|
“Yeni bir dolap almalıyım” diye söylenirken elindeki bardağı hazırladığı ahşap altlığa özenle yerleştirmeye çalışıyordu. Ceviz cilalı altlığın ön yüzünde küçük metal bir plaket vardı.
|
|
|
Şu kadınları anlamak için ne genç yiğit delikanlılar göçüp gitti, ne mert, ne bıyığı poslar devrildi durdu da bir gıram yol kat edilemedi. Ama ben “yok öyle yağma” dedim ve nice üniversiteli tez öğrencisinin yıllarca çalışıp didinip belkide hiç bir zaman ulaşamayacağı sonuca “şıp” diye ulaştım. Kadınları anlamak ne kelime, şifrelerini çözdüm şifrelerini.
|
|
Doğduğum günü, popoma ilk şaplağı atan doktoru ve annemin tatlı sütlü memelerini seviyorum. Bana bilinmeyen bir sıvı içirip az daha ishalden ölmeme sebep olacak Fransız Hastanesi’ndeki hemşireyi de seviyorum.
|
|
Bir kelebek, aşk kelebeği, kime, ya da neye konardı? Kriterleri ne? Güzel çiçekleri mi tercih ediyor konmak kolay ve çekici diye, peki ya güzel olmayanlar ya da kokusuz olanlar?
|
“Zehra” Siyahlı kadın arkasını döndü, gelen Alper’di. “Hayatım her seferinde daha zor oluyor seni geri getirmek” “biliyorum” dedi Zehra “biliyorum”, yorgunluktan göz altları morarmıştı.
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 14 |