Dedem


| 31 Ağustos 2005 | 0 yorum | 3218 gosterim

Sevgiye geç kalmadım belki ama daha açık daha güzel gösterilebilirdi de sevgi.

2 gün önce dedemi kaybettim. Dedem beni 6 yaşına kadar torunluğa dahi kabul etmeyen canı sıkılınca evden kovan inat mı inat hani huysuz ihtiyar denir ya aynen öyle biri idi. Onu sevmek gerçekten zordu hem de çok zor. Ne ilerleyen yaşı değiştirebildi onu ne de yakasına yapışan hastalık. Hastayken bile devam ederdi kıyametler koparmaya. Önce herkesi evden kovar. Bayramı zehir eder sonra gelir elini uzatır biz kızgın ve kırgın bir şekide öperdik uzatılan eli bayram tatlı biterdi.

Pazartesi gecesi kız kardeşim aradı. Donuk bir sesle "abla dedem öldü" dedi, "hastaydı ama üzülürsün diye söyleyemedik sana" diye ekledi. O da şoktaydı. Bekliyor olmalarına rağmen kimse kabullenememişti. Dedemin gidişi gayet sessiz olmuştu. Kıyametler kopartan evi birbirine katan huysuz ihtiyar bak herkes geldi senin için sen nerdesin.

5 saatlik bir yolculuktan sonra sabahın erken saatlerinde vardım dedemin evine .Bahçedeki çardağın altında elinde sigarası "Hoşgeldin Istanbullu bak bunlar hala uyuyor, bu saate kadar yatılır mı?" diye söylenecekti. Kahvehane ye gidecek çocukluk arkadaşı ile sabah çayı içecek eve gelip ortalığı birbirine katacaktı. Dedem yok ortalık sessizdi. Çardağın altında babam oturuyordu konuşamadık bir süre, ben ağladım. Sonra babam " sen çay demle ben bir şeyler alıp geleyim herkes uykusuz ve aç birazdan hazırlıklar için gelecekler" dedi.

Evin içine girmek ne kadar zordu. Dedemin cansız bedeni yatağında yatıyordu. Halam yaşlı gözlerle yüzüme baktı sadece, konuşamadık bile sözler düğüm düğüm oldu boğazımda takıldı kaldı. Babamın sesizliğide bir o kadar can yakıcıydı yerde yatan babasıydı. Söyleyecek söz kalmamıştı herşey zaten ortadaydı.

Çocukluk arkadaşı geldi dedemin sabah kahvehane de göremeyince merak etmiş. Inanamadı yaşlı bedeni fazla dayanamadı da dizlerinin üstüne çöktü. "SEN DE BIRAKIP GİTTİN YA SESSİZ SEDASIZ ALACAĞIN OLSUN…" cümle bitmeden ağlamaya başladı. Onun ardından herkes, bu sessiz gidiş dedeme yakışmamıştı. En iyi arkadaşı bile kızmıştı ona. Biz mi biz çok özledik. O kavga gürültünün içinde dedem kocaman bir yer etmiş kendine herkesin kızdığı huysuz ihtiyarı kimse bu kadar çok sevdiğini farkedememişti bu güne kadar. Ama o biliyormuş koskoca bir kasaba herkes onun için gelmişti. Keşke o da görebilseydi. Herkesin onu ne kadar çok sevdiğini keşke hayattaykende bu kadar güzel gösterilebilseydi sevgi.

Dedecim şimdi mutlusun dimi.. Gittiğin yer de kavga ediyormusun meleklerle, annem "biraz ılımlı ol, deden gibi huysuz ve inatsın" diyordu hep. Ama en çok annem ağladı gidişine ne dersin. Beni de senin kadar çok severler mi sence? SENI ÇOK SEVİYORUM HUYSUZ İHTİYAR MUTLU OL HUZUR BUL GİTTİĞİN YERDE…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız