Üye Girişi



cigdemadd4

İnci İlhan'ın Kitabı Yakında Kitapçılarda

recetesizmutluluk
Anksiyete Bozuklukları
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 466
ZayıfEn iyi 
Anksiyetenin en iyi tanımı, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir. Anksiyeteyi, kaygı, sıkıntı, bunaltı, endişe olarak da adlandırabiliriz. Anksiyete yaşayan kişi bu durumu "kötü bir şey olacakmış hissi", "hoş olmayan bir endişe hali" ya da "nedensiz bir korku" şeklinde ifade eder. Korku, dışarıdan gelebilecek kaynağı belli gerçek bir tehlike karşısında ruhsal ve bedensel olarak verilen bir tepki biçimidir. Böyle gerçek bir tehlike ile karşılaşan kişi şiddetli bir korku duygusuyla beraber fiziksel tepkiler de gösterir: kalp çarpıntısı, titreme, terleme, gözbebeklerde büyüme, ürperme, v.b. gibi. Anksiyete de kişi sanki kötü bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir endişe hisseder. Anksiyete, nedeni hakkında net bir bilgimizin olmadığı, içsel bir tehlike ya da tehdit karşısında gösterilen psikolojik bir tepki olmasına rağmen, korkuda olduğu gibi bedensel belirtilerin eşlik ettiği bir durumdur. Bu durum çok hafif bir tedirginlik ve gerginlik duygusundan panik derecesine kadar varan değişik yoğunluklarda yaşanabilir.

Anksiyetenin en iyi tanımı, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir.

Anksiyete sık yaşanan, herkes tarafından zaman zaman hissedilen bir duygudur ve her zaman bir hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir. Okulun ilk gününde, hoşlandığını biri ile ilk randevuda ya da yeni ve değişik bir durumun başlangıcında anksiyete duyulması normaldir.

Normal anksiyetenin organizmayı uyarıcı, koruyucu ve motive edici özellikleri vardır.

Anksiyetenin patalojik olduğuna karar verebilmek için, uyaranın şiddeti ile ortaya çıkan anksiyete uyaran ile uyumlu olmaması, zamanla azalmak yerine değişmemesi ya da şiddetlenmesi, klinik tabloya ağırlıklı olarak anksiyetenin fiziksel belirtileri hakim olması, anksiyeteye katlanılaması ve işlevselliğin bozulması gerekir. Bu durumda anksiyete kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlar, kişilerarası ilişkilerinde bozulmalara neden olur, gün içinde sık sık ortaya çıkar ve günün büyük bir kısmını kaplar, kişi bu duygulanımı kontrol edemez ve başa çıkamaz. Bu semptomların yanında huzursuzluk, gerginlik, tedirginlik, sıkıntı, daralma, çabuk yorulma, konsantrasyon zorluğu, kolay irkilme ve tetikte olma da gözlemlenir. Anksiyete esnasında görülebilecek psikosomatik reaksiyonlar ise; baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes darlığı, muhtelif ağrılar ve gastrointestinal şikayetlerdir.

Anksiyete Bozukluklarını DSM-IV-TR’a göre:
  • Panik Atağı

  • Agorfobi

  • Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu

  • Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu

  • Panik Bozukluğu Öyküsü Olmadan Agorafobi

  • Özgül Fobi

  • Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)

  • Obsesif-Kompulsif Bozukluk

  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu

  • Akut Stres Bozukluğu

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu

  • Bir Genel Tıbbı Duruma bağlı Anksiyete Bozukluğu

  • Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu

  • Başka Türlü Adlandırılamayan Anksiyete Bozuklukluğu

  • olarak sınıflandırabiliriz.

Anksiyete Bozukluğu her 100 kişiden 30’unda yaşamlarının bir döneminde görülebilir. Toplumda görülme oranı %3 olup, hayat boyu rastlanabilme oranı % 5 civarında saptanabilmiştir. Tüm kaygı bozuklukluklarının %12 sini oluşturur. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülür. Vakaların yarısından çoğu çocukluk ve erişkinliğe geçiş döneminde başlamaktadır. Yaşlılıkta en çok görülen kaygı bozukluğudur ( yaşlılıkta görülen kaygı bozukluklarının % 60’ini oluşturur).

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı bir yapıları olup, kendilerine güvenleri azdır. Çoğu vakanın toplusal ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip, aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye çok duyarlı, çabuk yıkılan kişiler oldukları görülmüştür.

Anksiyete Bozuklukları’nda annenin gerilim ve kaygısının önemli olduğu düşünülmektedir. Vakaların çocukluklarında yüksek bir oranda anne baba ayrılığı (ya da vefatı) olduğu gözlemlenir. Zorlu bir çocukluk donemi geçirmişlerdir. Hastalığın birinci derece akrabalarda görülme oranı, normallere kıyasla 5 kat daha yüksektir. Yapılan bir çalışmaya göre hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı belirlenmiştir.

Anksiyete Bozukluğu’nun tedavisinde ilaç tedavisi yanında , kişinin beklentileri, düşünüş biçimini değiştirme, gevşeme eğitimi, belli durumlardan kaçınma gelişmiş ise kaygıya yol açan etkenlerle yüzleştirme gibi yaklaşımların olduğu bilişsel tedavi uygulanmalıdır. Kaygıyı artırabilen kafeinli maddelerin (çay, kahve, kola, çikolata) azaltılması önerilmelidir.

Dr.phil. R. Meltem Kavcar Sırmalı
Geridönüş(0)
Yorumlar (12)add comment
.....
yazar eda , June 23, 2009

mide ve karın ağrısından duramaz oldum doktora gittim stres stres stres diyorlar en son bu gün anksyete bozukluğu dediler stresimi gerginliğimi hissediyorum zaten ama çözüm bulamıyorum. ailemle uyuşmuyoruz büyük kavgalar etmeyiz ama ben içime atıyorum çok sevdiğim bir erkek arkadaşım var ama onunda bir sürü sorunu var ona destek olmaya çalışıyorum bi yandan aile bi yandan okul bir yandan sevdiğim insan herkesi düşünürken kendim dayanamadım galiba söyleyin şimdi ben ne yapayım...
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

...
yazar sevgian , March 08, 2009

bende sızın gb yım hayatım kararmıs gb hc bıseyden tat alamıyorum
okuyorum hayatım mahfolmus bı durumda derslerde duramıyorum hıc bıyerde duramıyorum anlamafıgım sekılde anlamadıgım zamn larda oluyo bu hep mmı boyle yasıycam ılacta kullanıyorum ama artık hc umıdım kalmadı ıylasemıycem galıbaben tum hayatım boyunca bole yasıycamm tabı bu yasamakmı bılmıyorum

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +4

mrb bende sizlerdenim
yazar yusuf @ cimbom , March 07, 2009

allahtan korkmasam hemen intihar edicem normalde çok güçlü ve dayanıklı biriyim ama 2 sene içinde bu hastalık beni çökertti eğitim fak öğrencisiyim bu rahatsızlık yüzünden dünyam kaydı dersler berbat anlatım derslerine girmiyorum artık normal derslere bile giremiyorum evdekiler okulu bitirmemi bekliyor herkes bir seyler bekliyor anlatsam anlarlermı durumu sizce bahane derler bence işte bizi bu hale getirende insanların bu cin fikirliliği her şeyin altında bir şey arama anlayışsızlığı ve güvensizliği ve mükemmelliyetçi yapımız allah hepimizi kurtarsın derdi veren dermanıda içine saklamıştır derman bulmamız ümidiyle eyvallah

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +7

...
yazar arife , March 07, 2009

merhaba benim sorunumda sosyalfobi yaşım 22 bende toplum önünde konuşamıyorum.bu benim okul hayatımıda olumsuz etkiliyor. hocalar ödev veriyor slayt hazırlayıp anlatacaksınız diyor ama bana bunlar çok zor geliyor.o an kendimi kontrol edemiyorum. bu çok değişik bişi sesim, elim, yüzüm titriyor gibi kimseninde beni öyle görmesini istemiyorum .bilmiyorum nasıl geçer. doktorada gittim bir ilac verdi bide sorunun üzerine git dedi.2 ay oldu tedavi baslayalı.Allah kimsenin basına vermesin bu hastalık insanı 4 duvar arasına hapsediyor gibi. hayattan hiç zevk alamıyorum.benim sorunumda Kubilay abiyle aynı.

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

slm
yazar ayşe , March 04, 2009

benim erkek arkadaşım 5 yıl önce majör deprasyon geçirmiş onu 3 aydır tanıyorum normalde çok iyi ama bazen çok küçük olayları büyütüyor ve saldırıyor yani beni dövüyor 15 dk sonra pişman oluyor am ölümüne vuruyor ve beni kaybetme korkusu yaşıyor tıp ögrecisi kendisi ve onu psikasti dr götürdüm ankıseyite bozuklugu dedi sizce ne olabilir yardım edin tşkk ederim
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

merhaba
yazar ilhan özkan , March 04, 2009

bende 20 yaşında bir sosyal fobiliyim. aslında fiziksel belirtiler 4 aydır var ama davranışsal belirtilerini 8 yaşından beri taşıyorum. seyirmeler ve aşırı yorgunluk yüzünden nöroloji nöroloji gezdim aynı anda psikolojik destek alıyordum ve artık ne olduğunu biliyorum 5-6 terapi gördüm daha. kendimi çok daha iyi hissediyorum. bazı durumlarıda aştım.

ümitsiz olsaydım bunu da başaramazdım bize en başta ümit lazım.

hepimize geçmiş olsun arkadaşlar çok kötü bir hastalık

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +1

MErhaba Ayşe Hanım,
yazar drkavcar-sirmali , February 22, 2009

Yapmanız gereken bu konuda profesyonel yardım almak. Bir süre bir psikologa başvurarak düzenli terapi görmelisiniz.
Sağlıkla,
Dr. Meltem

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

Merhaba Kubilay,
yazar drkavcar-sirmali , February 22, 2009

Yapmanız gereken bir psikiyatra giderek gerekli ilaç tedavinizi oluşturduktan sonra, bir psikologa başvurarak psikoterapi görmek
Sağlıkla
Dr. Meltem

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

Ayliniz23
yazar drkavcar-sirmali , February 22, 2009

Başınız sağolsun. Emzirmeniz doktora gitmeniz için bir engel değil. Seçeceğiniz doktor psikiyatr değil, psikolog olmalıdır. Göreceğiniz psikoterapi zorluklarınızı aşmanızı sağlar.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +0

merhaba
yazar ayşe , February 22, 2009

ben 40 yaşında anksiyet bozukluğu tadavisi görüyorum bu hastalıktan nasıl kurtulabilirim çok huzursuzum bana yardımcı olurmusunuz
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

merhaba
yazar kubilay , February 16, 2009

merhaba benim sorunumda sosyalfobi(sosyal anksiyete bozukluğu) Yaşım 27 Artık Beni çok fazla bunaltmaya başladı...kapalı ortamalrda konuşamıyorum bile...her'an bi tehdit altında gibi hissediyorum kendimi 2-3 kişi konsuurken söz bana gelmesin diye dua ediyorum içimden geldiği andada yüzüm kızarıyor terliyorum...offf nekadar salakça bişey ama artık çok sıkmaya başladı bu konu...sosyal ortamdan uzaklaşıyorum gititkçe ...ofis ortamında çalışıyorum ama kendımı tamamen soyutladım ne müdürümle konusabılıyorum nede arkadaşlarımla her an tetıkte vucudum..yardım edıcke bırı varsa lütfen yardımınızı beklıyorum..
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +3

...
yazar ayliniz23 , February 09, 2009

benim altı yaşında epilepsi hastası bir oglum vardı geçen yıl kaybettim şimdi dört aylık bir oglum daha var dogumdan sonra ogluma bişey olacak korkusu beni bunalımlara itti ve nedensiz korkularım başladı şimdi eşime bişey olacak korkusuyla mücadele ediyorum bebegimi emzirdigim için doktora gidemiyorum ama bu düşünceler artık beni çok yoruyor.
hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +2


Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Borderline Kişilik ...
Garip olan borderline insanlara bu kadar sert bi y...
Borderline Kişilik ...
ne garip bu insanlar diyo yazar deep-gerçekten yu...
Zeytinyağlı Biber ...
annemin yokluğun da iş başa düştü erkek çoc...
Sol yanım acıyor a...
http://akilli.tv/video/378055/SOL-YANIM-COK-ACIYOR...
Havuçlu ve Tarçın...
bende de boyle bı tarıf var ben yogutla yapıyor...
Sol yanım acıyor a...
bu şiiri ilk okuldayken arkadaşım okumuştu ann...
Sol yanım acıyor a...
bu şiiri 100 kerede o kusam ağlıyom ne yapayay®..
Nereye Gidiyor Bu ge...
yapılması gereken nedir? buna cevap bulabilirmis...
Nereye Gidiyor Bu ge...
bir an açmizi kaplar sonra belli süreden sonra y...
Sol yanım acıyor a...
sol yanım cok acıyor baba ='((

En Çok Yorum Yazanlar

admin
(70 comments)
calikususen
(12 comments)
tolga22
(11 comments)
Benay Y.
(9 comments)
mutsuz
(9 comments)
gülbahcesi
(8 comments)
canakcaates
(8 comments)
necip
(8 comments)
illüzyon
(7 comments)
iilhan
(7 comments)