Gökhan’a..


| 07 Ekim 2005 | 0 yorum | 2538 gosterim

Yıllar sonra izini bulduğum tarla faresine..

Eskiden ne çok mektup yazardık birbirimize.. Bundan neredeyse 15 sene önce.. Müdüriyetin penceresinin önüne koydukları o eski masanın üzerinde yığılmış, üzeri tükenmez kalemle yazılmış beyaz zarflar hala gözümün önünde.. Akşam yurda girerken telaşla ve heyecanla karıştırdığım o yığından en çok senin mektupların çıkardı. Bazen uzunca ama genellikle iki sayfa yazardın. Önce kendinden evden bahseder, sonra beni sorardın. Teselliler, öğütler..neler sığmazdı ki o iki sayfalık mektubun içine..

Haylazdım ben..Biliyordun.. Sakin ve sıradan bir yaşamım olmazdı benim..Sen Antalya’ da olduğun yıllarda hep acısını çektin senden uzakta olmamın ve belki bana yeterince söz dinletememenin.. Bense hep acısını çektim uzak memleketlerde omzunda ağlayacak kadar yakınında olamamamın.. Bu durum fazla uzun sürmedi neyse ki .. Ne yaptın ettin yanıma gelmeyi başardın..

Hep korumaya çalıştın beni.. Ben izin vermek istemedim sana.. Varlığım hırçın bir at gibi eğer tanımazdı çünkü.. Huysuzdum.. Zordum.. Aslında asi bir çocuktum yalnızca.. Çok yordum seni biliyorum. Ama hiç vazgeçmedin.. Hep emek verdin bana.. Dikenlerim ellerine batsa da özenle taşıdın beni yıllarca..

Düşünüyorum da başka dostlarım da oldu benim.. Gerçekten sevdiklerim.. Sevdiğimi sandıklarım…Ben kendi nehrimde hızla sürüklenirken kendi gerçeğime, avuçlarımda tuttuğum inci taneleriydi onlar.. Zamanla süzüldüler ellerimden. Belki ben sıkı tutamadım, belki onlar gitmek istediler.. Sonraları özlemle andıklarım oldu.. Düşününce içimi ısıtanlar.. İyi duygularla veda ederek geçmişe yolcu ettiğim insanlar.. Bazılarına ise telefonda hatır sormak bile zor gelir oldu zamanla.. Çoğunun adını bile unuttum..

Ben bir düzen kurdum kendime.. Bir eş, bir iş.. Tabi sen de…

Hep aklımda bir yerlerdeydin.. Çok düşündüm nerede olduğunu.. Ne yaptığını.. İlgisiz anlarda girdin düşüncelerime.. Neden bu denli farklı olduğunu anlamaya çalıştım diğerlerinden.. Neden onlarla vedalaşırken sana bir türlü hoşça kal diyemediğimi.. Seni bulamadığımda öfkemle çarpışan üzüntümün şiddetini.. Ailemden birinin beni terk etmesi gibiydi.. Çaresiz ve kırgındım.. Oysa öyle büyük acılar yaşamıştım ve öyle çok ihtiyaç duymuştum ki yanımda olmana…

Düşündüm ve sanırım buldum.. Seni vazgeçilmez yapan tek şey vardı : Koşulsuz sevgin.. Bana varlığının tüm kapılarını sonuna kadar açarken hiçbir karşılık beklemedin.. Beni olduğum gibi sevdin.. Ben henüz tanımazken ne olduğumu; sen içimdeki en temiz, en sıcak yanı yakaladın..

Bu yüzden kanımdan, canımdan, ailemden gibisin.. Tüm çocukluğumu beraber geçirdim kardeşim; tarihimi bilen, tarihini bildiğim dostum, şimdi ve her zaman asla geri çevrilmeyecek olan elsin benim için..

Bunları niye mi yazdım.. On üç yıl sonra aynı tadı alarak sana yazabileceğimi kendime ispatlamak için…

Sevgilerimle…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız