| Salak Erik Ağacının Son Baharı |
|
|
|
| Sibel Oztas tarafından yazıldı | |||
| Perşembe, 01 Temmuz 2010 00:06 | |||
|
Bana herşeyiyle yabancı olan bu ülkeye gelme cesareti veren şey, yalnızca senin burada oluşundu. Seninle olabilmek için kendi ellerimle söküp çıkardım köklerimi toprağımdan ve yanında yeniden kök salmak istedim. Dallarımızın sarılması, köklerimizin dolanmasıydı birbirine dileğim. Sendin bana her şeyi göze alma cesareti ve her şeyle mücadele edebilme gücü veren. Ne iklimi, ne toprağı, ne de insanı korkutabildi gözümü buraların. Sen yanımda olduktan sonra, karda da, çölde de çiçek açmak zor değildi benim için. Sevgin, bana gereken tek ve her şeydi bu topraklarda. Şimdi bu ülkede bulunmamın yegane sebebi olan sevgin yok artık. Üşüyorum iliklerime kadar. Yenildim buranın iklimine. Bahar yine aynı oyunu oynadı erik ağacına ve erik yine inandı tüm varlığıyla ona. Ayaz vurdu kalbime. Biliyorum, iflah olmam bir daha; çünkü artık köküm başka topraklarda. Bunlar en güzel çiçekleriydi eriğin, sunabileceği yalancı bahara. Dönme vakti çoktan geldi, biliyorum. Ama ben hala bir umut, bir şeyler arıyorum yıkıntıların arasında kurtarılabilecek. Yapraklarım, çiçeklerim dökük, kollarım, dallarım fırtınalara, kasırgalara yenik. Dönüşümü erteleyişim, kurtuluşumu zorlaştıracak biliyorum; ama kulaklarımda hala ölüme direnen bir kaç cılız kökün kalp atışı var. Onlar şaşırtacak öldüğümü varsayanları, tıpkı bahçemde kuruduktan yıllar sonra tekrar hayata dönen, resurrected[1] güllerim gibi. Yüreğim toprağın altında atıyor hala, buz tutmuş olsa da iliklerine kadar. Köklerimse çok uzaklarda. Beni öldü sayanları şaşırtacağım. Varolabilmem için gereken sevgi burada yok artık, biliyorum. Benim iklimim, benim toprağım sarar yaralarımı. Orada yeniden hayat bulacağım. Bu iklim, bu toprak da benim gibi salak erik ağaçları için uygun değilmiş, anladım. Yine söküp çıkartmalıyım köklerimi, toplamalıyım dallarımı ve düşmeliyim yollara. Yine aşılacak okyanuslar var önümde. Köklerim yüzgeçlerim olacak. Elbet bir yerlere götürecek beni yollar. Ama nereye gidersem gideyim, ne yaparsam yapayım, biliyorum ki bir parçam hep kalacak buralarda. Ve ben hep biraz eksik olacağım bundan sonra. Belki yine kanacağım yalancı baharlara; ama çiçeklerim hiç bir zaman bu kadar çok, bu kadar güzel ve bu kadar arzuyla dizilmeyecek dallarıma. İçimdeki özlem, çiçeklerimde çiğ, gözlerimde akamayan bir damla yaş olacak, ömrümün en güzel ve en yalancı baharına, Yıldıray’a!
Sibel Öztaş [1] Hristiyan inanışına göre, Hz. İsa’nın öldürülüşünden üç gün sonra tekrar hayata gelmesi. Ölen ya da sona eren bir şeyin tekrar hayat bulması…
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 2893 Geridönüş(0)
Yorumlar (3)
![]() yazar mervekarabıyık , December 27, 2010 Kimse yoktur herhalde aşk acısı yaşamayan.Herşey bitivermiştir nedense ve nedense bugüne kadar yaşadığın herşey boş ve anlamsızdır.Mantıklı mı sizce?Nasıldı ondan önce hayatınız hatırlayabiliyor musunuz?Hatırlayın lütfen herşey belki daha da güzeldi ama siz unutuverdiniz.Hatırlamakal başlayın ve inanın ki hersey cok cok daha güzel olucak.Hayatımdan çıkan bir adama salya sümük ağlarken kalbimdeki acının mı ateşiydi beni öyle yakan yoksa gribin ateşi mi bilmiyorum alev alev yandığımı ve gözyaşlarımın yanaklarımdan süzüldüğünü hatırlıyorum yalnızca.Beni yeterince sevmemişti bunu kabul etmek istemiyordum.Halbuki annem derdi hep gerçekten seven ağlatamaz kızım diye.Gercekten sevenle karşılaşınca nekadar doğru olduğunu anladım ve geç olmadı onunla karşılaşmam.En değerli şeyin hayatım kendim olduğunu anladığım başımı dikip dünya benim etrafımda dönüyor herşey boş dediğim andan baktım yörümngemdeydi.Şimdiyse hayatımın en güzel yerinde sol parmağımda kalbimde.Ama öncelikle siz kendiniz ben biriciğim şu hayattaki en kıymetli şey benim diyebilmelisiniz.Derin bir nefes alın ve yarına kendinizi şımartmakla başlayın ve en çok kendinizi sevmekle.Mutluluğun anahtarı bu! hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin
Oy sayısı: +0
yazar yüsra , September 21, 2010 cok güzel yazmissiniz,okurken agladim cünkü ayni seyleri hissediyorum.kaybolan yillar mi daha cok aci veriyor yoksa pismanlik ve caresizlikmi... bilmiyorum hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin
Oy sayısı: +1
yazar yevgim , July 07, 2010 beklediğini ummuduğunu karşında da bulama..seni canı kadar sevsede seni anlmaması..düşünürsün onu bırakmayı ama ayrılamazsın ki..seni o kadar çok severken onu bırakamazsın vicdanın izin vermez..ama onlada sen susuz kalırsın büyüyemezsin çiçeklerin dalında kalır..hayatbu değil mi??? hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin
Oy sayısı: +2
Yorum yaz
|




