Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Tülay Sürücüoğlu arrow Eşitlik mi Eşitsizlik mi?
 
 
Eşitlik mi Eşitsizlik mi? Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 16
KötüÇok iyi 
Yazar Tülay Sürücüoğlu   

Neden anlaşamazlar ki yüzyıllar boyu anlaşmış olan kadın ve erkeklerimiz?

Eskiden her şey daha bir eşitmiş. Herkes omuz omuza mücadele etmiş kurtuluş savaşında, mükemmel bir dayanışma. Nasıl ki yiğitler çıkıyorsa, onları doğuran,cepheye mermi taşıyan, gerektiğinde düşmanı püskürtecek kadar cesur kadınlarımız, analarımız nene hatunlarımız da vardı. Tarihi inceleyecek olursanız.

Şimdi ise bir eşitsizliktir gidiyor. Tüm ciddi ve geyik ortamlarında aynı anda. Neden anlaşamazlar ki yüzyıllar boyu anlaşmış olan kadın ve erkeklerimiz? Belki iktidar hep erkeklerdeydi, belki de yüzyıllar boyunca kadın alışmıştı erkeğini yönetmeye, yönlendirmeye ama kesinlikle öne çıkmadan. Örneğin Osmanlı imp. Hürrem sultanlar, safiye sultanlar gibi geri planda kalmışlar, ama devleti onlar idare etmiş.

Şimdi ne oldu kuzum acaba erkekler mi bilinçlendi yoksa kadınlar mı? Atatürk kadınlara ilk haklarını tüm dünyadan önce verdi. İktidar kimin elinde diye bir konu açmak istemiyorum çünkü tüm problemlerin anası iktidar mücadelesi, kim güçlü? İnsanların tek derdi güçlü olmak. Tamam da bu güç neden bu kadar önemli, evlilik cüzdanının kadına verilmesi neden bu kadar önemli, ya da erkeğin aile reisliği yerine ortak reislik olması, mal paylaşımı falan neden bu kadar tepki aldı.

Bütün savaşlarda bir kazanan ve bir de kaybeden olur ama aslında yalnızca kaybeden vardır. Belki o an için kazanmış olabilir ama inanın kaybedilen gözden yitirilen bir sürü değer yargıları vardır. Saygınız, sevginiz.

Peki bu savaş daha ne kadar sürmeli. Daha ne kadar bu eşitlik konusu ya da eşitsizlik konusu sırf kavga olsun diye, sırf birileri birilerini yesin bağırsın, kavga çıksın diye; sırf medyanın reytingi uğruna, tirajı uğruna devam mı etmeli. Belki size de sorabilirler bir gün ana haber bülteninde:

-Efendim karınız sizi bıçaklamış, acı var mı efendim? Acı hissettiniz mi? diye. Zaten oldum olası şu realite şovlara ısınamadım. Nedense bana itici gelir hep, çevremizde görmemiz gereken onca güzellikler varken.

Çözüm ise bence basit yada bileşenleri basit. Karşılıklı sevgi saygı ve güven. Hava su ve ekmek gibi o kadar gerekli ki bunlar. Bazen yaşlı çiftler görürüm el ele dolaşırlar en son baharlarında ama içleri hayat dolu umut dolu sevgi dolu. Ne kadar çok imrenirim onlara yıllarca yaşadığın hayat arkadaşınla yıllar boyu bitmek tükenmek bilmeyen sevgi mükemmel aşk, hayat aşkı. En büyük Aşk. İlk günkü sevgimle ölene dek el ele. Hayatı yaşamak görülebilecek tüm güzelliklerden tat almak için, hayatı paylaşmak için.

Sevgi saygı ve güven üçgeninde uzun ve mutlu yıllara.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2008, 05:38:42 am
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office