Nereye Gidiyor Bu gençlik!


| 29 Temmuz 2006 | 8 yorum | 13080 gosterim

Son zamanlarda bir çaresizliktir!  kaplamış, beyinlerini, ruhlarını  gençlerimizin.Sanal ortamda intihar söylentileri havada uçuşuyor.Gençler, sanal ortamda olsa belki şakada yapıyor olsanız unutmayın bu ortamda sizi anlamaya dinlemeye çalışan bizler gibi insanlarda var 

Uzun bir zamandır çeşitli forumlarda aktif katılımcı olarak paylaşımlarda bulunuyorum.
Bu forumlardaki karşılaştığım sanal dünyanın, üzücü ama bazı gerçeklerinden üzülerek bahsetmek istiyorum.
Gençlik sanal ortamda hiçte küçümsenmeyecek çoğunlukta, gerek aktif gerek pasif olarak bu dünyanın içinde varolma yarışında.
Biryerde olmasını istediğimiz beklentiydi bu
Malesef bazende onlardan hiç beklemediğimiz davranışlar sergilediklerinide hayretler içinde görünce bir ebeveyn olarak ister istemez düşünmedende edemiyorum.
Ne dir bu kadar çabuk onları hayattan pes ettiren! bizlerin onlara ihtiyacı olduklarınıN farkında değiller mi?
Neden hep saldırganlık içinde varolma savaşı vermek zorunda hissediyorlar kendilerini.
sakinlik bu kadar zormu….
sanal ortamın raconumu bu,saldırganlık anlaşılamamak!
İzlenimlerimden cıkardığım nokta, adolesan grubu genç kızlarımızın sorunlarının daha çoğunlukta olması
hiçkimse araştırma içinde değil bir konu hakkındada bizim bilgimiz olsun tutumundan cok bilmedikleri deneyimi olmadıkları konularda kendilerine cevap hakkı verildiğinde bir yetişkin ve anne olarak verdikleri cevapları görünce üzülüyorum.
Acaba burası sanal ortam diyemi bütün bu sonuçlar cıkıyor!
Girin psikoloji siteleri forumlarına hiç ummadığınız çogunlukta bir yetişkinin bile kaldıramayacagı sorumlulukların ve sorunların altına bulmuşlar nedense kendilerini.
Çogunluk depresyonda! bu konuda da erkek adolesan grubu kız grubuna biraz fark atıyor malesef
Herkes en ufak bir sorunda ölüme koşuyor!
Ölümde çare arıyorlar yada sanal ortam diye bizim gibi dinleyen anlamaya calışan grubu bilerek üzme savaşındalar sanki
Ne oluyor gençler! Niye aslında altında kalkabileceginizi bildiğiniz bir sorunu kendi cabanızla cözmek varken çareyi ilaçlarda arıyorsunuz!
Tek sizmi aşık oldunuz…! tek sizmi işşiz kaldınız…!tek sizmi çaresiz kaldınız…..
Teknolojimi acaba yardımdan çok zarar vermeye başladı
Bizler adolesan çaglarda bir sorunumuz olduğunda, annemize, komşumuza veya arkadaşımıza anlatır rahatlardık büyütmezdik,
şimdi değişen durum ne?
Teknolojinin nimetleri acaba artık gençlerimizi erkenden yetişkin grubunamı sokmaya başladı.
Üzücü bunlar dostlar.
Gençliğin gözü kara, onlardan korkmak istemiyorum.
Bir adolesan annesi olarak kzımdada görüyoyorum bazen bu tür davranışları.
Dersleri etkilenmesin diye, uzun bir süre arkadaşlıkları olan erkek arkadaşıyla, arkadaşlıklarını bir süre askıya almaları gerektiğini oturup uygun bir uslupla anlattığımı sanıyorken! benim güzel kzım hiç sesini cıkarmadan dinledi annesini,lise 2 de ydi ve bu sene üniversiteye hazırlanacağız inşallah.
Zaman geçti benim sevgili kızımın derslerinde başarısızlıklar ,agresif davranışlar ,değişik huylar başladı.
Erkek arkadaşı son sınıfta oldugu için en cokta onu düşünerek böyle bir kararı almak istemiştim oysa
Çok yanlış oldugunun farkına taki erkek arkadaşının bir sabah bileğini kestiğini duydugum zaman anladım!
Ne oldu sonuçta! tekrar arkadaşlıklarını devam etmelerini bu şekildemi gösterdini yani bana!
nedir bu hal gençlik
Size ayrıl diyen mi vardı!
Sizlerin okuyarak bir yerlere gelme zamanınız değilmiydi!
En küçük bir zamanı bile ders çalışarak gecirmeli değilmiydiniz!
Bizleri kimse dersaneye göndermedi gençlik! bizlere ciçekli kalpli defter kaplıkları alınmadı gençlik..!
Bizler kış günü soguk odalarda büzülerek battaniyelerin altında sabahlara kadar kendi cabamızla ders çalıştık gençlik.
Bizler ne büyüklerimize saygısızlık yaptık nede onları utandıracak bir hareket yaptık.
Bizlerde pc yoktu, hatta renkli tv bile yoktu gençlik!
Bizler hayatı kendi cabamızla ögrendik,ama en ufak bir sorunda hiç bir zaman intiharı düşünmedik.
Üzmedik kimseyi gençlik!
Peki sonuç ne oldu? benim sevgili damat adayı çalışamadığı için koca bir senesini emegini boşa harcamadı m? yazık değilmiydi anne ve babasına hangi şartlarda okutuyorlar onlar sizi gençlik hiç düşündünüz mü?
azıcık akıllı olun ne olur…..
Herşeyin bir zamanı var, kimse sizden yardımını zamanı gelince esirgemeyecektir
Bizler sadece sizlerin mutlu olmasını isteriz emin olun
Bir duysa anne ve babalarınız bu acılan topiklerde ölümü düşündüğünüzü! haykırarak anlattıgınızı, üzülmezlermi yıkılmazlarmı gençlik!
Ya kız ergen grubu !en çok hormon değişkliğinde bocalayan grup.
Doğrudürüst bir cinsel bilginiz yok elinizde, teknolojinin nimetleri var dogru şekilde yararlanmak yerine niye yanlışı seciyorsunuz gençlik
Bir candomun hayatınızı nasıl kurtarabilecegini hiç biliyormusunuz?
İntiharını eşiğine sokacak davranışlarda bulundugunuzda nasıl o an korkmadan sonunu düşünmeden aklınıza bu yöntemler gelmiyorsa o zaman sonucunada katlanmasını bilin gençlik.
Ne bizi üzün nede kendinizi üzün
Bakıyorum forumlarda genç kızlarımız hymen diktirme telaşında o küçüçük akıllarıyla
Farkında değiller, büyük bir sorumluluğu omuzlarında taşıyorlar,
anlatamıyorlar ,paylaşamıyorlar bitiriyorlar ve cıkar yol bulamayınca intiharı düşünüyorlar
Yapmayın gençlik, yapmayın ne olur.
Ögrenin artık yapılan atılan adımların sorumluları kendinizsiniz!
Düşünerek atın adımlarınızı, düşünerek….!ama birkere değil
bin defa düşünerek atın ne olur.
Emin olun kazanacaklarınız kaybettiklerinizde çok olacaktır

Üzmeyin artık bizi, ögrenin, arştırın, sorun bilerek yaşayın gençlik!
Sizleri sevdiğimizi ve sizlere ihtiyacımız olduğunuda asla unutmayın.
Hata yapsanızda emin olun yinebiz olacağız yanınızda

Forumdan Yorumlar (8)

  1. emreBursa 16 Aralık 2011

    önümüz.. hep karanlık aslında.. Duygularımız karışık .. söylentiler hep yalan galiba.. Düşünemiyorum.. zaman zaman kaybolup gidiyor sayfalarımda.. Çaresizlik beni.. götürüyor karanlık baharlara.. Aydınlık istiyorum.. Genç oLdugum Zamanlarda..

  2. elif..... 21 Nisan 2011

    20 yaşında bir genç olarak gençler hakkında böyle ümitsiz şeyler duymak beni çok üzdü. bir şeyler yapmamız gerektiği sürekli söylenip duruluyor bu noktada. kötüye giden ülkemizi mi düzeltmediğimiz için mi söyleniyor... 6 yaşından beri hayatım okullarda geçti her genç gibi okuduk üniversiteyi de okumaya devam ediyoruz ailemize laf gelmesin diye yapmak istediğimiz şeyleri yapamadan 30 yaşına gelcez yapmak istediğimiz şeyler derken bir şeye karşı çıkınca anarşist oluyoruz.. susunca ise umursamaz oluyoruz.. vatanıma aileme hayırlı evlat olmak isteyen gençlerden birisiyim ama beni engelleyenlerde büyüklerimiz ne yapsam memnun olmayan kişiler görüyorum karşımda... anarşist, umursamaz,... olduk... bence gençlik teknolojinin yardımıyla iyi yerlere gidiyor, daha çok şey öğreniyorlar hızlıca her şeyi daha çabuk gerçekleştiriyorlar,hiç okudunuz mu bilmiyorum ama birçok genç arkadaşlarımızın bilimde ı madalyaları sporda başarıları var.. bir lise kardeşimiz bilim araştırması yapıyor ama kimse destek vermiyor ülkemizde kendi çabasıyla Avrupa daki hocalardan yardım alıyor.. bizi koruyan destek veren büyüklerimiz nerde o sırada? bu liseli arkadaşımız teknolojinin yardımıyla iyiye gidiyor...bir çok genç de iyiye gidiyor...

  3. sany 09 Nisan 2011

    Asıl keramet güzel ahlak, gerçek keşif tahkiki imandırAklı gözüne inen insanlar için keramet önemlidir. Çünkü onlar gördüğüne inanır. Keramet, her türlü şartların dışında harika bir hal göstermektir.Mesela şeyh efendinin gaybdan haber vermesi veya uçması gibi... Bu gibi haller şeyhin itibarını artırır ve müritleri ona bağlanır. Hâlbuki şu anda birisi Sultanahmet'ten Kadıköy'e uçarak gitse benim için bir önemi yok. Çünkü kuşlar da uçuyor. Uçan kuşların dinde bir önemi yok. Haramların arttığı bir devirde en büyük keramet kötü alışkanlıkları terk etmektir. Mesela 20 yaşındaki bir gencin içkiden, kumardan, kız arkadaştan uzak kalması, haramların bütününü terk etmeye çalışırken iradesiyle verdiği savaş, bana göre bu zamanın en büyük kerametidir. Bu keramet faydalıdır; hem onu, hem ailesini, hem milletini kurtarır. Bir başka gencin keramete erip uçması hiç kimseye faydalı değildir. Yani asıl keramet güzel ahlaktır. İnsanlığı ahlak kurtarır. Başka bir kurtarıcı yok... Bir kıssa anlatırlar: Baba, çocuğun elinden tutup âlim bir şahsa getirmiş. Demiş ki: "Hocam, bu son derece terbiyeli, bilgili ve görgülü bir çocuktur. Lütfen bunu talebeliğe kabul ediniz." Hoca, hemen ayağa kalkmış. Çocuğun karşısına geçip demiş ki: "Lütfen siz bizi talebeliğe kabul ediniz." Çocuğun babası şaşırmış: "Nasıl olur hocam?" Hoca: "Evladım, biz edep, terbiye ve ilim öğrenelim diye yıllarca tahsil yaparız. Mademki bu çocuk bu meziyetlere sahiptir, en yüksek tahsilden alacağını almış. Artık o bize talebe olmasın da biz ona talebe olalım." der. Zaten teknolojinin üstünlükleri dindarların göstereceği keramete gerek bırakmamıştır. İşte pilot havada uçuyor. Kaptan, denizleri aşıyor. Operatör, doktor kalp ameliyatı yaparken kalbi yerinden çıkarıp tedavi ediyor. Amerika'da elektronik dersinde profesör dedi ki: "Bilgisayar harika bir cihaz. İnsanın yapamayacağı işleri yapıyor fakat şunu unutmayın ki bilgisayarı yapan, programlayan, çalıştıran insandır. Böylece insanın beyni bilgisayardan üstündür. Teknoloji hiçbir zaman Allah'ın sanatından daha ileri gidemez. Çünkü teknoloji Allah'ın sanatını taklit eder, önüne geçemez." Bu gerçeği anlatan şahıs, Hıristiyan'dı fakat elektronik profesörüydü. İlim başlangıçta şüphelere, şüpheler sorulara sebep olsa da, ilim ilerledikçe İslam'a teslim olur. Çeşmi insaf gibi akile mizan olmaz. Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz... Demek ki ilmin, tekniğin kerametleri açıkça görülüyor. Fakat ilmin gösterdiği kerametin Allah indinde kıymeti yoktur. Mesela bazı Müslümanların kafasına takılan şüpheler vardır. O soruyla adam, kıvranır. Çamurdan insan olur mu, balığın karnında adam yaşar mı, ölen yok olur mu, cennet cehennem nedir, dünyaya niçin geldik, ebediyet ne demektir? Bu sorular adamın beynini kemiriyor. Bu sebepten bu zamanın kerameti, güzel ahlak olduğu gibi, keşfi de, taklidi imandan tahkiki iman derecesine çıkmaktır. Tahkiki imanla, anlaşılmayan ayet ve hadisleri ispatlı anlamak ve anlatmaktır. Dünyada yüz tane bahçemiz olsa, ağaçlar sayısınca derdimiz olur. Ve o bahçeler fanidir... Er geç kuruyacak, tükenecektir. Fakat ahiretin bir tek ağacı ebedidir. Tuba ağacının gölgesinde olmayı her Müslüman ister.

  4. tolga22 03 Temmuz 2009

    yapılması gereken nedir?buna cevap bulabilirmisiniz?

  5. tolga22 03 Temmuz 2009

    bir an açmizi kaplar sonra belli süreden sonra yok olur yani gelir geçer. şimdi ise gençlik işi yaş iş gençlerimizin hepsi duyarsız ne yaptıklarını bilmeyen hayvan gibiler.Duyarsızlar neden acaba buna yanıt bulmak gerekir sizce neden bu tavırları fiziki faktörler olabilir bunun yanında aylede etken faktör mesela çocuğa yeteri kadar verilmeyen sevgi onu hayattan koparıyor.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız