Boşanma Döneminde Güçlü Olmayı Başarmak


| 25 Şubat 2009 | 5 yorum | 8943 gosterim
bosanmasureci_k

Boşanma Döneminde Güçlü Olmayı Başarmak

Ayrılırken yada boşanırken kendinize olan güveninizi geliştirmeniz oldukça önemli bir adımdır. Kendinize olan güveninizi zedeleyen durumlardan kaçınmanız ve gücünüzü arttıracak noktalarınıza yoğunlaşmanız gerekmektedir.

Kendine güven otomatik olarak gelen bir beceri değildir. İyi yaptığınız işleri tekrar etmeniz sonucu oluşur. Nasıl sürekli tekrarlanan hatalar kendinize güven duygunuzu zedelerse aynı şekilde sürekli tekrarlanan başarılar güveninizi arttırır. Boşanmanızı yada ayrılığınızı bir başarısızlık olarak görmeyin, bir öğrenme süreci olarak düşünün. Bir başarı diğerine sizi götürür ve yavaş yavaş kendinize dair pozitif bir bakış geliştirmeye başlarsınız. Kendi değerinizin farkına varın ve aşağıdaki adımları kullanarak kendinize güven duymaya başlayın.

Kendinizi Sevin – Mutluluğunuz için en önemli etken sizsiniz.

Kendinizi aşağı görmeyin – Kendiniz hakkında sürekli negatif düşünceler geliştirmeyin. Her insan gibi sizinde pozitif ve negatif yönleriniz var. Bunu kabul edin.

Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslamaktan vazgeçin – Eğer her şarkıcı kendisini Sezen Aksu ile kıyaslarsa niye şarkı söylemek için uğraşsın ki?

Kendi yeteneklerinizin tamamını kullanmaya başlayın – Kendinizi biraz zorlayın, yüzeyin altına inin, ve kendi yeteneklerinizi keşfedin. Yapamam demeyin, yapmak için çaba sarfedin ve ilk seferde başarısız olursanız vazgeçmeyin. Unutmayın pratik yaptıkça gelişirsiniz.

Hatalarınızı bir tür hayat okulu gibi düşünün –Niye hata yaptığınızı sorgulamayın, bu hatanın sonucunda bir sonraki sefer ne yapmamanız ve nasıl davranmanız gerektiğini öğrenin. Hayatta her şeyi bilmeniz beklenemez, önce tecrübe etmeniz ve hata yapmanız gerekiyor.

Hayatınızı daha iyi bir hale getirmek için yeni yollar bulmaya başlayın – Basit ve gerçekçi olmaya özen gösterin. Örneğin çocuklarınızın sevgisini kazanmak için dünyanın en pahalı hediyesine ihtiyacınız yok. Sadece zamanınızı ve ilginizi verin yeter. Sevilmek için dünyanın en zeki, en başarılı, en zengin, en güzel insanı olmanıza gerek yok, kendinizi sevmeyi başarmanız yeterli.

Sonsuza kadar plan yapmak yerine artık harekete geçin- Bir noktada artık plan yapmayı bırakmanız gerek yoksa yaşamaktan kaçmaya çalışıyorsunuz demektir. Hiç bir plan mükemmel değildir ve asla kendinizi olabilecek her soruna karşı hazırlayamazsınız. Beklenmedik durumlar için plan yapmadan da kendinizi hazır hissetmeniz gerek. Kendinize inanırsanız ve güvenirseniz çoğu sorunun üstesinden gelebilirsiniz.

İltifat kabul etmeyi öğrenin – Becerilerinizin ve yeteneklerinizin farkında olun, insanlar size iltifat ettiğinde kabul edin.

İnsanlar size saldırdığında yada aşağıladığında hiç bir şey yokmuş gibi davranmayın – Ya ne yaptıklarını söyleyin yada ortamı terkedin.

Kendiniz hakkında pozitif düşünün – Siz kendinize nasıl davranıyorsanız başkaları da size öyle davranacaktır. Eğer sürekli kendinizi yargılıyorsanız, çevrenizdeki insanlar aynı şekilde sürekli sizi yargılayacaktır.

İnsanlar, onlara izin verdiğiniz şekilde size davranacaktır. İnsanların duygularını ve düşüncelerini kontrol edemezsiniz ama onların size nasıl davranıp davranamayacağını belirleyebilirsiniz. Hakkınızdaki düşünceleri değil, size olan davranışları değiştirmeye çalışın…Düşünceler davranışları takip edecektir…

Kendiniz ile gurur duyun ve bunu dış görünümünüze yansıtın – Kendinize bakım yaptığınız zaman daha iyi hissedeceksiniz. Duyduğunuz güven ve gurur kendini gösterecektir ve çevrenizdeki insanlar üzerinde pozitif bir etki oluşturacaktır.

Kendinize en iyi arkadaşınız gibi davranın – Kendi kendinizle konuşmaktan ve yanlış davranışlar yapmanıza engel olmaktan kaçınmayın.

Kendinize karşı sabırlı olun

Kendinizi affedin – Olan oldu, geçmişi değiştiremezsiniz. Almanız gereken dersleri alın ve yolunuza devam edin. İnsanın özeleştiri yapması önemlidir, fakat suçluluk duygusu ve utanç içinde kendinize eziyet etmeniz sizin daha iyi ve vicdanlı bir insan olduğunuzu göstermez. Sadece hatalarınızdan ders alıp yeniden yola çıkmayı başaramadığınızı gösterir. Düşmek acı verir ama yeniden ayağa kalkıp ata binmeniz ve tekrar düşmememek için elinizden geleni yapmanız gerek. Yeniden düştüğünüzde aynı şekilde bir daha kalkmanız ve yeniden ders almanız gerek.

Kendiniz olun, dürüstçe ve korkmadan kendinizi ifade edin – Kendi varlığınızı azaltmaya, kendi gerçeklerinizi değiştirmeye ve olduğunuz insan olmaktan vazgeçmeye çalışmayın. Duygu ve düşünceleriniz sizi anlatır, söylemekten vazgeçtiğinizde yada değiştiştirdiğinizde kendiniz olmaktan vazgeçiyorsunuz demektir. Siz kendinizden vazgeçerseniz, başkası neden sizden vazgeçmesin? Kendinizi dürüstçe ifade ederseniz başka insanlar ile eşit konuma geçersiniz. Kendinizden vazgeçerseniz diğer insanlardan aşağı hissedersiniz.

Dürüst olmayı agresiflik yada saldırganlık ile karıştırmayın. Agresif davranırsanız ve öfke ile hareket edersiniz, kendinizi daha üstün gibi hissedebilirsiniz fakat başka hiç kimsenin fikrine saygı duymadığınızı gösterirsiniz.

Eğer kendiniz olmayı başaramıyorsanız aşağıdaki adımları uygulayın:

• Kendi ihtiyaçlarınızı öncelikli olarak düşünün, ihtiyaçlarınızı bir sıraya koyun

• Kendinizi başkalarına saldırmadan yada suçlamadan ifade edin

• Kendinizi geliştirmek ve mutlu etmek için çaba sarfedin (okuyun, kurslara katılın, zorlandığınız konuları aşmak için vazgeçmeden pratik yapın, sağlıklı olmaya özen gösterin, olumlu ve kendini geliştiren insanlar ile zaman geçirin)

• Başkalarını ve kendinizi eleştirmekten vazgeçin.

• Başarılı olmayı hedefleyin ve plana göre hareket ederek başarılı olmanızı sağlayın

• Olumlu düşünün ve başarılı olduğunuzda kendinize kredi verin

• Günlük programlardan kaçmayı ve kendinize zaman yaratmayı öğrenin

• Başka insanlara yardım etmenin yollarını bulun

İhtiyaç duyduğunuzda profesyonellerden yada çevrenizden yardım isteyin.

Çiğdem Alper, MA

Psikoterapist

İstanbul:

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü


Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83/8

Nişantaşı – İstanbul

0212 233 70 73

İzmir:
1401 Sk. Kültür apt. no: 26/1

Alsancak – İzmir

0531 576 67 56

Forumdan Yorumlar (5)

  1. kezbanyurt 30 Temmuz 2009

    merhaba arkadaşlarbende 22yıllık evliliğimi noktalamak zorunda kaldım.başka çaremde yoktu. anlaşamıyorduk.ayrılmayı beraber istedik müracaatı ben yaptım.dilekçeyi verirken içim acıdı.aslında çarem yok artık bunu biliyorum.suçlamanın bana acı vereceğinide biliyorum.suçlamakta istemiyorum ama yinede çok kızgınım.Bu günde acaba ne oldu haber kağıdı geldide bizmi evde yoktuk diye bakmak için gittim.gün vermişler9. ayın 8inde mahkeme var.duyunca yine kaynar sular döküldü kafama.nikah günümüzü o almıştı.güzel günler en güzel hayalleri kurarak.bu günü ve acı günü bana yaşattı diye yine kızdım.Anormallikmi var anlayamadım.benimde kararım ayrılık ama yinede içimin acımasını engellemiyorHep böylemi olur.boşanmışlardan fikir ve önerilerini bekliyorum teşekkürler

  2. Karmaşa 22 Haziran 2009

    Yazı için teşekkürlerMerhaba "fossil" soruna karşılık kendimce cevap vermek istiyorum.Bazı kişiler o kadar pişmiş olurlar ki ve kendi üstünden yükleri atmak için karşı tarafı hep suçlar.Senin şuan hissettiklerini ben çok yaşadım ve seni çok iyi anlıyorum. Öyle bir hale getiriyorlar ki sözleriyle suçsuzken bile kendini suçlu görüyorsun.Ama bunların hepsini zamanla anlıcaksın. Herşeyi iki taraflı iyice düşünürsen kimin nerde hatalı olup olmadığını anlayacaksın. Ama bence içinde suçluluk duygusu barındırmadan taraf olmadan iki taraflı herşeyi düşün.

  3. aşk yok 08 Mayıs 2009

    insanlar neden bu kadar bencil bunu yaklaşık 6 aydır düşünüyorum halbuki insanlar kendilerini sevdikleri kadar başkalarını da sevseler sevgilerini ençok hakeden kişiye verseler herkes bence mutluluktan ölürdü bence bir ilişkiye başlarken mutluluğu deil mutsuzluğuda sevgiyle birlikte düşünmeliyiz

  4. admin 20 Mart 2009

    Merhaba Fossilİnsanlar acı içinde olduklarında hep bir suçlu ararlar. Adeta birine parmak uzatınca o acının geçeceğini düşünürler... İşin gerçeği sonuç değişmez ve ayrılık her iki taraf içinde acı verici bir süreçtir. Diğer taraftan suçluluk duygusunu siz kabul etmediğiniz sürece kimse size bu duyguyu yükleyemez. Örneğin: İlişki içinde yaşanılan tüm sorunlardan ve ilişkinin bitmesinden dolayı eski eşiniz tarafından suçlanabilirsiniz... Bu durumda iki şekilde düşünebilirsiniz:1. Evet ben çok kötü bir insanım ve çok büyük kötülükler yaptım. Eski eşimin mutsuzluğunun tek sebebi benim...yada2. Evet ilişkimiz süresince pek çok hata yaptım, eski eşimde yaptı. Karşılıklı olarak birbirimizi çok kırdık. Nitekim bu yüzden ayrılmaya karar verdik, çünkü ne kadar uğraşsamda ben onun istediği gibi, o da benim istediğim gibi olamadık. Bazı ilişkiler yürümüyor, bazı insanlar birbirine uygun olmuyor... diyebilirsiniz...Gördüğünüz gibi suçluluk duygusunu kabul edip etmemek sizin elinizde

  5. FOSSIL 19 Mart 2009

    Cok güzel olmus elinize,dilinize saglik.Bir sorum olacak yardimci olursaniz sevinirim Alti ay kadar önce basimdan ayrilik gecti.Hala acilari ve izlerini tasimaktayim.-Ex esim bana hep benim suclu oldugumu söyledi durdu.Halbuki biliyorum tek suclunun ben olmadigi ama o sunu ,sunu yaptin diye diye,sanki herseyin suclusu kendimmis gibi hissetmiye basladim.Su an cok kötü durumdayim ne yapmami tavsiye edersiniz.Teskür ediyorum

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız