelik gece mesaisi de olduğundan, akşam ancak saat 9 yada 10 da gelebiliyor eve.
Çok şükür dedi kadın, hiç olmazsa bütün gündüzü kendisine ait olacaktı.Adamın o iğrendiği yüzünü görmeyecekti.
Ama korkmuyorda değildi. Ya yine 3 ay olmadan çıkarsa işten.
Adam sabah gidiyor, akşam geliyor eve.Kadın, adamın eve geleceği saate yarım saat kalana kadar o kadar mutlu ki, sanki hayatında hiç sorunlar olmamış.
Gelme saati yaklaştıkca elinde olmadan geriliyor kadın, başına şiddetli ağrılar giriyor, eli ayağı istemsiz titremeye başlıyor.
Kadın migren tarzında ağrı nöbetleri yaşamaya başlıyor o saatlerde.
Kapı çaldığı, adam içeri girdiği anda, yüzündeki ifade istemsiz geriliyor tuhaflaşıyor.
Şaşırıyor kadın. Adam ne yaptı şimdi sana! neden bu hale geliyorsun! Hem de her gece, ne zaman sona erecek bu bedeninde ruhunda açılan yaralar!
Artık kendine gel kabullen adamı, hatır da olsa o senin kocan oğlunun babası Zaten sevmiyorsun! ama bak elinden gelen gayretide yapıyor. İşte buldu, daha ne istiyorsun.
Bilmiyor işte ne istediğinini kadın, zamana bırakıyor herşeyi.
Zaman gösterecekti, belki eski haline dönebilirdi kadın.
İlk evlendiği zamanki gibi.

Birden evlendiği ilk sene, hafızasında canlandı.Ne umutlarla evlenmişti oysa. Adamın yaşadığı yere tayin aldıramadıklarından dolayı, kendi bulunduğu çevreye yerleşmişlerdi.
Aslında burası büyük şehir değildi belki ama bir çok iş alanları vardı Adama göre bu asla doğru değildi, yoktu bu memlekette ona göre iş.O herşeyi çok biliyordu, açmıyordu burda basit işler onu Ne anlarlardı işverenler adamın kıymetini, o her şeyin en iyisine laikti ,en yüksek maaşı hakediyordu.Öyle kadın gibi devlet memuru olamazdı.
Aileside hiç arayıp sormazdı adamı. Babasıyla zaten hiç anlaşamıyorlarıdı. Agresif bir babası vardı, aynı kendi gibi sinirlenince döküp kıran gürültü çıkaran. Kardeşleriyle bağlarıda kopuktu.Düğünlerinde bir tek amcası gelmişti ona destek Kimsenin umrunda değildi adam ,bir tek kadının umrundaydı.Kadına sormadan hiçbirşey yapmaya cesareti yoktu.Yüzüne gözüne bulaştırıyordu Kadın başlarda onu taşımaktan memnun gibiydi.Ama zamanla bu görev halini almaya başlayınca sıkılmaya başlamıştı..
Ne zaman ayakları üzerinde durmayı başarabilecekti bu adam.Evin erkeği rolünü oynamayı sevmiyordu kadın.Kadın olmak istiyordu ,sadece kadın, diğer kadınlar gibi. Faturaların, borçların nasıl ödeneceğini düşünmek,istemiyordu hiçbir zaman.

Öyle üç kuruş beş kuruş yaramazdı adama.
Oyaladı durdu kendini ilk evlendiği sene mazaretlerle
Evlendiğinde kendiyle beraber getirdiği tv, teyp, video vb gibi eşyaları sene dolmadan bir bir postalıyordu, kadının zoruyla geldiği yöreğe
Tamir etmek için almış olduğu bu malzemeleri kadına kendisinin diye yutturmuş, alacaklılar izini bulunca da kadının ısrarlarından dolayı bir bir göndermek zorunda kalmıştı.
Bunada şükür dedi kadın, çalışır alırlardı. Başkalarını eşyalarına ihtiyaçları yoktu, kendisinin vardı birkaç parca eşyası, istese taksitle bir sürü şeyde alabilirdi

Ama alacaklıların arkası kesilmiyordu ki Eski evsahibi bulmuş izini, taciz ediyor gönder borcunu diye.Alacaklıları tek tek arıyor göndereceksin, borcunu.Ne zaman kesilecekti bu alacaklıların arkası.Tam bitti diyor kadın , birde bakıyor adam yine fırsatını bulmuş, başka borçları olduğunu, ama şundan dolayı, bundan dolayı, aslında böyle değildi, şöyle değildi, diye söyleniyordu kadına hiç utanmadan yüzsüzce.

Aman Allah’ım hani adamın borcu değilde alacağı vardı herkesten
Evlenmeye karar vermeden önce bütün bunları konuşmamışlarmıydı.!

En fazla üç kuruş borcu varmış! Adamın, kadına öyle hava atmamışmıydı.

Bunları hamile kalmadan öğrenebilseydi eğer, asla cocuk doğurmaya cesaret etmeyecekti kadın
Adam çok kurnaz, ağzı cok güzel laf yapıyor.
Bir duysa başkaları adamın yorumlarını, bir alkışlamadıkları kalırdı.
İlk sene, ikinci sene derken, kadın her sene tüketici kredisi çekmek zorunda kaldı.Hatta adamın ödenmeyen icralık visa borcu bile vardı.
Hepsini kapatmıştı kadın.
Sonrada adamı yurt dışına göndermeye ikna edebilmişti Çünkü kredileri kapatmaya para lazımdı.Zorlada olsa bunu başardı kadın.
Tam 9 ay boyunca hem de bayağı iyi bir parayla dönmesini sağlayabilmişti.
Her gönderdiği parayı tek tek yazdı kadın kime ne dağıttı hangi borcu kapattı.
Adam döndüğü gün kadın ablasının başında refakatçi kalıyordu.Neden mi ? Birtanesi güzel ablası lösemiydi. Biranda gelişmişti herşey .Her anları kabus doluydu .Ya ablasına birşey olursa, ya birtaneleri daha cok acılar cekerse, daha hayatının baharındaydı ablacığı bu neden onun başına gelmişti.
İşte yurt dışından döndüğünde kadın bu psikolojideydi.Adamı düşünecek durumda değildi.Adamı en çok taktir ettiği konu ise ablasına karşı aşırı fedakarlığıydı.Hiç sorun etmiyordu parayı pulu. Harcıyordu elinden geldiğince.
Kadında onun ailesine zamanında az maddi anlamda destekler yapmamışmıydı sanki.Onlar ne olursa olsun ne kadar kötü olursa olsun eşinin ailesiydi.Evliliği boyunca bir tek doğru dürüst bu 2000 yılında, 9 ay çalıştı 10 bin $ para kazandı.
Ve ne acıdır ki bunun 7000$’ ı evlenmeden önceki adamın borçlarına gitmişti.Geriye kalan 3000$ da ancak adama 4 ay kendini geçindirme parası olmuştu.
Eeee….bitti getirdiği dolarlar, şimdi ne yapacaktı adam.Kadının zoruyla girdi bir işe 3 ay olmadan çıktı yine herzamanki gibi ve 2001 senesi teknolojiyle tanıştığı yıl.
Geç geliyor eve nedense. Meğer adam internet cafelere takılıyormuş.Birgün adamın ceplerini boşaltıp pantolonunu yıkamak için makineye atacakken! bir kağıt parçası buluyor kadın, bir sürü kadınlara ait telefon numaraları.Belliki internet cafede chat yaparken almış bu no ları.
O zamanlarda da, aralarında gürültü patırdı kopuyordu bu teknoloji yüzünden.
O nun için kadın eve bilgisayar almak istemesine asla izin vermiyordu.Belki ta o zamnlar tahmin etmişti, başına bu teknoloji çok şeyler acacak. Kayınpederinin yanında sözde çalışmaya gittiğinde az daha bir kadınla samimiyeti ilerletmeyecekmiydi.Kadın eve para getirsin diye beklerken, idare ederken oda demek ki fırsatını bulmuş utanmadan keyfine bakıyordu.
Adam işten geldiğinde önüne sofrayı hazırlamıyordu artık kadın.Yemekler mutfaktaydı ısıtsın yesin açsa
Yeter artık işe yaramaz adamlar yüzünden çektikleri.Sanki dört dörtlük kadın olsan ne yazar.Kim biliyorki değerini!
Bundan sonra böyle dedi kadın.

Geçti bir kac ay böylece.Hayret 5 -6 ay oldu adamda ses seda yok.Arada tam ağzından işten sıkıldığını az para aldığını söyleyecek, kadın bunları artık duymak bile istemiyor.Para almasa bile mesai aynı olsun, o saatlerde evde olmasın istiyordu kadın.Tahammül gücünü çoktan aşmıştı kadın, dahasını kaldıramazdıki yüreği artık.İlk evliliğindeki kadar gücüde, yaşıda yoktu artık.Bu arada adam, pc tamircisi olduğundan eski model ancak tamire yarayacak özelliği olmayan bir pcyi aldırmayıda ihmal etmiyor dırdırıyla!
Bu sefer sadece tamir ve oyun var. Bu seferde sabaha kadar, çocuk gibi pc oyunları oynuyo bu seferde.Nostaljimi yapıyor nedir!
Aman kadına dokunmasında internete bağlanmasında ne b.k yerse yesin

Ve bitti o sene 7 .ayda, adam şikayetleri dahada artırmaya sıklaştırmaya başlamış.
Kadın anlıyor yakında bu işten de çıkacak.Neymiş efendim kendi mesleğiyle ilgili daha iyi bir iş bulmuş.

mesleği de chat yapmak proğram indirmek değilmiydi?

Ve bir pazar…..

DEVAM EDECEK

  1. AH İNTERNET VAHHHHH İNTERNET!
  2. Ah internetin varlığın sorun! yokluğun sorun! 
  3. Bu nasıl teknoloji!
  4. Aldatmak mı? Aldatılmış olmak mı?
  5. Kadın Olmak Zormuydu Bu Kadar !
  6. Neden Evlendiki?
  7. Kurnazlığın Böylesi!
  8. Sabretmekte bir yere kadar!
  9. Papatyasından Annesine
  10. Böyle Baba Olmaz Olsun!
  11. Seni hiç sevmedim adam!

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız