Esmer güzeli bilmecesi


| 22 Kasım 2005 | 0 yorum | 6547 gosterim

Hayatım boyunca esmer güzeli kadınları kıskandım , kıskanmakla da kalmadım tabii!

Erkeğimin hoşlanma olasılığı ile aldatma kapasitesinin farkını alıp; bu fark nispetince ben de üstüme düşen görevi yaptım, acaba hangisinin alnını karışlasam diye düşünmeyip hıncımı hemcinslerimden aldım.
Olayı, herşeyi araştırıp inceleyen istatistiklere bağlayan İsviçreli bilimadamlarına havale etmeye lüzum görmedim.
Çünkü olay gayet basitti !
Esmer kadınlar daha çekici idi .
Kimi mavi-siyah saçlı idi , kimi siyah kısık gözlü , kimi yaşını başını almış özgüveni tam bir ağır abla .

O siyah saçlı ablayı hergün mağazasının önünden geçerken sinirlendirmek için uğraştım ama nafile ! Sinirleri taş gibiydi , zaten benim gibi kıvırcık birini çiğ çiğ yerdi.
Aşık olma vaziyetlerindeki o yakıcı kıskançlığın aslında hemcinsinsimizle olan rekabetimizden kaynaklandığını da umarsızca hissettim.
Bir gün kapıyı açtığımda ” çok çekici olmuşsun ” dendiğinde hemen aynaya baktım .Saçımı koyu bir renge boyamıştım ( garnier -mürdüm ) .
Sanki melez bir esmerlikti anlatmak istediğim.Güz kadar güzel , üzüm kadar tatlı , kor gibi korkutan ( bkz.Zeta-Jones )
Sarışınları ise hiç kıskanmadım , aylardan ekim ayı kadar anlamsız , günlerden pazar kadar sıkıcı geldi bana ; üstelik ( bkz. veremeyeceğim şu an zaten bana bakıyorsunuz :)
Henüz geç kalmadınız , suni esmerlik elde etmek suni sarışınlıktan çok daha kolay . Hem de Türk kadınına daha yakın .
Yine de siz bilirsiniz …

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız