Kendime Mektuplar-6 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 13
ZayıfEn iyi 
Selma Şahin tarafından yazıldı   
Perşembe, 29 Ocak 2009 09:02

worldinhand_kRahatsızım çünkü işe yaramıyor. Tavşana benzedim sanki. Dağ bilmez ki tavşanın kendisine küstüğünü. Şuursuz olduğundan ya da tavşanı sevmediğinden değil, tavşana küsmemiş olduğundan bilmez tavşanın kendisine küstüğünü.

Bilmiyor ki tavşan küstüğü dağ olmadan yaşamını devam ettiremez. Bilmiyor ki hayat kaynağını sağlayan dağ. Dağa küse dursun tavşan yine de devam eder dağın patikalarında zıplamaya, otlarından tırtıklamaya. Halbu ki sorsan küsmüştür dağa. Konuşmuyordur onunla. Kendi sefilliğine bakmadan bir de meydan okur sevgli dağa.

Ya işte ben de böyle bir aptal tavşanım işte. Çevremdeki nsanlar olmadan, dünya olmadan nasıl devam ettirebilirim ki mevcudiyetimi. Birilerine ihtiyacı olduğunu bilmek neden bu kadar rahatsız eder insanı. Cevabını bildiğim soruları sormaktan ne zaman vazgeçeceğim. Ne kadar sorarsam sorayım cevaplar değişmeyecek. Sırf ben hoşlanmıyorum diye cevaplar değişmeyecek. Bir başkasına ihtiyacı olduğunu bilmek, birilerinden yardım almak zorunda kalmak, birilerine bağlı/bağımlı yaşamak insanın güç merkezinde saldırı olarak algılanır. Bu kadar basit işte. Peki güç merkezi nereye bağlıdır akıla. Akıl nereye rasyonel düşünceye. Rasyonel düşünce nereye EGO ya. Aaaaaa bak bu ayırmın ardından kim çıkıyor gene.

Halbu ki çok daha tatmin edici bir güç merkezi var sende biliyorum yüreğim. SEVGİ nin bağışlayan ve bağlayan gücü var sende. Ama buraya bakmak biz insanlar için neden bu kadar zor. Zoru seven bir kişilik olarak meydan okumalarımdan neden bu denli rahatsızlık duyduğumu sanırım keşfetmeye başlıyorum. Meydan okumak kolay, meydan okunanı kabul etmek zor. O halde biz gene her zaman yaptığımızı yapacağız ve meydan okumak yerine sevmeyi seçeceğiz.

Aman Tanrım. korkunç bir durum. Yere tüküren bir adamı sevmeye çalışmak. Ona saygı göstermek ve varlığından hoşnut olmak. Çocuğunun yanında sigara içen bir anneyi sevmek ya da sevmeye çalışmak. Bu tam bir kabus olmalı. Nasıl olcak bu iş. Biri sana tokat attığında, öbür yanağını çevirmek gibi bişey. Nasıl olacak bu iş. Nasıl olacak. İnanılmaz zor gözüküyor buradan. Yargılamak yerine kabul etmesende yargılamamaya çalışmak.

Bu yargı meselesi öyle kronik bir hastalığımız haline gelmiş ki yüreğim, kabul edemiyoruz diğerlerinin farklı olduklarını. Oluş sebeplerini biliyoruz farklılıkların, farklı enerjilerin. İyi ve kötü arasındaki ayırımı beynimizin yaptığını biliyoruz. Eğer bizim için doğruysa iyidir, doğru değilse (yanlışsa) kötüdür. Peki diğer kişinin doğrusunu ne yaptık. Attık çöpe gitti. Fırtına ya da doğal affetten dolayı dünya yı hiç suçlamazken ve hatta biz insanların özensizliğinden sebep dünya bu halde derken, hayatımızdaki insanların orada olma sebeplerinin bizim seçimimiz olduğunu ne zaman kabul edeceğiz. Ne zaman hayatımızın sorumluluğunu üstleneceğiz yüreğim. Ne zaman suçlu aramaktan sıkılıp çözüm arayışlarına geçeceğiz. Ne zaman diğerlerini her kim olurlarsa olsunlar burada ve şimdinin bir parçası oldukları için seveceğiz. Geçmişte ne yapmış olursa olsun, gelecekte ne yapacak olursa olsun, ne zaman insanları anın içinde tutmayı becereceğiz. Aslında cevabı çok uzakta aramak gerekmiyor. Bunun için yapabileceğimiz tek şey seni devreye sokmak yüreğim. Egoyu da senin kontrolünde tutmak. Ya ne demezsin yazması kolay tabi. Uygulaması nasıl olacak şimdi bu işin ona bakalım.....

Illüzyon

Geridönüş(0)
Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Köfteli Balkan Maka...
The unique design elements including pri...
Bulimia Nervosa
Sevgili Viktoriya, dusunsene bir, Allah ...
Bulimia Nervosa
ben artık hiç birşeyi inanmak istemı...
Mantı Tarifi
ben mantıyı çok seviyorum ama annem y...
Sol yanım acıyor a...
peki ya anne biri üvey biri öz 2 sinin...

En Çok Yorum Yazanlar

  admin
(135 comments)
  sizdenbiri
(53 comments)
  sany
(53 comments)
  illüzyon
(51 comments)
  sibel_1987
(26 comments)