İçeriğe atla


Narsistik Kişilik Bozukluğu


  • Başlığa cevap yazmak için lütfen forumda oturum açınız.
Bu konuya 551 cevap yazıldı

#541 Misafir_Efebey_*

Misafir_Efebey_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 24 September 2010 - 07:32 AM

Eşim evet eşim. yuvarlak rakam 20 yıl çektim onu. Hastalıklı bir kişilik. Henüz yeni ayrıldım ancak hala bana kötülük yapma peşinde. Evlilikte kendini başarısız hissetmesi sanırım onu çıldırtıyor. Tek korkum 6 yaşındaki oğlum için. Resmen bitti ve mahkeme velayetini eşime verdi. Ne yapacağımı bilmiyorum. Keşke Türk Cumhuriyeti mahkemeleri, Türk Milleti adına karar verirken, Böyle şeylere dikkat etse. Anne veya babadaki ruh sağlığına dikkat etse de ona göre verse velayeti.

#542 Misafir_SUDE_*

Misafir_SUDE_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 08 September 2010 - 01:09 PM

Küçük yaşta anlamlı anlamsız ailedeki terk,kavga,dayak görmek zorunda kalmış çocukluğun yarattığı iz.Yine de hayat bir çok fırsat sunuyor bu insanlara.Bir insan gönderiyor ama sevgiyi öğrenmediği için karşıdakininde sevgisini yok etmeye çalışıyor.Belirtileri bilsek ne olacak değişmezler.Önemli olan az zaman vermek bunlara.Hadi hoşçakal demek.Kuran-ı Kerimde münafıkların özellikleriyle aynı.Onlar değişmezler ve iyi olduklarını zannederler.Değişmek istemiyorlar çünkü işlerine gelmiyor.Dedikodu ile karşıyı doldururlar yüzüne söyledin mi sen hastasın diyerek ben ben ben hep benim dediğim doğru kötülükler çevreden geliyor şeklinde kaçarlar.Mümkünse terkedin,yol yakınken.

#543 Misafir_sun_*

Misafir_sun_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 20 August 2010 - 04:06 AM

Eğer mümkünse ve buradan bir bilgi alabilirsem sevineceğim. Bu kişilik bozukluğu bir diğer bozuklukla birleşerek yakın çevresine,kendisinden ayrılmış eşine ceza vermek amacı ile çocuğunu öldürmeye çalışmaya kadar gidebilir mi? Bir bilen varsa cevap rica etsem :()

#544 Misafir_kadriyeakarsu_*

Misafir_kadriyeakarsu_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 22 May 2010 - 06:50 PM

7aylık evliyim eşim narsistik bi kişiliğe sahip.ilk başlarda bunun farkında değildim sorunlarımın evliliği oturtamadığımızdan kaynaklandığını ve birbirimize alışma dönemimizde olduğundan olduğunu sanıyordum.Fakat geçilnilecek katlanılacak bir insan değildi çok uğraş verdim ama yapamadım ve şuan boşanıyoruz.Verdiğiniz bilgilerle huyları o kadar bütünleşiyorki şimdi tam anlamıyla anlıyorum o bir narsistikmiş ve böyle insanlardan uzak durulmalıymış.İyiki çoluk çocuk olmadan kurtuldum.

#545 Misafir_sevindirik:)_*

Misafir_sevindirik:)_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 21 May 2010 - 10:40 PM

tüm özelliklerin değilde yarısından bi kaç eksik özelliğin tutması demek narksist olmak demek mi??

#546 Misafir_sevindirik:)_*

Misafir_sevindirik:)_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 21 May 2010 - 10:40 PM

tüm özelliklerin değilde yarısından bi kaç eksik özelliğin tutması demek narksist olmak demek mi??

#547 Misafir_paola_*

Misafir_paola_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 29 April 2010 - 09:24 PM

narsist olmam mükemmel olmama bir engel değil ki.zatren  her ikisini de başkaları söylüyor.

#548 Misafir_gulseren_*

Misafir_gulseren_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 29 April 2010 - 08:14 AM

Yukaridaki semptomlar benim cok yakin arkadasimda var.Fakat ben kendim emin olamiyorum acaba samimiyetten mi her hissettigini soyluyorda ben yanlis algiliyorum?

#549 Misafir_berke_*

Misafir_berke_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 17 April 2010 - 08:49 AM

benim sewgilim narsist kişilik

#550 Misafir_Ümit İLHAN_*

Misafir_Ümit İLHAN_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 13 December 2009 - 01:20 PM

Çok aydınlatıcı bir yazı. Emeğiniz için teşekkürler.

#551 gülberk

gülberk
  • Üyeler
  • 41 Mesaj

Gönderim tarihi 15 July 2009 - 08:16 AM

forum ortamında narsistlerle ilgili pek fazla  yazıya rastlayamadım.Benim için oldukça aydınlatıcı oldu.her insan biraz narsisttir.patoloji hangi noktadan sonra başlıyor.borderlinle narsizm arasındaki ince çizgi nedir.öyle içiçe geçmiş vaziyetteki birbirinden nasıl ayırabiliriz.narsizmle borderline genellikle neden birlikte anılıyor.

#552 Misafir_ummu_*

Misafir_ummu_*
  • Misafirler

Gönderim tarihi 31 May 2005 - 03:27 PM

Kendini mükemmel görmek, başkalarını düşünmemek ve yargılanmaktan korkmak    

Nedir

Narsistik kişilik bozukluğu kendini mükemmel görmek, başkalarını düşünmemek ve başkaları tarafından yargılanmaya aşırı hassasiyet olarak tanımlanabilir.  Sadece kendini düşünmek ve davranışlarının başkalarına olan etkisini umursamamak bu kişilerin en temel özellikleridir.    

Narsistik kişiler genelde ilgi odağı olmayı, dikkat çekmeyi ve olayları kontrol etmeyi isterler.  Başkalarının hayranlığını ve sevgisini kazanmayı şiddetle arzularlar.  Kendileri hakkında mükemmelliyetçidirler.  Dikkati üzerlerine toplamak için tiyatromsu krizler yaratabilirler.  Bu kişiler herkesin ve herşeyin kendilerine bağlı olması gerektiğine inanırlar.

Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler mükemmele ulaşmak için aşırı derecede çaba sarfederler.  Birisi kendilerini yada yaptıkları işi eleştirdiğinde büyük bir öfke ile tepki verirler ve saldırganlık gösterebilirler.  

Diğer taraftan bazı Narsistik kişiler ihtiyaçları olan tüm ilgi ve dikkati çekmelerine yetecek kadar yetenekli ve başarılı olabilirler.  Böylece her hangi bir problem yaşamazlar ve gayet sağlıklı görünebilirler.  Bu durumda bile hala kendilerinden bekledikleri normal üstü beklentileri nedeniyle tam olarak tatmin olmayabilirler.  

Narsistik kişiler genelde kendi değerlerini fazlası ile abartırlar.  Sürekli olarak yeteneklerini olduğundan fazla gösterirler, ukala, gösteriş meraklısı ve kendini beğenmiş görünürler.  Kendilerinin herkesten daha üstün olduğuna inanırlar.  Bu şekilde düşündükleri sürece kendilerini güvende ve mutlu hissedebilirler.  Kişiliklerinin olumsuz taraflarını genelde inkar ederler yada mantıklı açıklamalar getirirler.  Fakat kişi eğer önemli başarılara imza atamaz ise büyük bir ikilem yaşamaya başlarlar.  Bunun sonucunda kendilerini sahtekar, boş ve mutsuz hissederler.  

Bu kişiler duygusal olarak uç noktalarda yaşarlar; dolayısıyla ya kendilerini mükemmel görürler ya da utanç içinde kahrolurlar.  Başka insanların onaylaması ile kendilerini mükemmel hissederler, gururlu, kibirli ve mağrur olurlar, kendi kendilerine yetebilirler.  Başkalarının onayı olmaz ise yada kesilirse birden kendilerini aşağı hissederler, çirkin olduklarını düşünürler, kıskançlık ve haset duyarlar ve kendilerine olan tüm güvenlerini yitirirler.

Narsistik kişiler başkaları ile işbirliği yapmakta zorlanırlar çünkü dikkatleri hep kendi üzerlerinde olur.  Yaptıkları her işte insanların hayranlığını kazanmaya ve mükemmelliklerini ve üstünlüklerini ıspatlamaya çalışırlar.  Başka insanların duygularını yada ne yaşadığını algılayamazlar.  Empati yapamazlar ve ender olarak bir insana duygusal olarak bağlanabilirler.  Eğer başkalarının ihtiyaçlarını sezebilirlerse bunu o kişilerin zayıflıkları olarak değerlendirirler.  

Narsistik kişiler başkalarının kendi rahatları ve mutlulukları için başka insanların isteklerinden vazgeçmeleri gerektiğine inanırlar.  Sadece bir şeyi istiyor olmaları elde etmek için yeterli bir nedendir.  Başkalarından özel muamele görmeyi hakettiklerine inanırlar.  Bu insanlar genelde başkalarına haset ederler ve diğer insanlarında sürekli kendisini kıskandığını düşünür.  Başka insanların sahip oldukları değerleri ve başarıları kıskanır.

Bu kişiler çoğunlukla başkalarının kendilerini nasıl algıladıklarına dikkat ederler, dolayısıyla değerli, üstün saydıları, özel yada yüksek statüye sahip insanlar ile olarak kendi değerini arttırmaya çalışırlar.

Narsistik kişilerin başkaları ile olan ilişkileri sorunludur çünkü aşırı ilgi ihtiyaçları ve başkalarının duygu ve düşüncelerini umursamamaları yüzünden insanlar uzaklaşırlar.  Sosyal olarak aktif, keyifli ve cazip olabilirler fakat insanlara karşı sorumsuz ve kibirlidirler.  

Özel ilişkilerinde narsistik kişiler eşlerinden karşılıksız sevgi ve ilgi isterler buna karşılık hiç bir sorumluluk almazlar.  Bu kişilerin bir ilişkiye girmesinin iki nedeni vardır; ya arzu ettikleri bir noktaya ulaşmak (mevki, para, pozisyon vs) yada mükemmelliklerini sürekli onaylayıp destekleyecek birine duydukları ihtiyaç.  Narsistik kişiler ile birlikte olan insanlar çoğunlukla daha once Narsistik bir anne yada babaya sahip olmuş kişilerdir, öyle ki çocukluklarında sömürünün ve ilgisizliğin sevgi olduğunu öğrenmişlerdir.  Dolayısıyla Narsistik bir eş ile birlikte olduklarında kendi haklarını aramayı düşünmezler ve ilişkilerinde kalarak eşlerinin kendilerini hiç bir karşılık vermeden kullanmalarına izin verirler.

Narsist kişiler toplumsal sorumlulukların kendileri için geçerli olduğuna inanmazlar.  Karşılığında hiç bir şey vermeden başkalarının kendilerine hizmet etmesini beklerler.  İstekleri olmadığında sözlü saldırılar, sinir krizleri, duygusal, fiziksel yada cinsel taciz ile tepki verebilirler.  Birisi çıkıp bencil ve sömürgen yapılarını yüzlerine vurmaya kalkarsa aşağılayıcı ve saldırgan olabilirler.  

Mükemmel olduklarına dair inancı koruyabilmek için her tür davranışı gösterebilirler; değerlerini değiştirebilir, yalan söylemek, aldatmak, inkar etmek ve hatta gerekirse suç işlemek.  

Tam olarak hastalığın sebebi bilinmiyor ama bazı araştırmacılar çocuklukta yaşanılan tecrübeler ile bağlantılı olduğunu öne sürmüştür.  Hastalık genelde ergenlik çağının başında ortaya çıkmaya başlamaktadır.

Belirtiler
  • Kritize edilmeye karşı öfke, utanç ve aşağılanma hissi duyar
  • Kendi çıkarları için başkalarını kullanır
  • Sadece kendini düşünmek
  • Yeteneklerini ve başarılarını abartır
  • Başarı, güç, güzellik, zeka yada ideal aşk ile ilgili fantaziler kurar
  • Başkalarının kendisine farklı davranması gerektiğine dair beklentiler
  • Sürekli insanların dikkatinin ve beğenisinin üzerinde olmasını beklemek
  • Başkalarını kıskanmak ve haset etmek
  • Aşırı gurur ve mükemmel olduklarına dair inanç
  • Suçunu kabul etmez yada eleştiriyi kaldıramaz
  • Fedakarlık yada iyilik yapmaz ama gösteriş amacı ile küçük davranışlarda bulunabilir
  • Empati yapamaz
  • Herşeye hakkı olduğuna inanır
  • Yüzeysellik
  • Sürekli şöhret, zenginlik ve başarı hayalleri kurar
  • Dikkat çekmek, ilgi odağı olmak ve övülmek arzusu


Tedavi

Narsistik kişiler genelde psikoloğa yada psikiyatriste kişilik problemleri dışında başka sorunlar için gelirler.  Genelde başka insanlar ile yaşadıkları problemleri kendi davranışlarının bir sonucu olarak düşünmezler aksine dış etkenlerin yada o insanların hataları sonucu olduğuna inanırlar.  Bu kişiler çoğunlukla duygusal problemlere tahammül edemezler ve depresyon yaşadıklarında terapiye gelirler.  Çoğunlukla gerçekler ile hayalleri arasında fark olduğunu gördüklerinde yada mükemmel olduklarına dair inançlarını sarsacak bir kriz yaşadıklarında (eşlerinin terketmesi, iş kaybı gibi) depresyona girerler.

Terapiye girmek genelde bu kişiler için zor olabilir çünkü yardıma ihtiyaçları olduğu fikri onlar için aşağılayıcı bir olaydır.  Fakat ciddi bir kriz yaşıyorlarsa, kendilerine olan güvenlerini kazanmak, mükemmel oldukları inancına ve fantazilerine yeniden kavuşmak için tedaviye gelebilirler.  Kendileri hakkındaki düşünceleri, geçmişleri, şu anki durumları ve tedavinin ne için gerektiği konusunda ki fikirleri itibarlarını yükseltme arzusu ile çarpıtılmıştır.  Dolayısıyla gerçeklere dayalı yorumları redderler ve yeterince egoları beslenmezse terapiyi bırakabilirler.  Dolayısıyla belli bir ölçüye kadar kişinin gururunun okşanması tedavinin devamını sağlamak açısından önemli olabilir.

Psikoterapi başkaları ile ilişkilerinde daha pozitif ve faydalı şekillerde davranmayı öğrenmesi, kendisi ve başkaları hakkında daha gerçekçi düşünceler geliştirmesi açısından faydalı olabilir, fakat doktorun hasta ile oldukça dengeli bir iletişim geliştirmesi çok önemlidir.

 

Çiğdem Alper, MA
Psikoterapist

Istanbul:

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü
Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83 D:8 Kat:2 Nişantaşı - İstanbul

0531 576 6756

0212 233 70 73

Izmir:

1401 sok. No: 26 Kültür apt. D: 1 Alsancak, İzmir

0531 576 6756

 


Metnin orjinaline ulaşmak için tıklayınız

Yazar: ummu




0 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 0 ziyaretçi, 0 gizli üye