evliliği anlama Üzerine???


| 20 Temmuz 2009 | 9 yorum | 6485 gosterim

Her şey aslında ne kadar güzle başlamıştı. Bu günlerde en çok kendime sorduğum soru ben onu gerçekten iyi tanıyor muyum? Aslında geç kalınmış bir soru. Zamanında sorulmayan dieti yaşadıklarımla ödenen bir bedel halini almıştı.

Aslında ne de çok konuşulmuştu bu konu üzerine ne kadar çok uyarılmış engellenmiştim. Ama gözlerim kapalı kulaklarım duymuyordu ondan başkasını. Seviyordum. Beklide kendimi unutacak onu tanıyamayacak kadar çok seviyordum. Zor zamanlar geçirmiştik. Zor şeylere göğüs germiştik beraber peki neydi birbirimizi bu kadar çok severken birbirimize bu kadar bağlıyken bizim altında ezildiğimiz şey. Birçok soruyla geçti 9 ay. Kendi içimde kendimi yiyerek. İlk sorun daha ilk sabahtan açıklık verdi. Aslında sinyal yakmıştı bana olmaz yürümez bu evlilik diye. Her zamanki gibi görmezden geldim. Aslında her erkek evlenince biraz değişmez mi? Biraz. Yâda kendi benliğini kaybedip başka bir insan olacak kadar mı değişir? Bilmiyorum ama ben eşimi hiç tanımamışım diyorum. İlk sabahtan çantamı alıp çıkmaya başlamıştım sonraları ise güç gösterileriyle devam etmişti. Kaç kere birbirimize vurduğumuzun kaç kere birbirimizi incittiğimizin haddi hesabı yoktu. Biz bunun için mi evlenmiştik. Biz bunun için mi her şeyi göz önüne almıştık. Bu aralar ailemi çok özlüyorum yakınımdalar ama istediğim mevzide yaklaşamıyorum onlara. Konuşuyoruz ama aynı dilde değil. Vurulan her tokatta hak ettin sen bunu diye vicdanım da vuruyordu. Ama hala seviyordum vazgeçemiyordum. Her şiddetli kavga sonrası beraber oturup ağlıyoruz. Başkalarına kızgınlığımızı biz birbirimizden çıkarıyoruz. Onu değil aslında ben kendimi de tanımıyorum. Bazen sen kimsin diye kendime bile sormuşluğum oluyor. Onda bulamadığım mutluluğu dışarıda başkalarında aramak istemiyorum çünkü beynim ve yüreğim onunla o kadar meşgul ki….

Eminim uzun sürede bu böyle devam edecek. Yâda gittiği yere kadar. Ne zaman içimdeki ruh bana sahip çıkar elimden tutarsa o zaman ben varım ve ben buyum diyeceğim.

 

Yagmur Erensoy

Forumdan Yorumlar (9)

  1. teoman-- 07 Kasım 2011

    Evlilik nasıl bir şey diye internette gezinirken ilginç bir yazı buldum. Aşkın ve evliliğin kökenine inen, Adem ile Havva evli miydi? diye sonran. Bi de Adem'in bir eşi daha varmış adı Lilith imiş. Paylaşmak istedim.http://merakli2kedi.wordpress.com/2011/10/23/adem-ile-havva-evli-miydi/http://merakli2kedi.wordpress.com/2011/11/07/adem’in-havva’dan-onceki-esi-lilith/

  2. S.Ö 31 Aralık 2010

    cta ctaÖnce ben bir salağım önce! Niye ki? İşte öyle. Kıskandım. O'nu başkalarından değil de onun başarısını çoğu defa. oysa ki insan güneşi, ayı, ulu bir dağı kıskanmamalı bence. çevremdeki bütün kız arkadaşlarımın gözleri üzerinde olan ama gözleride benden başkasını görmeyen adamla evlendimde sonunda ona kötülük ederek evden kovdum ben yaaaaaaaa. gitti adam. maddi manevi hep yükümü çekti de evden çöp bile almadan çıkıp gitti bütün bütüne emeklerini maddiyatını bana bırakarak. adını söylesem herkesin kolayca tanıyacağı hadi şu kadarını söyleyeyim bari romancı sinemacı yakışıklı adamı kaçırdım. evden mi kaçtı kendinden mi benden mi bilemem? ben olsam ben de hatlanmazdım daha fazla kendime. kızlar, şimdi biraz aklınızı başa toplayıp beni dinleyin. hep suçu adamlarda arayarak bir yere varamayız.işte benim halim.......

