Pulsuz Dilekçe…


| 02 Nisan 2006 | 0 yorum | 2073 gosterim

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın, bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın.

Sevgili anneciğim ve babacığım;

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, sizlere şunları söylemek isterdim:

Ben sürekli bir büyüme ve gelişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da, içimde ayrı bir kişilik geliştiriyorum.

Lütfen beni tanımaya ve anlamaya çalışın. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda bana özgürlük tanıyın. Beni her yerde ve her zaman koruyup, kollamayın. Bende herkes gibi yanlış yaparak doğruları öğreneceğim ve davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem inanın daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim, yoksa büyüdüğümü nasıl anlarım?

Büyümeyi çok istiyorsam da, ara sıra küçük davranmaktan kendimi alamıyorum, bunu önemsemeyin ama siz beni çocuk yerine koyup şımartmayın, hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum ancak siz verdikçe de almadan edemiyorum, buna sınırlar koyun. Bana yerli yersiz söz de vermeyin, sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor çünkü.

Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni engelleyin. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem ancak hiç kısıtlamayınca da ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan duramıyorum.

Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz, bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni daha çok yaralar ve sürekli tedirgin eder.

Yüksek sesle konuşup, çok bağırmayın, yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. ”Ben senin yaşında iken…,” diye başlayan söylevlerinizi ise hep kulak arkası ederim.

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın, bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın.Yanlış davranışımın üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce de beni dinlemeyi deneyin, çünkü suçumu aşmadığı sürece katlanabilirim cezama.

Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olursa daha iyi anlarım. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın ama başarabileceğim işlerde desteklerinizi esirgemeyin. Bana güvendiğinizi belli edin, beni destekleyin, hiç değilse çabalarımı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayı bırakın, umutsuzluğa kapılıyorum.

Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden, aynı anda öğretmeyin, bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin, beni köşeye sıkıştırmayın, yoksa yalana sığınmak zorunda kalırım.

Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Beni aşağılamadığınız sürece kızgınlığınızı haklı görebilirim. Hele başkalarının yanında sakın onurumu kırıcı davranmayın, unutmayın ki, bende sizi yabancıların önünde güç duruma düşürebilirim.

Anneciğim ve babacığım, şunu sakın unutmayın; inanın sizi, sizin beni sevdiğiniz kadar çok seviyorum…

Nozeren

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız