|
Sabriye Nişancı tarafından yazıldı
|
Severek takip ettiğim hatunca net’te yazı yazmaya başlamak çok büyük heyecan verici. Biz kadınların sorunlarını ufacık takıntılarını ya da çok büyük sorunlarını irdelemek hep birlikte bunlara çözüm aramak yada birbirimizi teselli etmek kadınlar arasındaki bildik dayanışmayı burada gözle görülür bir halde olan bir sitede yazı yazmak benim için çok önemli.
Hep birlikte düşündüklerimizi, yaşadıklarımızı ve hayal ettiklerimizi paylaşmanın keyfini bende yaşayacağım için çok mutluyum. İlkyazıma bence kadınlar için çok önemli ve değiştirilemez bir gerçekle başlamak istiyorum müsaadenizle.
Kadına Şiddet.
Maalesef Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde var bu olay. Kocasından, babasından, abisinden, erkek arkadaşından ufacık bahanelerle ölümüne şiddet gören kadınlar biliyorum. Çok severek evlendiği kocasının içip, içip eve gelip sözde gücünü ispat etmek için döverek hastanelik ettiği kadınlar Sırf yuvam dağılmasın diye sırf kadın olduğu için sesini çıkaramayan ve bu durumu sonsuza kadar kabullenmiş olan kadınlar. İlkinde bunu kabullenince devamı gelen dayak nedenlerini daha basit nedenlere indirgenir ve daha çok sıkılmaya başlar kendini daha çok kapana kısılmış hisseder kadın. Fiziksel şiddetin yanında duygusal şiddette eklenince bir gün patlak verir ve o patlak bir gün daha kötü sonuçlar doğurur. Çoğu aileler görüyoruz televizyondan veya etrafımızdan sırf ailesinin onaylanamadığı bir adamı sevdi diye babasından veya ailedeki başka erkeklerden şiddet gören ya da ta ölüme kadar giden sonuçlar görüyoruz. Bir arkadaşım vardı. Yüzü gibi yüreği de çok güzel olan bir kızdı o kadar harika bir yüreği vardı ki. Ama insanın şansı güzel olmalı derler. Bu arkadaşım birini sevmişti onla evlenmek istediğini söylediğinde abisinden ve babasından hastanelik oluncaya kadar şiddet görmüş ama yinede vazgeçmemişti sevdasından. Sonra ölümü bile göze alarak ailesini ikna etmiş ailesi o zaman ne yaparsan yap diye onu bırakmışlardı. Ve sonunda o uğruna ölümü göze alarak evlendiği kocası her akşam içip içip arkadaşımı hastanelik oluncaya kadar dövdü. Bıkmıştı ama sığınacak kimsesi yoktu. Ve bir akşam yine kocası içip, içip gelip o güzel arkadaşımı sokağa çıkarıverdi. Ve gideceği yeri olmadığı için ortada kalmıştı arkadaşım. Ama sonunda anladı. Ona hiç kimseden fayda yoktu kendisinden başka. Güçlü bir kadındı ve kendi ayakları üzerinde durabilirdi. Şimdi onu üzen ve ona zarar veren herkesi hayatından çıkardı. Hayatını kendisi kazanıyor hiç kimseye güvenmiyor ve hiç kimsen ona zarar vermesine izin vermiyor. Eğer dünyadaki her şey kadının eseriyse her ne kadar erkek egemen bir toplumda da yaşıyor olsak kadınlarımıza şiddet göstermeyelim ve biz kadınlar buna izin vermeyelim. Eğer ilk şiddete göz yumarsak devamı gelir. İzin vermeyelim buna sesimizi çıkaralım bizi ezmelerine kendimize saygımızın kaybolmasına izin vermeyelim. Kadına Şiddete Karşı Sesimizi Çıkaralım Çünkü biz kadınız. Ve dünyadaki her şey bizim eserimiz.
Sabriye Nişancı |