| |
|
|
|
Anasayfa
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Güzel İnsan |
|
|
|
Yazar ipek egeecem egeecem
|
 | |  | | Güzel insan, seni seviyorum zamansız ve mekansızca | |
 | Ben "dostluk"tan bahsetmek istiyorum. Dostunuz var mı? Dost nedir? Dostluk nedir? "Dostluk falan yok kızım, geç bunları" demeyin. Gerçekten soruyorum. Dost kelimesini söyleyebileceğiniz biri var mı hayatınızda? Eminim vardır. Onlar olmasa olur mu? Tamam, sevgililer, anneler, babalar, kardeşler, akrabalar, vs. vs. onlar var, olmazsa olmazlar. Ama arkadaşlarımızı, dostlarımızı da biz seçiyoruz, onlara bir yerde anne babamızın bile bilmediği bazı şeyleri paylaşıyor yada söylüyoruz. Öyle değil mi?
Benim bir dostum var. Evet bir tane. Onu öyle çok ama öyle çok seviyorum ki. O bana onun için ne anlam ifade ettiğimi öyle güzel şekillerde bana gösteriyor ki, onu içime sokasım geliyor. Geçenlerde beni tanıştırırken,"..kendisi benim çok değer verdiğim bir insandır" dedi. Ne kadar basit bir cümle,değil mi? Ama söyleniş tarzı, seçilen kelimelerin özeni? Onunla çok şey paylaştım. İyi ya da kötü o hep oradaydı. Gece yarıları açtığım telefonlarda kaç kere ağladım, kaç kere mutluluğumu paylaştım sayısını bile hatırlamıyorum. Hayatımın seyrini değiştirecek biri kötü, biri iyi, iki güzel olay olmuştu ve o hep yanı başımdaydı."Seni seviyorum dostum, her zaman arkandayım" İş sözle bitmiyor tabii, gerçekten de arkamdaydı. Ölüm acısını yaşarken elini tutup hüngür hüngür ağladığım tek insandı. Ve mutlu olduğum zaman boynuna sarıldığım tek insan.
Onunla yaptığımız hayat, gelecek, düşünceler gibi konuları içeren kaç konuşma yaptık bilemiyorum. Birbirimizin sırlarını paylaşıp rahatlattığımız anları hiçbir şeye değişmem. Lisedeyken yaptığımız küçük ama keyifli kavgalarımızı asla unutamam. Üniversiteyi kazanıp başka bir şehre gittiği zaman onun kadar heyecanlıydım. Askere gidişinde onu uğurlarken gözyaşlarına boğulmuştum. Döndüğünde boynuna sarılışım o kadar özlem doluydu. İşe girdiği zaman çıkıp kutlamıştık deliler gibi. Nişanlandığı zaman yanında olamadığım için ne kadar üzülmüştüm. Evlendiğinde ise ondan daha çok mutluydum. Evlendikten sonra başka bir şehre taşınırken resminin arkasına yazmış olduğu o veda yazısına günlerce bakakalmıştım. 13 senedir en fazla birkaç günümü ayrı geçirdiğim dostum, artık bana veda ediyordu, biraz buruktum ama onun için o kadar mutluydum ki...
Şehirden ayrılmadan ve evlenmeden önce buluştuğumuz son akşamdı. Birkaç gün sonra gidecekti. Her zamanki yerimize gidip oturmuş, yine olanlardan ve olacaklardan konuşuyorduk. Her zamanki gibi dertleştik, konuştuk ve bana dostluğumuz hakkında güzel şeyler söyledi. Dostluğun anlamını bulduğumuzdan bahsetti. Bunları onun ağzından duymak çok güzeldi. Hemen ertesi gün ayrılmıyordu, ama bu buluşmanın artık "son bekar buluşması" olduğunu ikimiz de biliyorduk. Arkadaşlığımız yepyeni bir boyut kazanacaktı. Ayrıldıktan hemen sonra bana bir mesaj gönderdi.O mesajı hala saklıyorum.
"Güzel insan seni seviyorum. Zamansız ve mekansızca." 13 yıllık dostluğumuzu bence çok güzel özetleyen bir cümle. Hatta daha ileri giderek dostluğu özetleyen kelime olduğunu söyleyeceğim. Dostluk böyle bir şey olmalı, bir insanı olduğu gibi, hemcins yada karşı cins hiç fark etmez, onu öylece sevmek, sevebilmek, kabullenmek.
Dostum şu an benden millerce ötede, üstelik kendine ait bambaşka bir dünyası var. Ama biliyorum ki ne zaman hatta şu an elimi telefona atsam ve yardım istesem.
Neler yapacağını çok iyi biliyorum.(Alıntıdır) | | (0 Yorum) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|