Bir hüzün…


| 08 Eylül 2006 | 0 yorum | 375 gosterim

O benim canımdı… Herkes bilirdi biz ayrılmaz bir ikiliydik. Tam iki yıl boyunca hergünümüz birlikte birlikte geçti. Hafta içi günün çoğunluğunda birlikte olmamıza rağmen akşamlarıda haberleşirdik. 

Merhaba, İstanbul’da yaşıyorum. Kalabalık bir firmada çalışmaktayım. Çalıştığım departmanda toplam sekiz kişiydik. Birbirini çok seven ve tüm departmanlar tarafından kıskanılacak güzellikte olan dayanışmamız ve dostluğumuz vardı. Ama benim için bu departmanda herkesin arasından sıyrılıp hayatımın büyük bir bölümüne aldığım birisi vardı. O benim canımdı… Herkes bilirdi biz ayrılmaz bir ikiliydik. Tam iki yıl boyunca hergünümüz birlikte birlikte geçti. Hafta içi günün çoğunluğunda birlikte olmamıza rağmen akşamlarıda haberleşirdik. Bizimkisi aşk değildi ama dostlukta değildi buna eminim. Aramızda asla adını koyamadığımız bir çekim vardı. Birbirimizi çok severdik tek bildiğimiz buydu. Onun ilişkileri olurdu benim olurdu hep anlatırdık birbirimize ama sadece dostluk değildi. O benim ruh ikizimdi…

Onun hayatıma girişinin ikinci yılında yine onu tanıdığım ay olan ağustos ayında hayatımın en acı günlerinden birisini yaşadım. O kara günün öncesinde gece onunla telefonda konuşmuştum. Sesi gayet iyiydi. Zaten herzaman iyiydi hiçbirzaman hastalanmazdı , morali bozuk olsada yansıtmazdı. Bu konuşmanın onunla son konuşmam olacağını nerden bilebilirdimki… O sabah işyerime geç gitmiştim. Geldiğimde herkes panik içindeydi. Ona ulaşamamışlardı işe gelmemişti. Oysaki iki yıl boyunca birgün bile işe gecikmemişti. Hiç düşünmeden departmandaki bir erkek arkadaşımı yanıma alarak evine gittim. Evinin kapısındayken içeriden cep telefonunun sesini duydum. Yalnız yaşardı. Yanımdaki arkadaşım hemen arka camdan eve girdi. Eve girmesiyle bana kapıyı açtı ve içeri girdiğimde hayatımda gördüğüm en acı manzarayı gördüm. (Allah bir daha öyle bir durumla karşılaştırmasın.) “O artık yoktu.” Geride sadece yerde yatan cansız bedeni vardı. O andan itibaren dünyam kararmıştı. Süregelen zamanda etraf kalabalıklaştı ama ben yanlızdım yarım gitmişti.

27 yaşındaki bu gencecik insanın vefatının üzerinden tam bir ay geçti. Bu geçen bir aydan size bahsetmek isterim. Arkadaşım evinde kalp krizi gecirerek vefat etti. Bir önceki gün sapasağlamdı. Bu olaydan sonra psikolojim anında bozuldu. Sanki benimde göğsüm, sırtım ağrıyordu. İlk iki hafta ilaç tedavisi gördüğüm halde acaba bu geceyi çıkarabilecekmiyim korkusu yaşadım. Beni telkin etmek için birçok insan çabaladı ama ne fayda ümitsizlik sardı birkere… iki hafta sonunda kendime sadece kendimin yardım edebileceğini anladım ve ağrılarımın psikolojik olduğuna kendimi ikna ettim. İlk şoku ve ağrı durumunu atlattıktan sonra bu seferde başkalarını kaybetme korkusu başladı. Demekki kullandığım ilaçta bir işe yaramıyordu. Hatta dün akşama kadar aynı korkuları tekrar tekrar yaşadım. Her gece ailemi nefes alıyorlarmı diye kontrol etmekten uyuyamıyordum. Halada tam olarak geçmiş değil. Ama yaklaşık 1 haftadır kendi kararımla ilacı bıraktım. En azında ilacın verdiği uyuşukluğu yaşamıyorum. Korkularımda azaldı. Ayrıca onun ölümünden sonra psikolojik sorunlarımdan dolayı kendimle uğraştım ve acımı yaşayamadım. Yeni yeni acımı ve özlemimi yaşıyabiliyorum. Ama inanın bana ilaç kullanmadanda eğer kendini iyi tanıyorsanız bu gibi sorunları kolaylıkla aşabilirsiniz. Ben henüz tam olarak aşamadım ama en yakın zamanda aşacağıma inanıyorum çünkü kendimi tanıyorum. Sizlerden bir ricam daha olacak arkadaşım için dualarınızı esirgemeyin lütfen… Sevgiler,

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız