Tercih etmek ve edilmek PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 25
ZayıfEn iyi 
Yazar Bilinmiyor tarafından yazıldı   
Salı, 01 Şubat 2005 07:10
Annemin kardeşimi daha çok sevdiğini düşünürdüm.  Çocukluk işte ama öyle düşünürdüm... İtiraf edeyim...

Küçük küskünlükler sırasında kocamın benden
önceki sevgililerini benden daha çok sevdiğini
düşündüğüm de oldu.

Nedense insan hep en son ve en çok sevilen
olmak istiyor.

Sahip olduğu sevgiden daha çoğunu istiyor hep.

Yersiz bir istek ama..

Oluyor iste...

Sevdikleri hep bir tercihte bulunsun istiyor.

Tercih edilen olmak için yapıyor bunu...

***

Güneydoğu Asya'daki büyük deprem sonrasında
sulara kapılan bir anne, kucağındaki iki çocuğundan
birini gücü kesilince bırakmak zorunda kalıyor.

5 yaşındaki oğlu sulara kapılıyor.

Anne ve kucağındaki yirmi aylıik oğlu
direniyor.

Mucize eseri, sulara kapılan oğlu da, kocası da
sular çekildikten sonra ortaya çıkıyor.

Gazetede bu haberi okuduğumda en çok
bir cümleye takıldıi aklım; "Yaşadıkları bu olayı ne anne
ne de 5 yaşındaki Lachie artık unutabilecek..."

"Annem beni bırakmıştı..."

Acaba yıllar sonra nasıl bir kişiliği olacak 5
yaşındaki çocuğun.

Gerçekten nasıl gelişecek ruhu?

"Ağladım, ağladım kimse beni duymayınca sustum
ve tahtalara tutundum" demiş...

Annesinin tercihi beyninde nasil bir kivrima
sikisacak acaba?

Hadi biraz daha ileri gidersek;
"sevmeye engel bir yara" olacak mı acaba bu yaşadığı?

"...Annem beni bırakmıştı"

Çocuklarını kurtarmaya çalışan anne,
gücü kesilen kollarından bıraktığı oğlunun
ertesi gün bulunmasından sonra aglamış. Tanrı'ya şükretmiş.
"Kendimi hiçbir zaman affedemezdim" demiş. Evlerine dönmüşler.
Ama belli ki kurtulmus hayatlarında artık hep bu olay var...

Bir kere kolları çözülmüş annenin.
Ne anne affedebilir kendini, ne de Lachie annesini...

***

Bazen yakınım dediğiniz insanların ihaneti de
sizi sulara bırakması gibi değil midir?

"...Annem beni bırakmıştı" kadar sızlatır
bence bu gerçek insanın kalbini...

Sevgi tercih kabul etmiyor

Ama hayat hep bir tercihe sürüklüyor insanı.

"Akıp giden günlerimiz" bazen
tsunami dalgaları kadar vahşice alıp götürüyor bir şeyleri...

İnsan, kollarının direnme gücü tükendiğinde
vazgeçiyor bir şeylerden...

Bir tercihte bulunuyor...

Ya annesini seçiyor ya da karısını.

Ya karısını seçiyor ya da sevdiğini.

Ya sevdiğini seçiyor ya da çevresini...

***

O vahşi sular alıp götürüyor bir şeyleri.

Kusandığımız, takındığımız, bir yerlere
tıkıştırdığımız ne varsa çekip alıyor.
Bir can, bir de ten kalıyor çıplak...

İşte o zaman ağlayıp ağlayıp susuyoruz.
Bulduğumuz bir tahta parçasına tutunuyoruz...

Uzanan elleri ya da sulara bırakanları
unutmuyoruz hiç...

O "tercihler" bir yerlere çörekleniyor...

Ve bir gün bir başka kişisel tercihin sebebi oluyor..
Geridönüş(0)
Yorumlar (0)add comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Kişilik Bozukluklar...
çok faydalı bir site, öncelikle teşe...
Şizotipal Kişilik ...
benim zaten özel güçlerim var..sizler...
Narsistik Kişilik B...
evet böyle birini çok yakın çevremde...
Şizoid Kişilik Boz...
öncelikle çok açıklayıcı bilgiler ...
Borderline Kişilik ...
aslında tüm insanlarda bulunur kaybetm...

En Çok Yorum Yazanlar

  admin
(135 comments)
  sizdenbiri
(53 comments)
  sany
(53 comments)
  illüzyon
(51 comments)
  sibel_1987
(26 comments)