İçeriğe atla


- - - - -

BİR KEDİM BİLE YOK ANLIYOR MUSUN HADİ GÜLÜMSE


  • Başlığa cevap yazmak için lütfen forumda oturum açınız.
Bu konuya 73 cevap yazıldı

#1 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 04 July 2014 - 01:56 AM

ne kadar uzun zaman olmuş sana yazmayalı günlüğüm. bu zaman zarfında iki ağır hastalık, iki küçük can katıldı yaşamıma...
hastalıklar atlatıldı bin şükür.. küçük canlar büyüyor.. ben, yengeleri oldum, onlar benim canım oldu...
eski neşemle sana dolu dolu yazılar yazmayı bekliyorum.. hala umudum var..

şişedibinotları b.c.

her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#2 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 15 December 2013 - 09:58 PM

eğer doğru cümleleri doğru zamanda yakalayabilirsem, en kısa sürede yanına koşacağım günlüğüm.. bekliyorum.. özlemlerim biraz dinsin diye.. umutla..

şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#3 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 30 August 2013 - 10:15 AM

"Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez. Mustafa Kemal ATATÜRK." 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun...




şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#4 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 29 August 2013 - 07:17 AM

TANIMLANAMAYAN CİSİMLER TOPLULUĞUNDA HAYATTA KALABİLME SAVAŞI


Sevgili günlük, şu hayatta öğrendiğim ve artık kesin sonuca vardığım bir şey varsa eğer o da şudur: Hoca hocayı Mekke'de, deli deliyi dakkada bulur... Bulur yani. Bu kesin, açık ve bir o kadar nettir artık bende, ben kişisinde...

Günlerden dündü. Genç kadın işten evine harap ve bitap gelmiş idi. Şişen toynaklarını, elini yüzünü yıkayıp, akşam sporu için hunili hatungillerden olan çok sevdiği kankitosuyla haberleşti. Koca kişisini doyurup suladıktan sonra, yürüyüş için parka doğru çıktı çilekeş genç kadın. Son günlerde aldığı kilolar vücüdunda ada ada, parsel parsel yayılmış, hatta göbek kısmındaki yağlar bağımsızlığını ilan edip yeni bir devlet olmuşlar idi.

Genç kadının oldukça canını sıkan bu durum bir an önce bir şeyler yapma isteğini kabarttı, kabarttı, ve sonunda taşırdı... Aslında bilinçli kullanılsa güzel sonuçlar doğurabilecek olan bu belediyelere ait spor aletlerini, sığır gibi abanmadan kullanabilen bir topluma henüz rastlamadığından genç arkadaşlar 'biraz pineriz şu oncaklara sonra yürürüz' mantığıyla yola çıkmışlar idi gayet masum ve bir o kadar temiz duygularla. Deli arkadaşıyla yürüyüş parkında buluşan genç şapşikler, bir süre mekik çekme, göbek eritme, kol kası edinme, baldır pörsütme, popo sıkılaştırma vs. için çalıştı. Sonrasında her zamanki gibi olay boka sardı.

Şöyleki; hemen ilerde bebeler için yapılmış olan park bizim şapşiklerin epeyce ilgisini çekmiş idi. Ufaktan ufaktan spor bırakılmış, parkta kaydıraktan kaymak, tahterevalliye binmek, salıncakta sallanmak gibi cümleler kurulur olmuştu genç kadın şapşik kahramanlarımız arasında. Ve korkulan oldu...

Genç arkadaşlar, kendilerini tanımlayamadıkları bir cisimin içinde bulmuş idiler. Bu görünüşte çok cici gözüken ufacık cisim aslında bir ufoydu. Bunun ufo olduğu kanısına varmaları, cisimin içinde oturarak yaklaşık on dakika son sürat dönmeleriyle ve indikten sonra kendilerini Mustafa Topaloğlu gibi hissetmeleriyle olmuştu.. Haktı, müstehaktı bizim şapşiklere bu.

'Dönerse senindir dönmezse hiç senin olmamıştır' mantığıyla yapılan bu mantıksız ve gereksiz eylem, hüsranla sonuçlanmış idi. Eve gelince koca kişilerinin manasız bakışlarına cevaben hülooğğğğğ diye sağa sola kusmukçuklar saçmak ve sabaha kadar mide bulantısı-baş dönmesi ikilisini ve devre aralarında kocalardan işitilen 'çocukmusunuz siz ya hayret bişeysiniz' çemkirişlerini de saymazsak aslında oldukça verimli geçen bir spor deneyimi olmuştuda diyebiliriz. Yani hani zorlarsak denir bence.

İş bu sebepten, şapşik arkadaşlar bulundukları durumu bu beyanat ile diğer hunili hatungillere duyurmak istemişler ve onları da bu muhteşem zayıflama kampına davet etmişler idi.
Aşortman üstüne gömlek giyen kişisi, başımıza ekşiyip ekşiyip psikopata bağlayan muhasebeci kişisi, haktan hukuktan sorumlu atanamayan devlet bakanı kişisi, uzman satış danışmanı kişisi, ve Halile Sezai kişilerine durumun geniş özetini anlatan ekle beraber yazımı arz eder derin bilgilerinize sunarım.

Hürmetlerimi ve sonsuz şüklaranlarımı bilehare ileteceğimi bildirir aramızda olmalarının bize kıvanç vereceği müjdesiylen yazımı ahada burada noktalarım.

Yeni maceralarda buluşmak dileğiylen öperim bebeyimlerim
Si yu...


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#5 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 26 August 2013 - 10:38 AM

                                  Yeşil, Sarı, Mavi Sen, Ben, Biz...


Ruh okşayan kuş sesleri, çiçeğe uyanan narin dallar, erguvanlar, çimenin yeşili ve gökyüzünün mavisi.. Hep olmalısınız hayatımda, hep...




şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#6 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 12 August 2013 - 07:58 AM

                      PAZARTESİ SENDROMU BENİİ YAKALAYAMAZZZZZ



Sıradaki Günaydınım, düğünde oynamaktan toynakları şişmiş, geç yattığı için gözleri belermiş, ruh hali çoktan şaşalamış canlara gelsin. Öperim hepinizi bi çok :)))


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#7 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 22 July 2013 - 08:09 PM

Allah'ım şu saçma sapan çıkmazlardan kurtar beni. Çok bunaldım. Çok gerginim. İnsanları anlamak çok zor. İçimde infilak ediyor bazı insanlar. Gözümden de gönlümden de düşen düşene.

Hadi hayırlısı.....



şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#8 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 15 July 2013 - 10:08 PM

HANİ BİLESİN DİYE

Dünyanın en iyi eşine sahibim... Her an yanımda olan, canını canıma siper etmiş, yüreği destanlara sığmayacak kadar cesur ve bir o kadar merhametli... Dünyanın en iyi eşine sahibim... Sözlerimle anlatamadıklarımı gözlerimde okuyabilecek kadar zeki, aklımdan geçenleri tercüme edebilecek kadar beni iyi tanıyan bir eşe... Dünyanın en iyi eşine... Seni seviyor olabilmek kalbimin en büyük zekatıdır. Ve sana bakabiliiyor olabilmek hanların, sarayların bile bulamayacağı en büyük zenginliktir nezdimde... Bilesin. En anlamlı telaşım, kocaman yürekli insanım benim. Seni sevmeye niyetliyim bir ömür... Bozarsam cehennem olsun kefaretim...

Bilesin diye...



şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#9 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 22 June 2013 - 09:11 AM

SENENİN ÖNEMİ YOK GÜN TAM DA BUGÜN


Haziran sıcağında karnı burnunda gencecik bir anne. Bir elinde oğlu, esmer, delikanlı bir adamın, kocasının kolunda biraz sonra olacaklardan habersiz hastane koridorlarında ilerliyorlardı... Doktor yatış işlemlerini hazırlayıp doğum haneye alacaktı genç kadını... Zira öylede oldu...

Oğlunu ve kocasını hastanede tutamayacaklarını söyleyen hastane görevlileri, bir yandan da genç kadına talimatlarda bulunuyorlardı...

Bahçeye inen genç adam ve oğlu biraz sonra alacakları güzel haber için dualar etmeye başlamışlardı...

Doğum başladı.. Genç kadın apar topar ameliyathaneye alındı. Doktorlar hemşireler doluştu etrafına. Ve oda nesiydi? Kapkara, bir kilo yediyüzelli gram ağırlığında, çirkin mi çirkin bir kız çocuğuydu doğan. Anne şoklardaydı.. Çünkü erkek bebek bekliyordu. İlk şaşkınlığını atlatır atlatmaz çocuğunu istedi kucağına, yavrusunun kokusunu duymak istiyordu... Fakat karnından gelen inanılmaz ağrılar buna müsaade etmedi ve doktorların tekrar bir müdehalesiyle, ikinci bir çirkin, kapkara kız çocuğu daha geldi dünyaya... Anne ikinci kez şoklardaydı. Beklenen erkek bebek, ikiz kız bebekler olarak gelmişti...

Anne ve baba başta olmak üzere bütün sülale bu olaya hem şaşırmış hem de çok sevinmişti... Çünkü ben kişisi ve klonlanmış ikizgil kişisi doğmuştu. Buna sevinilmez miydi?

İşte o kapkara ikiz kızlar sülalenin maskotu olmuşlardı. Kıvır kıvır simsiyah saçlar, etli butlu yanaklarıyla tam bir sevimlilik abidesi, tam bir her yemekten sonra mıncırılması önemle tavsiye olunan temsili ilaç simgesi olmuşlardı...
Yaptıkları yaramazlıklarla, zaman zaman anne ve babalarını, hatta konu komşu ve akrabalarını çileden çıkarmış, bazen öğretmenlerini, bazen de arkadaşlarını intiharın eşiğine sürüklemiş olsalarda, seviyorlardı onları.

Gel zaman git zaman derken, birde baktık ki, eşşek kadan oluvermişiz günlük kişisi. Baya bildiğin eşşek kadanız şu an.
Düşe kalka, güle ağlaya, küse barışa, bugünlere ermişiz çok şükür. Ben ve bana benzeyenimle daha bir ömür nice seneler görmemiz dileğimle. Karındaşlık çok başka birşey günlük kişisi. Kardeş ama kardeştende öte. Uzun ince bir çizgi.. Anlat anlatılmaz kelam susar, yaz yazılmaz kalem susar...

En iyisimi şu cümleyle bitireyim karındaşıma sözlerimi;

Varlığım varlığına armağan olsun...

şişedibinotları b.c.

Eklenen dosya(lar)

  • Eklenen Dosya  bbb.JPG   113.24K   28 İndirme sayısı

her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#10 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 19 May 2013 - 01:09 AM

Bayramımız kutlu olsun... Evlatların sana minnettar yüce TÜRK.

19 Mayıs Atatürk'ü Anıyoruz.

şişedibinotları b.c.

her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#11 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 17 April 2013 - 10:06 AM

ŞEN OLA DÜĞÜÜÜN ŞEN OLAAA


Olaaa olaaaa, İspanyolca değil günlük kişisi bildiğin halis muhlis Anadolu insanı sevinmecesi. Neyse önce bi selam verelim, dingonun ahırına girmiyoruz elbet. Ben geldim günlük kişisi, beni özlediğini düşünerekten iki lafın belini kırıp azcık dedikodu yapmayı umaraktan ben geldim. İyi misin?



Valla ben de nasıl olıyım işte, öyle bi yorgunum ki anlatamam. Yani hayat sadece Serdar Mortaç'ı yormuyormuş. Biz yurdum insanlarını da yorabiliyormuş. Tecrübeyle sabit.



Cuma günüsü görümcü kişisinin kına gecesi eğlencesi var idi. Ben çilekeş kişisi, sabahın altısında kalkıp, yedisinde işe gelmiş, öğlenin üçünde yaldır yaldır eve gidip üstünü başını değiştirip, kendimi kuaföre atmış idim.



Saçım şöyle olsun, makyajım böyle olsun derkene akşam eğlence vakti gelmiş çatmıştı. Eğlencemizi yapıp, kınayı yaktıktan sonra, gecenin ikisinde evlerimize dağıldık. Ben kişisi evine üç kişilikten oluşan bir misafir grubu almış idim. Ve fakat cumartesi sabahı da yenge olduğumdan ötürü, saat altıda Uşak'a gideceğimizden kelli, evdeki misafir insancıkları sabah kahvaltı ettiremeyeciğimin düşüncesi beynime zuhur edince, elbetteki bi huzursuzlanma, bi huysuzlanma belirdi. Yılan görmüş at gibi, inek depmiş it gibi, köpek işemiş duvar gibi, öyle bi mahsun, öyle bi sessizleştim. Sonra silkelendim ve kendime geldim. 'Ben yoksam aslan gibi koca kişisi var evde, tee heyyyy beeee' dedim bilinçlialtıma. Er kişisine sabah kalkınca yapması gerekenleri sıkı sıkı sımsıkı tembihledikten sonra, misafir kişilerine dönüp,' Beni bakın misafir kişileri, evi dağıtmayın, kavga etmeyin, ateşle oynamayın, aha mutfak kapısı, aha bu da sapısı, ahanda buzdolabı, yiyin için' dedim gayet misafirperverliğimle.



Hemen yatakları yorganları ayarlayıp, herkesleri yatırdıktan sonra, ben kişisinin gözünden Niagara Şelalesi misali akan uyku ve yorgunluğu bastırmak için, yatak odasına seyr-ü sefer eder iken, bir de baktım ki, evin orta yerinde uyuyakalmışım. Ne çektim be günlük, çekmeyipte napacaz mecbur çekecez.



Derken sabah saat altı da, düğün ahalisi, ben yenge kişisini arayaraktan ' Gızz yenge kişisi beş dakkaya sendeyiz hazır ol' talimatını verdikten sonra, paldır küldür yataktan kalkıp alel acele giyinip, ağzımı yüzümü yıkayıp dakkasına kapıda biten damatgillerin arabasında buldum beni. Beni beni Bihterini.



Yaklaşık dört saat sonra Uşak'ta idik. Damat kişisi bayan kuaförü, görümce kişisi bayan kuaförü olunca, ve dayı çocukları, hala kızları, eşleriylede beraber sülalecene kuaför olduklarından mütevellit, saçımız başımız makyajımız aksamadı çok şükür.



Sonrasında fotoğraf çekimiydi, gelin alıcıydı, konvoydu derken, ben yenge kişisi görümcü kişisinin arkasında yardırmaktan harap ve bitap düşmüş idim. Akşam oldu. Düğün saati geldi çattı. Düğünü yaptık. Oynadık, zıpladık pokemon yavrusu misali. Her şey iyi, her şey güzeldi fakat artık eve dönme vakti gelmiş idi. Görümcü kişisinin de yuvasını kurduktan sonra, vedalaşıp ayrıldık salondan. Tam bir otobüs olmuş idik bizim kız evi tayfası olaraktan. Ben sabahtan gelmiş idim gerisi öğleden sonra.



Neyse düştük dönüş yoluna. Gece saat üçte memleketimize ayak bastık. Aman işte teker. Otobüs tekeri. Otobüsçü amca evlerimize kadar bıraktı bizi sağolsun. Ama ters giden bir şey vardı. Ben yolculuk esnasında uyumuş idim. Ve kendimden bihaber idim. Uyandığımda toynaklarım fil toynağı kadar şişmiş, makyajım zombi kıvamına gelmiş, saçım düğüm düğüm düğümlenmişti. Ayyakabıları giyemediğimden ötürü, koca kişisinin gecenin kör vakti 'kakaka kikiki' diye sinir bozucu gülüşlerine maruz kaldım heyhat.



Eve atar atmaz kendimi, hemen yıkanıp paklanıp, insanlaştıktan sonra, sabahın beşinde uyudum ve sabahın altısında kalkarak yine işe geldim...



Soruyorum sana hayat, gerçekten sadece Serdar Mortaç'ımı yoruyorsun?



şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#12 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 10 April 2013 - 05:05 AM

NEYE NİYET NEYE KISMET GÜNLÜK KİŞİSİ NE ÇEKTİK BE YAVRUM




Sevgilim günlüğüm, ben geldim. Hafta sonunun pazar günüsü, tam bi kısır döngü olarak yaşandı. Aslında niyetimiz geniş geenişşş vaktimizin olacağı, ve bizim manyak hatungiller tayfası olaraktan toplaşıp Eskişehir'e gideceğimiz, orada günümüzü gün edip, şitres atabileceğimiz, nezih ortamlarda bir iki duble Mocha içebileceğimiz bir gün olması temennisi idi. Ve fakat her zamanki gibi bizim işlerimiz 'Mochaya' sarmadan rast gitmeyeceğinden, önce bir güzel arap saçına, sonrasında gemici düğümüne ve akabinde de Mochaya sardığından, tayfa sakinleri olarak toplaşabilmemiz mümkün olabilemedi.


Fakat benim bu pazar ne yapıp, ne edip Eskişehir'e gitmem lazım idi. Çünkü düğünde giyebileceğim bir kıyafete henüz sahip olabilememiştim. Son dakka golü atarcasına filozof kişisi son anda imdadıma yetişti kelimenin tam anlamıyla. Hafta sonu evlerinde misafir olmasına rağmen, bir yolunu buldu ve beni yollarda temtek komadı. Saat öğlen oniki otobüsüne nasıl olduysa yetiştik ve düştük Eskişehir yollarına. Espark senin, Kanatlı benim, Esnaf Sarayı senin, Adalar benim, Doktorlar Caddesi senin, İki eylül caddesi benim derken, bir kıyafet bulduk o daracık vaktimizde. Vakit dardı çünkü saat dörtte işe gitmem gerekiyordu.


Yaldır yaldır çıktık gerisin geri dönmek için. Bir kitap ayracı satın almadığımız için başımıza gelmeyen kalmadı. Kitap ayracı satan adam nasıl beddua ettiyse artık arkamızdan hemen on metre sonra Allah belamızı verdi.


Çattık mı bi niyetçiye.. Hadi bakalım, bir niyet çek, iki niyet çek, üç niyet çek, dört niyet çek derken, adam 100 tale borcunuz demesin miz bize? Demesin tabi, bi zahmet onu demesin bize.. Zaten eşşekten düşmüşe çevirdi iki dakkda biz masum insancıkları. Yolunmuş tavuk misali yolup yolup attı  filozof kişisiylen ben kişisini.


Ne olduğumuzu anlayamadık. Hadi dedik barim oturalım biyerlerde buzlu birer Mocha içelim de, yediğimiz kazığı hazmedelim. Mochalarımızı mocha sarmadan içtik çok şükür, sonra yaldır yaldır düştük dönüş yoluna. Yollar tıklım tıklım, kaldırımlarda adım atacak yer yok.. Bizim filozof kişisi ısrarla önümüzde yürüyen insancıkların ayaklarına arkadan arkadan basarak gayri ihtiyari ayakkaplarının çıkmasına neden oluyor.. Gülsen bi türlü gülmesen başka.. Yürü yürünmez,koş koşulmaz, hadi binelim tramvaya dedik.. Binmez olaydık..


Arkadaş bi tramvay yolu bu kadar mı uzatılır? Git git otogarı yarım saatte zor bulduk.. Tramvay sokaklardan daha kalabalık. Balık istifi gitmek mecburi.. Nasıl denk getirdiysem bi koltuğumsu bişeyin üstüne hemen oturdum. Yanımda ayakta seyr-ü sefer eden, laptoplu amca, elindeki çantasını benim omzularıma koydu ve yolculuğu boyunca bir gram yorulmadı.. Nasıl bir talih, nasıl bir baht bu bendeki? Önümde dikilen kızceğiz, ayağımın küççük parnaanı eze eze, çiğneye çiğneye, zaten küççük olan parnaa hepten nokta kadar bıraktı.. Olsundu ayaamda daha onlardan dokuz tane mevcuttu.. Canlar sağolsundu..


Derken zor zahmet otogarın yolunu buldurduk ve attık kendimizi otobüse.. Akabinde ve detayında yine işçiydik ve işçi kaldık.. Direkt işyerine giderek çalışmaya devam ettik günlük kişisi..


Yapımda ve yayımda emeği geçen tüm dostlarıma bir teşekkürü borç bilir, maaşı alınca ödemeyi teklif ederim..


Haydin görüşürük.


Dip sos: Bu arada Filozofum seni çok seviyorummm ^.^


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#13 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 05 April 2013 - 01:23 PM

SENİ ANAN BENİM İÇİN DOĞARMIŞ CANIM


Pek sevgili, çok kıymetli günlük kişisi. Ben geldim minişim. Dün er kişimin, koca kişimin dooom günüsüydü. Ben kişisi sabah işten çıkıp evine gelmiş bir emekçi olaraktan, ilk önce uyuyup, kayan şaftımın yeniden düzelmesi için çabalamalıydım. Nitekim öyle de yaptım. Sabah saat yedi buçukta vurdum kafayı yattım. Saat on sularında, sol toynağımın arka baldırına giren krampın acısı ilen böğüre böğüre, hönküre hönküre uyandım. Allam o nasıl bir acıdır? O nasıl bir inletmedir? Bu neyin veryansınıdır? Yani günlük kişisi yeminle uyku sersemi o acıyla neler düşündüm bi bilsen. Aklıma binbir çeşit hikaye geldi.


Dedim ki, koca kişisi sabah kahvaltı hazırlamadığımdan ötürü aç-zebil kaldığından mütevellit benim toynakları yemeye başladı. Yoksa neden böyle bir ağrı girsindi bacağıma?


Sonra dedim, bacağımı yatağın bi tarafına sıkıştırdım uyku sersemi bi asıldım bacaaam koptu, bu onun acısı.. Töbe töbe allam çok töbe..


Neyse ben bu cebelleşmeler arasında hönküre durayım, koca kişisi oturma odasında oynadoğı pes'in karşısından kalkıp da bi 'nolii la benim karıya, at depmüş gibi ne bağriii bu' diye bakmasın. Bunu mu hak ediyorum ben sorarım sana heyhat?


O sinirle kalkıp, içeri gidip üç beş çemkirdikten sonra er kişisine, tekrardan yatağıma dönüp gönül rahatlığıylan uyumuş idim günlük kişisi. Saat bir buçuk sularında uyanmış idim. Koca kişisinin dooom günü bebesi olduğu aklıma zuhur edince, bir fişenk edasıylan yataktan fırlayıp sevgi pötürcüğü kıvamında koca kişisinin boynuna atladım. 'Len koca kişisi seni anan benim için doğarmış, gel bi öpem' dedim ve akabinde hadi sana bi yemek ısmarlayam dedim.


Giyinip, süslenip püslenip, gittik güzel bi yerde yemeğimizi yedik. Akşamınan da bir framboğazlı pasta ve hepi de bört dey tu yu edalarıylan pastamızın mumlarını üfleyip, dileklerimizi tuttuk.


İşte böyle günlük kişisi. Er kişime hep dediğim, aynı zamanda düğün davetiyemizin yazısıda olan ve bunu söylemekten hiç usanmayacağım bir söz ile bitireyim yazımı...


'Ben seni ölene dek seveceğim boş laf,
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim...'

Kıymetlim, iki gözüm benim..


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#14 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 02 April 2013 - 02:38 AM

GÜZELİ OKUMAK REFLEKSTİR CANLARIM BİLİN İSTEDİM


Kız günlük kişisi ben geldim anacım. Az bi arayı açtımdı ama ahanda şindi kapıyorum. Son düzlükteyiz ve ben burun farkıynan geçicem şindi kendimi. Nasıl mı? Geçiniz efenim bi alt paragrafa. Geçiniz geçiniz utanmayınız.


Günlerden Cuma'nın ertesi günü idi. Genç kadın sabahın hatta gece yarısının, dur ya da şöyle diyim seher vaktinin tam da ortasında uyanacak yardıra yardıra otogara koşacaktı. Çünkü bir amacı, bir gayesi vardı. Sabah saat dokuzda Bursa'da olması gerekiyordu, zira eğitim günü gelmiş çatmıştı.


Sabahın beşinde uyandı. Elini yüzünü yıkayıp, dişlerini fırçaladıktan sonra alel acele dün geceden hazırlamış olduğu kıyafetlerini giydi. Makyajını yaptı. Mis gibi kokularını süründü. Saat altıda evden çıkıp otogara adeta depar atarak gitti. İlk otobüse atlayıp Bursa'nın yolunu tuttu. Yaklaşık iki saat sonra Bursa terminaline indi. Erken uyanmış olmanın verdiği mahmurlukla, önceleri yolunu kaybetmiş serçe misali davransa da, çok geçmeden hemen ortama uyum sağlayarak kendini bir tostçunun önünde buldu. Yarım yamalak karnını doyurup, yana döke çayını içtikten sonra, diğer mağaza müdürü arkadaşları ile buluşma saatinin geldiğini gördü. Genç kadının içinde helecandan, bütün bahar dalları çiçeğe uyanmıştı. Tamam her şey iyiydi de, bu karın ağrısı da nereden çıkmıştı?


Diğer arkadaşları gelip genç kadını terminalden aldılar ve fabrikanın yolunu tuttular. Eğitim fabrikada verilecekti. Fabrikaya gelindi. Yaklaşık yirmi beş kişilik bir gruptuk. Aramızda şubeler dışında bayiliklerde vardı. Tanışma-selamlaşma faslını geçtikten hemen sonra rutin işlem olan fabrika turuna çıkıldı. Yarım saat süren fabrika gezisinin ardından eğitim salonuna geçilindi. Patronlar da eğitim salonunda olacaklardı.


Genç kadın not almak için getirdiği ajandasını, eline her geçen çeri çöpü attığı çantasından zor zahmet bulup çıkarabildi. Patronlarda salona geldikten sonra eğitim başladı.


Yaklaşık iki saat süren hoş sohbetin ardından yemek molası verilindi. Yemek yemek için indiğimizde gördük ki, patronlarımız mağaza müdürleri için kocaman bir pasta yaptırmış idiler. Kurt gibi demek az kalacağından, bildiğin öküz gibi acıkan genç kadın, hemen yemeklere gömüldü hiç nefes almamacasına. Bir solukta silip süpürdükten sonra yemeklerini, az önce kesilen meyveli pastanın koca bir dilimini de afiyetle tomarttı hiç utanmadan. Yemekten sonra cümbür cemaat bahçe turuna çıkılındı. Biraz bahçede gezip dolaştıktan sonra, her zamanki gibi fotoğraf çekinme kısmına gelindi. Fotoğraflarımızıda çekindikten sonra seminerin ikinci bölümü için tekrardan eğitim salonuna geçilindi.


Yine bol güldürüklü geçen sohbetimizin ardından artık evlerimize dağılma vakti gelmiş idi. Fabrikanın verdiği paket paket hediyelerle herkes evinin yolunu tuttu. Genç kadın otobüse biner binmez uykuya direnmek için savaşacaktı. Zira otobüste uyuduğu zamanlar kendisini gideceği yerin çoooooookkk uzaklarında hatta kilometrelerce ötesinde bulabilirdi. Belli mi olurdu?


Akşam saat sekiz sularında evine, saadet yuvasına attı genç kadın kendini. Yorgunluktan toynakları şişmiş, uykusuzluktan gözleri belermişti. Hemen kendini gece vardiyasında olan ve halen sıcacık yatağında tosur tosur uyumakta olan er kişisinin yanına attı.


Ertesi gün taaa öğleden sonra uyanacağını bilse idi açık kalan televizyonu kapatıp, üzerini değiştirmyede zaman ayırabilirdi kendisine. Ve genç kadın onsekiz buçuk saat uyuduğu uykusundan, üzerinden bi tır geçmiş yetmemiş bir daha geçmiş, bu daha ölmemiştir deyip Muratgilin damından atmış, ve pektabi eşekten düşmüş bir edayla eli, kolu, bacağı tutmamacasına, kafası, gözü, ağzı, burnu, koparcasına ağrıyaraktan uyandı. Saatin bir saat ileri alındığının farkına vardıktan sonra, hemen turboloma sisteme geçerek, saadet yuvasını öbek öbek kaplayan tozdan kirden, isden pisten arındırma derdine düştü.


Temizliğini bitirip toynaklarını uzatıp alıp eline lap topunu günlüğünü yazacaktı ki, sıpacan sipeydirmeninin hasta olduğunu öğrendi ve hemen koştura koştura yavru ceylanını görmeye gitti. Çok şükür ki dün geceye nazaran az biraz daha iyiydi bebemiz. Mevsimsel salgınların vermiş olduğu hastalıktı sipeydirmeni süzüm süzüm süzdüren.


Teyzoşuyla oynaşıp, biraz vakit geçirdikten sonra evine dönen genç kadın gece işe gideceğini anımsadı. Evine gelip biraz daha sağı solu toparladıktan sonra, saat onbirde işyerinin yolunu tuttu.


Ahanda günlük kişisi kendi rekorumu egale etmiş bulunuyorum zannımca. Kendimi bu sefer burun farkıynan geçtim. O da burnumun ucunda çıkan sivilcenin getirdiği bir zaferdi. Ama olsundu yine de mutluydum. Herzaman kendimle yarışmayı sevmişimdir günlük kişisi.


İşteee böyle bir hafta sonunun ardından genç kadın ay sonu hesapları ile boğuşaraktan, bir yandan fabrikaya sipariş geçerekten, öte yandan şubenin temizliğini yaparaktan geberiklikte yerini hala koruyor günlük kişisi.


Şimdi şu an az bi işim rahatladı sana bu caaanım yazıları yazdım. Neden yazdım? Hani bi reflekslen okursun diye.


Hadi öperim seni aşkolatam. Hesapları kapatıp evime gideceğim yümsek müsadenlen. Yine görüşmek ümüdüylen esen kalın canlarım.


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#15 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 24 March 2013 - 06:49 AM

VE SEN.. VE BEN.. VE BİZ..


Kız günlük kişisi söz verdiğim gibi geldim anacım. Günün aydın, neşen bol olsun. Cuma ve cumartesi İstanbul'da idim. Az bi işlerimiz vardı. Onları halledip cumartesi döndük. Bu sıralar öyle bir yoğunuz ki hiç sorma. Bu hafta sonu da Bursa'ya eğitime gidiyorum. Bidaha ki hafta sonu da yüksek ihtimal Uşak'ta olacağım gibi gözüküyor. Görümcü kişisinin düğünü nisanda. Kayınvalide kişisi düğün üstü rahatsızlandı ameliyat olacak, Allah şifa versin.


Koca kişisi çok şükür daha iyi, yarın işbaşı yapacak. Ben kişisi, ev-iş koşturmacasında sıkışıp kalmış bir haldeyim. Boğazlarım şişti, başım ağrıyo, geberiklikte en son noktaya bayrağı dikmiş olabiliritem çok yümsek şu sıralar.


Bizim manyaaamış hatungilleriylen görüştüğümüz her an motivem, hayat enercim daha bi artıyor. Bu sıralar yine onları görmem lazım. Zira bugünleri onlar olmadan geçirmek çok zort. Zaten hayat bu sıralar çok zort.


Bınaldım galiba sanırsam. Ama yine de umudumu yitirmiyorum. Tünelin sonu iyi bi yere çıkacak diye umuyorum..


Bu eserikli hallerimden nefret ediyorum ya. Ben neşeli, hayat dolu, delinin biriyim halbusim. Ama işte bazı bazı böleler olabiliyo.


Sıpacanımı çok özledim. Bu hafta nerdeyse hiç görmedim burnumda tütüyor resmen.


Off ben çok bınalmışım galiba ya.

Filozof kişisi, minnoşum da akşam hasta oldu.

Off bınalık haldeyim yaaa.


Düğüne de ne giycem hiç bilmiyorum. Kafama göre bi kıyafet denk getiremedim. Hep kafama göre aradım birazda üstüme göre arayam belkim denk gelir demi?

Off yeminle çok bınaldım artık.

O değilde bınalmışım galiba ben.

Neyse günlük ne diyodum, işte böyle her günümüz birbirinden yorucu geçiyo şu sıralar. Bınal.. tamam tamam yazmıcam.


Ve sen günlük kişisi, beni yine özle ama aşkımdan da vazgeçme, zira gelicem dedim miydi gelirim. Bilirsin.


Ve ben günlük kişisi, kendime en yüksek dozda moral veriyorum, 'hadi kızım dayan, sabret, yaparsın sen' gibilerinden. Kendime % 1254796554224 söz geçirebildiğim doğrudur.


Ve biz günlük kişisi, hayatın zort koşullarına rağmen, yine de ölümüne panpayık senlen. Bunu da bil.


Sabahın altısında kalktım, tüm kargalara botlarını ben giydirdim. Bil yani günlük kişisi. Erken kalkan yol almaz, bot giydirir. Ben bunu öğrendim.


Günlük kişisi, seni severekten, yanaklarını mıncıraraktan, şappadanak öperekten, ufaktan kaçaraktan, cümlenin sonunu getiremeyerekten tekrar görüşmeyi umut edereketen, hoşçakalmanı dileyerekten, si yu'larım seni . Keşke varsın.



şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#16 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 22 March 2013 - 12:16 AM

MERHABAYIN GÜNLÜK KİŞİSİ Bİ ARKADAŞA BAKIP ÇIKICAM BEN



Günlük kişisi bi gidem gelem neler var anlatılacak bi bilsen. Gündem gene ambole. Her şey girdi bakam birbirine. Beyinler şapşikleşti valla. Neyse şimdi yatam ben. Yarın erken kalkcaz.

Bekle beni yedi tepeli şehir, yarın hasret bitiyor.

Öperinggg bebeloşum si yu.



şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#17 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 20 March 2013 - 10:34 AM

Diş ağrısıyla ayrı, mide ağrısıyla ayrı cebelleşen insan kişisi: Burdaaaaaa




şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#18 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 17 March 2013 - 10:05 PM

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal komutasında, Çanakkale geçilmez sözünü tarihe mal eden, Dünyanın ve Türk'ün kaderini değiştiren adsız KAHRAMANLARIMIZI saygı ve minnet ile anıyorum...




şişedibinotları b.c.

her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#19 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 09 March 2013 - 03:43 PM

Acemi balık misaliyim bugün.. Yorgunum.. Yılgınım..


Buna şükür be günlük kişisi.. Buna şükür...


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?

#20 şişedibinotları b.c.

şişedibinotları b.c.
  • Üyeler
  • 99 Mesaj

Gönderim tarihi 04 March 2013 - 01:46 PM

VARSA Bİ HOŞGELDİNİNİ ALIRIM GÜNLÜK KİŞİSİ


Ben geldim şekerli parem, ballı böceemm. Canım günlüğüm. Er kişimin geçirdiği ameliyattan ötürü, bir süre sana uğrayamadım. Amma ve lakin işte geldim burdayım.

Bundan yaklaşık on gün önce ameliyat oldu koca kişisi. Hani şu bacağındaki platin vardı ya hah işte onu alacaklardı. Fakat başarısız bir ameliyat oldu. Çıkaramadılar. Kaldı ömürlük... Biraz stresli, biraz da sıkıntılı günler içerisindeydik. Ama er kişim iyileştikçe daha fazla dert edip üzülmemeye çalışıyoruz. Ya da alışıyoruz günlük kişisi. Allah başka dert vermesin. Merak etme şimdi çok çok iyi ilk günlere nazaran.


Çok yoğunduk günlerdir. Ameliyata senelik iznimi denk getirdim. Ameliyattan sonra hem hastanede, hem de evimize gelen gidenler oldu. Evimiz doldu taştı dostlarımızla. İnsan sevdiği insanları gördükçe hayatın yaşanılabilir yanını daha iyi kavrıyor zannımca. Bana-bize  tekrar tekrar yaşattılar bunu. Hepsini öyle çok seviyorum ki. Var olsunlar hep, hep olsunlar...


Bunun dışında da işten eve, evden işe rutin hayatıma devam ettim günlük kişisi. Sabah saatlerinde keyfim epeyce yerindeydi ama şu dakikalar itibariyle ruh halim şaşalamaya başladı du bakam hayırlısı...


Yine uğrarım günlükçüm. Şu an ruh halime laf geçirme çabası içerisindeyim. Onunlan az bi boğuşup, az bi savaşıp galip gelmeliyim. Yengeç'liğimi göstermeliyim. Bilirsin ki biz yengeç burçları dişiyizdir, anayızdır, efeyizdir, gidinin tatlı huysuzlarıyızdır Minik Serçe deyişi ile...


Az bi amazon yanımı gösterem ben şu ruh halime yine uğrarım sana.


Öpering beybii. Si yu.


şişedibinotları b.c.
her zihne lazım bir dolunay şarkısı.. med mi yoksa cezir midir?




0 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye