|
Yazar ipek egeecem egeecem
|
 | |  | | O şey ters dönüp kafama geçmiş halde, bıngıl bıngıl sallanan göbeğimi sergiliyerek dolaşmak zorunda kaldım. | |
 | Karşı konulmaz bir dürtüdür alışveriş, bir süre sonra sadece cüzdanları boşaltmakla kalmıyor, kişinin tüm yaşamını alt üst ediyor.
Etiketleri henüz sökülmemiş pantolonlar, elbiseler, tişörtler, gömlekler dolabında gözüne ilişen her yeni kıyafetin ruhunu okşadığını hisseder insan.
Galiba kendimi mutlu etmenin yolunun alışverişten geçtiğini düşündüğüm bir gün..!!
Hiç gerekli olmadığı halde bir mağazanın soyunma kabinindeyim yine. Son zamanlarda biraz kilo almıştım ama kabul etmek istemiyordum. Oldum olası kiloma dikkat ederim nasıl olduysa oldu işte bir iki kilo fazlalık bedenimi bir kat daha büyütmüştü.
Aldırmayıp küçük beden elbiseler denemeye çalışıyorum. Giydiğim elbise tam kollarımın altında takıldı kaldı ve ben kıs kıs gülen onbeşlik yeni yetmelerin arasında o şey ters dönüp kafama geçmiş halde, bıngıl bıngıl sallanan göbeğimi sergiliyerek dolaşmak zorunda kaldım. O aptal elbiseyi aşağıya indirip birde öyle çıkarmayı denedim ama bu seferde kalçalarımdan geçmedi.
Soyunma odalarından nefret ederim. Herkes pis pis birbirinin vücutlarını süzer, kimse bir an bile göz göze gelmez. Birde ne giyse nefis duracağını bildiği halde ışıldıyan gözlerle saçlarını savurtarak etrafta dans eden ve aynanın karşısında model gibi pozlar veren ama yanındaki şişman ve her giysinin içinde manda gibi görünecek olan arkadaşına ''bu beni çokmu şişman gösterdi?'' diyen tipler vardır.
Sonuç olarak iğrenç bir alışveriş deneyimiydi. Eve bana hiç yakışmıyacak dört parça şeyle döndüm.
Sizce alış veriş bağımlılığı psikolojik bir rahatsızlık mıdır? Son araştırmalar alışveriş bağımlılığını, korku baskı yada bir dizi rahatsızlıkla aynı kefeye koyuyor. | | (0 Yorum) |