  3. sseeviill 25 Şubat 2010

    bizim kültürümüzde yaşayan kızlarımız için evlilik bir kaçış özgürlüğüne kavuşma hayali..ama neyazık ki öyle değil..toplummuzda ayıp ve günah duvarlarında yetişmiş gençlerimizin erken yaşta verdiği yanlış bir karar bence..kızlarımız evlenene kadar ailesi ile yaşamak zorunda...tekbaşına duramazmış gibi bu hayatta..ilişkisini yaşayamaz adı kötü anılır sonra..içlerinde fırtınalar kopar,hayatta yapmak istediği o kadarçok şey vardır ki aslında..ama maalesef erken yaşta bir de çocuk sahibi olurlar ,aile büyükleri istedi diye,cahilliğinden..bütün zorluklar ondan sonra başlamaz mı? olmayan sevgisi bile bitse eşine,devam etmektedir o insanla hayata..boşanamaz çocuklu dul kadın olur sonra...hep bir önyargı ve kural..cahil beyinli insanların kurbanı olur düşüncelerde.. ne olursa olsun işi de olsa kendi ayaklarının üzerinde de dursa toplumun değer yargıları belirliyor işte..aşkı bilmeden yaşlanıyorlar..tek aşkı çocukları oluyor kadınımızın..kalbi sadece çocuklarına ait oluyor sonra..hayatını onlara adıyor..herşeye katlanmak zorundakalıyor..ondan sonra başında erkek olsunmuş..yalan koskoca bir yalan böyle evlilik..mecburiyetlerle dolu bir evlilik işkenceden başka bir şey değil...

  4. nicle 03 Şubat 2010

    yarin 1 sene olacak evleneli.severek evllendik.ama suan hic mutlu degilim.bosanmak icinde evlenmedim ama cok yoruldum artik.karsidaki sevdigim kisi degil,evlendigime pismanim suan.cok emek verdim bu evlilik icin ama olmuyo.esim her hareketimi yanlis anliyo ve sinirlenip bana bagirip cagiriyo.yaptigimiz cogu kavgada sucsuz ben olsamda aramizin duzelmesini saglayan ben oluyorum ve cok yoruldum bundan.onun sevgisinden süphe ediyorum ve seven insan bu kadar sinirlenmez,herseyimi yalnis anlamaz,beni bu kadar cok uzmez diyorum.ve tum bunlardan cok yoruldumve aartik bosanmak istiyorum,dogrumu dusunuyorum bilmiyorum...

  5. çalıkuşu* 18 Aralık 2009

    farklı yer ve kişiler benzer sorunlar bizi ayıran ise bu sorunlara verdiğimiz tepki yada yaklaşım şeklimiz.Kimimiz kendi içimizde başetmeye çalışıyor kimimiz ise bakan ve gören gözlerle sorunlarla yzleşiyor.akıl vermek yada almak o kadar kolayki asıl mesele uygulayabilmek.nedense her zaman tutunacak ,saklanacak bir bahane ile kendimizi kandırıyoruz.Yaşadığımız hayat bizemi ait yoksa seviyorum dediğimiz eş yada erkeklerin bir uzantısı olan hayatmı?Ne zamanki kendimiz olmayı başarırsak kalıcı çözümüde o zaman bulacağımıza inanıyorum.Ama paylaşımda bulunan arkadaşımızında belirttiği gibi sorunları aileye yansıttığımızda yani paylaşmaya kalktığımızda ise karşılaştığımız tavır anlaşılmaya çalışılmak yerine yargılanmak oluyor.Küçük oğlum çalışma defterine bir not düşmüş diyorki;''Hayat çooookk güzel ama yaşamak zor '' .Gerçektende öyle neden öyle yazdığını sormadım .belki duyacağım cevaptan korktum... ama dönüpte geçen yıllara baktığımda zaman hayatımın yanlış tercihler sonucu bu durumda olduğunu gördüm.Sorun ne olursa olsun daha küçücükken çözümü bulmak gerek.görmezden gelmek sabretmek yalnızda ilerleyen zamanlarda tepe yerine dağa dönüşen içimiz acıtan duygulara dönüşüyor.Ne diyelim verdiğimiz kadar aklı kendimiz uygulayabilseydik kimbilir nasıl bir yaşantımız olurdu değilmi )).yinede yaşam bize sunulan en değerli hediye tadını elimizden geldiğince çıkaralım anlamlı ve tüm dünya için sevgi saygı hoşgörü tohumları serpelim adım attığımız heryere ....

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız