Dayanamıyorum bu suskunluğa


| 16 Temmuz 2005 | 1 yorum | 6225 gosterim

Bak bana… Asma suratını, lütfen sessiz kalma, bir şeyler söyle…

Bak bana… Asma suratını, lütfen sessiz kalma, bir şeyler söyle… Arkanı dönüp gitme, dayanamıyorum bu suskunluğa. Kızgınsın biliyorum ama neye kızgınsın? Konuş benimle, anlat derdini, elbet buluruz çözümünü, yeterki söyle bana…

Geçenlerde hışımla geldin eve ve küçücük, incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenle başladın bağırmaya… Ah çenem tutulsaydıda karşılık vermeseydim, ama dayanamadım işte, senin hakaretlerine, ses tonundaki nefrete… Tepki verdim istemsizce… Sense bu fırsatı bekliyordun zaten, saldıracak bir yer arıyordun. Bir saniye bile düşünmeden atladın bu fırsatın üzerine… Benim kavgam senin ses tonunla, bana bağırmanla, bana hakaret etmenle… haketmedim… Ya senin kavgan? Kimbilir kime kızdın, neye kızdın yada kafanda kurdun gene… ama ben haketmedim bu davranışı… Oysa şimdi ben suçlu duruma düştüm….çünkü karşılık verdim sana…

İki gün oldu konuşmuyorsun benle…Senin için yaptığım yemeği yemedin; bir domates ekmek ile beni boykot ettin… Ceza mı veriyorsun? Mesaj mı gönderiyorsun? Ne demek istiyorsun? Akşam salonda yattın…. Kazara elim eline değse tiksinti ile geri çekiliyorsun, sanki nefret ettiğin bir varlıkmışım gibi…yüzüme bile bakmıyorsun sanki beni görmeye tahammül edemiyor gibi… Ses tonun katı ve donuk, hiç duygu yok… Ne oldu sana bir tanem? Nasıl bu kadar nefret duyabilirsin bana? Üç gün önce kraliçen değilmiydim? Dünyalara değişmezdin hani beni? Hani canındım, bir tanendim, sevgilindim… Ne oldu? Bana sımsıkı sarılırken, kucak kucağa koltukta uzanırken, aniden yanağıma kocaman bir öpücük kondururken, sevgi ile bakarken, yüreğinden sıcaklık yayılırken şimdi bu soğukluk nerden böyle? Nasıl değiştin, niye değiştin?

Ben sana kızdığım zamanlarda bile içim titriyor, daha o dakika seninle barışmayı istiyorum… Ne kadar öfkelenirsem öfkeleneyim asla senden nefret etmedim, asla senden uzaklaşmadım, yüzüne bakmaktan bir an için vazgeçmedim… Ne kadar kızarsam kızayım senin haklı olduğun tarafları düşünmeden geçmedim. Söyle bana şu dakika nasıl benden nefret edebiliyorsun? Unuttun mu beni? Hatırlamıyor musun kim olduğumu? Düşmanın mı oldum aniden? Nasıl yok olur o koca sevgi, nereye gider yere göğe sığmayan aşkın, nasıl yok olur o sonsuz sıcaklık?

Kendimi tek başıma kalmış hissediyorum, terkedilmişim gibi… Düşmanım ancak bana bu kadar zarar verebilir… Ama benim sana karşı savunmam yok ki… hiç senden kendimi korumayı düşünmedim ki… Sevgi ve nefret dolu gidiş gelişlerin arasında kaldım…Ne yapmalıyım, nasıl korumalıyım kendimi? Sevgine mi inanmalıyım yoksa nefretine mi? Her ikiside canımı yakıyor şu anda… Bu soğukluk içimi titretiyor… Eğer seni bu kadar sevmeseydim, sevgine bu kadar inanmasaydım, sana karşı bu kadar zayıf olur muydum? Bu kadar incitmene izin verir miydim? Kırıcı sözlerine, buz gibi bakışlarına, küçük görmelerine aldırır mıydım? Umursar mıydım seni….

Peki sen nasıl kıyıyorsun bana, için sızlamadan nasıl üzebiliyorsun beni?
Anlamıyorum… bak bana… asma suratını… lütfen sessiz kalma… bir şeyler söyle… arkanı dönüp gitme… kaçırma gözlerini benden… lütfen alaycı konuşma… umursamaz davranma… ne olur ben yokmuşum davranma… dayanamıyorum bu suskunluğa, bu soğukluğa, bu nefrete, bu sessizliğe…
Bu yalnızlığa

Forumdan Yorumlar (1)

  1. isim 19 Temmuz 2010

    böyle bir şeyi kadın da yapabilir. yani ani değişme olayını ...ben bir erkek olarak yaşadım bu değişimi.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız