Anne Kurabiyesi


| 19 Eylül 2005 | 0 yorum | 7226 gosterim

Ben kurabiye yapmasını biliyorum, dunyanın en harika kurabiyeleri değil belki ama, kızım bunları onun için pişirdiğimi biliyor.


Benim annem hiç kurabiye yapmasını bilmezdi. O hep meşgul, hep suskun hep içine kapanık, hep yorgun ve heyecanlardan uzak sürekli babama hizmet etmekte olan biriydi.

O kurabiye yapmayı öğrenememişti çünkü onun annesi O, 13 yaşındayken kanserden ölmüştü. Yanlızca aksi babasının huysuzluklarından uzak olmak ve 2 küçük erkek kardeşine annelik yapmak için uğraşmıştı. Kimse O’na kurabiye yapmayı öğretmemişti. Anne olmak onun için bir görevdi, annelik etmekse görev icabı. Ben hep tertemiz çamaşırlar giydim, tırnaklarım hep zamanında kısaltıldı, yemeğimi zamanında yedim, zamanında uyudum, zamanında büyüdüm, ama hiç bir zaman ihtiyacım olduğunda O’na sarılamadım, dilediğimce kucağında ağlayamadım; çünkü herzaman ona “afakanlar basıyordu”du. Kimbilir belki kurabiye yapmamasının nedenide buydu “afakanlar”.

“Şu afakanları bir bulsam çok fena yapıcam” derdim kendi kendime.

Ben hiç dertleşemedim annemle. Çekinmeden, sıkılmadan, arkadaş olamadım. Ben adet oldum ve babama söyleyebildim utanarak. Babamın önerisiyle annem bana bir kolye aldı altın, benim burcum… Ve bana verdi, utanarak “artık genç kız oldun” dedi. Bunu hiç unutamadım.

Çok isterdim çocukluk hayallerimde annemin sevgi ve şevkatinin kanıtı olan hatıralarımın daha fazla olmasını.

Annem şimdi hasta, kanser, üzülemiyorum… Neden bilmem ama bir yabancıya üzülüp önemsemekten daha öte değil anneme karşı hissettiklerim. Belkide sebebi “afakanlar”dır.

Geçen yıl çok hasta oldum ağır bir duygusal yıkımın ardından sinirsel olarak siyatik rahatsızlığı geçirdim. Korkunç ağrılar içinde yaklaşık 5 ay kadar yatakta kaldım, çalışamadım, işimi kaybettim, param bitti, aç kaldım ve annemi aradım. O’na Türkiye’ye gelmek istediğimi, bakıma ihtiyacım olduğunu, hiç değilse bir kaç ay bana yardım etmesini istedim. Bana… bana ne dediğini yazmak bile istemiyorum.

Bir kaç ay önce yeni eşimin ısrarıyla ona telefon ettim. Kemoterapi uyguladığını söyledi. Evlendiğimi kız kardeşimden duyduğunu söyleyip tebrik etti. Bana yardımcı olmak istemeyişinin nedenlerini açıkladı… Ama hiç biri umrumda değil. Ben ona kızgınım ve ömrümün sonuna dek kızgın kalacağım… Hem ona hem babama… Yeterli kültüre ve yeterli özelliklere sahip olmadan ne hakla çocuk sahibi olduklarını sormayı çok isterdim. Babam artık yok. Anneminde bu soruya doğru dürüst verecek bir cevabı olmadığından eminim.

Ben de anne oldum… Nasıl bir anne miyim? Ben kurabiye yapmasını biliyorum. Kızımı dünyaya getirdikten sonra öğrendim, benimkiler dünyanın en harika kurabiyeleri değil belki, ama kızım bunları onun için pişirdiğimi ve daha fazlasını yapacağımı biliyor en azından. Öğrenecek daha çok şeyim var kızım için, ama ilk önce ihtiyacı olduğunda kucağıma sığınıp ağlayabileceğini öğrettim ona.

Ve asla yeterli bilgi ve kültüre sahip olmadan anne olmamayı…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız