Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Ümran Akça
Özden Bayraktar
 
Anasayfa
 
 
Hataları Farkedebilmek Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Rüya Yüksel   

Yaşam bazen acımasız olabiliyor, ne mutlu hatalarını farkedene...

Sıcak bir yaz günü bir ağacın altında etrafı izlemekteydi Gülüm. Ağacın altında sandalyede oturmaktaydı. Ona bu sandalyeyi hemen önündeki küçük binadan bir bey vermişti. Binanın tam karşısında da bir başka büyük bina bulunmaktaydı. Bu büyük binanın önünde iki asker ellerinde silahları volta atmaktaydılar. Kapısının üzerinde büyük bir yazı vardı, BURHANİYE C TİPİ CEZAEVİ.

Derken içerden megafondan bir ses duyuldu, ziyaret saati. Gülüm’ün yanındaki iki kişi elinde torbası kapıya yöneldiler, isimlerini kaydettirdiler, kapıdan geçtiler, arandılar ve bir başka kapının ardında kayboldular. Gülüm ziyaretçi kişinin akrabası olmadığı için onu içeri almadılar. Ticari bir dava sonucunda bir tanıdığı kısa süreli hüküm giymişti.

O sırada minik bir kız çocuğunun şen kahkaha dolu sesi geldi uzaktan. Bu ses küçük kulübedeki adamı dışarı çıkardı. Çocuk kucağında yanlarında bir kadınla geri geldi. Gülüm kadınla göz göze geldi, gözlerinde senin içerde kimin var gibiydi daha sormadan

"oğlum" dedi. "16 yaşında yakında tahliye olacak."
"Neden içerdeydi? ne suç işlemişti? "
"Namus davası dedi."
"Nasıl yani?"
"Bana sataşan birini vurmasını istedim de" dedi kadın.
"Eeeeeeeee...?"
"Öldürdü işte" dedi, "şimdi içerde..."
"Ya sen?" dedi Gülüm
"Ben de 2,5 yıl yattım azmettirmekten, ha bu kız da orada büyüdü..."

Sohbet konusu sanki güncel bir konuymuş gibi sürüyordu Gülüm’ün hayretli bakışları arasında. Özgürlükleri namus kavramlarına sıkışmıştı, töreler gereği başka da çözüm yoktu. Konuşmak, anlaşmak vs çözümleri ağzına bile almadı kadın, yine olsa yine yaparım diyordu.

Gülüm’ün dili tutulmuştu adeta, soru soramaz olmuştu. O sırada küçük kulübedeki adam elinde bir bardak çay ile geldi. Al abla susamışsındır... ve devam etti.

"Çok şaştın değilmi?" dedi. "Suç işlendikçe yenisini işlemek kolay hale gelir ve bazen yanlışlar yapa yapa insan yanlışları doğru sanır. Ben burada iki yıldır çay ocağı işletmekteyim. Şimdi diyeceksinki niye burada? Niye biliyormusun abla bir daha hataya düşmemek için... Bende uzun yıllar hüküm giydim. Girdim, çıktım, affa uğradım, yine girdim. Ömrümü bu duvarların arkasında çürüttüm. Şimdi ise tam hapishanenin karşısında bu çay ocağını açtım ki bana ibret olsun, bakıp bakıp o günlerimi hatırlayayım da bir daha hataya düşmemeyim diye! İnsan her zaman hayat derslerini kolay alamıyor abla... Ama anladımki özgürlük güzel şeymiş, hayat güzelmiş be abla."

Gülüm şevkatle baktı bu yüreği güzel insana...Yaşam bazen acımasız olabiliyor , ne mutlu hatalarını farkedene......

Sevgiyle kalın
Rüya
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 15, 2008, 11:36:54 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer