Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow İnci İlhan arrow Rüya
 
 
Rüya Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 11
KötüÇok iyi 
Yazar iilhan   

Rüyamda ülkemden uzak, başka bir şehirde yaşıyordum..Kameralar herşeyi kaydediyordu..

Dün gece bir rüya gördüm. Rüyamda ülkemden, çok sevgili İstanbul’umdan uzak bir başka ülkenin, İstanbul’um kadar güzel bir şehrinde yaşıyordum..

Rüya işte, bu güzel ülkenin geleneklerine bağlı, eğlenceye düşkün, mutluluk ve kızgınlıklarını coşkuyla yaşayan, kendi halinde, misafirperver, sıcak kanlı, namuslu, neşeli insanları, ne zaman ve nereden geleceğini bilmedikleri kurşunlarla, yolda yürürken, evlerinin penceresinden bakarken ya da eğlenirken vurulup ölüyorlardı... Kameralar herşeyi kaydediyordu.

Yollarda bombalar patlıyor, kurşunlar uçuşuyor, karşısındakine ”aaaa... senin gözünün üstünde kaşın varmış..” diyenin gırtlağına sarılan, hızını alamayıp kurşun yağdıran birileri yollarda dolaşıyordu. Kameralar herşeyi kaydediyordu.

Rüya bu ya, bu ülkede insanlar, şehir içinde ya da şehirlerarası yollarda yasal hız sınırında seyrederlerken ne zaman ve kimler tarafından yola döküldüğünü bilmedikleri ve hiçbir zaman da bilemeyecekleri küçücük taşlar yüzünden (o ülkede bu taşlara gıcır diyorlardı yanılmıyorsam)içinde bulundukları aracın (otomobil, motorsiklet, otobüs her neyin içindeyseler) yoldan çıkması veya taklalar atması nedeniyle çocuklarını, analarını, sevgililerini kaybediyorlardı, ölüyorlardı. Kameralar herşeyi kaydediyordu.

Ve rüyamda o ülkenin kadınları babalarından, ağabeylerinden, kocalarından sevgililerinden dayak yiyor, onlarca seyircinin hatta bazen çocuklarının gözü önünde yol ortasında güpegündüz bıçaklanıyordu. Namus davası olduğu için kimse karışmıyor, herkes seyrediyordu. Kameralar herşeyi kaydediyordu.

Ama bu ülkede insanların büyük çoğunluğu manevi değerlere, ruh zenginliğine, bireysel gelişimlerine çok önem veriyorlardı. Büyük çoğunluğu dini vecibelerini eksiksiz yerine getiren, inançlı insanlardı. Bir kısmı bireysel gelişimlerini arttırmak için bu konularda okuyor, yazıyor, paylaşıyor, çeşitli etkinlikler düzenliyorlardı.

Bir kısmı hiçbirşeyle ilgilenmiyor, yiyecek ekmeği, başını sokacak bir yeri varsa şükrediyor.. Bazısı “bu zaten benim hakkım“ diyerek şükür de etmiyordu. Öylece yaşıyordu..

Bir kısım insan ise kışın kış sporları yapıyor, yazın iskeleden denize atlıyor, bol bol aşık oluyor, evleniyor, ayrılıyor, yiyor, içiyor, gülüyor, söylüyordu. Bu insanlar azami 20-30 kişi olup, ülkede yaşayan diğer insanlara bu kişilerin o gün ne yaptıkları ile ilgili olarak TV ve gazeteler aracılığıyla her akşam düzenli olarak bilgi veriliyordu.

Yollarda bombalar patlıyor, nereden geldiği belli olmayan kurşunlar havada uçuşuyor, kadınlar yollarda bıçaklanıyor, kimin döktüğü belli olmayan küçücük taşlarda kayan araçlarda insanlar ölüyordu.. Kameralar herşeyi kaydediyordu..

Ter içinde uyandım.. Evimde, kendi ülkemde, güzelim İstanbul’um da olduğumu anlayınca rahatladım..

Hepimize görünen görünmeyen her türlü silahtan uzak bir yaşam dileklerimle..

İnci İlhan
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 06:03:22 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office