Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow İnci İlhan arrow Hoşgeldin, Seni çok özlemişim
 
 
Hoşgeldin, Seni çok özlemişim Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 33
KötüÇok iyi 
Yazar iilhan   

Haydi, kalk yanıma gel, üstüme çık, gözlerini gözlerime dik, uzun uzun bana bak...

Tam üç yıl dile kolay, bugünlerde tam üç yılımız doluyor. Birbirimizi okşayarak, konuşarak, yanyana uyuyarak, birlikte TV seyrederek, bazen de kavga ederek geçen koskoca üç yıl... Yazın balkon sefalarımız, kışın koltuğumuzda battaniyenin altında itişip kakışarak geçen soğuk kış geceleri...

O basit operasyonu geçirmeni hep erteledik... İçimden bir ses hep beni engelledi... Sen zaman zaman artık çok rahatsız oluyorum diye beni uyarmana rağmen hep erteledim... Senin daha rahat edeceğini, daha mutlu olacağını düşünüyorduk. Ama öyle olmadı... Ameliyat sonrası, ameliyat bile denemeyecek o basit operasyon sonrasında doktor hatası nedeniyle birkaç gün içinde kötüleştin... Seni doktor doktor, hastane hastane gezdirirken, yaşamın kıyısında bir yerlerden gözlerimin içine bakıp “elveda“ dedin. "Ben gidiyorum..." Sanki görünmeyen bir el seni benden almak için yakana yapışmış bırakmıyordu.

Son gittiğimiz doktor seni görür görmez "bilmeniz gerekir" dedi... "Tedavi olabilir ama bu uzun ve çok zahmetli bir yol. Tıbben yapılabilecekler onu hayata döndürmeye yetmeyebilir. Kötü son büyük olasılıkla değişmeyecek. İyi düşündünüz mü? Zor bir karar ama onu uyutabiliriz de. Eğer isterseniz... Ama buna siz karar vermelisiniz. Bizim görevimiz son ana kadar yaşatmak. Söz verebileceğim tek şey bu..."

Çünkü sen pes etmiştin. Hala çarpan kalbinin dışında hayatla hiç bağın kalmamıştı... Vazgeçmiştin... Beni bırakıyordun... Ama benim seni bırakmaya hiç niyetim yoktu... Tıbbi müdahaleler, ilaçların, serumların devam ederken günlerce sabah akşam yanına gelip seninle konuşacağımı, açamadığın ağzının kenarından enjektörle bıkamadan usanmadan yemek yedireceğimi, tarifsiz acılar içinde pansumanların yapılırken, başını okşayıp yanında duracağımı hiç düşünememiştin gitmeye karar verirken..

Sonunda ameliyattan tam 24 gün sonra gözlerini açtın "bu hastane yemeklerini yemek istemiyorum. İnci’nin yemeklerini özledim" dedin doktoruna... İlk ümit ışığı yanmıştı... Sonraki günlerde sevdiğin yemekleri evde pişirip, yine enjektörle verdik. Ve bir akşam yerinden doğrulup yemeğinden çok az da olsa “kendin” yedin... Geri dönmüştün... Ve o talihsiz ameliyattan tam 40 gün sonra işte yine evimizdeyiz...

Haydi, kalk yanıma gel. Koltuğa... Ağır hareketlerle üstüme çık... Özledim seni... Göğsüme yat... Gözlerini gözlerime dik... Uzun uzun bana bak... Ben başını okşarken sen uzan ve ıslak burnunu çeneme değdir, sol patini yanağıma koy... Bir süre öyle kalalım... Hah, işte böyle... Gözlerimden patine akan yaşlara aldırma. Ağlayabilseydin senin gözyaşlarının da benim göğsüme akacağından eminim...

Hoşgeldin... Seni çok özlemişim. Hoşgeldin benim yakışıklı, sevgili kedim Efe... önce hayata sonra evine hoşgeldin Hoşgeldin sefa geldin... İyi ki bizi bırakıp gitmedin...

Tanrım, bana verdiğin bu unutulmaz ders için sana teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

İnci İlhan
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2008, 05:53:03 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)