Anne-Kız İlişkisinde Yaşanan Sorunlar


| 25 Temmuz 2013 | 0 yorum | 4140 gosterim
Annekiz3

Anne-kız ilişkisinde problemler uzun süre devam ettiğinde ve çözüme ulaşmadığında, bu ilişkinin etkisi tüm ilişkilere yansır. Çoğu zaman bu kadınlar anne-kız ilişkilerini tamir etmenin mümkün olmadığına inanırlar. Bu çözümsüzlük kızların annelerine tutuklu kalmalarına yol açar ve hayatlarının her alanını etkiler. Bu acılı anne-kız ilişkisi çözüme ulaşmadığında bütün diğer ilişkiler (eşler, sevgililer, çocuklar, torunlar, arkadaşlar, meslektaşlar…) zarar görür.

Anne-kız ilişkisi adeta tüm diğer ilişkilerin temelini oluşturur. Çözüme ulaşmayan anne-kız ilişkisinin etkilerine dair bazı örnekler:

1. Bazen, içgüdüsel olarak ve haksızca bize annemizi hatırlatan insanları incitebiliriz ya da dışlarız
“Bazen annemi görür gibi olurum. Örneğin bir arkadaşım gramerimi düzelttiğinde öfke ile tepki veririm, çünkü beni utandırmaya çalıştığını düşünürüm. Tıpkı bir zamanlar annemin yaptığı gibi… Kendime sakin olmayı öğretmek için telkinde bulunuyorum: ‘Bu kişi annene benziyor ama annen değil, aşırı tepki verme’ türünden sözlerle kendime hatırlatma yapıyorum.”

2. Annemize çok benzeyen insanlarla evlenebiliriz. “Annemin tıpa tıp kopyasıyla evlendim. Ona annelik yapmamı, tüm kararları almamı bekleyen bir adam. Sonunda ne yaptığımı farkettim, terapi aldım ve kendi sınırlarımı çizmeyi öğrendim.”

3. Annemizin en zararlı özelliklerini taşıyan insanlarla arkadaşlık edebiliriz: “Her zaman güçlü, baskıcı, kontrol eden kadınlara çekilirim. Her seferinde onlardan korktuğumu hissederim. Sanki bir vahşi kaplanı evcilleştirmeye çalışır gibi, tavsiyelerini dinleyerek ya da asla karşı çıkmayarak benden hoşlanmalarını sağlamaya çalışırım.”

4. Çocuklarımızda, hiç sahip olmadığımız ve kendi beklentilerimize uyacak sevgi dolu anneyi yaratmaya çalışırız. Fakat kendi anne modelimizi yaratırken, çocuklarımızın unik ihtiyaçlarını gözden kaçırabiliriz: “Kızım benim arkadaşımdı. İlk on sene hayatımın merkeziydi ve neredeyse evliliğim bitiyordu. Annemle hiç yaşamadığım bir ilişkiyi yaşamak istedim. Bütün problemlerimi ona anlatırdım, birlikte oynardık, dertleşirdik. Fakat bu gün kızımın hiç arkadaşı yok, kendi yaşıtlarıyla nasıl ilişki kuracağını bilmiyor.”

5. Annemize nasıl sınır çekeceğimizi bilmiyor olabiliriz. Sürekli olarak kendimizi ve ailemizi uygun olmayan durumlarda bırakabiliriz. “Annem bazen çok agresifleşir ve pişman olacağı tepkiler verir. Fakat onun için endişelenmekten vazgeçemiyorum. yakın bir zamanda grip oldu ve 5 yaşındaki oğlumla ziyaretine gittik. Oğlum yanlışlıkla elindeki bardağı düşürdü ve sütü döküldü. Annem öfke ile bağırmaya başladı ve bizi evden kovdu. Genede anneme kızamam ve hiç bir şey olmamış gibi davranmaya devam ederim.”

Böylesi bir duygu yoğunluğunun, bu yetişkin kadınları hala esir etmesi nasıl mümkün olabilir?

Kültürümüzde yaşanan anne ve kızların yaşadığı problemleri anlayabilmek üzere bir araştırmaya başladım. İçinizde annesiyle sorunlar yaşayanlar varsa, hikayelerinizi bu yazıya yorum olarak göndermenizi (ya da admin@hatunca.net adresine mail atabilirsiniz) rica ederim. Tecrübelerinizin benzer sorunlar yaşayan tüm anne-kızlar için bir rehber olmasının yanısıra, üzerinde çalıştığım araştırma için de önemli bir kaynak haline geleceğine inanıyorum.

Teşekkürler
Çiğdem Alper

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız