İçeriğe atla


Geçmiş yeniden yazıldığında..


  • Başlığa cevap yazmak için lütfen forumda oturum açınız.
Bu konuya 5 cevap yazıldı

#1 Misafir_eskilerden deniz_*

Misafir_eskilerden deniz_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 16 March 2009 - 01:23 PM

incim;ne olur küsme bir daha birine yada bir şeye.o kadar özledim ki yazdıklarını.kaybın için üzüldüm.ama sen üzülme  ne olur.geçmişinin yanlış yazıldığını düşünmüyorum.üstelik nasıl bir yanlış yapılmışsa(bilemiyeceğim)çokkkkta doğru bir şey çıkmış görünüyor.nice doğrulardan çıkan yanlışlara bakınca hele ....öpüyorum.eskilerden biri??

#2 Misafir_banu_*

Misafir_banu_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 04 March 2009 - 01:31 PM

İnsanın babasını kaybettiğinde büyümesi ne acı ve ne doğru. Hele sizin gibi aslında bir kayıpla yaşarken, seneler sonra ve aniden, yeni bir gerçek gibi karşılaşmak kayıpla… Neyi kaybettiğini bilmemek…İnsan geleceği yazamaz diye düşünürüz daha çok ve zor olanın o olduğunu. Ama yaşadığınız duygu, zor olanın geçmişi yazmak olduğunu üzücü bir şekilde hatırlatıyor.

#3 Misafir_sofiya_*

Misafir_sofiya_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 03 March 2009 - 08:39 AM

acı hatıralarla bu evdebitmekte gün yine kederli...sıkıldım bu sefer hakketenbüsbütün dağıttım kendimi...ben bu saatten sonra hizaya gelsem ne olur?ben bu saatten sonra sevdayı bulsam ne olur?aklıma gelenleri söylemem lazımlafımın arkasaında durup dönmemem lazımeğilmeden, kırılmadan dimdik ayaktahatta, belki bu şehri terketmem lazım...Tuba Özerk'in son günlerde dilime dolanan bu şarkısı geldi aklıma her nedense!! kalemine teşekkür borçluyuz sanırım seni tekrar bizlerle buluşturduğu için :) kural bu gaipten seslerin hep iyi olanına kulak vereceksin!!satırları okurken şunuda düşündüm, bazı durumlar vardır hani tam karşılığı bulunamamış kelimelerle anlatılması gereken bu yaşadıklarında bu anlardan biri sanırım...duyguların satırlardan taşmış ve yetmemiş.. duygulandım, canlandırdım birazda gözümde v ebirazda içim acıdı doğrusu..

#4 iilhan

iilhan
  • Administrators
  • 66 Mesaj

Gönderim tarihi 02 March 2009 - 04:38 PM

Yok ben ağlamadım.herşey çok ani gelişti .Çok yenibir olay zaten 15-20 günlük birşey.. bende tam tersi oldu tekrar yazmamı sağladı.sen de ağlama.sevgi benden.

#5 canakcaates

canakcaates
  • Üyeler
  • 108 Mesaj

Gönderim tarihi 02 March 2009 - 03:45 PM

Sevgili inci,çok denk düştü,sen de ağladın yazarken zannediyorum,ben de okurken ağladım.Bazen ne kadar denk düşüyor yaşananlar.Ben de dostlarımla bile konuşmkatan kaçtım hem de en yakın dostum kalemimden bile.Kaçmak mutlu etmiyor ama insanı,farkettim.Sevgiyle kal...
Ağlasam sesimi  duyar  mısınız  mısralarımda

#6 iilhan

iilhan
  • Administrators
  • 66 Mesaj

Gönderim tarihi 02 March 2009 - 09:49 AM

Gönderilen Resim“Artık bir yazı yazmalıyım” diyorum kendi kendime.”Bir yılı geçti kalem oynatmayalı”.

Hangimiz önce küstük ben mi kalemime , yoksa o mu bana bilemiyorum ama bıçakla kesilmiş gibi bitti ilişkimiz.Birbirimize ne zaman rastlasak saklı gizli bakışlar attık uzaktan uzağa..

Hiç zorlamadık hayatı.Şimdi yine birlikteyiz .Bir yıl öncesinden biraz daha akıllanmış olarak yine yanyana yürüyoruz..”Tekrar yaz “ diyor bana ben de ona itiraz etmiyorum artık.Acemi dokunuşlarla sanki ilk kez yazıyormuş gibi başlıyorum..

Hepimiz bir geçmişle geliyoruz bugüne ama ya o geçmiş yanlış yazılmışsa ne olacak hiç düşündünüz mü? Ya da yazılması gerekenler zamanında yazılmamış ve geç kalınmışsa ne hisseder insan?Bir gün sabaha karşı bir telefonla uyansanız ve o andan itibaren tüm gündeminiz değişse , geçmişi yeniden keşfetmek zorunda kalsanız ne hissederdiniz? Mesela , babanızın yaşamınızdaki yerini yeniden belirlemek zorunda kalacağınız bir oda dolusu evrak , mektup belgeyle başbaşa kalsanız.. O odada bir iskemlenin üzerinde tek başınıza savunmasız küçücük bir çocuk olsanız  ve o anda tek istediğiniz şey annenizi görmek olsa..oturup sessiz sessiz ağlasanız..Onca dosya,onca mektup ,onca sevgi içinde boğulup gitseniz..

“Ben ne zaman büyüdüm?”  diye soruyordum bir yazımda hatırlar mısınız? İnsan babası ölünce büyüyormuş, tanısa da tanımasa da..Sevse de sevmese de..Kendine geçmiş yazarak geçmişi olmuyormuş insanın..Kendine kağıttan kuleler  yaparak, o kulelerin içine bir aile , bir kök , bir geçmiş yerleştirerek olmuyormuş bu işler..

Ne iseniz “O “ sunuz ve ne olduğunuzu mutlak bilmelisiniz. Bilmediğiniz zaman o bilmediğiniz şeylerin yerini kendiniz dolduruyorsunuz.. Hiç öğrenmeseniz sorun yok ama birgün birisi “işte gerçek geçmiş “ derse ve o geçmişle yüzleşmek zorunda kalırsanız çok sarsılıyorsunuz çoookkk… Hele bir de o kağıttan kulelerin içinde yarattığınız ve sımsıkı sarıldığınız köklerinizden çok daha sağlam ve yıllarca ince ince sizin için hazırlanmış ,her günü annenizi ve sizi de içine alan bitmeyen sevgi ile   kaleme alınmış ve bu yüzleşme için hazırlanmış , biriktirilmiş bir geçmişle karşılaşırsanız işte o zaman sıkı sallanıyorsunuz inanın..

Çocuklarınızı anne ve babalarından ayırmayın.Fiziki olarak hiçbir şekilde görüşmek istemeyebilirsiniz bunu anlayabilirim zaten bu durum kimseyi de ilgilendirmez..Ama herkesin bir kökü olmalı ve her çocuk gerçek köklerini “zamanında” öğrenmeli..Kendi kendine yarattığı veya ona “sunduğunuz kökleri” sonuna kadar benimseyip, oraya ait olup, içine sindirip tam da hayatının ortasına geldiğinde , sabaha karşı gelen bir telefonla ve artık herşey için çok geç olmuşken  tüm geçmişi “ tek başına “ yeniden yazmak zorunda kalmamalı..

Bu seferlik bu kadar olsun..Yazdıklarımı uygun bir vaktinizde düşünmenizi çok isterdim doğrusu.

Gönderilen Resim

İnci İlhan
25 Şubat 2009

Metnin orjinaline ulaşmak için tıklayınız

Yazar: iilhan




0 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye